kaç yağmur yağdı yoluma...

korkuyorum

{ 09:50, 3/8/2006 } { 1 yorum } { Link }

bilmiyorum ne haldeyim...

 

yillarin otesine serbest dali$ yapmi$ gibi kalbim... ucuyor nereye gittigini bilmeden. seviyesiz yukseli$leri ve alcali$lari, olcusuz. birbirine giriyor mutluluklari ve acilari. dengeyi kuramiyorum.

 

kopuyorum bazen... uzakla$tigimi hissediyorum amansiz. yardim edenim yok, el uzatanim yok.

 

mutlak karanliklardayim; gune$im yok, yalanci i$iklarim. korkuyorum aydinlanmaktan, urkuyorum sahte sahne i$iklarindan. ic acici olmayan yalnizliklara du$uyorum, tekilligimde kayboluyorum.

 

urkuyorum senin inanmasi zor varligindan ve yumu$acik i$igindan. gercek olamayacak bir sahnenin ba$rol oyuncususun cunku; hayallere bile konu olamayacak kadar ba$ dondurucu, bir cocuk oldugunu du$undurecek kadar masum...

 

ruzgarina kapilmak yahut tepkisiz kalmak ikilemi icindeyim. bu meltem titretiyor bedenimi, ruhumu ta$imak istiyor sonu belirsiz uzaklara, belli! lakin goremiyorum sonunu bu yolun, i$ik var mi bilemiyorum. korum, i$igi goremiyorum! ruhumu isitan sicagina guvenerek birakiyorum kendimi melteme bazen, ucuyorum.

 

bulutlarin ustu soguk, bulutlarin ustu nemli, karanlik... u$uyorum!

 

hizli esiyor bu ruzgar... hizla, verilmi$ kararlarin otesine ta$iyor beni, bilincin otesine geciyor ve koreltiyor duyularimi.

 

bedenin oluyor duvarlar ve kokun sariyor dag zirvelerini. kacamiyorum senden, uzagina atamiyorum adimlarimi. ruzgar zorluyor. korkuyorum, engel olamiyorum.

 

uzanip elini tutmak an meselesi. kalp ati$lari zirvede ve bu oyle bir $ey ki, tekleyebilir her an bu yurek.

 

ruzgarin kollarinda yitebilir.

 

yitirilebilir...

 

soylemekten korktugum kelimeler zorluyor dudaklarimi... ruzgara karde$ oluyor ruhum ve yuregim bana pusu kuruyor. "olsun" diyesim geliyor "yiteceksem de onun elinden..."

 

erken, biliyorum, lakin ne sozlerime, ne gozya$larima engel olabiliyorum....

 

korkuyorum......


{ Post a Comment }

Güzeli Yakalamışsın

{ 07:51, 9/8/2006 } { Posted by bulutlarpusuda }
ZOR YOL

Sarı çitle ayrılmış iki yol uzanıyor önümde,
Üzgünüm; bu iki yoldan ikisini de seçemezdim.
Siz varın geçin, daha beklerim ben; yalnız yolcuyum…
Gördüğüm, bildiğim; tekin değil bu yoldan ikisi de,
Çalılıkların en dibine kadar bakmadan edemezdim!

İyi gibi görüneni; kendine çekti, aldı beni
Nice nice üstünlüklerini saydı döktü bir bir.
Renk renk çiçekliydi, üstelik yemyeşildi…
İki yoldan gitseydim ben öteki yolcular gibi
İkisinin de çiçekleri bastıkça ezilir, çiğnenir.

Sabaha çıktıklarında ikisi de ikizdi sanki, anlardınız;
Çiğnendikçe siyaha boyanmamış yapraklarından .
Vay bana, başka gün mü yok umuduyla sakladım onu;
Her yolun yepyeni bir yola ulaştığını bilerek…
Dönmek istesem de, başa dönebilir miydim şimdi?

Yüreğimdekini içimi çeke çeke açıkça söylesem de,
Yanaklarımdan süzülür yalnızca göz yaşlarım değil mi?
Şimdi ne iki yol, ne sarı çit var: Ayrıldım ormandan,
Bu defa da yolcusu az olanı seçmeliydim değil mi?
Başka olan, her şeyi değiştirecek olan oydu belki de!

Robert FROST (1874–1963 / Dağ Mesafesi, 1920).
Oyhan Hasan BILDIRKİ


{ Önceki Sayfa } { Page 6 of 6 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

«  December 2008  »
MonTueWedThuFriSatSun
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031 

Linkler

sozlukcu mekani =P

Kategoriler


Son Yazılar

yerim seni oss
donu$
karma$a vol 2
karma$a
yakamozu izlemek

Arkadaşlarım bulutlarpusuda
SERKANKOC
eNiss
Rare

batak oyna