Aklın alamayacağı kadar masum, şiirlere konu olacak kadar duygulu
aşklar, kalbimi yerle yeksan eden ayrılıklar yaşadım.
Mutlu oldum çoğu zaman.
Pamuklara sarıp sarmalayıp yüreğimin başköşesine oturttum aşkı. Gözümden
sakındım. Çocuksu heyecanlar yaşadım. Bir uçurtmanın kanadına takılıp
avare deli divane döndüm durdum. Hayat bana ben hayata daha bir güzel
bakar oldum. Yatağına sığmayan nehirler gibi çağladım durdum. Gözüm
görmedi, kulağım duymadı dünya ayağımın altından kaydı gitti de haberim
olmadı. Hasret gelip kapımı çaldığında,
sevdiğim yanı başımdayken birlikte nefes almayı, elleri avuçlarımdayken
tenine dokunmayı, gözleri gözlerimdeyken gülüşünü, araya mesafeler
girdiğinde ise varlığında yokluğunu, yokluğunda varlığını özledim.
Kıskançlık, sinsi bir düşman
misali damarlarımda dolaşmaya başladığında, çiçekten, böcekten, dokunduğu
her şeyden, söylediği ya da söyleyeceği her sözden, olur olmaz her şeyden
kıskandım.
Ve iki ezeli düşman...
Yalan ve ihanet... Beni arkadan
vurmaya çalışan çift başlı hançer misali karşımda belirdiğinde, yüreğim
yandı. İçim acıdı. Kırıldım... İncindim... Gözyaşlarımı, mutsuzluğuma
katık edip kardeşçe mutluluk oyunları oynadım. Bir volkan misali kendi
içimde yandım durdum, sonunda benden kalanları yine yüreğime savurdum.
Aşk... Öyle hassas, öyle narin,
öyle kırılgan ve öyle büyüleyici bir şeydi ki buna inandım. Ve aşk
camdandı ben onu anladım. Ateş cama nasıl can veriyorsa,
aşkta insana can veriyordu. Sihrini varlığının benzersiz biçiminde taşıyan
cam, maddenin halleri içinde nasıl zarafetle dans ediyor, özverili ve
duyarlı insanların ellerinde nasıl bir sanat eserine dönüşüyorsa, Aşk ta
insan doğasının her dalında hizmet verip, kendini ispatlamaya var olmaya
çalışıyordu. Onu biçimlendirmek, korumak da bize kalıyordu.
Derler ki!
Hayatın en hüzünlü anı
mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın an dır.
İşte öylesi anlarda, ister
istemez ellerimin arasından kayıp giden, tuzla buz olan aşk her defasında
cam kırıkları misali yüreğime saplanıyordu. Ayrılıklar, Hüzünler, Her seferinde kapımı çalan,
Gözyaşlarım var.
Yüreğimde cam kırıkları
Yüreğimde can kırıkları var
Ne yana dönsem o yana batar
Ne yana dönsem o yanım
kanar....