30/9/2006 - Renklere göre biz..
Elbise
seçerken, araba alırken, evimizi döşerken fark etmeden seçimimizi neler
etkiler? Neden boş boş denizi seyrederken huzur duyar, çiçeklerle
bezenmiş bir bahçede ise heyecanlanırız? Neden bazı restoranlarda acele
acele yemek yer de hemen kalkarız? Neden sarışın insanlar bizde "dikkat
çekici ama havai" izlenimi uyandırır? Hepsinin cevabı aynı: Renkler.
Renklerin,
yaydıkları titreşimler yoluyla değişik hormonlar üzerinde farklı
uyarıcı etkilerinin olduğu ve böylece ruh halimizi ve bedensel
fonksiyonlarımızı etkiledikleri artık kanıtlanmış bir gerçektir. Hatta
renklerin etkilerinden hareketle "kromoterapi" denilen bir tedavi yöntemi bile geliştirilmiştir.
Ben sizlere önce renklerin bilinen psikolojik etkilerini kısaca aktarmak istiyorum:
KAHVERENGİ:
ABD de Kansas Üniversitesindeki sanat müzesinde renklerin ziyaretçiler
üzerindeki etkileri bir deneyle incelenmiştir. Duvar rengi beyaz
olduğunda ziyaretçilerin yavaş hareket ettikleri, daha fazla müzede
kaldıkları görülmüş; duvarların rengi kahverengiye döndürüldüğünde ise
insanlar daha hızlı hareket ederek müzeden daha çabuk çıkmışlar.
Bu
tespit edildikten beri dünyadaki tüm fast-food restoranlarının sandalye
ve masaları kahverengiye, duvarları da yakın renklere boyanmıştır.
Yiyen hemen kalksın, yeni müşteriye yer açılsın diye. Eğer siz misafir
sevmiyorsanız salon takımınızı kahverengi seçebilirsiniz. Konuklarınız,
sebebini anlayamadıkları halde erken gitmeye can atacaklardır. Ama
misafirlerinizin uzun süre oturmasını, sohbeti sonuna dek götürmesini
isterseniz kahverengini salonunuzda, sohbet odanızda pek kullanmayın.
Kahverengi aynı zamanda toprak rengidir ve "mahviyet ve tevazu"yu
çağrıştırır. Bu renk giyinirseniz diğer insanlar arasında kaybolur
gidersiniz. Amacınız buysa o başka (nitekim çekingen hastalarımın
sıklıkla bu renk giyindiklerini görmüşümdür) ama dikkat çekmek
istiyorsanız iş toplantılarında sakın kahverengi giymeyin.
Kahverengi
aynı zamanda teklifsiz, resmiyetten uzak bir renktir ve bu yönüyle
karşınızdakilerin size rahat açılmalarını da sağlayabilir.
KIRMIZI
iştah açar. O yüzden dünyadaki büyük gıda firmalarının (Kola ve
Fast-Food firmaları gibi) logolarında çok sık kullanılır. Aynı zamanda
(adrenalin salgısına yol açtığı için) heyecanlandırıcı bir renk olan
kırmızı, kan akışını hızlandırır ve tansiyonu da yükseltir.
YEŞİL
ise güven veren bir renktir. Bankalar logolarında bu rengi çok
kullanır. Yatak odası için de rahatlatıcı bir seçim olabilir. Ayrıca
yeşil rengin üretkenliği arttırdığı gözlenmiştir. Batıda büyük
otellerin mutfakları yeşile boyanmaktadır, aşçıların verimi artsın
diye. Batıdaki özel hastanelerde de yeşil çok kullanılır, çünkü
rahatlatıcı ve sakinleştiricidir. Mide ağrısını da azalttığı tespit
edilmiştir.
SİYAH
gücü ve tutkuyu temsil eder. Hırsın da ifadesidir. Fonda kullanılırsa
karamsarlık verir. Konsantrasyonu en çok arttıran renktir. Einstein
konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı almayan bir odada
otururmuş.
MAVİ
sakinlik simgesidir. Tansiyonu düşürür. Hastane personeli, polisler,
gardiyanlar genellikle neden mavi giyerler sanıyorsunuz? Araplar mavi
renkli taşların kan akışını yavaşlattığına inanırlar ve o yüzden nazar
boncukları mavi renklidir. Sakinleştirici olduğu için Batıda
intiharları azaltmak için köprü korkulukları maviye boyanır. A.B.D.de
bir okulun duvarlarının portakal renginden maviye çevrilmesi sonrası
çocukların haylazlıklarının azaldığı da tespit edilmiştir.
LACİVERT
kozmik bir renktir ve sonsuzluğu, otoriteyi ve verimliliği çağrıştırır.
Büyük firmalar logolarında bu rengi kullanarak prestijlerini
sağlamlaştırmak isterler genellikle.
MOR
ise nevrotik, karmaşık bir ruh haline yol açar, bilinç altı korkuları
uyandırır. Özellikle hastanelerde hiç kullanılmaması önerilir. Ama
maksadınız başkalarını korkutmak, sizden çekinmelerini sağlamaksa
kullanabilirsiniz.
PEMBE
malum, rahatlatıcı, “her şeyi tozpembe gösteren” bir renktir ve
insanların pembe elbiseli kişilere daha kolay ödeme yaptıkları fark
edilmiştir. Bu yüzden İngiltere’de çoğu mağazada tezgahtar ve
kasiyerler pembe gömlek giyinirler.
SARI
mutluluğun, dikkat çekiciliğin ve geçiciliğin simgesidir. O yüzden tüm
dünyada taksiler sarıdır ve araba kiralama firmaları da bu rengi çok
kullanırlar. Fark edin, kiralayın ama geri getirin diye. Bankalar ise
sarı rengi hiç kullanmazlar. “Paralar bizde uzun süre kalsın” dedikleri
için. İşyerinize bir gelen bir daha gelmiyorsa koltukların veya
duvarların sarı renginden olabilir bu, dikkat edin.
BEYAZ
ise istikrar ve saflığı temsil eder. Doktor ve hemşire kıyafetlerinde
biraz da bundan tercih edilir. Bazı politikacılar da bu rengi dürüst ve
şaibesiz oldukları imajı oluşturmak için kasıtlı olarak kullanırlar.
Bunların
yanı sıra, kişinin sevdiği ve sevmediği renklere göre kişilik tahlili
yapmak da mümkündür. Simdi size kısa bir test anlatacağım. Ama önce su
sekiz renk arasında en sevdiğinizden en sevmediğinize doğru bir
sıralama yapın ve 1 den 8’e numaralayın lütfen:
MAVİ
sükunet ve sadakat rengidir. Maviyi ilk sırada seçenler hassas ve huzur
arayan insanlardır. Hayatları kontrollü, hedefleri bellidir.
Problemsiz, üzüntüsüz bir hayat isterler ve bunun için bir çok şeyi
feda edebilirler. Tutarlı
ve sürtüşmesiz bir beraberlik arzu ederler. Mavi son sıralarda ise
tatminsiz olduğunuz ve sizi kısıtlayan şeyleri yıkmak istediğiniz
anlamına gelir. Tekdüzelikten nefret ediyorsunuz demektir ama bu yüzden
aile ve iş hayatında sürekliliği sağlayamayabilirsiniz.
SARI
Sarıyı 2., 3. veya 4. sırada seçenler iyimser kişilerdir ve geçmişe
değil daima ileriye, geleceğe ve umutla bakarlar. Hayatı kolay görür,
problemleri pek kafaya takmaz, kolay endişelenmezler. Ama bu tembel
oldukları anlamına da gelmez. Sürekli olmasa da sıkı çalışma dönemleri
vardır. Hele sarıyı ilk sırada tercih ettiyseniz bu sizin çok hırslı ve
sürekli zevk ve mutluluk arayan birisi olduğunuzu gösterir. Sarı renk
hayli geri tercihlerde kaldıysa ümit ve hayallerinizi kaybetmiş,
kendinizi reddedilmiş, bahtsız hissediyorsunuz ve içe dönmüşsünüz
anlamına gelir.
KIRMIZI
arzu ve enerji demektir. İlk sırada kırmızıyı tercih edenler dürtüsel
davranan, kazanmak isteyen, enerjik kişilerdir. İyi bir lider olurlar.
Beklentileri yüksektir ve hayatı dolu dolu yaşamak isterler. Kırmızı 7.
veya 8. sırada kalmış ise yaşama sevinci ve macera arzusu çok az
demektir. GRİ
nötr bir renktir ve zıtlıklar arasında orta noktayı bulma isteğini
temsil eder. Gri ilk tercihiniz ise, hiç bir yere angaje olmadan
bağımsız kalmak istiyorsunuz demektir. Fikir ve duygularınız her an
değişebilir. Bir gurupta "erimekten"
nefret edersiniz. Yapan değil izleyen olmayı tercih edersiniz. Griyi
son sıraya bırakanlar ise tersine paylaşmayı seven, bir guruba katılmak
isteyen, arzulu, hevesli insanlardır. Bu kişiler hedeflerine ulaşmak
için her yolu denerler. YEŞİL
sebatkarlık, tutuculuk ve değişime direnç anlamındadır. İlk sırada
tercih edilmişse, siz inatçı, sahiplenici ve hayli bencilsiniz
demektir. Başarma hırsınız fazladır, kıymetli şeylere sahip olmak,
hatta onları biriktirmek meyliniz olabilir. Tanınmak ve başkalarını
etkilemek istersiniz ama başarısızlık ve kayıp ihtimalleri sizi çok
üzer. Yeşil son sıralarda kaldıysa benliğiniz incinmiş, gururunuz
kırılmış demektir. Buna bağlı olarak da tenkitçi, alaycı ve dik başlı
olabilirsiniz.
SİYAH
“hayır” demektir. Bu rengi ilk sırada seçen kişi (ki bu nadir görülür)
kaderine isyan ediyor demektir. Siyah ikinci seçim ise, idealiniz,
tutkunuz uğruna her şeyden vazgeçebilirsiniz. Eğer ilk tercih sarı,
ikinci tercih siyah ise, kişi hayatında köklü değişiklikler yapmak
üzeredir. Normalde siyah son sıralarda seçilir ve bu, kişinin kaderiyle
barışık olduğuna işarettir.
MOR
ise iç çatışmaları simgeler. Özellikle de dürtülerinizle sükunet
arayışı veya hükmedicilikle boyun eğme hisleri arasında çatışma
yaşadığınızı gösterebilir. Moru ilk sıralarda tercih edenler mistik ve
büyüsel arayışlar içindedirler. Zihinsel olarak tam
olgunlaşmamışlardır. Hayal dünyasında yaşarlar. Mor genellikle son
sıralarda tercih edilir ve olgunlaşmış bir yapıya, gerçeklerle
yüzleşebilen bir kişiliğe işaret eder.
KAHVERENGİ
fiziksel iyilik rengidir ve sizin kendi sağlığınıza gösterdiğiniz
ilgiyi simgeler. Eğer kahverengiyi orta sıralara (4., 5.) koymuşsanız
sağlığınız ve bedeninizle sadece gereği kadar ilgileniyorsunuz
demektir. Bu da iyiye alamettir. Hastalık evhamı olanlar, kendini fazla
dinleyenler ise kahverengiyi ilk sıralarda tercih ederler. İlk
tercihiniz bu renkse hayli huzursuz ve endişelisiniz demektir.
Kahverengiyi ilk üç sırada tercih edenler aynı zamanda güvenli bir
çevre arayışında olurlar. Mesela mülteciler genellikle bu rengi ilk
sırada tercih ederler.
|