|
AKLIN MUTLAKLIğI ve BEN Sıfıra tapan ruh ve beden mistikler ile hippi, uyuşturucu bağımlısı, kabileci çeteler ve kendisini hayvanların aşağısında,algıdan yoksun, farkındalığın duyumsal seviyelerine indirmiş bensizlerle dolu bir sürü içinde; yaşamak zor gerçekten. Hem de nasıl! Felsefeyi akılla karşı karşıya getiren, felsefeyi akıl dışı batıl inançların özür dileyicisi ve koruyucusu haline getiren çağdaş zulme direnerek, insan olmayı tercih etmek kolay değil. Bu ilkel ve vahşi zinciri büyük bedeller ödeyerek kırmayı başaran dahileri, yetenekli ve kahraman insanları takdir boynumuzun borcudur. Onlar, Aklın Mutlaklığı savaşımında ışığımız olmaya devam ediyorlar, edecekler. Dünya: İnsan karşıtı, akıl karşıtı ve hayat karşıtı olan eski-yeni mistizm ve altruizm tarafından yok edilmektedir. Bu nedenle aklın mutlaklığı temelinde AHLAKİ BİR DEVRİM en zor, en çok çaba gerektiren, en radikal isyan şeklidir.. Fakat bugün yapılması gereken şeydir. Medeniyet yok olmak zorunda değildir. Vahşiler sadece bizim hatamızdan dolayı kazanıyorlar. Bu nedenle reddetmemiz gereken tek şey böylesi akıldışı felsefeler ve ahlak anlayışlarıdır. Eğer insanlar kendi mahvoluşlarının kaynağını anlarlarsa, eğer insanlar kendilerini mücadelelerinden en büyüğüne, AKLIN MUTLAKLIğI mücadelesine adarlarsa ve eğer insanlar " insan aklı üzerine olan her türlü zalimliğin ilelebet düşmanı " olmaya karar verirlerse:21.yüzyıl bir kez daha bir şansa sahip olacaktır. Eğer akılcı insanlar isyan etmezse, eski-yeni mistikler kazanacakdır. Sabır ve cesaret gerektiren bu entellektüel seyahatin vardıracağı " Vaadedilmiş Ülke " yeryüzündedir. O, herkesin sadece kendi zihninden kaynaklanacak ve sadece kendi gayretiyle sürdürülecek, rasyonel, üretken, kendine-saygı-ve-güvenli bir hayattır; insana özgü, mutlu bir hayattır.
10:02 - 23/12/2005
|