![]() |
Çocuklar İçin |
![]() |
![]() |
Çocuklar İçin Bilmeceler-2Gönderildi - 03:38 - 5/3/2006
Bir kızım var, kat kat çeyizi var. (Lahana) Gece yanar, gündüz söner.(Lamba) Ağızlarda toz olur. Beş on yerken yüz olur. (Leblebi) Bacakları uzun inci. Göçüp gider güz gelince. (Leylek) Sarısa suluca, al eline koy cebine. (Limon) İki deliğe parmak geçer. Çifte bacak neler biçer. (Makas) Çoğu kişi yapraklarımı öylece yer bilirim. Salata denildi mi, hatıra ben gelirim. (Marul) Ayağı var gidemez, yemek gelir yiyemez. Konulan yükü taşır, derdini söyleyemez.(Masa) Daldan dala atlarım, kuyruğumdan sarkarım. (Maymun) Ağzı var, dili yok Haber verir, sözü çok. (Mektup) Basamak basamak bastı bacak. (Merdiven) Demirden leblebiyim, beni yiyen kan kusar. (Mermi) Dört konaklık yolum var. Her biri üç ay sürer. (Mevsimler) İnci dizilerim var, tatlarım olurum kar. Unum besleyicidir. Karnınızı tok tutar. (Mısır) Göz ile görülmez, el ile tutulmaz. Ondan uzak duranlar, sağlamdır hasta olmaz. (Mikrop) İçi taş, dışı taş. Ha dolaş ha dolaş. (Minare) Su içer kanı yok, ses eder canı yok.(Motor) Bize ışık verir, biraz sonra erir. (Mum) Kulağını büktükçe ağzı sulanır. (Musluk) Soğan doğrar, gözü yanmaz. Düğmesi var, yorulmaz. (Mutfak robotu) Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane. (Nar) En kolay verilen şeydir, ama kimse almak istemez. (Nasihat) Ufacık tepe, çıngılı küpe. (Nohut) Ne enim, ne boyum var. (Nokta) Önce yeşildi, sonra kesildi. Dumana gömüldü. Kiraz kesildi. (Odun) Dört yılda bir yapılır, sporcular katılır.(Olimpiyatlar) Arka arkaya ikizler, biri diğerini izler. (Otomobil tekeri) Başlatır o heceden. Çıkarır hep yüceden. Çok oğlu, kızı var. Ne de tatlı sözü var. (Öğretmen) Allı pullu, iki kollu, bele bağlı.(Önlük) Ayakları kürekli. Ne kadar da yürekli. Suda bir gemi. (Ördek) Ağ örer, balık tutmaz.(Örümcek) Tarlada çiçek, yemeğimde yağ. Üstümde giyecek. (Pamuk) Makineyle ekilir. Sürülerek sökülür. Sonra şeker yapılır. Bakkallarda satılır. (Pancar) Küçümseme garibi, konuşur senin gibi. (Papağan) Cebinizde var ise, her şeyi alırsınız. Cebinizde yok ise aç bile kalırsınız. (Para) Etten şiş, demirden kebap. (Parmak, yüzük) Yeraltında civcivli tavuk. (Patates) Bana imam bayıldı. Olurum karnıyarık. Turşu bile yaparlar, kimim anlayın artık. (Patlıcan) Sıvıdır içilmez, paha biçilmez. (Petrol) Küp içinde beyaz uşak. (Peynir) Yer altında sakallı dede. (Pırasa) Sırık gibi uzandım, püsküllerle bezendim. Doğrayıp pişirdiler, tabağa koyup yendim. (Pırasa) Sarıdır ayva gibi, suludur elma gibi. (Portakal) O söyler ben anlarım, ben söylerim o anlamaz. (Radyo) Karnından yer, sırtından çıkarır. (Rende) Az gitti, uz gitti. Dere tepe düz gitti. Altı ay bir güz gitti. Uyanınca hep bitti. (Rüya) Manisa’dan Tire’den. Şimdi geçti buradan. (Rüzgar) Benim adım iki hece. Çalışırım gündüz gece. (Saat) Dört köşedir, beş değil. Başı sudan hoş değil. (Sabun) Ben keserim, o uzar. (Saç, tırnak) Çiğnerim çiğnerim yemem. (Sakız) Semeri var eşek değil. Boynuzu van öküz değil. (Salyangoz) Dört ayak, bir dayak. (Sandalye) Mani mani maniki. Tırnağı var on iki. (Sarımsak) İndikçe azalır, çıktıkça çoğalır. (Sayılar) Bir ağacı oymuşlar. İçine ses koymuşlar. Yalan lanlış söylemiş.Kulağını burmuşlar. (Saz) Tepeden indi, dereye sindi. (Sel) Biri verir, öbürü alır. Görünürde hiçbir şey yok. (Selam) Bin gözlü, bir ağızlı. (Sepet) Nefesi var, kanı var. Bir küçücük canı var. (Serçe) Ben dururum o gider. (Ses) Parasını el alır. Dumanını yel alır. (Sigara) Kağıdın mendilidir. (Silgi) Bazen gökte, bazen yerde. (Sis) Kışın yatar, yazın kalkar. (Soba) Yazın yaşını yeriz, kışın başını yeriz. (Soğan) En çok kullanılan şeydir ama ne biter ne tükenir. (Söz) Yürür gider canı yok, boğazlasan kanı yok. Dünyaya can dağıtır, kendisinin canı yok. (Su) Bin deliği olan bir fıçım var. Yine de su tutar, yine de su yutar. (Sünger) Hop burada, hop şurada. Bir de baktım kapı arkasında. (Süpürge) Aç durur, susuz duramaz. (Sürahi) Bir belalı başım, tuzsuz pişer aşım. (Süt) Benden yüksek, tavuktan alçak. (Şapka) Bir yanı beyaz, bir yanı al, tadı bal. (Şeftali) Suya girsem eririm, ağza tat veririm. (Şeker) Ben giderim o gider, üstümde gölge eder. (Şemsiye) Ağzı var, dili yok. Karnı var, bağırsağı yok. (Şişe) Çıt etti ateş yandı. Sıcak su hazırlandı. (Şofben) Benim bir ağacım var. Her gün bir yaprak döker. (Takvim) Kara kediyi kuyruğundan asarlar. (Tava) Uzun kulaklı, kısa kuyruklu. (Tavşan) Elemeden yoğurur, gün aşırı doğurur. (Tavuk) Ak bir çubuk, tükenir çabuk. (Tebeşir) Ben iki hasretlinin, arasında dururum Yüzlerini görmeden, onlarla konuşurum. (Telefon) Sandığım sihre bürünür. Aynasında dünya görülür. (Televizyon) Kapkaradır her yanı. Günde dağlanır canı. (Tencere) Ben giderim o gider, şıpıdık şıpıdık söz eder. (Terlik) Yuvarlaktır düz değil, doksandokuz yüz değil. (Tesbih) İnci gibi dişlerim, odunları dişlerim. (Testere) Kuru gitti yaş geldi. (Testi) Sivri burunlu, uzun kuyruklu, şeytan suratlı.(Tilki) Konuşursa, yer gök inler. (Top) Yol üstünde durur, gelene geçene buyurur. (Trafik polisi) Sıra sıra odalar. Birbirini kovalar. (Tren) Sudan, topraktan çıkarım. Hemen her yemekte ben varım. (Tuz) Horozu var ötmez. Borusu var akıtmaz. (Tüfek) Bilmece bildirmece, dil üstünde kaydırmaca. (Tükürük) Ayla yıldızı aldılar, yine göğe saldılar. (Türk bayrağı) Bir kocaman kuşum var, hep aynı yere konar. (Uçak) Tepeye koy yel alır, dereye koy sel alır. (Un) Kırışık, mırışık. Bu giysiyi giyemem. Kim düzeltir bilirim.Adını söyleyemem. (Ütü) Alçacık dallı, yemesi ballı. (Üzüm) Suda yürür, karada durur. (Vapur) Elemez melemez, ocak başına gelemez. (Yağ) Bulutlardan süzülür, inci gibi dizilir, çamur olur ezilir, bilin bakalım bu nedir? (Yağmur) Elsiz ayaksız kuyu kazar. (Yağmur) Bağırırsın susar, susarsın bağırır. (Yankı) Yaşarken yerinden ayrılmaz, öldükten sonra gezer. (Yaprak) Gece uçar, gündüz kaçar. (Yarasa) Yattım yumuşak. Uyudum sıcak sıcak. (Yatak) Süt içer, yağ kusar. (Yayık) Mavi tarla üstünde, beyaz güvercin yüzer. (Yelkenli) Bir gömleğim var, on iki yerinden ekli. Üç yüz altmış beş benekli. (Yıl) Gözü var, ayağı yok. Gömleği var, dikişi yok. Adam öldürür eli yok. (Yılan) Ay varken açarlar, gün varken kaçarlar. (Yıldızlar) Yukarı çıkar, aşağı iner, hareket etmez. (Yol) Gündüz yığılır, gece yayılır. (Yorgan) Pişirirsen aş olur, pişirmezsen kuş olur. (Yumurta) Dışı katık, içi kütük. (Zeytin) Kırk kardeş el ele tutuşur. (Zincir) Derleyen: Rıfkı Kaymaz (rifkikaymaz@hotmail.com) <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa -> |
![]() |