Yalnızlık

Her Güzel Şey Bir Gün Bİtermiş...

04:01, 18/4/2006 .. 2 yorum .. Link

         Hani hep derdin ya "kızım okulunu bitir beraber yapacağımız çok şey var." Erteledik her şeyi seninle babacım. En son söyleyebildiğin cümle "İyileşeceğim sen beni merak etme dön konya'ya okulunu aksatma" Sonra vedalaştık seni öptüm ağlamamak için zor tuttum kendimi,gözlerimden yaş gelince, sen görmeyesin üzülmeyesin diye,ellerimi tutan zayıflamış ellerini bırakıp gitmek zorunda kaldım.Sonra dedim ki anneme bu perşembe yine geleceğim. Ama Çarşamba Geldim...Senin yoğun bakımda olduğunu söylediler,Akrabamız geldi dersten çıktım koştum. 3 buçuk saat geçmek bilmedi,sonunda Ankara'daydık. Ama sen YOKTUN... Ben geldim ama sen beni beklemeden gitmiştin.

            Hiç düşünmedim öleceğini,Biliyo musun hala inanmıyorum öldüğüne. Öyle bir kişilik,Öyle bir beyin ÖLEMEZ... Yüreğimdesin canım babam....



SENİN GEMİN CAMDAN SEVGİLİ

11:49, 6/4/2006 .. 1 yorum .. Link

 

Duydum ki yine umudunu kesmissin insanlardan,
dostluklardan... Duydum ki yine acimaya baslamissin kendine...
Yolunu kimselerin bilmedigi, bilmek de istemedigi sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok üsümüssün...
Insan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormussun.
Simdi artik yollarda ve binbir hayalin pesinde sürükledigin ve yiprattigin sevgine minnet borcunu ödeyecekmissin...
Aciyan sevgini simartacak, onu örtülere saracakmissin. Onu kendini güçlü ve korunakli oldugunu hissetmedigin hiçbir yerde ortaya çikarmayacakmissin...
Sevgini yirtici bir kus gibi yetistiriyormussun.
En iyi savunmanin saldiri oldugunu ve yok olmamak için yok etmek gerektigini ögretiyormussun ona... 


Ona onu, sabirlar, merhametler ve inceliklerle degil, hazlar, hayranliklar ve kiskanç ilgilerle besleyecegini vadediyormussun.
Her gece uyumadan önce arkasinda Che Guevera’nin resmi olan aynanla konusuyormussun: Bir sen varsin önemli olan, bir sen varsin gerçek olan...
Hem onca aciya ragmen hâlâ güzelim...
Ve artik kendime yasakliyorum baskalarina acimayi ve hayatin acisini...
Aynandaki nefesinin bugusunu görüyorum buradan. Gözlerinle göz göze gelemedigin için tutup aynadaki buguyu öpüyorsun.
Yarali kendini öpüyorsun.
Çekmeceden cüzdanini çikartip içindeki kredi kartlarini seyrediyorsun zoraki bir hayranlikla.
Içinde sevgini sakladigin kaleyi daha da güçlendirmeyi geçiriyorsun aklindan.
Kredi kartlarini yaliyorsun dilinle ve onlarin zehirli tadini içine akitiyorsun...
Bankamatikten her para çektiginde kulagina gelen ölüm çigliklarina alistirmak istiyorsun kendini böylece.


Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri gizleyen ve bütün katliamlari aninda temize çeken teknolojinin zehirli tadi sariyor simdi sevginin yaralarini.
Bankamatikten her para çektiginde kulagina gelen çocuklarin ve kimsesizlerin ölüm çigliklarina dayanamadigini hissettigin an, senin için hayatta sadece annenin babanin ve kardeslerinin önemli oldugunu söylüyorsun kendine ve aksam is dönüsü onlara hediyeler alarak evine dönüyorsun...
Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardina saklamadan önce, sadece kendi çocuklarini sevenleri çok kinadigini unutmak içinse, bu defa baskalari degil kendin kanatiyorsun sevgini...
Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun kendine.
Köpegini severken, kucaklarken sana acimasizlik eden dostlarinin, seni sevginin o hayal ülkesinde yillarca bekletip düslerini ve ömrünü çalan sevgililerinin yüzleri geçsin istiyorsun karsindan.
Onlarin yüzleri geçtikçe sahibi oldugun için senden baska kimseyi sevmeyecek ve baglanmayacak olan köpegine daha da siki sarilmak istiyorsun, öpüp koklamak.
Kendini öper gibi, yarali ve belki de artik hiç iyilesmeyecek olan kendini... 


Hiç iyilesmeyecegini artik kendinden bile saklayamadigin böyle anlarda para kazanmak istiyorsun, is kurup daha çok para kazanmak...
Böyle anlarda bir kalenin ardinda gizledigin yarali sevgini bile unutmak istiyorsun; o seni düskirikligina ugratan insanlara inat yeniden baglanmak istedigin anneni, babani kardeslerini bile...
Böyle anlarda kendine sakladigin, gizledigin her seye, yanlislarla dolu olsa da senden izler tasiyan tarihine bile düsman oluyorsun.
Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artik hiç iyilesmeyecek yarali kendini yok etmek istiyorsun... Sonra yorgun düsüyorsun... Artik dinlenmek istiyorsun. Yarina daha dinlenmis ve korkulardan kurtulmus olarak uyanmak istiyorsun...
Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere biraktigin dalginligin geliyor aklina...
Kendine bir kez daha aciyorsun ve bu yüzden pahali bulup da almadigin giysileri almaya karar veriyorsun.
Bu pahali giysiler sayesinde ilgilerin kölesi degil, ilgilerin merkezi olmayi istiyorsun.
Bu giysiler sayesinde sizlayan sevgilerini örtmek, örtmek, örtmek istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun. 


Oysa senin gemin camdan sevgili...
Iste güçlü baligin güçsüz baligi yok ettigi kanli denizin her tarafindan seni görebiliyorum...
Sadece ben degil, dost düsman herkes uykuya daldigini görebiliyoruz buradan.
Çünkü senin gemin camdan sevgili.
Sikintidan yedigin tirnaklarinin kenarlarini...
Korkulu bir rüya gördügünde birden silkinisini...
Yarali sevgini korumak için aldigin onca kötücül karara ragmen nasilsa hep masum kalan sayiklamalarini görüp duyuyorum buradan...
Kaleni ve kalenin ardinda sakladigin yarali sevgini.
Bosuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili...
Seni bu kanli deniz ve düsmanlarin da dostlarin da hemen tanir.
Ya benzerini bulup gidersin buralardan.
Ya da seni yok ederler sevgili...
Herkes gibi ve her seyi bilerek yasayamazsin sen.
Senin gibiler örtünemez...
Bu kanli denizde senin gemin camdan sevgili..
.

CEZMi ERSOZ

 



Nesnelleştik

03:30, 20/3/2006 .. 2 yorum .. Link

       Hepimiz her geçen gün biraz daha duyarsız biraz daha sorumsuz oluyoruz. Bence bu çok  tehlikeli bir buluşıcı hastalık.Kişiden kişiye,kitleden kitleye bulaşan,toplumu ve birlikteliği öldüren bir hastalık.

       Nesnelleştik. Düşünün bir kız erkek arkadaş ya da eş seçerken nelere dikkat eder oldu? (Tüm kızlar böyle değil ama gözüken o ki bu zaman hiç de uzak değil) Zengin olsun,iyi giyinsin,İyi ortamlara takılsın,arabası olsun,evi olsun..... Hepsi satın alınabilir şeyler, Ya giydikleri dışında insan sıfatına yakışan bir özelliği yoksa...

       Ben akla bakarım,iki lafı biraya getirip konuşamayan ama iyi giyinen biri umrumda olmaz. Görmem onları,sonra da arkamdan atıp tutarlar "ay ne havalı bişi bu ya sanki bulunmaz hint kumaşı" Böylesi daha iyi bir çember oluştururum ordan içeri giremez aklını kullanmayan insanlar...  Değersizliğini yüzüne vuramayanlara inat ben vururum bu çember dışında bırakarak.



Işık

08:57, 19/3/2006 .. 1 yorum .. Link

Tünelden çıkış sandığım ışığın,Üstümüze gelen kamyonun farı olduğunu çok geç farketmiştim...

                                                                                                                         Can Dündar



Dostluk Üzerine

08:44, 19/3/2006 .. 1 yorum .. Link

    Bilmiyorum siz ne düşünüyorsunuz ama ben üniversiteye gelip gözümü açtığımdan beri dostluğa pek inanmıyorum.Çevremdeki herkes çıkar peşinde ve herkes yalnızca kendini düşünüyo.Peki ben? Ben biraz saf, kıyamıyorum kimseye.İhtiyaçları olduğu heranda onların yanında oluyorum ama bunu da suistimal etmeyi başardılar. 

     İşte bu yüzden sanal dostlar (chat gibi basit banel yollarla değil) edinmeye,içimi onlara açmaya çalışıyorum. Çünkü burada yazıştığım hiç bi insanla gerçek yaşamda karşılaşmayacağım.Böylesi daha iyi sanırım bana ya da karşımdakine hiç bi zarar vermeyecek. Paylaşacağız her şeyi iliklerimize kadar.

        Bak ne diyo Ömer Hayyam

Bu zamanda az dostun olsun daha iyi,

Herkesle uzaktan hoş beş edip geçmeli,

Can gözünü acınca görüyor ki insan,

En büyük düşmanıymış en çok güvendiği.



Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

Linkler


Kategoriler


Son Yazılar

Her Güzel Şey Bir Gün Bİtermiş...
SENİN GEMİN CAMDAN SEVGİLİ
Nesnelleştik
Işık
Dostluk Üzerine

Arkadaşlarım muhsincivelek
musti1905
ubudiyet

batak oyna