Bay Hatıra | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
SIÇRAMALAR 5 Telefon çalıyor açmıyorum Çok uzaklardan yansıyan gölgenin elleri yanaklarımda,sanki bir şeyler dercesine ağzını kıpırdatıyor. Onu duyamıyorum. Duymak istiyor muyum? Aklıma gölgeyle ilgili konuşmalar geliyor: -Nasılsınız? -Nasıl olmalıyım? -Neden telefonu açmıyorsunuz? -Açmalı mıyım? Bu sahipsiz konuşmaları yapmamalıyım. İnsanlara kırgınım. Kızgınım da hatta. Belki de bir ölüyüm. Hiç bir şeyi açmam artık. Biliyorum. Bu ihtimal düşünülmez. telefon çalıyor açmıyorum Sevgilim. Biliyorum. Bu senin telefonun. Ne iyi ettin de aradın! Ben mi?Yalnızdım. Birazdan bu telefonun kordonuyla asacağım kendimi tavana. Elbette yapmam. Ya sen ne yapıyorsun? Haa gelemeyeceğini söylemek için mi aradın?. İyi öyleyse. Açmama hiç gerek yok. Tabii evde olup olmadığımı öğrenmek için de aramış olabilirsin beni. Belki de yokum..Şimdi ne yapacaksın? Merak ettiğin için aradığına inanıyorum. Belki de evdeyim. Ölüyüm ya da. Hala merak içindeysen,gerçekten merak ediyorsan yani,gelmelisin. Giyinmeliyim şimdi. Silik bir kişilik geçiriyorum üstüme.Günlerden cumartesi. Pencereden kenti görüyorum. Yeşil gömleğimi giydim. Kot pantolonumu da. Kent deprem sonrası sel baskınına uğramış gibi yorgun. Gömleğimi pantolonumun içine soktum.Bugün gerçekten cumartesi. Yeni binalarla tanışma günüm. Kemerimi bağladım. Aynaya baktım. Kağıttan iyice silinememiş seni seviyorum gibi romantik, bir o kadar da siliğim. Sevinmiyorum. Çünkü hüzünlüyüm. Böylesi uygundur. Çekmeceden bir avuç harf aldım. Karıştırıp masanın üstüne bıraktım. Yanyana dizilen kelimeyi okudum. İkzapor.demek bugün adım bu. İyi. Çoraplarımı giydim. Ayakkabılarımı da.Camın önüne geldim.Kente uzun uzun bakmaya karar verdim. Çabuk vazgeçtim. Güzel. İşim var ve gecikmek istemiyorum. Yeni binaları evcilleştiren benim. Yoksa intihar edebilirler. Bunu kesinlikle istemiyorum. Dolaptan bir elme aldım. İki kez ısırıp yere tükürdüm. Kalanını tekrar dolaba koydum. Ona iyileşmesi için zaman tanıyorum. Oysa iyileşmiyorlar. Yalnızlıktan. Başbelası bir ihtiyaç mı bu iki kişi olmak? telefon çalıyor açmıyorum Yeni biten binalardan biri olmalı. Gitmeliyim. Dudaklarından öper gibi dokunmalıyım ona. Bunu sevecektir. İyi de neden aradı ki beni?Geleceğimi bilmeli! Yoksa.....Aman allahım!.. Ya onu istemediği renkler boyamışlarsa? Bu çok korkunç. Gitmeliyim. -Baba,duvarları puantiyeli boyayalım mı? -Hayır. Neden yetişmeliyim*n Her şeye, her yere gecikmiş ben,neden yetişmeliyim ölüm anına? Hatırlamak için olsa belki ama bu düpedüz seyretmek değil mi? Koşacak gücüm yok. Dolabı açtım. Elmadan bir diş daha aldım. Ben ısırdıkça beyazlaşan,kırmızılığını yitiren elmadan. Sonra iki hatta beş diş daha.Onu ısırdımı ısırdım ısırdım...yedim.O bitti.Beyazlığı da bitti. Yeni bina isterse ölebilir dilediği gibi. Renklerine alışmalıydı. O milyarlarca elme gibi ısırılarak yitirmiyor kırmızılığını,beyazlığını. Kemerimi çözdüm. Perdeyi araladım. Midesi ağırdığında midesi için üzülen biri geldi aklıma. telefon çalıyor açmıyorum O olmalı. Şimdi mutlaka şişmiş boğazları için üzülüyordur.. Tahmin ediyorum. İyi ki söyledin bunu bana. Ben midem ağırdığında ya da başka bir yerim, hep kızardım.Haklısın. Onlar bizden daha fazla acı çekiyorlar. İyileştirmek gerek. Alo da ne demek? Yoksa bunları söylemeyecek miydin? Açmıyorum. Ya bir dostun ağrıdığında ne yapıyorsun? Acıları erteleyemezsin demiştin. Yaşanacak olanları da. Şimdi neden aradın? Yaşamam gereken hiç bir şeyi ertelemedim ki! Açmıyorum. İstediğin zaman arayabilirsin beni. Açmıyorum. Yeşil gömleğimi çıkardım. Perdeyi biraz daha araladım. Saat onbir olmalı. Belirsiz bir görüntüyü seyrediyorum şimdi. Sokakların gökyüzüne ve yerin derinliklerine uzandığı, ilk bakışta iğrenç görünen ama alıştıkça-tıpkı dünyanız- normalleşen bir görüntüyü seyrediyorum. İşte bir kadın. Elindeki, gecesinin karanlığından yürüttüğü bir parça siyahla adamın başına vuruyor. Adam ölüyor oracıkta. Şimdi de kadının işlediği suça ceza düşünenleri görüyorum. Biraz düşündüler. Sonra aralarında konuştular. Sanırım kadın hakkında karara vardılar. Kolllarından tutup yere yatırdılar kadını. Biraz bağırıyor. Aldırmıyorlar. Bu aldırmazlıkları verdikleri karara duydukları saygıdan mı, yoksa değiştirmeye korktuklarıdüzene bağlılıklarından mı,anlamıyorum. Yüzünü kesmeye başladılar. Saçlarını iyice kısalttılar. Şimdi bacak arasında uğraşıyorlar. İyice göremiyorum. Hepsi başında toplanmış. Elleri kan içinde altı adam bıçak sırtı gülüyorlar. Evet. Sanırım işleri bitti.Dağıldılar. Kadının yüzünü göremiyorum. Aaman allahım!..Kadını, öldürdüğü adama benzetmişler. Ne çeşit bir ceza bu? Nefret ettiği birini öldüren onun yüzünü mü taşıyacak hep? Bunlar çılgın! Bizi sevdiklerimizi öldürmeye zorluyorlar. Avuçlarımdaki gün ışığını yüzüme serptim. Pantolonumu çıkardım. Perdeyi biraz daha araladım. Önümde günah gibi yayılan kırmızı çimler bakıyorum. Çocuklar koşuşturuyor. Ne kadar da alaycılar. Çocuklar.. Kahkahanın mucidleri.Büyüdükçe gülmeyi unutuyoruz oysa. Gamzelerimiz nasır içinde kalıyor. Denedikçe kan içinde kalan şu yanaklarınıza bakın. Dünya döndükçe soğuyor. Bir şans daha var. Daha da yok. Sıcaklığımız gün batımıyla gömülüyor kırmızı çimlere. -Anne! Bana oniki yaşında söylemeliydin bunu. Vazgeçebilirdim büyümekten. Tırtıl kadar şanslı değil insan. Arkamı döndüm. Hepiniz gibi. Külotumu çıkardım. Çıplak mıyım? Hayır. Arkasını dönerek yaşayan biri ne kadar soyunabilir? -Tutabilirdikl yaprakları dökülmeden ve hiç gelmezdi sonbahar. -Seni anlamıyorum... Şimdi ağlasam. Sıcak ve soğuk suların karışmaması gibi birbirine, iki gözümden akan yaş, ne anlatır? Hiç? Ya bilmek nedir? İki anlamlı kelimenin persenginde en çok yakınlık duyduğum mudur? Kanepeye oturdum. Birini bekliyormuşcasına gözlerimi kapıya diktim. Bir an sanki kapı açılmışta ben onsekiz yaşıma gitmiş gibi oldum. Sabahtı. Güneş vardı. Cumartesiydi. Bundan eminim. Sardunyalarımı suluyordum. Evli miydim? İyice hatırlamıyorum. Daha yaşlı da olabilirim. Çünkü anılar geçmişe ait değildir yalnız. İnsan geleceğini de hatırlayabilir. Ama hafif yorgunum. Birden bütün kapıların kapandığını hissettim. Sesler geliyor şimdi. Evet. Her şeyi hatırladım şimdi. Upuzun bir trene binmiştim. Orta vagonlardan birine oturmuştum. Hayır. Son vagondaydım. Ekmek arasına koyduğum peynirleri yiyordum. Kenti hızla geçiyordum. Martı çığlıklarını duymuştum. O an ekmeğimi parçalayıp çığlıklara savurmaya başladım. Biri bana bağırıyor. Duyuyorum. Aldırmadım. Ama o bağırmaya devam ediyor. Düşündüm. Ekmeğin ziyan olmasına mı kızıyor? O bağırıyor. Martıların midesi için mi üzülüyor? Karar veremiyorum. Hakaret etmeye başladı sonra. Yine aldırmadım. Sesinin nasıl da zincire dönüştüğünü farkedememiştim. Onsekiz yaşımda sardunyalarımı sulamak istiyorum. Sırtımda patlayan zincir sesleri martı çığlıklarını kapatamıyor. Bir martı gülümsedi. Kaptığı lokma için sanırım. Vuruyordu. Acıyla beraber kenti geçiyordum. Denizi gördüm.Ellerimi dalgalara uzattım. Zincir durdu.Arkamı dönmedim. Kanıyordum. Tünele girdik. Karanlık. Çocukluğumun hatırladığım en aydınlık gününe benzeyen tüneldeydim. Bir çığlık ta ben attım. Bir şey için. Şimdi onsekiz yaşımdaydım. Sardunyalarımı suluyorum. Bugün cumartesi. İstasyon kokusunu duyuyor musunuz? Bay hatıra
Yorum Yap { Önceki Sayfa } { Page 41 of 66 } { Sonraki Sayfa } |
HakkımdaProfilim Arşiv Arkadaşlarım Fotoğraf Albümüm LinklerKategorilerSon YazılarDamlabakmak mı? hicran ne yazık bu faslın nihayeti Söz gelimi mektup Benzey'e cevaptır söz gelimi mektup kendini kandırmayı sevenleredir sava ja gertane söz gelimi mektup kendini vuran insanlar için öneriler içerebilir söz gelimi mektup imkansız sevda için serzenişdir söz gelimi mektup hatırata ihanet edenlerin not defterinden aşırılmıştır söz gelimi mektup yalan söylemeyi beceremeyenlere atfedilmiştir söz gelimi mektup öfkenin asil tadındadır söz gelimi can yakıcı türden ilişkiler için sahipsiz dizelerdir Serelim Dedik Mezar da kazılır, tabutta yapılır mezar susarsam Sevdin mi sahiden sen Temiz Düş delik kalp heryerde bir iz Nar Ağacı ... Gitme! hayat sırtını dönme bana uyusam dostlar ve kardeşler-3 su aygırı dostlar ve kardeşler-2 yağmur dostlar ve kardeşler-1 Arkadaşlarım
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||