1/10/2006 - Hüseyin Nihal Atsız

RESİMLERİ









HAYATI


Türkçü, fikir adamı, tarihçi, Türkolog, şair ve roman yazarı Hüseyin Nihal Atsız 12 Ocak 1905 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelir.Babası Gümüşhane'nin Torul/Dorul
Kazası'nın Midi Köyü'nün Çiftçioğulları ailesinden Deniz Makine Önyüzbaşısı Hüseyin Efendi'nin oğlu Deniz Güverte Binbaşısı Mehmed Nail Bey, annesi Trabzon'un Kadıoğulları ailesinden Deniz Yarbayı Osman Fevzi Bey'in kızı Fatma Zehra Hanım'dır


Anne ve baba tarafından asker bir aileye mensup olan Atsız, ilk öğrenimini Kadıköy'deki Fransız ve Alman Mektebi, Süveyş'teki Fransız Mektebi,

Kasımpaşa'daki Cezayirli Gazi HasanPaşa, Haydarpaşa Osmanlı İttihad Mektebi'nde, ortaöğrenimini ise Kadıköy ve İstanbul Sultanîsi'nde tamamlar

1922 yılında imtihanla Askerî Tıbbiye'ye girmesine rağmen, üçüncü sınıfta iken Ziya Gökalp'ın cenaze töreninin yapıldığı günün akşamı öğrenciler arasında çıkan bir kavgada gayet ağır bir ceza alır. Ayrıca aralarında birtakım meseleler geçen Arap asıllı Bağdatlı Mesud Efendi adlı bir teğmenin kasdî bir şekilde ve lüzumsuz bir yerde istediği selamı vermediği için, 4 Mart 1925 tarihinde Askerî Tıbbiye'den çıkarılır .

Bu hadiseden sonra Kabataş Lisesi'nde üç ay öğretmen vekilliği, daha sonra Deniz Yollarının Mahmut şevket Paşa gemisi katip muavinliği yapmışsa da asıl Türk tarihi ve edebiyatı ile ilgili araştırmalara merak sardığı için 1926 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin yatılı kısmı olan Yüksek Muallim Mektebi'ne kaydolmasına rağmen, bir hafta sonra askere alınır, 1926-1927 yıllarında, dokuz ay süreli olarak İstanbul Taşkışla'da askerlik görevini ifa eder . Bundan sonra tekrar Yüksek Muallim Mektebi'ndeki talebelik hayatına dönen Atsız, Ahmet Naci isimli arkadaşı ile birlikte hazırladığı ve Türkiyat Mecmuası'nda yayımlanan "Anadolu'da Türkler'e Ait Yer İsimleri" adlı makale ile hocası Fuad Köprülü'nün dikkatini çeker. 1930 yılında Edirneli Nazmi'nin Divan-ı Türkî-i Basit isimli eseri üzerinde
mezuniyet tezi hazırlayarak aynı yıl mezun olur .
-----------------------------------------------
1950-1952 ve 1962-1964 yıllarında devam ettirdiği Orkun'dan sonra 1 Ocak 1964 tarihinden itibaren Ötüken adıyla çıkardığı dergide, Türkiye'de gittikçe hız kazanan bölücülük hareket ve tertiplerini açıklayan bir seri yazısı yüzünden, sonunda Yargıtay'ın kararı bozmasına rağmen, oy çokluğu ile on beş ay hapse
mahkûm edilmiş, Toptaşı Cezaevi'ne sevk edilmiş , bir müddet sonra reviri olan Sağmacılar Cezaevi'ne nakledilmiştir. Bir buçuk yıllık cezası kesinleşince, onun bilgisi dışında milliyetçi aydın çevrelerin harekete geçmesi ve yağan protesto telgrafları üzerine Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün yetkisini kullanması sonucu 22 Ocak 1974 tarihinde Bayrampaşa Cezaevinden tahliye edilmiştir .

YAZILARINDAN SEÇMELER

TÜRKÇÜLÜK
ATSIZ

 

Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin adıdır. Kelimenin sonundaki ek, yerine göre, mensupluk, sevgi, taraftarlık gösteren bir ektir. Türkçülük de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğuna göre, kelime, yerinde kullanılmıştır. Başka milletlerin Türk taraftarlığı ve Türk sevgisi bu kelime ile ifade olunamaz. Zaten başka milletlerin Türk'ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil, geçici bir nezakete, çıkara, siyasi zarurutlere işarettir. Türk'ü, gerçek olarak, Türk'ten başkası sevmez.

Türkçülük bir ülküdür. Ülküler, milletlerin manevi gıdasıdır. Ülküsüz milletlerin en talihlisi dahi silik ve sönük kalmaya mahkumdur. Eğer bu millet talihli de değilse, onun sonucu yenilmek, ezilmek, hatta yok olmaktır.

Ülküler, gerçekle hayalin karışmasından doğmuş olan, düne bakarak yarını arayan, milletlere hız veren ve uğrunda ölünen büyük dileklerdir. Milletler, ölebildikleri kadar yaşama hakkına sahiptirler.

Türkçülük, büyük Türkelinde, Türk uruğunun kayıtsız şartsız hakimiyeti ve bağımsızlığı ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.

Bu ülkü, geçmişte, birkaç kere gerçekleşmişti. Büyük Türkçülük ülküsü ve inancı ile yetişen gençlik sayesinde yarın yeniden gerçek olacaktır.

Türkçülük, dün bir kaynaktı; bugün çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır.

Türkçülük, dört kaynaktan geliyor:

1. Kökü çok eski olan ve Türk uruğunun şuuraltında yüzyıllardan beri yaşayan milliyetçilik;

2. Tanzimat'tan sonra, Avrupa'daki milliyetçiliklere benzeyen halkçı bir hareketin bizde de tatbik olunmasını isteyen milliyetçilik hareketi;

3.Devletimizin içindeki yabancı unsurların ihaneti dolayısıyle doğan tepki;

4.Türklerin 200 yıldan beri çektikleri büyük sıkıntılar.

Bu dört kaynaktan gelen düşünceler birbiriyle kaynaşıp yoğrularak bugünkü Türkçülük ortaya çıkmıştır. Türkler, Türkçülük ile güçlenecek, kurtulacak, ilerleyecek, yükselecektir.

Bir millet yükselme iradesini taşımazsa, kendine güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkalarından üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze alamazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir.

Bugün ülküler ve kahramanlar çağında yaşıyoruz. Geçmiş haklara dayanılarak davaların öne atıldığı, hesapların görüldüğü günlerdeyiz. Kan çağlayanları, kılıç şakırtıları ve gülle sesleri içinde yarının neler hazırladığını bilemiyoruz. Bu kasırga arasında, milletlerin yalnız geçmişlerini hatırlayarak milli ülkülerine yapıştıklarını görebiliyoruz. Geçmişi olmayan, yahut olup da unutan, milli ülküsü bulunmayanlar devriliyor.

İnsanlığın tarihinde büyük kasırgalar eskiden zaman zaman gelip geçeirdi. Gitgide bu kasırgalar sıklaşıyor. Bu gidişle tarih, ebedi bir kasırgadan ibaret kalacak gibi gözüküyor. Bugün ayakta kalabilmek için eskisi kadar sağlam olmak yetişmiyor. Çok güçlü, çok sağlam, çok sert, çok yürekli olmak gerekiyor. Bunun da bizim için birinci şartı, Türkçülük ülküsüne sıkısıkıya yapışmaktır. Şaşıran, ürken, sapıtan milletleri, tarih bağışlamıyor.

Türkçülük ülküsü bizden amansız bir görev ahlakı istiyor. Subay hiç yorulmadan altı saatlık talimini yaptırırsa, öğretmen bıkmadan öğreticilik işini yaparsa, memur sinirlenmeden halka kolaylık göstermeye devam ederse, doktor her şeyden önce yurttaşlarının sağlığı ile ilgili olursa, öğrenci her şeyden önce dersini bellemeye çalışırsa ve bütün görevlerle rütbeler arasında ne caka, ne gösteriş, ne dalkavukluk, ne de ilgisizlik olmadan bir ahenk kurulursa, aşağıdakiler yukarının buyruğunu ukalalık saymaz, yukardakiler de aşağının doğru ihtarlarına kızmazlarsa, bütün karşılıklı işlerde, görüşme ve konuşmalarda ne ikiyüzlülüğe kaçan nezaket, ne de kabalığa kaçan sertlik bulunmazsa, görevin bizden istediği şey yapılmış olur.

Gerçekten Türkçü olmak kolay değildir. Her önüne gelen Türkçü olamayacağı gibi, her Türkçüyüm diyen de Türkçü olamaz.

Her Türkçü, bulunduğu yerin görevini inançla yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamlaşır. Türklük güçlenir.

Türkçülerin ilk işi, görevlerini, arınmış gönül ve inanmış yürek ile yapmaktır.

(Orkun, 10.sayı, 1 Ekim 1943)

ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

Afşın'a Ağıt

Ne ümitlerle gelip dünyaya
En güzel ismi takındın: Afşın!
Böyle erken bırakıp gitme neden?
Kaç bahar, kaç yılı doldurdu yaşın?
Kaldı senden bize bir gamlı seda...
Bir vedadır o seda, sade veda!


AĞIT

Gönlümde yazdığım bu son ağıta
Nazire yaparak coşan dalgalar !
Hastası olup da geç vakit hekim
Arayanlar gibi koşan dalgalar!

Sizinde elbette var bir sızınız,
Bundan mı geliyor korkunç hızınız?
Benide beraber alır mısınız ?
Kederle kabarıp şişen dalgalar?

Sizile paylaşsak bu korkunç gamı,
Bitmiyor bu sonsuz ecel akşamı.
Bilmem ki bundan mı titriyor gemi?
Ey dalgakıranı aşan dalgalar?

Hey ATSIZ çöküyor eski bir direk.
Baksanda dünyaya titremeyerek,
Hepimiz beraber haykırsak gerek
Ey bela dehrinde pişen dalgalar!..


Ay Yüzlü Güzel Konçuy


Mestim bugün aşkınla ay yüzlü güzel konçuy,
Gönlümde esip çınla, ay yüzlü güzel konçuy.
Şevkinle serab ettin, aşkınla harab ettin,
Payında türab ettin,ay yüzlü güzel konçuy.
Sensiz yaşamak boştur, birlikte ölüm hoştur,
Coştum, daha çok coştur, ay yüzlü konçuy.
Sevginle geçip serden, bildim yaralar nerden;
Eyvah kara gözlerden, ay yüzlü güzel konçuy.
Zulmetteki mahımsın, gönlümdeki ahımsın,
Ömrümde günahımsın, ay yüzlü güzel konçuy.
Lebler sücü, bir tas ver; hem neş'e ve hem yas ver;
Hançer mi o kirpikler, ay yüzlü güzel konçuy.
Almış beni albızlar, gönlümde yaran sızlar,
Kurban sana Atsızlar, ay yüzlü güzel konçuy...


Bütün Türk Gençliğine

I
Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset.
Sen bütün varlığınla yurdumuzun malısın.
Sen bir insan değilsin; ne kemiksin ne de et;
Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın.

Iztırap çek inleme... Ses çıkarmadan aşın.
Bir damlacık aksa da bir acizdir göz yaşın;
Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın,
Tek başına dileğe doğru at salmalısın.

Ezilmekten çekinme ... Gerilemekten sakın!
İradenle olmalı bütün uzaklar yakın,
Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın,
Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.

Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan!
Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?
Mefkuresinden başka her varlığı unutan,
Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın...


II
Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak,
Ne de sıska bir göğse takılan bir çiçeksin;
Seninde bu dünyada nasibin var savaşmak!...
Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin.

Yoldaşlık ederekten gökte güneşle, ayla,
Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova ,yayla...
Hayata ne biçimde geldinse bir borayla
Daha sert bir kasırga içinde biteceksin.

KIZIL ELMA uğruna kılıç çekince kından,
Bahtiyarlık denen şey artık geçmez yakından.
Mesut olup gülmeyi sök, çıkar hatırından.
Belki öldükten sonra bir parça güleceksin.

Yüz paralık kurşunla gider "HAYAT" dediğin;
" Tanrı yolu" uzaktır; erken kalk sıkı giyin.
Yazık, bütün ömrünce o kadar özlediğin
Güzel Kızıl Elma'na varmadan öleceksin.


III
Belki bir gün çöllerde kaybedersin eşini,
Belki bir gün ağlarsın kaçtı diye karına.
Işıksız kulübende boranın esişini
Dinleyerek çıkarsın bir ümitsiz yarına.

Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca
Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...

Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar,
Senin büyük derdinden başkaları ne anlar?
Vicdanını "Paris"e, "Moskova"ya satanlar,
Küfür diye bakarlar senin dualarına.

Hey arkadaş!.. Bu yolda bende coşkun bir selim,
Beraberiz seninle, işte elinde elim.
Seninle bu hayatın gel beraber gülelim,
Ölümüne , gamına, tipisine, karına...


IV
Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile,
Onu bütün gücünle vuracaksın çağında.
Savaş... Bunu tadını ey Türk sen bulamazsın,
Ne sevgili yanında, ne baba ocağında...

Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
"Çanakkale" ufkunda, "Sakarya" toprağında.

Siyasette muhabbet... Hepsi yalan, palavra...
Doğru sözü "Kül Tegin" kitabesinde ara...
Lenin'den bahsederse karşında bir maskara,
Bir tebessüm belirsin sadece dudağında.

Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar!
Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar...
Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar?
Ruhlarımız buluşur elbet "Tanrıdağı"nda...


V.

Mukadderat isterse seni yoldan çevirsin ,
Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da,
Varsın bütün ömrünce bir an nasip olmasın,
Yorgunluğu gidermek serin bir su başında.

Bir gülüşten ne çıkar, ne çıkar ağlamaktan?
Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak'tan.
Gün olur ki bir yudum su ararsın bataktan,
Gün olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında.

Bir çığ gibi yürürsün bir lahza durmaksızın,
Bir ilahi kaynaktan geliyor çünkü hızın.
Duyguların ölmüştür... Tapınılan bir kızın,
Bir füsun bulamazsın gözlerinde, kaşında.

Iztırabı kanına kat da göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç...
Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç,
Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında....


Türkçülük Bayrağı

Türk duygusu her Türkçüye en tatlı kımızdır;
Türk ülküsü candan da aziz bayrağımızdır.

Bayrak ki onun gölgesi Bozkurtları toplar;
Bayrak ki bütün kaybedilen yurtları toplar.

Nerden geliyor? Tanrıkut'un ordularından!
Lakin bize bir beyt okuyor kutlu yarından:

Darbeyle gönüllerde yatan ülkü silinmez!
Atsız yere düşmekle bu bayrak yere inmez!...


Türklerin Türküsü

Dilek yolunda ölmek Türklere olmaz tasa,
Türk'e boyun eğdirir yalnız türeyle yasa;
Yedi ordu birleşip kaşımızda parlasa
Onu kanla söndürür parçalarız, yeneriz.

Biz Turfanı yarattık uyku uyurken Batı
Nuh doğmadan kişnedi ordularımızın atı.
Sorsan şöyle diyecek gök denilen şu çatı:
Türk gücü bir yıldırım, Türk bilgisi bir deniz.

Delinse yer, çökse gök,yansa, kül olsa dört yan,
Yüce dileğe doğru yine yürürüz yayan.
Yıldırımdan, tipiden, kasırgadan yılmayan,
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz...

1931


Türk kızı

Pınar başına geldi
Bir elinde güğümü;
Çattı yay kaşlarını
Görünce güldüğümü,
Bağlamıştı gönlümü
Saçlarını düğümü.
Bilmiyordum bu örgü
Acaba bir büğümü?

Sordum: nerdedir yerin?
Nedir senin değerin?
Yedi kral vurulmuş,
Ne bu ceylan gözlerin?
Hangisine varırsın
Bu yedi ünlü erin?
Şöyle dedi bakarak
Göklere derin derin:

Kıralların taçları
Beni bağlar büğü mü?
Orduları açamaz
Gönlümdeki düğümü.
saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü...


Günün Sözü:

Alt Bölümler

Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us

Çevrimiçi Sohbet

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Son Dakika Haberler:

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ Yazıların hepsini görmek için tıklayın...

Son Yazılar

  • Kendinizi yazın, resminizi çizsin :)))
  • Ortadoğuda ABD haritası...
  • Bir Hindistan eczanesi...:))
  • Su kristalleri müziğin ritmine uyuyor mu?(ilginç)
  • Dünyanın en büyük çanağı
  • Kavimlerin Helâkı (Animasyon)
  • Toplam Kalite Yönetimi
  • Yapılandırmacılık
  • Kırk Hadis (2)
  • Kırk Hadis (1)
  • Bunları Biliyor musunuz? 7
  • Bunları Biliyor musunuz? 6
  • Bunları Biliyor musunuz? 5
  • Bunları biliyor musunuz? 4
  • Bunları biliyor musunuz? 3
  • Bunları biliyor musunuz? 2
  • Bunları Biliyor musunuz? 1
  • Osmanlıda kul hakkı...
  • Göz yanılsamaları...
  • Recep Tayyip Erdoğan'ın msn listesi :)
  • Var mı böyle trafikk :)))
  • Trafik kuralları tersten bence daha mantıklı :))
  • Paintle harikalar...
  • 2006 ÖSYM Sınav Takvimi
  • Mesleklerin Analzileri
  • Üniversitelerin telefon numaraları
  • Beyin kanaması nasıl anlaşılır?
  • Kalori Cetveli
  • Ay'a gerçekten gidildi mi?
  • İşte dünyanın en pahalı reklamı
  • Farklı TÜRK lehçelerinden cümleler...
  • Edebiyatımızdaki >>ilk<
  • Diller ve Konuşuldukları Ülkeler
  • Azericede günlük konuşmalar
  • TDK Konferanslar
  • TDK Söyleşiler
  • TDK Sıkça Sorulan Sorular
  • Mehmet Akif Ersoy
  • Necip Fazıl Kısakürek
  • Arif Nihat Asya
  • Fuat Köprülü
  • Hüseyin Nihal Atsız
  • 100 Temel Eser
  • Çin Seddi
  • Dolu yağarken uçarsa... :)
  • Kağıt Sanatı
  • Millietin BOP'u varsa, Türkiye'nin de TOP'u var :))
  • Elazığ'da kayıp kent...
  • Çim Sanatı
  • Japon Kültürü
  • Piri Reis'in Gizli Gerçekleri
  • Himalaya ormanları yok oluyor
  • Dünyanın en eski sarayı...
  • Dinozorlar hala yaşıyorlar mı?
  • Windows XP ipuçları
  • Çanakkale Savaşları
  • 50 Soruda Kuş Gribi
  • Çinlilere Google Earth'dan darbe!
  • Afrikadaki avcılar!
  • Çinli bir işadamının mezarı!
  • Bir ağaç kesersek ne olur!
  • Okyanusların en derin noktası
  • Bilinmeyenleriyle ''Mehmet Akif Ersoy''...
  • Maldiv adaları...
  • Türk Silahlı Kuvvetleri ve Osmanlı Madalya ve Nişanları
  • Dikkat, petrol çıkabilir!
  • TÜRK bayrağının oluşum süreci
  • Kaşıkçı Elması
  • Batıya Muasır seviyeyi Osmanlı öğretti
  • Buzullar hızla eriyor!
  • Ülkemizdeki gariplikler
  • ABD İran'ı 1600 noktadan vuracak (mış:)
  • Garip hadiseler :)
  • 2 Aylık Bebek Resmi Çekilince Kör Oldu
  • Uzayda bilinmeyenler artıyor..
  • Papaya Hackerlardan Cevap!
  • İnsan beyninin % kaçını kullanır?
  • Tüm Dinlerde Oruç
  • Erkek gelinler :))
  • Hırsız ABD!
  • Mısır Piramitlerinin Tarihi...
  • Hindistanda karıncalar bir hastanın gözünü yedi
  • İlginç Resimler...
  • Karadeniz kazaları :))
  • Akrepteki şaşırılacak sistem
  • İlginç Bir Test.
  • Dünyanın >>En<
  • Üstün zekalı çocukların özellikleri
  • İşte cesaret örneği :)) +12
  • Osmanlı Tokadı
  • Tarihten ibret alalım
  • Uçak kazaları...
  • Çin İşkencesi
  • Osmanlı Türkçesiyle bilgisayar terimleri :))
  • PKK'nın para kazanma stratejisi...
  • Güzel bir hikaye...
  • Enteresan olaylar...
  • Akıllı olmanın 41 yolu
  • Etkili Konuşmanın Sırları
  • WHO: Sünnet Olun Kurtulun
  • İlginç Bilgiler
  • Çin yemekleri :))
  • İsrailin Katliamı...
  • Filistin sorunu...
  • Renklere göre biz..
  • Buyrun bakın :))
  • Hareketli gifler
  • Zeka Oyunları...
  • Peygamber Efendimizin (s.a.v) bir günü
  • Dünyanın tarihi seyrini değiştiren top bulundu...
  • Türkiye dışındaki Osmanlı yapıları
  • İlginç Tesadüfler
  • İsminizi Mısır alfabesiyle yazmak ister misiniz?
  • Kur'an-i Kerim Mp3
  • Kur'an-i Kerim Görüntülü Dosyaları
  • Ramazanımız Mübarek olsun...
  • Boş Kontenjan
  • Ek kontenjan duyurusu
  • Öğretmen ataması taban puanları
  • ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


    Web'te Türkçe


    batak oyna batak
    _____________________________________________________________________________________________________________________________________________ ____________________________________________________©Tüm hakkı saklıdır.Bu site YaVuZ tarafından yapılmıştır._____________________________________________

      REKLAM & DESTEKLEYENLER
    ARAMA.CC Sekt�r t�rkiye sekt�rler Toplist | NurTopu.CoM - Kaliteli Siteler Topluluğu - Sitenizi Ekleyin, Hitiniz Artsın Webmasterim.Com