Cesarettir sevmek Korkunun olduğu yerde aşk yoktur.
Cesarettir sevmek. Düzenlere, oyunlara, kötülüklere meydan okumaktır.
Sevmek; uzaklaşmaktır yalandan, bencilliği hiçe saymaktır. Bir başka açıdan
da inanmaktır sevmek.
Gerçekten inanmaktır, tümden inanmaktır. İnsan sevince; sevdiğine bütün
varlığı ile teslim olmamışsa, Yeteri derecede sevmemiş demektir. Ve ona
kayıtsız şartsız inanmıyorsa,
Sevgiden bahsetmeye bile hakkı yoktur. Kıskançlık inancımızın bütünlüğü
ölçüsünde besler aşkı. Şüpheyse öldürür. Şüphenin olduğu yerde inancın yeri
olmaz.
Sevgiden bahsedilemez orada. Kıskançlıksa; kutsal bir duadır, dudağında
sevenlerin. Sevmek; var olmaktır bir bakıma,
Önce bir eksilme hissi verir insana. Fakat O her şeyimizi varlığı ile
doldurdukça arttığımızı anlarız. O bir tek kazanç, bütün kayıplarımıza
bedeldir.
Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız.
O bugün mutluysa aşamak güzeldir. Kabımıza sığmayız.
Şarkılar söylemek gelir içimizden.
O kederliyse, gözlerimizde herşey kederlidir artık.
Bütün güzellikler bir bir yitirirler anlamlarını.
O anlarda ölümü düşünürde,
Yine ölemeyiz kurtulamamak için. Yanmaktır, tutuşmaktır sevmek ve
yaşadıkça hiç ölmemektir. Dinle, sana sevmenin ne olmadığını söyleyeceğim
önce. Ne olduğunu sonra anlayacaksın. Dinle, sevmek alış veriş değildir.
Geometri değildir, aritmetik değildir. En değerli şeydir belki,
ama karşılığında hiçbir şey alınmaz.
Karşılıksız bir çeke atılmış kuru bir imza değildir sevmek. İskambil kağıdı
eğildir, zar değildir, bir dilim değildir, hesap pusulası değildir sevmek.
Sevginin bedeli yine sevgiyle ödenir, altınla değil. Sevilmekse;
sevmenin mükafatıdır ancak, karşılığı değil.
Bir sevgiye eş bir başka sevgi olamaz.
Çünkü her sevgi birbirinden büyüktür. Sevgi tartılamaz, sevgi ölçülemez.
Sevgi; gram değildir, mesafe değildir. Derinlik sanırsınız, yüksekliktir
o.
Sevgi; dudak değildir, öz değildir. Sandalye değildir sevgi, yatak
değildir, çarşaf değildir. İçki değildir, içemezsiniz.
Fakat herşeyden güzeldir sarhoşluğu. Geçip karşısına seyredemezsiniz,
manzara değildir, tablo değildir, heykel değildir. Okuyamazsınız kitap
değildir.
Bilmece değildir, çözemezsiniz.. İsteseniz de içinizden
atamazsınız. Kan değildir, kesip damarınızı akıtamazsınız. Siz ağladıkca o
güçlenir içinizde. Akmaz, gözyaşı değildir. Kuş değildir uçmaz, Çiçek
değildir koklanmaz. Bitmez çile değildir. Ne desen o değildir
sevmek.