masallar diyarı

9-8-7-6-5-4-3-2-1-0


...Eger "9" canli olsaydin bile
...En fazla "8" kez kaçabilirdin ölümden
...Bilki "7" divele sultan olsan dahi
...Yerin "6" mekan olacak sana
...En fazla "5" metre kumas götürebileceksin
...Kapatacaksin "4" açsanda gözünü
...Bu dünya "3" günlük dünya
...Azrailin yaninda "2" kat olup yalvarsanda nafile
...Elbet "1" gün öleceksin
...Iste o gün hersey 0'dan baslicak

12:30 - 2007-12-05 - comments {0} - Yorum Yap

Yetişkinlikten istifa dilekçesi...

Bu belge ile resmi olarak yetişkinlikten istifa ettiğimi bildiririm. Tekrar 8 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım. Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek, kayalarda yürümek istiyorum. Çikolatanın paradan daha iyi olduğunu çünkü daha tatlı ve yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum.Sıcak bir yaz ününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum.Hayatın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum. Bütün bildiğin,renkler, çarpım tablosu ve ninniler ama bu kadar az bilmek seni rahatsız
etmiyor çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurunda da değil. Bildiğin tek şey mutlu olmak, çünkü seni üzecek veya kızdıracak şeylerden tamamen bihabersin.Dünyanın adil olduğunu, herkesin iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum.Her şeyin mümkün olduğuna inanmak istiyorum. Yaşamın karmaşıklığını unutup, yeniden küçük şeylerden fazlasıyla heyecanlanmak, zevk almak istiyorum. Tekrar basit yaşamak istiyorum.Günümün, bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu,hastalık ve sevdiklerin kaybedilmesinden ibaret olmasını istemiyorum.
Aşkın varlığını (daha doğrusu yalan olduğunu) bilmek dahi
istemiyorum.Gülümseme, kucaklaşma, tatlı bir söz, oğruluk, adalet, barış, rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum.İşte, çek defterim ve arabamın anahtarları, kredi kartlarımın ekstremleri,gelir belgelerim. Resmi olarak yetişkinlikten istifa ediyorum.Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsanız, önce beni yakalaman lazım; Çünküüüü; Ebeee, elim sendeeeee!

12:28 - 2007-12-05 - comments {0} - Yorum Yap

SEVMEKTEN UTANMA YÜREĞİM.....

Sevmekten utanma yüreğim! Sevgiyi karalayan utansın!
Bana yüreğimi sığdıramadığım farklı bir hayatı bıraktın isteyerek ya da istemeyerek, oysa ben hiçbir zaman çizmedim aramızdaki mesafelerin sınırını sen hep ulaşılmayacak kadar uzaklardaydın yanı başımda dururken vakitsiz saatlerin yelkovan değirmeninde.
Sana hep ıslak gözlerle baktım o bitmeyen yolculukların ardından.Üzümün üzüme bakarak kararmasını hatırlatıyorsun durmadan bana, çünkü beni görmeyen gözlerine baka baka kendimi göremez oldum.
Dalgaların savurduğu kum taneciklerinden başka bir şey değildim ben hayatında, dilediğince savurdun beni bir o kıyıya bir bu kıyıya, ellerinden küçük bir oyuncak olmaktan kurtaramadım bir türlü kendimi, nasıl ki her dilde çocuğun ağlaması aynıysa benimde hala duygularım değişmedi aslında.
Gerçekten sevenlerin hepsi aynı sever. Hiçbir sevenin sevgisi diğer birinden farklı değildir aslında, bir türlü anlatamadım yüreğimin kabuk bağlayan yanını, sende acımadan deştin yaramı, söktün bütün kabukları azdırdın tuzladın iyileşmesi zor olan sol yanımı.
Kimseye bir şey ispatlamak zorunda değilsin yüreğim, şakaklarına bir ömür dayanmış ki büsbütün yalnızlık, bir yanda yüreğin bir yanda gözlerin karanlığa merhaba derken, artık kıvranmanın alemi yok!
Dik ol!
Sevmek ayıp değil, sevgiyi karalayan utansın

12:19 - 2007-12-05 - comments {0} - Yorum Yap

SİZ İNSANLAR



siz insanlar,gülenle gülersiniz...
ağlayanı,kaderine terk edersiniz.
hiç düşündünüz mü beni?
gülmek bilmeyen kaderimi.
karanlıklara, gizlediğim yalnızlığımı,
gölgemle şarkılar söylediğimi..
ne hasta kalbime,derman oldunuz.
ne aşkıma çare buldunuz.
girince aşk gönül kafesime,
hiç biriniz kulak vermediniz sesime,
gecelerin karanlığına,yalnızlığa terkettiniz hep beni,
bana çok gördünüz,

Göz yaşı damlası kadar sevgiyi...
Sarı...Mavinin,Yeşilin ölümüdür...

Bu gün benim için,
Göz yaşı dökme günümdür…

12:04 - 2007-12-05 - comments {0} - Yorum Yap

Sen Bilirmisin?


Sen Bilirmisin? sen bilirmisin insan nasıl kendini unutur.nasıl haykırmak isterde sesi bogazında düğüm olur.konusmak istersin konusamazsın,kaçmak istersin kaçamazsın,hatta gözlerindeki yaslar bitmiştir,ağlayamazsın...
sen bilirmisin benzine su bulanmıs bir insan titrek,cılız bir kibritin aleviyle nasıl tutusur nasıl sokaklara,evlere,hatta kendine bile sıgmaz olur.düşünmek istersin düşünemezsin,unutmak istersin unutamazsın...
sen bilirmisin,nasıl bir örümcek kemirir durur beynini.,bende bilmezdim bir zamanlar hatta düşünmezdim bile bu kadar acımasız değildir derdim insanlar.Ama oluyormus,ama öğretiliyormus insana.Yudum yudum ömründen çalıp,hayallerini,umutlarını,daha da ötesi kendini bile unutabiliyormus insan.
Haykırıyor,isyan ediyorum bazen kendime ama elden ne gelir bütün dertler,acılar yine benimle.olsun diyorum varsın buda olsun alışırım diyorum,işte bu arada bir mermi daha vuruluyor beynime.olmuyormus alışılmıyormus bu acıya.
Acınında acısı vardır bende biliyorum.Ama kalbim kaldırmıyor artık,öylesine yorgun,öylesine gecmişim ki kendimden,artık insanlar bile vazgecer olmus benim bu halimden.zaman diyorum,ilaç diyorum,buda gecer diyorum.Ama itiraf edeyim mi sana

buna artık bende İNANMIYORUM.....

12:01 - 2007-12-05 - comments {0} - Yorum Yap

Haykırabilecekmiyiz?




Haykırabilecekmiyiz? Kendimizi yaşayamıyoruz.
''Hayat''dediğimiz karmaşa sürüp gidiyor,yıl, ay ve gün dediğimiz dilimler halinde''Zaman'' geçiyor.
Hayatımız boyunca olamadığımız kendimiz, sahip olamadığımız bir kimlik gibi, uzaklaşıyor bizden, sonsuza, bilinmeyene doğru, ve hayatın başlangıcıyla sonu arasında ne kadar kısa bir yol aldığımızı anlıyoruz ....
Ve sonsuz karanlıklar...
Hangimiz, hüzünlü bir sonbahar akşamında, başımızı yaslayıp konuşabileceğimiz bir dost, güvenebileceğimiz bir insan aramıyoruz ki?
Anlatılacaklar hep kalır içimizde, birikir son nefese kadar, bizimle taşınır sonsuz karanlıklara.
Kelimelerle konuşmak, yazılara dökmek içimizi, şiirlerin, hikayelerin gücüne sığınmak, kara, kara harflere dökeriz çoğu zaman içimizi.
Bir gün, hiç ummadığımız anda çıkar karşımıza, bir dostluk çağrısıdır yapılan.güçlü bir ses, içten bir �Merhaba�dır.
Ya aynı güçlü ses ve içten bir merhabayla cevap verecek, ya da, duvarlarını sessizlikten ördüğümüz dünyaya çekilip korkularımıza teslim olacağız.
Kendimizden bile kaçtığımız zamanlarda,uzatsak elimizi, yıldızlara bile ulaşabileceğimizi göreceğiz, hemen biraz uzakta bekleyen bir dosta uzatacak mıyız elimizi? ''yanında olmak istiyorum diye HAYKIRABİLECEKMİYİZ''
sevgi ile ümit veren gözleri görebilecekmiyiz?

Dost sese koştum. sevgi ile bakan gözleri gördüm.bana neler vadediyordu kelimelere dökemem, sevmek çok güzel,sevdiğinle birlikte yaşamı paylaşma kararı ise, en mükemmeli..
Bir tek korku kaldı içimde,yıllarca gün ışığına hasret yaşıyan gözlerim,duvarlarını sessizlikten ördüğüm yalnızlık çemberini parçalamak istiyen bedenim,kendini yaşamaya kararlı yüreğim,,yaşamının son baharında tüm güzellikleri yaşatana, hayatında ki değişikliğe uyum sağlıyabilecek mi? gerçek mutluluğu yaşarken... yaşatabilecek mi?

11:56 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

YALNIZIM!...





Ne zaman yüreğimden silinmeye başlansa adın, sözlerinle kanatarak yeniden yazılıyor yüreğim boyunca... Sonra yeniden çiziliyor kalbime yüzün, ellerin... Yeniden başlıyorum seni sevmeye kaldığım yerden. Hemde hiç akıllanmadan ve tekrarlayacağım aynı yanlışlarımı. Beni üzeceğini bile bile, yüreğimi zırhından kurtarıp düşüyorum peşine yeniden... Sensizlik canımı öyle yakmış ki hasretinden daha büyük bir acı göremiyorum. Bu yüzden göze alıyorum tüm zorlukları... Sensiz mutlu olmaktansa seninle mutsuz olmak daha acısız geliyor kalbime. Ve işte yeniden başlıyorum seni sevmeye tükendiğim yerden. Ne kadar yaralansamda senin tarafından yeniden sunuyorum yüreğimi tüm çıplaklığıyla... Yeniden kanat istersen açık yaralarımı, yeniden savur sevdamı yangınlara... Korkusuzluğu sensiz kaldığım gecelerde öğrendim ben. Seni özlediğim anlarda tanıdım sabretmeyi... Sonunda yeniden düşeceksem yangınların koynuna, razıyım inanki ben. Bilsenki seninle her yer cennetin yolu, sensiz dünya benim olsa yine YALNIZIM!...

11:50 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

EN SON NE ZAMAN





  En son ne zaman gökyüzünü seyrettiniz,
En son ne zaman kayan bir yıldız görüp dilek tuttunuz,
En son ne zaman gökyüzündeki güvercinleri görüp onlarla birlikte olmak istediniz,
En son ne zaman bulutları hayvanlara benzettiniz,
En son ne zaman ufka bakıp derinlere daldınız,
En son ne zaman annenizin sesiyle uyandınız,
En son ne zaman patlamış plastik bir topun peşinden koştunuz,
En son ne zaman körebe oynadınız,
En son ne zaman çelik çomak oynarken düşüp dizinizi yaraladınız,
En son ne zaman mahalledeki çocuklarla kavga ettiniz,
En son ne zaman çemberi en önce siz çevirdiniz,
En son ne zaman şeker yerken dişlerinizin çürüyeceğini düşünmediniz,
En son ne zaman bir horoz sesi duydunuz,
En son ne zaman yağmurun altında koşup her yerinizi çamura buladınız,
En son ne zaman azarladı sizi anneniz,
En son ne zaman patlamış mısırın bu kadar güzel olduğunu hissettiniz,
En son ne zaman bir rüya gördünüz hep görmek istediğiniz,
En son ne zaman sevdiniz saf ve gönülden
Ve en son ne zaman düşünmek istemediniz hiç bir şeyi,
Sahi en son ne zaman çocuk olmak istediniz?

11:47 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

KÜSME HAYATA ymışşş


KÜSME HAYATA Hayata küsmek neyi değiştirir o malum psikolojimizde,kırık dökük manevi bahçemizde hiç çiçek açarmıydı.Hayata küsmek aciz insanların yaptığı basit kaçma olayı değiilmidir.Oysa sen umut doluydun,neşe doluydun ne oldu sana ki.
Önemli olan sorunsuz yaşamak değil;sorunsuz yaşayan insan varmı acaba.Sorunsuz yaşayan gerçekten de yaşamiş olurmu?Gerçek yaşamak ;sorunlarla birlikte,sorunların üstesinden gelerek onlara meydan okuyarak,çevresine gülücükler saçarak hayatı gerekirse tiye alarak geçirmek değil midir?
Hayatta yolunda gitmeyen şeyler varsa bırak gitmesin,yapraklar sararacaksa sararsın,O sarı deryasında yüzmeyi öğren. odan dağınık kalmiş hiç umrunda olmasın hatta bir iki şeyi yerlere kendin at daha da dağit,bak ozaman takmayacaksın.Umutların yeşermek istemiyormu,bırak yeşermesin yeşermeden de mutlu olabilirsin,hatta yeşeren umutlarını bir orak al biç bak ozaman daha mutlu olursun.Gölgelerden mi bıktın etrafındakı,ozaman hiç sıkılma etrafındaki gölgeleri dahada çoğalt onların üzerine git hatta ve hatta o gölgelerle dalga geç bak ozaman mavilikler etrafını saracaktır.
Canınmı sıkıldı,boğazın serin sularına doğru içinden geldiği gibi bağir,hatta küfret,ve hatta yerlere tükür bak ozaman göreceksin içindeki kin serin sularda kaybolacak.Hergün kü hayatından biraz uzaklaşip,ne bileyim kendin için yaşa,ne arzuluyorsan yap.Dondurma ye,çileklerin kokusunu içine çek,bir defa da makyaj yapma bırak saçların dağinik kalsın,hatta ,çevrene aldırıp etmeden hoplaya zıplaya kuşların sesini duya duya dolaşip bak ozaman göreceksin doğanın senfonisini,
Çokmu sıkıldın için içine sığmıyor birilerini boğmakmı istiyorsun?Hiç kendini karanlıklara atma resmini karşina al ve ona ağzına geleni söyle,haykır,hakaret et ve hatta dayanamazsan yüzüne tükür..Bak ozaman göreceksin içindeki fırtınalar birden bahar havası esecektir.
Ama hayata küsme,kendine küsme ,insanlara küsme ve en önemlisi hayatın içinde saklı yedi renge küsme.Her rengi bir yerde bul ve her zaman bir renge bürün kimi zaman;ateşli kırmızı ol çevreni tutuştur,Kimi zaman mavinin rahatlatıcı sihirine bezen,mutluluk ve huzur saç,kimi zaman siyahın zarafetinde yüz arkadaşlarını kıskandırırcasına,kimi zamanda gök kuşaği ol bütün renkleri içinde barındır.Ama sakın hayata küsme;sensiz hayatın ne kadar zor ve çirkin olacağini düşün düşün,tiyatro perdesi gibi hayatının bir daha açmayacağini sensiz insanların ne kadar üzüleceğini ,yapamadıkların için geri dönüş olmayacağini düşün ama lütfen düşün anneni düşün sevdiklerini düşün onların sensiz ne kadar acı çekeceğini düşün....HAYATIN KIYISINDAN DEĞİL TAM ORTASINDAN TUT BOĞARCASINA....

KOLAYSA GELDE SEN KÜSME...

11:34 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

DÜŞLEMEK


DÜŞLEMEK bakışların kuytulanıyorken yüreğimde
düşlerim düşer gecenin koynundan
düş (le)mek acı / yokluklar tenhasında...
en baştan harlanmış yangınlarım var
üşümüşlüğünde yüreğimin
talan görmüş şehirlerim / mağlup...
kırılgan adımlar atıyorum
parçalanmış topuklar inadına
sen gidiyorsun...
ben susuyorum....
küsüyorum her anına gençliğimin
yumruklar sınıyorum sonra
sensizliğin duvarlarında
tutsak düşmüş çığlıklarım var
feryadında ömrümün
karanlıklarda (d)üşüyorum
yangın yeri sokaklar inadına

sen gidiyorsun...
kan kusuyorum...

11:31 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

MUTLULUK NEREDEDİR ??




MUTLULUK NEREDEDİR ?? Cana can katanımla bir yaz denizinin karşısında, bir ağaç gölgesindedir. Tedirgin edilmeden uyunan bir toprak parçasındadır. Bir bahar sabahında çıplak ayakla koşulan ıslak çimenlerdedir. Sıcak bir günün bitimine doğru birdenbire esiveren serin bir yeldedir. Güvenli bir düşüncenin aydınlığında, sıcacık bir omuzun, dizlerin yumuşaklığında sevi'sinde, uygun bir sesin titreşimindedir. İstekle ısırılan bir peynir diliminde, yanarak içilen bir yudum suda, özlemle aranan bir fincan kahvededir. Bakkaldan alınan bir paketi taşırken dergilerden yapılmış kese kâğıdında göz ucuyla okunuveren güzel bir sözdedir. Günün ilk aydınlığında, gecenin son karanlığındadır. Özlenen can tadının meyve çiçeği tadına dönüşümündedir, renk renk duyguların oluşumunda bilinmeyen renklerin şekillenmesindedir, yüreğin dudaklarındadır. Bir annenin okşayışında, bir babanın bakışında, çocuğun gülüşündedir. Bir ayrılışta dudaklara can ateşiyle konan öpücüktedir. O Can Sesini Duymaktadır. Yarınları istemektedir......

11:27 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

YAĞMUR




YAĞMUR Yine yağmur yağıyor. Islanan, üşüyen ayakta tutmaya çalıştığım yanım. Usuldan maviyi perdeliyor bulutlar ve koca bir karanlık her yanımı ayrı ayrı ıslatıyor. Biliyor musun yağmur insanı tek başına yakalayınca daha çok ıslatıyormuş. Saçlarım ıslandıkça beyazlaşıyor sanki. Ve hergün yağmur yağıyor üstüne üstüne düşlerimin.
Yorgunum. Koskoca bir kavgdan çıktım az önce. Kaybeden yok, kazanan da. Hatta tanığı bile yok kavganın. Bekleyiş diyorum adına, her akşam biraz daha artarak ama alabildiğine eksiltici bir bekleyiş.
Kısık sesle eşlik ediyor notalar. Anladım ki kendime yeterek acı çekmeyi öğrenmişim.
Artık isim aramıyorum yokluklarıma. Adları yok olsun yoklukların......
Biryerlerden çıkıp gelsen bu gece......

11:23 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

HAYATA KARŞI





HAYATA KARŞI Ayakta durmam gerekiyor hayata karşı!
Kahkahalarımı koruyarak!
Oysa kılıcım yok!
Gölgelerin gücü yok!
Masallar bana yazılmamış.
Benim hayatımda saat asla 12′yi vurmaz.
Kurbağalar da beni sevmez zaten, neden prensim olsunlar
Uyumuyorum ki öpülüp uyandırılayım,
Kırmızı başlık taksam kurt bile takılmaz peşime,
Gidecek anneannem de yok ki artık,
Üvey annem bile yok beni şömine önü eziyetlere bırakacak,
Şeker evlerden korktum hep, dişlerim çürüyecek diye
Büyüdüm de kendim okudum masalları raflardan indirerek,
Ayşegül diye bir arkadaşım, süperman diye bir kurtarıcım olmadı hiç,
Sadece şarkılar vardı.
İçinde aşk, acı, umut olan şarkılar.
Dua etmeyi de bilmem aslında,
Aydede de, Noel baba da masallar gibi yalandı,
Ben çocukken bir tek yıldızlar kayardı!

11:16 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

SİYAH BEYAZ

SİYAH BEYAZ siyah Beyaza döneR, aRdından Beyaz siyaha.. Bu hep BöyLe devam edeR, sıRasını şaşıRmadan süRekLi.. Kazanan yOktuR Bu Oyunda, OLmayacaktıR da.. anLaRız ki ne siyah, Beyazı unutuR ne de Beyaz, siyahı.. BiRi diğeRini unutuRsa, Oyun BiteR ziRa.. ne kötüLük isteR, iyiLiğin çekip Gitmesini, ne de çiRkinLik dileR, güzeLLiğin yok oLup Bitmesini.. ve hayat RenGini heR ikisinden aLıR.. kimiLeRinde koyu RenkLidiR hayat, kimiLeRinde açık.. ama onun RenGi hep GRidiR.. tıpkı Benimki GiBi..

11:13 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

BAŞIMI DİNLEMEK İSTİYORUM.

İnsan yalnızken bile bazen, yalnız kalmak istiyor. Nasıl olur demeyin. Oluyor işte.

Sabah gözünüzü açıyorsunuz, ilk gözünüze çarpan tavandan sarkan avize. Yıllardır orada, tepenize sarkıp duruyor, aynı dolap, aynı yatak,aynı eşyalar, Banyo ve mutfak, her şey aynı, ocağın yeri bile..Camı açıyorsunuz, ve, manzara aynı …Her şey üzerinize üzerinize geliyor, “ Alıp başınızı gitmek “ istiyorsunuz…
Bazen de avaz avaz bağırmak. İçinizde birikmiş öfkeyi haykırmak yada hıçkıra hıçkıra ağlamak. Bu şekilde ağlayabilmek için yorganı başınıza çekiyorsunuz, her ne kadar evde yalnız olsanız da yan dairede, üst katta yada yolda biri sesinizi duyabilir. Yada elektrik süpürgesini çalıştırıp, sesinizin ona karışıp kaybolacağını
düşünüyorsunuz…. tabi bunları düşler ve düşünürken, ağlama, bağırma isteğiniz bastırılıp kalıyor….
İşte böyle zamanlarda yalnız kalmak istiyorum, bir dağ başında, yada bir deniz kenarında, yapayalnız, sesimi, hıçkırıklarımı kimsenin duyamayacağı, kimsenin olmadığı bir yerde olmak istiyorum.
Başımı, dinlemek istiyorum
Başımı dinlemek için
Alıp başımı, gitmek istiyorum
Alıp başımı gidip
Başımla baş başa kalıp
Başımı, dinlemek istiyorum

11:10 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

KENDİME KIZGINLIGIM


Bugün, kendime çok kızdım...

Tohumun;
ağaç olma sabrını, hayata karşı gösteremediğim için, kendimden utanıyorum...
Bugün, asırlık ağaçları izledim; sessizce...
Öyle çok şey anlattılar ki; zamana, kendilerine ve sabra dair...
Onları izlerken dalgın dalgın; hayata ettiğim sitemler geldi aklıma...
Minnacık tohumun; kök salma, topraga ve rüzgara karşı ayakta durma çabası...
Fidan olduğunda kırılmamak için doğa koşullarına direnme gayreti;
Yüzümde tebessüm yarattı...
Fidanlıktan, ağaç olma yolundaki süreç; daha da meşakkatli...
Hem tek olacaksın; hemde ormanın bir parçası...
Kışın hırpalacak, zamanla yaşlanacaksın...
Hatta; yorulunca kışları, yazı beklemekten;
Odun olmayı dahi göze alacaksın...
Tohum olmaktan; odun olmaya geçen zaman, ne büyük sabır ya rabbi...
Her sıkıntıda yaprak döker gibi;
Kalbimin özsularının, gözpınarlarımdan akması utandırdı beni...
Doğadaki, her canlının ne kadar sabırlı olduğunu, kendime hatırlattım bugün; yeniden...
yıllanmış ağaçları dinledim bugün; hayatın içinde, kendimi dinler gibi...
Odun olmak için, tohum olabilmeyi göze almak;.
Tohum olduğunda ise; odun olmayı kabullenmek lazım...
İnsan olmaya gelince;
Her şey, biz insanlar için...


11:07 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

umudumun en mahrem yerine sevgini koydum

umudumun en mahrem yerine sevgini koydum
senden bir yol bir ışık bekledim hep…
yollar uzadı umut tükendi ..hayaller ve ışık söndü..
yalnız kalabalıkların en yalnızı oldum ..
ömür denen keşmekeşlikten her gün yaprak daha koparıyorum
dünyanın bilmemki neresindesin ..
aklına düştüğüm zemheri kışları varmı …
zemherinin en karanlık anında hatırladığın sıcak bir sevgim varmı
hayallerinin birkaç saniyesinde bana ait bir kare varmı
ne başını ne sonunu hatırlıyorum şimdi
herşey bir ızdırapmıydı yoksa…
yoksa bu ızdırabın içinde sevgiyi büyüten mutluluk varmıydı …
öyle kırık dökük kalmışım hiçbirşey hatırlamıyorum sanki …
sevdiğimiz herşeye küsesim var…
yapamıyorum….
baharları severim ben tek biliyorsun ..
soğuklarda bıraktın bu yüreği…
sözler bitti… diller lal oldu…
unutulması gereken bir sürü anı kaldı ellerde …
sarılması gereken bir sürü yara …
sen beni dünlere sakladın ..
ben senle herşeyi yarınlara taşıdım ..
olmadı…yapamadım …
gücüm yetmedi bu terkedişleri durdurmaya..
zavallı yüreğim … zavalllı yüreğim
öyle bir kedere haps ettimki seni …
ne olur affet beni…

11:04 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

arkadaş !!!

Bir insana vurulursan Hiç durmadan onu görmek istiyorsan Bir şiirle dökülüyorsa dudaklarından Sonunda sen Üzüleceksin arkadaş !!! Sigarayı arka arkaya yakıyorsan Tatlı bir bakış gÜnlerce unutamıyorsan Her an bakmasını istiyorsan Bakmadığı gÜnler kahrolursun arkadaş !!! Mutlu gÜnler bir gÜn bittiğinde BirgÜn seni sewmediğini bildiğinde Kafanı duvardan duvara wuracaksın arkadaş !!! Artık ona olan duygularını silmek Birde acı şeyler söylemek istemiyorsan Sen onu asla unutamazsın arkadaş !!! Seni sewiyorum diyen yazıyı çerçeve içinde saklarsan Birde senle dalga geçtiğini hatırlıyorsan Gözlerin yaşla dolacak arkadaş !!!

10:59 - 2007-12-04 - comments {0} - Yorum Yap

3 şeyi doğru sec

dogru secmemız gereken 3 sey
3 Şeyi Doğru Seç

Eşini doğru seç
Doğru eş her zaman uzun zaman flört ettiğin kişi değildir,
önemli olan kısa zaman da olsa fikirlerinin uyuştuğu,
yaşam tarzlarının benzediği, zor zamanlarında hep yanında
olacağını bildiğin dertlerini, sevinçlerini
paylaşabileceğin, fikirlerine,olaylara bakış açısına güvendiğin, Senin
fikirlerine saygı duyan,konuşmaktan sıkılmayacağın,hayata küstüğün zaman
seni kabuğundan çıkartıp eğlendirebilen,Gözlerine baktığında ne söylemek
istediğini anladığın,Aynı zamanda iyi bir arkadaş,Fiziksel görünüşün dışındada
seni sen olduğun için sevebilecek ve bunu kaldırabilecek birini eş olarak seçmelisin!...
Dünya da böyle biri var mı?diye sorabilirsiniz şimdi... Emin
olun var!! Tabii ki sayıları fazla değil...Hatta hayatta insanın karşısına 1
ya da 2 kere çıkar,belki de hiç çıkmaz...Eğer bu satırları okuduğunda
aklından bu özellikleri barındıran bir isim geçirmişsen çok şanslısın...Ne
olursa olsun onunla birlikte olmak için elinden geleni yap...çünkü bir daha
onun gibisini bulma şansın çok az emin ol.Bütün aptal aşıklar gibi ilk
hareketi ondan beklersen çok geç kalırsın...Eğer bu satırlar sana böyle
birini çağrıştırmıyorsa...ya da şu an evliysen yapacak bir şey yok... Ama
henüz bekarsan onu aramaya hemen başla!Onu fark edebilmek için sadece bakman
yeterli olacaktır!!!

İşini doğru seç...Doğru iş rahat iş değildir.Çok
kazandıran iş de değildir.Kariyer de değildir.Klimalı büro ortamı da
değildir...Doğru iş olmaktan zevk aldığın yerdir...Sabahleyin kalktığında
gitmekte üşenmediğin yerdir,bıkmadığın yerdir...Tabii yanında
rahatlık,para,kariyer varsa ne ala...

Arkadaşlarını doğru seç...
Çok sayıda arkadaşın olması iyi arkadaşın olduğunun ispatı
değildir...Güzel günlerdeki arkadaşlıklar geçicidir.Mutluluklarının
yanında,acılarını da paylaşabileceğin,fikirlerine ihtiyaç duyabileceğin,Her
zaman yanında olmasını isteyeceğin,senin maddiyeten değil manen zengin
eden,Bir tek arkadaş sana çok şey katacaktır...

12:17 - 2007-11-25 - comments {0} - Yorum Yap

Dusunduklerim

 

ZAMAN onu tam anlamıyla anlayıp, hakkıyla tarif edebilmemiz için, bedel olarak bir sürü şey ödememiz gerekir daima…

Aynalara baktığımızda, yüzümüzdeki çizgilerde, yaşanılmışların acısı, kaygısı, telaşı, korkusu, hüznü, sevinci, ümidi, ve huzuru… hepsini görebilmeliyiz…

 

Aynalara bakmak, görünen surette geçmişin izlerini aramak…bu o kadar zordur amma,  bir o kadar da keyifli… Bunu yaparken, yani aynaya bakıp, yüzümüzdeki çizgilerde zamanı anlamaya çalışırken, bazen yaşanılmışların, yada yaşanılamamışların hüznü kaplar yüreğimizi, anlamsız bir korku sarar bedenimizi, pişmanlıklar ve keşkeler kemirir beynimizi… dedim ya bu biraz cesaret işidir ve  hissedilenler zamanı anlayabilmek için peşin peşin ödenilen bedellerdir… ve aynalar…yaşanılanların en doğru şahididir… yalansız ve cesurca, gerçek bir dost kadar dürüst  söyler hakkımızdaki her şeyleri…  ve en doğru şekilde  gösteriri zamanın bize verdiği gerçekleri…

Aynanın karşısında zamanda yolculuk…

Neler görüyorsunuz aynada ? Aynalar dünden bugüne neler gösteriyor bize? Neler geliyor aklımıza? Ve hangi duygular, akıyor sadrımıza, geçmişimizden şimdimize…

Yaşanılmış, geçmişte kalmış ama asla unutulmamış,  ilk anlar, ilk bakışlar… son anlar, son bakışlar,  İlk aşklar ve ayrılıklar.. her şey bu ilk ve sonların arasında gizli… büyük kavuşmalar ve hiç istenmiyen vedalar…başarılar, ve hayal kırıklıkları, sahip olmak istediğimiz hayeller ve uğrunda verdiğimiz amansız mucadeleler, yakaladığımız yada kaçırdığımız fırsatlar….  yüreğimizin bir kuş gibi kanat çırptığı ve  her seferinde gerçek sandığı yalancı baharlar…ve karakışlar… hayellerin, gerçeklerin, umutların ve sevinçlerin üzerine çökmüş,  katran karası, hüzün yüklü kara bulutlar… sevgisizliğe mahkum edilmiş zamanlar… tutunduğumuz tüm güzellikleri öldürmeye çalışan gönüllü cellatlar… hepside aynadalar ve bir aradalar… görebiliyormusunuz hepsini? Neler hissediyorsunuz? Geçmiş, kapkara bulutlar ve hüzün yağmurlarıyla mı çöktü üzerimize? Gözlerimizmi doluyor? Pişmanlıklar aklımızı başımızdan mı alıyor? Yaşadığımız şu anın huzuru, geçmişin hüznüylemi savaşıyor? Yoksa, söylediğimin aksine, geçmişimizde  mutluluk dolu, pişmanlıklardan, korkulardan, acı ve sıkıntılardan uzak yaşanmışların, tatlı hatıraları ve bu hatıraların tarifi mümkün olmayan huzurumu sarıyor yüreğimizi?  Ve bu tarifsiz huzur destekliyormu geleceğe dönük hayellerimizi?

Her ne hal içerisinde olursak olalım, geleceğimizi, geçmişin pişmanlıklarına,  korkularına ve  acı hatıralarına teslim etmeyelim…Geçmişte susmak, şu anda yaşamak ve gelecekte coşmak zamanıdır şimdi…   Kısacık ömre geniş anlamlar katmak, küçücük cümlelere derin manalar kazandırmaktır hayatın gayesi,  zamandır bunu öğrenebilmenin tek çaresi…ve yaşanılan acı yada tatlı tecrübelerdir bunların yegane öğreticisi…

Çocukluğumuz bir masal, gençliğimiz bir hayal gibi geçti belkide…ve şu anda koskoca bir seneryo var elimizde… yazanı, yöneteni ve oynayan kaharamanı biziz  ve bu bilinçle yaşadığımız şimdiki anı sahiplenmeliyiz… Şimdiki an… geçmişin pişmanlığı, geleceğin kaygıları yada, mazinin güzel hatıraları ile  geleceğin umutlu bakışları arsında tam ortada bir yerlerdedir, aynalara sorun onlar gösterir…

 

Zaman, her şeyin değerini bilmemeizi sağlayan…

Zaman, ögrettikleriyle, insanı acziyet ve zayıflıktan arındıran..

Zaman, en büyük acılara ve yaralara merhem olan …

Zaman, Kendi sırlarını içinde saklayan..

Zaman, tevekkül, şükür ve tevazunun hocası…

Zaman, yaşanmışları, yaşanılanları, yaşanılacakları içinde barındıran…akıl almaz bir mekan…

Zaman, hükmedilmesi imkansız bir derin kavram…

Zaman, bilirim, şu aciz aklımla seni tam manasıyla  anlayamam…

 

                                                                                                   Yako

11:14 - 2007-10-15 - comments {0} - Yorum Yap

Önceki Sayfa Sonraki Sayfa
Description
GÖZLERİM YİNE SENİ ARADI İŞTE SESSİZ SEDASIZ BİR GECEDE HANİ SEN YİNE GELMEYECEKSİNYA AMA BEN SENİ YİNE ALDIM DÜŞLER ÜLKEME BİR MUM DAHA YAKTIM BİRKEZ DAHA YANDIM BİRKEZ DAHA O MUMLA BİRLİKTE ERİDİM ... BİTTİM... SÖNDÜM... SAHTE SEVGİLER YOLUMDA EZİLDİLER DAĞLAR ÖNÜMDE DİZ ÇÖKERKEN ASLA KAYALARA YALVARMAM.....

«  August 2008  »
MonTueWedThuFriSatSun
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Ana Sayfa
User Profile
Arşiv
Arkadaşlarım

Son Yazılar
- 9-8-7-6-5-4-3-2-1-0
- Yetişkinlikten istifa dilekçesi...
- SEVMEKTEN UTANMA YÜREĞİM.....
- SİZ İNSANLAR
- Sen Bilirmisin?
- Haykırabilecekmiyiz?
- YALNIZIM!...
- EN SON NE ZAMAN
- KÜSME HAYATA ymışşş
- DÜŞLEMEK
- MUTLULUK NEREDEDİR ??
- YAĞMUR
- HAYATA KARŞI
- SİYAH BEYAZ
- BAŞIMI DİNLEMEK İSTİYORUM.
- KENDİME KIZGINLIGIM
- umudumun en mahrem yerine sevgini koydum
- arkadaş !!!
- 3 şeyi doğru sec
- Dusunduklerim
- İncilen Ruhalarımız Ve Keskelerimiz
- Eriyoruz
- Yalnızlık....
- ölesine
- YAŞANMIŞLARIM VE UMUTLARIMLA SOHBETİM
- Anladım ki
- HAYELLER VE GERÇEKLER...
- SEN, ŞEHİR VE BU YÜREK
- benss
- Bitti
- yıne yarım kaldım
- Başlıksız
- varsın acısın içim
- Yine de mutlu kal; hoşça kal...
- birgün
- Bekleme artık DÖNEMEM
- SEVGİ NEYDİ
- HANİ KAPTANLAR GİTMEZDİ
- ..................................
- hayatındaki en değerli şey ne
- seviyormu
- çatlak kova
- gülümse anne
- Başlıksız
- gülüm
- hayat
- Başlıksız
- insan dediğin
- SEVSEYDİN GİTMEZDİN
- ERTELENMİŞ SÖZCÜKLER
- SENDEN VAZGECEBİLİRMİYİM HİİİÇ...
- BÖYLE SEVDİM İŞTE
- BİTMEYEN YANLIZLIK
- öylesine
- ayrılığın düğünü bu gece
- sensiz gecen geceler sensiz gecen saatler
- kanlı gözyasımsın
- Başlıksız
- Başlıksız
- hersey bugün olmalı
- dönme geri
- yeter ne olur
- MASALIMDIN BİTMEYECEK
- Giden Mi Kalan Mı Yalnızdır
- MEĞER
- ANNE
- Çevirimiçi Kız İsteme
- Kadeh Kaldırabilirsin Zafere
- Acımasız Gerçekler
- avare çığlıklar
- YOKLUĞUNDA
- KOKUN HASRET KALDI YÜREĞİME YILLAR GÖTÜREMEDİ HALA YERİNDEN
- SEVGİSİZ SEVGİLİLER GÜNÜ
- BİR TEK O SENİ BENDEN DE ÇOK SEVDİ
- senin neyine yanayım
- Başlıksız
- benim bitanem
- Elvedaları Hiç Sevmedim
- BIRAKIP GİTTİN BENİ YANARIM İÇİN İÇİN YARALI KUŞLAR GİBİ SENSİZ BEN BİR HİÇİM
- ASLAA
- AS LA KALBİME GÖMEMEM SENİ Bİ KALEMDE SİLEMEM GÜNES OLUP DA DOĞARIM BİR SEN BİR BEN
- Başlıksız
- Başlıksız
- Başlıksız
- <<< Hoşgeldin Yanlızlığım >>>
- yoruldum sevgili..
- İnternette Dürüstlük
- HAYALLERDEYİM YİNE UÇTUUUM
- BUGÜNKİ ÖFKEM
- BUDA ÖYLESİNE
- KENDİ KENDİMİ KENDİME ANLATTIM
- Alışık Yüreğim Gitmelerine
- Gecenin Öteki Yüzünden
- Aşkın Son Şarkısı
- Benim olacaksın
- ÖYLESİNE
- BONCUUUUUK
- KANAYAN YARA
- KADERİN HİKAYESİ
- Seni Özlemek HERBİŞEYİM

Friends

bedava chat sohbet batak okey tavla