gracias a LA VİDA

...

 Hayatın hangi noktasına bakarsanız bakın hiçbir şey ama hiçbir şey sınıflar üstü değil. Tamamıyla sınıfsal. Gözlerimize çekilen perde indiğinde, tüm yanılsamalarımızdan kurtulduğumuzda, kendimize ve dünyaya bakış açımız bulunduğumuz sınıfın rengini yavaş yavaş almaya başlıyor. Neredeyim, nasılım diye sormaya başlıyoruz.Kendimizi avutabilmeyi iyi başarabiliyorduk. Her anı birbirine benzeyen günleri katlanılabilir kılan umutsuz bırakılmışlığımız olmasındı sakın? Ya da belki de sahte umutlar peşinde koşturulurken gerçek umudu kaybetmiştik. Çaresiz ve yalnız da hissetmiyor muyduk kendimizi acaba? Derinden derine bir kaygı içimizde.

Onu büyütüyorduk, sevmeden. Gelecek düşümüz neydi?Hatırlayamıyorduk. Hatırlamamız gereken bir şeyler mi vardı; onu da hatırlayamıyorduk. Oyuncağı elinden alınıp da tekme tokat dövülmüş ve ağlaması bile yasaklanan bir çocuk gibiydik! Sindirilmiş ve mecbur edilmiş... Ve büyümeyi beklemeliydi daha. Olgunlaşmayı ve hazır olmayı…Pembe düşlerimizin çoğu kirlenmişti oysa. Kana bulanmışken gökyüzü ve bombalar yağarken düşlerimize, içimizdeki korku sığınaklarından çıkamamıştık. Kulakları sağır eden sesleri nasıl oldu da duymazlıktan gelebildik?! Kor kor yanan ateşlerin içinde duyduğumuz serinlik hissi bedenimizi ve ruhumuzu teslim etmişliğimizden miydi? Bencillik en büyük erdem miydi, neydi? Taktığımız tüm maskeler yüzleşmemek içindi gerçekliğimizle. Yanlış duraklar, yanlış otobüsler... Ulaştığımız hep hayal kırıklığı oluyordu. İmgemizde mutluluk, içimizde bencillik vardı.Her şey kendi anlamından uzaklaştırılmışken, olguları yorumlayışlar olguların önüne geçmişken, her şey akışına bırakılmışken, gelecekten emin olmadan anı kurtarmak başarı sayılıyorken, unutmak ve unuttuğumuzu hatırlamamak rahatlatıyorken, mutlu olmak için mutsuz ediyorken...Programlanmış gibiydik. Mini minnacıkken biz programlanmaya başlamamış mıydık? İzinden gitmemiz gereken o kadar çok kutsanmış doğrularımız vardı ki! Kendimiz olmamız, düşünüp sorgulamamız yasaklanmıştı. Karşı durmak, itiraz etmek, muhalefet etmek zararlıydı. Güce tapmalıydık. Duygusallaştırılmış ve duygusal imgelere bağlanmıştık. Aptallaştırılmıştık demek daha doğru olmaz mı? Nevrotikleştirilmiştik. Kaygılıydık, aşırı kaygılıydık. Kaygılarımızı dindirecek telafi yollarını da sunmuştu yüce düzen. Derdi veren dermanını da vermişti. Yoksunluklarımızın sunduğu acılar, derin bir bencillikle dindirilebilirdi ancak. Paylaşmak, kendimizi tatmin etmeye yetmezdi ki. Egomuz tatmin olmalıydı. Ağır basan yanlarımızı açığa çıkarmanın ve üstün görünmenin en pratik yolu karşıdakini küçültmek ve düşürmekse, bencil, kıskanç ve kurnaz olmalıydık.Her şey tek olmalıydı. Sıradan ve tekdüze yaşamlar belli kalıpları aşmamalıydı. Farklılıklarımız bizi herkese benzetmeli ama hiç kimseye benzememeliydik. Orijinal imajlar sıradanlığımızı örtemiyordu ki. Burjuva bir devlet gibiydik. Her telden, her sözden bir repertuarımız yok muydu? Hem demokrat hem faşist olabilirdik her an. Farklılıklara saygılı görünür ama bencilliğe muhafazakârdık. Herkesbize benzemeli ama kimseye benzememeliydik biz. Kendi tatminkârlığımızın koruyucusu ve kollayıcısıydık.Pusulamız şaşmıştı ve fırtınalara dayanıksızdık. Sakin suların dışına çıkmayı niye hiç düşünmemiştik? Biz, durgun ve sakin sular gibi görünüyorken içimizdeki fırtınaların bizi hangi kıyılara savuracağı belli miydi?

 

                                                                                                      birleşin artık!

05:20 - Sep. 23, 2006

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Description
Bir tüy, bir telek gibi, bir güz yaprağı gibi k o p m a l ı kuştan, ağaçtan, yeğnilikle, incele- rek, bağırmadan korkudan.

«  October 2008  »
MonTueWedThuFriSatSun
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

Ana Sayfa
User Profile
Arşiv
Arkadaşlarım
  • b.a.c.h.


  • Son Yazılar
    - taşındım
    - var olmak?
    - samimi yalanlar
    - Başlıksız
    - uc tanimlik ara soz
    - Başlıksız
    - Ömür imtihanla geçiyor.
    - Başlıksız
    - Disposable Heroes
    - Başlıksız
    - gözler II,,
    - mahkeme!
    - ...
    - Yalnızlık üzerine
    - Time of the Gypsies
    - The night is long that never finds the day
    - Başlıksız
    - neredesin? ...
    - Başlıksız
    - kapsül
    - şato
    - hep/hiç
    - bir gün herkes kurtulur...
    - çocukların "renkli" hayalleri
    - büyümek ayrılıkları öğrenmektir.
    - gözler,,,
    - ...
    - zifir...
    - &
    - k.a.r.ı.ş.ı.k.
    - Kapitalizm Ürkütür
    - No Bravery
    - cevaplar ruzgarda yazılı
    - acıları anılara dönüştürmeyin...
    - yolunu yitirmişlere kılavuz...
    - z a m a n,akıp gider...
    - gracias a la vida...
    - kılavuz...
    - L&C
    - durmak...
    - yer,yön,yol.
    - döngü
    - Başlıksız
    - ,
    - çeşitlemeli korku
    - ada...
    - Başlıksız
    - c o m m a n d a n t e
    - iliş(tirilmiş)ki(şi)ler...
    - Başlıksız


    Friends
    - <%FriendUsername%>
    Psikoloji Sözlüğü


    http://www.geminiltd.com.tr/veri.php?haber_id=5355



    Create Shock Text

    #FFFFFF
    #FFFFFF

    * * *


    <

    batak oyna
    Image Hosted by UploadHut.COM g r a c i a s a L A V İ D A