Seni tanımasamda daha, bana ait bir şeyler olduğunu görebiliyorum gözlerinin ardında. Bilmiyorum beklide bu duyguydu beni senden vazgeçiremiyen ….
Bir şehir gibisin, hayellerin ardına gizlenmiş, sokakların ıtsız,duvarların renksiz ve meydanların sezsiz. Geziyorum anlamaya ve tanımaya çalışıyorum bu şehri;
Sanki benden korkuyor ve bu yüzden renklerini gizliyor sesini kısıyor bu şehir. Beklide bu yüzden hayellerin koşuşturması gereken sokakalar karanlığa esir.
Yalan yok, hiç düşünmedim değil, karanlığından ve sessizliğinden korkup geri dönmeyi, bu şehirde yaşamaktan ve yaşayacağım mutlu hayellerden vazgeçmeyi, ama bunada musade etmedi şehir ...
Ve içimden bir ses, kalmalı ve tanımalısın dedi. Düşündüm bu gizemi terk ettiğimde geri döneceğim yeri, daha büyük karanlıkların, ıtsızlıkların, ve sezsizleğin menbağı, yalnızlığın anavatanı yaşantıma..
Söyle bana ey sevgili, nedir bu gizemin nedeni? Ne demek istiyor bu ıtsız ve karanlık sokaklar, neyi anlatmak istiyor bu renksiz yosun tutmuş duvarlar, susmuş neler gizliyor şu koskoca meydanlar?
Bilmelisin güzel insan;
Bu can ilk defa yaşayabileceği bir şehir uğruna yalnızlığa ihanet etti, ve cesaret edip girdi bu şehirden içeri, bir çocuk kadar masum ve temiz hayellerinin fidanları avucunda.
Müsade et, çocuk kılığında neşeli hayaller koşuştursun sokaklarında, müsaade et duvarların rengarenk boyansın huzura ve sevinç ve mutluluk çığlıkları yankılansın meydanlarında…
SON OLARAK EY GÜZEL İNSAN UNUTMA, sevgisi; umutları ve sahip olduklarıyla, bu şehri fethetmek isteyen bir yürek var bu şehrin kapısında…..
www.barbarosfatih.tr.cx
<<Önceki Sayfa |1/ 29|Sonraki Sayfa>>