Başka zamanlarda başka düşler kurarken daha dikkatli olmak için kendime mektup yazıyorum. Acil durumlarda açayım diye not düşüyorum üstüne.
Gülüyorum. Hiç işe yaramayacağını biliyorum. Çünkü her düşün ayrı tadı ve ayrı gerginliği var. Sanki aydınlanıyorum biraz. İçim ışıyor. Mutlu oluyorum.
O zaman su aygırının kavak ağacının arkasından çıktığını görüyorum. Yanılmış. Sobelenmiş. Ama eğlenmiş. Karınca saklanacak bu kez. Ne olacağını kimse bilmiyor. Su aygırı söylenerek gidiyor. Ama onu duyuyorum
“iyi bir su aygırı gizlenmek için ağacın arkasına saklanmaz”
reter