Uğur Hacıhanefioğlu ile şiirlerini konuştuk 'Şiir akılla kavranılır' ______________________________________________________ Uğur Hacıhanefioğlu bir tıp profesörü. Öğrencilik yıllarında gönül verdiği şiiri hiç bırakmamış. Akademik kariyerini emeklilikle noktaladıktan sonra yıllardır biriktirdiği şiirlerini gün ışığına çıkarmaya başladı. Hanefioğlu ile şiirlerini konuştuk. Mustafa ÖNEŞ >>>>>
Zeynep Uzunbay'dan Hayatla şiir el ele _______________________________________________________ Türk şiir tarihi açısından bakıldığında uzun yıllar cılız bir dal olarak anılan şair kadınlar günümüzde hem nitelikçe şiirimizi geliştirmekte hem de sayıca çoğalmaktalar. Bu zenginliği sağlayan soluklardan biri olarak dikkati hak eden bir şair Zeynep Uzunbay. Asuman SUSAM >>>>>
Almanya'da yaşayıp Türkçe yazan bir yazar: Güney Dal
============================================== Güney Dal, 1972 yılından bu yana Almanya'da yaşıyor ve yazıyor. Şimdiye kadar roman ve öykü olarak sekiz kitap yayımladı. Son romanı "Aşk ve Boks"la yeniden gündeme geldi. Yıldız Ecevit de Güney Dal'ı enine boyuna inceledi.
YILDIZ ECEVİT
Altmışlı ve yetmişli yıllarda, çoğunluğu ekonomik, kimisi de siyasal nedenlerle Almanya'ya göç eden ve şimdi sayıları iki milyonu aşan Türk insanı, Avrupa'da yeni bir karma kültürün de oluşmasına yol açtı. Kendi gelenek-göreneklerini Avrupa kentlerine taşıyan bu insanlar, kimi yerde onları yerel koşullarla bireşime ulaştırarak çarpıcı multi-kültürel oluşumların ortaya çıkmasına neden oldular.
20. yüzyıl Orta Avrupa coğrafyasında görülen bu farklı kültürel gelişmenin sanatsal düzlemdeki en çarpıcı yansımaları ise edebiyatta gözlemlendi. Almanya'daki Türk insanı, yaşadığı kültür şokunu bu farklı kültürle uyuşmazlığını, dışlanmışlığını, yabancılığını... devam >>>>>
Arife Kalender ile 'Şiir Irmakları'nı konuştuk 'Eskiden şairler arasında bir paylaşım varmış' _____________________________________________________ 'Şiir Irmakları' Arife Kalender'in yıllarca süren çalışmalarının toplamı. Çağdaş şiirimizin on dört ustasıyla ilgili yazıların bir bölümü dergimizde yayımlanmıştı. Arife Kalender'le çalışmasını konuştuk. Ümit GÜNEŞ >>>>>
Prof. Dr. Gürsel Aytaç'tan vazgeçilmez bir başvuru kaynağı ==============================================
Genel Edebiyat Bilimi
Gürsel Aytaç'ın ''Genel Edebiyat Bilimi'', edebiyatla ilgili çok geniş bir kuramsal altyapı üzerine kurulmuş bir çalışma; edebiyatı ilgilendiren temel alanlara/ ölçütlere/ kuramlara/ sorunlara üstten bir bakış gerçekleştiriyor; tüm bu birimleri tek bir çatı altında topluyor. Bu bağlamda bakıldığında, Türk edebiyat araştırmacılığında yayımlanan ilk bütüncül 'edebiyat bilimi' kitabı olma özelliğini taşıyor Aytaç'ın yapıtı. YILDIZ ECEVİT
"Bir edebiyat kuşatıcısı'' diye başlık atmıştı Turhan Günay, Gürsel Aytaç'ın kapak olduğu ''Cumhuriyet-Kitap Eki''nin ilk sayfasına. 'Ne kadar yerinde bir saptama' diye düşünmüştüm o zaman. Gerçekten de, onunla paylaştığım 20 yıllık akademik geçmişimin her anında, ardı kesilmeyen bir üretim süreci içindeydi Gürsel Hoca. Damokles'in kılıcı gibi yaşamının üstünde asılı duran hasta kalbine... devam >>>>>
'Dilinde Tüy Biten' Sevgi Özel'le yeni kitabını konuştuk 'Güzelim dilimizi sorunlara bulayanlardan bıktım'
______________________________________________________ Sevgi Özel'in yeni kitabının adı 'Dilimde Tüy Bitti' adını taşıyor. Özel, deneme tadındaki yazılarıyla kitap boyunca değişmeyen iki başlık altında Türkçenin sorunlarını ele almış. Önce kitabın adından başlayarak sorduk kendisine, o da anlattı. Sevgican Can YAĞCI >>>>>
Orhan Pamuk bu kez yazılarıyla... =============================================
'Öteki Renkler' "Kitaplarım yayımlanmaya başlayınca şimdi çok iyi yalan söyleyebildiğim anlaşılmış, gerçekler hakkında ne düşündüğüm de merak edilmeye başlanmıştı. Bu kitaptaki yazıların çoğu bu taleplere karşılık olarak yazıldı" diyor Orhan Pamuk kitabıyla ilgili olarak.
YILDIZ ECEVİT
"Mutlu olabilmem için her gün bir miktar edebiyatla ilgilenmem gerekiyor. Bunu özür diler gibi ve durumumu açıklamak için söylüyorum. Hani her gün bir ilaçtan bir kaşık alması gereken hastalar vardır. Herkesinki gibi hayat sürebilmek için şeker hastalarının her gün bir kere iğne olmaları gerektiğini çocukluğumda öğrendiğimde çok acımıştım onlara: Yarı ölü olduklarını düşünmüştüm. Edebiyata bağımlılığım da beni bu anlamda 'yarı ölü' duruma getirmiştir. Hayattan kopuk olduğumu söyleyenlerin de bu yarı ölü duruma işaret ettiklerini sanıyorub."
Orhan Pamuk'un, Bilkent Üniversitesi-Türk Edebiyatı Bölümü'nün hazırladığı etkinlikte yaptığı konuşma metninin başlangıç tümceleriydi bu sözler; yaşamayı yazmakla özdeşleştiren bir edebiyat sanatçısının, ana sorunsalını, gündelik yaşamdan alınan bir örneğin... devam >>>>>
4.000 yıl önce yazılan şiiri Sümerceden Muazzez İlmiye Çığ çevirmişti -----------------------------------------------------
Sevgililere dünyanın en eski aşk şiiri Kefeli "Müşterilerimize, sevgi iletilerini daha anlamlı kılmak adına dünyanın en eski aşk şiirini armağan ediyoruz'' dedi. İstanbul Haber Servisi - Bisse gömleklerinin sahibi, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Kefeli , ''14 Şubat Sevgililer Günü'' nde, ''dünyanın en eski aşk şiiri'' ni müşterilerine hediye ediyor. Kefeli, geçen yıl ''Tarihi Eserlerimizi Geri İstiyoruz'' tasarısını başlattıklarını, İstanbul'un tarihi yerlerini katalog ve tanıtım filmlerinde kullanarak uluslararası fuarlarda sunduklarını söyledi. Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenen toplantıda, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü İsmail Karamut da Sümerler'in çivi yazısıyla yazdıkları yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait şiirin Sümer Kralı Şusin 'e bir rahibe tarafından okunduğunu belirterek, şiiri Türkiye'nin ilk Sümeroloğu Muazzez İlmiye Çığ 'ın Türkçeye çevi rdiğini anlattı.
Toplantıda daha sonra şiir, oyuncu İpek Tuzcuoğlu tarafından seslendirildi. Kral Şusin için seçilmiş gelin tarafından yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylemek üzere kaleme alındığı düşünülen şiirin Türkçesi şöyle:
Damadım, kalbimin sevgilisi, Güzelliğin büyüktür, baldan tatlı. Aslan, kalbimin kıymetlisi, Güzelliğin büyüktür, baldan tatlı. Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır. Yatak odasında bal doludur.
Güzelliğinle zevklenelim, Aslan, seni okşayayım, Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır. Damadım benden zevk aldın. Anneme söyle sana güzel şeyler verecektir. Babam sana hediyeler verecektir.
Sen beni sevdiğin için, Lütfet bana okşayışlarını. Benim Tanrım, benim koruyucum. Tanrı Ellil'in kalbini memnun eden Şusin'im, Lütfet bana dokunuşlarını.
Cumhuriyet 11.02.2006
SİTE İÇİNDEKİLER ________________
_____________________________ Yeni Edebiyat / Ocak '06 / Yıl: 1 Sayı: 1 / İletişim ________________________________
HER AY DERGİLERDEN ARİF DAMAR'IN SEÇTİĞİ ŞİİRLER 2006/ 01-12
AHMET ARİF
ORHAN KEMAL
NAZIM HİKMET
MEHMET AYDIN
YAŞAMI- YAPITLARI- SEÇME ŞİİRLERİ- RIFAT ILGAZ İNCELEMESİ- HAKKINDA YAZILANLARDAN SEÇMELER
GÜNLÜKTEN YAPRAKLAR / ANI
ALİ ŞAHİN
RIFAT ILGAZIN ŞİİRİ'NE KISA BİR YOLCULUK / BİLDİRİ ÖZETİ
MEHMET AYDIN
BİR BOZKIR MAVİSİ / KİTAP
EMİNE M. AZBOZ
MEHMET AYDIN'IN "ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER"DEN SEÇİLMİŞ ŞİİRLER
CUMHURİYET GAZETESİ ARŞİVİNDE SABAHATTİN
ALİIŞILDAK VE YELPAZE / ATİLLA BİRKİYE
"BİZ İSTİYORUZ Kİ..." / OKTAY AKBAL
RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU PROGRAMI 10-11-12 MAYIS 2006'DA KASTAMONU'DA
(Üç Günün Tam Programı İçin Tıklayınız...) ________________________________________________
"80 ŞİİRİ" NE DOĞRU/ Mustafa Şerif ONARAN
KADININ DOĞUSU BATISI / M. Sadık ASLANKARA
Türk Kurtuluş Savaşı Romanları ve... 'Şu Çılgın Türkler' / Rüstem KURTOĞLU
SELİM'LE (İLERİ) NEDİM (GÜRSEL)/ M. Sadık ASLANKARA
SENSİZLİĞİN İLK GÜNÜ
ELVAN DURMAZ ______________________________________________
Sensizliğin ilk günündeyim Taze özlemlerin ilk acısında Sesini duyamadığım ilk gündü bugün Meğer ne zormuş yalnızlık Ne bitmez zamanmış ayrılık Nereye baksam umutsuzluk >>>
Solmaz Kâmuran'dan 'Çanakkale Rüzgârı' Cehennem Tüneli ______________________________________________________ Çanakkale Rüzgârı, iki ana bölümden oluşuyor. Bu bölümler de ayrıca üçer alt bölümlemeyle ayrılmış. Bu iki ana bölümün başında ise, yaklaşık iki sayfalık bağımsız bir 'giriş' yer alıyor. Bu girişle roman "22 Eylül 1923, akşamüstü" başlıyor. Başlarda romanın ana kişilerinden biri olan, ancak sonradan ikincil duruma düşen Hettie Gretch'in Londra'dan Çanakkale'ye dönüşüyle açılıyor. Sonra: "Baksana cumhuriyet ilan olalı beş yıl geçti" deniyor. Ardından Cumhuriyet'in onuncu yılına geliniyor. Zaman çok hızlı akıyor. Romanın başında biri Yahudi, öteki Müslüman iki çocuğun doğumu sıradan bir ayrıntı gibi duruyor. Ancak bir noktadan sonra, Hazmonay ve Bedia adlı bu çocuklar, romanın ana karakterleri olarak alıp götürüyorlar her şeyi. Kemal GÜNDÜZALP >>>>>
İnci Aral'la 'Ruhumu Öpmeyi Unuttun'u konuştuk' 'Her kitabımda belli bir insanlık durumunu eksen alarak yazıyorum' _______________________________________________________ En son bundan altı yıl önce 'Gölgede Kırk Derece'de okumuştuk İnci Aral'ın o tadına doyum olmaz öykülerini. Şimdi yeniden öyküye uzatıyor kalemini ve bize 'Ruhumu Öpmeyi Unuttun'la merhaba diyor. Bu kez teması ölüm olan öyküler okuyoruz; ölümü insanoğlunun nasıl da kendinden uzaklaştırmaya, onu bir yanılsama haline dönüştürüşünü anlatıyor aslında. Biz de geçen seneden devralarak sözü devam ettiriyoruz... Erdem ÖZTOP >>>>>
Yılmaz Ünlü'den 'Giritli Gelin' Kışkırtılmış düşmanlık dramları _______________________________________________________ Yılmaz Ünlü'nün 'Giritli Gelin'i, Kurtuluş Savaşı sırasında Tarsus ve çevresinde meydana gelen olaylardan hareket edilerek yazılmış bir roman. Ünlü, bu ilk romanıyla iyi bir düzey tutturmuş. Yılmaz ÇONGAR>>>>>
BURAYA TIKLAYIP ÇIKACAK SAYFADAN "DOST LİNKLER"DEN BİRİNİ SEÇEBİLİRSİNİZ...
|