 |
çocuklar için şiir, masal, hikaye, tekerleme, kitap, bilmece, bulmaca
| |
|
 |
Hikayeler 3
Gönderildi - 05:53 - 3/8/2006
KOMŞU KOMŞUYA MUHTAÇ
Türkçe öğretmenimiz her gün olduğu gibi yine güler yüzüyle sınıfımıza girdi. -Günaydın çocuklar, diye seslendi. Hep birlikte: -Günaydın öğretmenim! Öğretmenimiz bugünkü dersimizin konusunu sordu.Ben: -Atasözleri, diye bağırdım. El kaldırmadan, hem de çok yüksek sesle haykırmanın yanlışlığını fark ederek, öğretmenimin uyarısına gerek kalmadan: -Özür dilerim öğretmenim, dedim. Öğretmenimiz bir hafta önce bizlere atasözleri ile ilgili bilgi edinmemizi söylemişti.Örnek olarak verdiği atasözlerinin anlamlarını büyüklerimizden öğrenmemizi, seçtiğimiz bir atasözünü ise daha geniş bir biçimde açıklamamızı istemişti. Birkaç gün önce anne ve babama "hangi atasözünü açıklayayım?"diye sormuştum. Babamın teklifinde karar kılmıştık:Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Sıra bu atasözünü anlamam ve onu diğerlerinden daha geniş bir biçimde anlatmamdaydı. Atasözlerinin uzun yılların tecrübesine dayandığını anlatan babam, bu sözlerin önemini vurgulamıştı: -Atasözleri milletimizin, inanç, düşünce, gelenek ve göreneklerini içerir.Onlardan alınacak önemli dersler vardır. Bu sözlerde anlam genellikle mecaz anlatımla verilir.Mecaz, bir sözün gerçek anlamı dışında kullanılmasıdır. Babamın açıklamalarını sabırsızlıkla beklemiş, ayrıca notlar da almıştım. Arkadaşlarımdan Nilgün ve Emre kendi seçtikleri atasözlerini açıkladılar, örnekler verdiler. Parmak kaldırarak söz istedim. -Açıklayacağım atasözü:"Komşu komşunun külüne muhtaçtır." Dedim.Sözlerime devam ettim: -İnsanlar topluluk halinde yaşar. En küçük topluluk ailedir.Aileler, akrabaları oluşturur.Köylerde, beldelerde, ilçe, ya da il merkezlerinde yaşarız.Evlerimizin yanıbaşında, ya da aynı apartmanda yaşadığımız komşularımız vardır.Bu komşularımız bizim yakın dostlarımızdır.İnsanın başta kendisi olmak üzere, ailesine,çevresine, komşularına, arkadaşlarına, milletine karşı görev ve sorumlulukları vardır.Bunlar arasında komşularımıza iyi davranmak çok önemli sorumluluklarımızdandır.Güzel dinimiz komşularımızla iyi geçinmemizi emreder. Öğretmenimiz: Sevgili çocuklar.Hatice'nin açıklamalarına ben de Sevgili Peygamberimizin:"Komşusu açken tok yatan bizden değildir."kutlu sözüyle katılmak istiyorum, dedi. Ben açıklamalarımı sürdürdüm: -Atalarımız komşu haklarına çok önem verirlerdi.Aynı sokağı, aynı apartmanı paylaştığı insanlarla iyi geçinmek aynı zamanda güzel dinimizin de bir gereği.Komşularımız sevinci de acıyı da birlikte yaşadığımız yakınlarımızdır.Bu nedenle onların acılarını ve sevinçlerini paylaşırız.Onların çocukları bizimle kardeş gibidirler. Onlarla birlikte büyür,onlarla birlikte okula gideriz. Bir örnek vermem gerekirse, mesela; Ayşe.Biz Ayşe arkadaşımın ailesiyle birlikte aynı apartmanda oturuyoruz.Aynı bahçede oynuyoruz. Ödevlerimizi birlikte yapıyoruz. Annemin bir işi çıktı mı, beni Seher Teyze'ye emanet eder. O da Ayşe'yi gerektiğinde bize bırakır. Atalarımız bu nedenle "komşu komşunun külüne muhtaçtır" demişler.Kısaca komşuların birbirlerine her zaman maddî ve manevî açıdan ihtiyaçları vardır, diyerek sözlerimi tamamladım. Öğretmenimiz maddî ve manevî yardımın nasıl olacağını hepimize sordu.Fevzi parmak kaldırdı,söz aldı: -Yeri geldiğinde küçücük bir kibritin, bir mumun, bir limonun bile önemi vardır, öğretmenim, diyerek sözlerine devam etti: -Manevî yardım da onların acılarına ortak olmak. Babam, "acılar paylaşıldıkça azalır, sevinçler paylaşıldıkça artar."diyor.Hasta komşularımıza ziyaret, onlardan yakınlarını kaybedenlere başsağlığında bulunmak,yine komşularımızın mutlu günlerinde onlarla birlikte olmak.Örnekleri çoğaltabilirim. Fevzi'nin anlattıklarını ve verdiği örnekleri hepimiz beğendik.Öğretmenimizin isteğiyle hep birlikte alkışladık Fevzi'yi. Öğretmenimiz: -Günümüzde ne yazık ki komşuluk ilişkilerimiz zayıfladı.Birbirimize yakınlığımız azaldı. Duyarlıklarımız zayıfladı.Bu zayıflıkları kuvvetlendirmeye ne dersiniz? Diye konuştu. O gün öğretmenimizin önerisiyle sınıfça bir karar aldık:Bundan böyle komşuluk ilişkilerimizi daha güzelleştirmeye, asansöre binerken, asansörden çıkarken, kapıda komşularımızla karşılaştığımızda onlara selam vermeye, büyüklerimize daha saygılı davranmaya, komşularımızın hakkını yememek için apartmanda gürültü etmemeye söz verdik.
Rıfkı Kaymaz
Diyanet Çocuk Dergisi Temmuz 2006, Sayı:312
Yorum Yaz!
<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->
|
..