bir adı olsun ister ya insan, şöyle ya da böyle bir ad, hani çağrılmak için, bilinmek için, bir şey ya da bir şeyler için sadece bir ad ister ya insan; ne kadda kötü değil mi? Yani böyle apaçık düşününce bir ad ne kadar da büyük bir yükümlülük aslında! en azından adını taşımaya karar verenler için. ben daha yeni yeni düşünüyorum bu türden işleri. ad nasıl taşınır neden taşınır... bilmem ki neden taşınır da herkese söylenir? eminim iyi nedenlerimiz vardır hepimizin.
derim ki erken kararsın havalar da buggün erkenden yatayım, olmaz. derim ki; daha bir iyi başlangıç olsun tanışmamız, mümkün değil. ne yapmalı ne etmeli de her birini doğru yere koymalı derim de anlatamam kendime. neticede benim de iyi bir adım var sayılır. pek kimselerin hatırlayacağını sanmıyorum ama bir adım var işte. her bir kimseye söyleyebildiğim.
her şey bir yana nasıl vaz geçebileceğimi de düşünüyorum bu aralar adımdan. kimselerle tanışmak istemeyen bir çok kimliğimi sakınmadan çldürmek niyetindeyğm ama nerde bende o cesaret! hele bir de yalnızsan ölümüne yalnızsan ne gelir elden! boşvereyim yine en iyisi ben. neyse diyeyim. diyeyim de geçsin bu fassıl diğer fasıllar gibi bir çabuk. iyi yıllar dileyeyim ama yanlış anlaşılmayayım diye gizleyeyim yüzümü yastığımla yoganım arasında. yine de sana iyi yıllar sevgili arkadaşım. nerde olursan ol yüreğinde ya da kalın bağırsağında gizlendiğimi bilerek bitiriyorum cümlelerimi içine doğru bakarak. iyi yıllar sana olsun.