ATAM
Her yönden esen yelde Sen sen varsın Atam! Yazan elde söyleyen dilde Sen sen varsın Atam!
Konya'nın altın başağında Afyon'nun tatlı kaymağında Bir uçtan bir uca vatanımda Sen sen varsın Atam!
Ege'de burma bıyıklı efe Yağız dadaş bar oynarken doğuda Bağımsızlığımızın şanlı destanında Sen sen varsın Atam!
Ekmeğim, suyum,aşımda Aydınlığa koşan aklımızda Devrimlerle çizilen yazgımızda Sen sen varsın Atam !
Emeğe karışan her damla terde, Umut çiçeklerinin açtığı yerde Türk Ulusu'nun kök hücresinde Sen sen varsın Aatam!
Ali KÜÇÜK
KOCATEPE RÜZGARI
Kocatepe'ye uğradım dün Yolum geçtiği içindi, Yine de bir eziklik oluştu içimde 1922 Ağustosun bir günü, yanık bayırları, yıldızlı yalnız geceleri Akşehir üstünden gelen kağnıları Türk halkının onurlu direnişini, Yedi düveli dize getirişini düşündüm. Cehennem, Afyon ovasına inmişti Atlılar, toplar, ölüm, kan Toz- duman içinde Akdenizi görmeye çalıştım O kadar yakın- O kadar da uzaktı Kocatepe, Tınaztepe, Çiğiltepe, Dumlupınar Yok oluşun- Yok edilişine tanık oldular Mağrur ve sessizce... Akdeniz alev! Akdeniz kan! Tarihi içiyorum Mustafa Kemal'le Kocatepe'de... Kocatepe'ye uğradım dün Yine de bir eziklik oluştu içimde, Rüzgarı durmuyordu Yumruk yumruk vuruyordu göğsüme, Uğultusu yine farklıydı Kocatepe Rüzgarının, Afyon Ovasından yankılanarak Diyordu ki; Yanık bir türküdür sesim Yemen'den mi geliyorsun Can yoldaşı Şahin Bey'in Antep'ten mi geliyorsun Çöllerindeydin Fizan'ın Akka Kalesi mizanın Erzurum'da tabyaların Maraştan mı geliyorsun Şehit Gazi selamlaştı İzmir canla kucaklaştı Vatan senle bayraklaştı Sivas'tan mı , Ankara'dan mı , Afyon'dan mı geliyorsun Atatürk'e- Atatürk'e benziyorsun ! Ses kesildi , rüzgar durdu birden , Bir el dokundu omzuma İrkildim ! "Düşündüğün yeter , şairce söyle artık , Cumhuriyet ve Türkiye Kocatepe ve Afyon demektir. Bu böyle bilinmelidir!" Kocatepe Rüzgarına Mustafa Kemal böyle söyled Arz ederim...
Ali KÜÇÜK
10 KASIM'LAR YAŞAMI ANLATIR ÖLÜMÜ DEĞİL
10 Kasımlar bize İnsanı söyler, insanı konuşur Yaşamı anlatır, ölümü değil ! Yaşamak ; Tüketmek, tükenmek Kaybolmak değildir. Belleklere kazınmalı varlığın, İnsanca Ve İnsan olarak ! Ölümüne burkulmadıysa yürekler, Bir şeyler yazmadıysa kalemler senin için, Adın dillerde değilse; Varsın Veya yoksun, İnsanlığa yük ve angaryasın. 10 Kasımlar bize İnsanı konuşur, insanı Yaşamı anlatır, ölümü değil ! Dopdolu olmalı yaşam, Sevgi, aşk, hüzün... Gerektiğinde ölüm şereflice; Gereğinde bayrak, Umut gereğinde ! Gereğinde barış, Savaş gereğinde ! Bir gün de olsa, ölümüne ağlanmalı, Dünya değilse bile; Ülken seni konuşmalı... 10 kasımlar bizi, İnsanı söyler, insanı konuşur, Yaşamı anlatır Ölümü değil !
Ali KÜÇÜK
İşte O Atatürk
Kir tutmaz, gölge tanımaz, bitek topraklarında Saldırganların yüzüne ilk yumruğu indirmiş Yiğit soylu bir halkın, yiğit ve tok sesi... Çağlar karanlığında Anadolu gecesinden Ezilenlere umut, yanan ilk çoban ateşi İşte o, ATATÜRK
Asmalarla, zeytinlerle, ekinlerle ışıyan Tan serinliğinde çalışan bronz eller... Demir ocaklarında, kömür kuyularında Yüreği pek işçilerin ak alnını donatan Öpülesi, saygıdeğer boncuk boncuk ter İşte o, ATATÜRK
Sarı kemiklerde, kara derilerde Henüz anısı yitmemiş o kamçılı sızı Göverirken bilinç bilinç ulusal bir dirilişte Tutsaklığın utanç duvarını yıkmış ülkelerde bugün Çekilen bir bayrak var ya özgürlük üzre İşte o, ATATÜRK
Kurtuluş baharında bütün insanlığın Uzak artık kavgadan ve kandan Güvercin sevgilerle tüy tüy ve mavi Ilık meltemlerle dalga dalga yayılan Tüm yeryüzüne kurdun kuşun kardeşliği İşte o, ATATÜRK
Ne ki güzel, Ne ki iyi Ne ki büyür yaklaştıkça Dağ dağ, kavram kavram... Ve ne ki sınırsızlığın en ışıklı sularında Yansır, yokluğu varlığında diri İşte o, ATATÜRK
Tahsin SARAÇ
80.YILDÖNÜMÜNDE ATATÜRK'ÜN KASTAMONU VE İNEBOLU SÖYLEVLERİ (NUTUKLARI) ___________________________________________________________________
Atatürk'ün Kastamonu Söylevi (30 Ağustos 1925)
Efendiler!
Meşhudatımın en kıymetli kısmı bu güzel mıntıkanın samimi halkının çok münevver ve çok geniş ve yüksek bir zihniyet sahibi olmalarıdır. İtiraf etmeliyim ki bu seyahatimden evvelki malümatım , meşhudatımın hasıl ettiği kanaatlerden çok başka idi. Muhterem mebuslarınız Ali Rıza Bey, Mehmet Fuat Bey gibi zevat bulunmasaydılar, sizi mümkün olduğu kadar olduğunuzun aksine tanımak için çalışanlar ezhanı teşvişte kim bilir ne kadar ileri gitmeğe muvaffak olacaklardı. Asarı fi'liyesini memnuniyetle görmekte olduğum ali telakkiyatınız bittabi bir anda, bir günde tekevvün edemezdi.
(....) Devam >>>>> ___________________________________________________________________
Atatürk'ün İnebolu Söylevi (27 Ağustos 1925)
Hanım ve Bey Arkadaşlarım ;
Bana huzuru nezihanenizde söz söylemek fırsatını bahşettiğinizden çok bahtiyarım. Bunun izin size sureti mahsusa da teşekkür ederim. Derekap ilave etmeliyim ki, İnebolu'nun muhterem halkı beni çok samimi kabul etti; hakkımda kalbi tezehüratta bulundu. Bunun bende tevlit ettiği memnuniyet hislerini Belediye Dairesinde ve Hükümet Konağında bilvesiyle söylemiştim.Fakat burada huzurunuzda bir defa daha bu memnuniyetimi ve samimi teşekküratımı ifade etmek benim için çok zevkli bir vazifedir.Müsaadenizle onu ifa edeyim:
(....) Devam >>>>>
|