Bugün, kendime çok kızdım...
Tohumun;
ağaç olma sabrını, hayata karşı gösteremediğim için, kendimden utanıyorum...
Bugün, asırlık ağaçları izledim; sessizce...
Öyle çok şey anlattılar ki; zamana, kendilerine ve sabra dair...
Onları izlerken dalgın dalgın; hayata ettiğim sitemler geldi aklıma...
Minnacık tohumun; kök salma, topraga ve rüzgara karşı ayakta durma çabası...
Fidan olduğunda kırılmamak için doğa koşullarına direnme gayreti;
Yüzümde tebessüm yarattı...
Fidanlıktan, ağaç olma yolundaki süreç; daha da meşakkatli...
Hem tek olacaksın; hemde ormanın bir parçası...
Kışın hırpalacak, zamanla yaşlanacaksın...
Hatta; yorulunca kışları, yazı beklemekten;
Odun olmayı dahi göze alacaksın...
Tohum olmaktan; odun olmaya geçen zaman, ne büyük sabır ya rabbi...
Her sıkıntıda yaprak döker gibi;
Kalbimin özsularının, gözpınarlarımdan akması utandırdı beni...
Doğadaki, her canlının ne kadar sabırlı olduğunu, kendime hatırlattım bugün; yeniden...
yıllanmış ağaçları dinledim bugün; hayatın içinde, kendimi dinler gibi...
Odun olmak için, tohum olabilmeyi göze almak;.
Tohum olduğunda ise; odun olmayı kabullenmek lazım...
İnsan olmaya gelince;
Her şey, biz insanlar için... |  |