Lailahe illallah,muhammed resulullah

Laiklik Tartışması

16:57, 4/7/2007 .. 0 yorum .. Link

 

 

Son yılların en gözde konusu laiklik. Peki ama laiklik o tartışılacak kadar karmaşık bir kavram mı?Bundan çıkar sağlayanlar için evet. kimisine para veriyor kimisine mevki kimisine mal mülk.Kim laikliği neden savunuyor kim neden kabul etmiyor?cevap basit 'dünya görüşü'.

 

Laiklik en bilinen tabiriyle din ve devlet işlerinin birbirlerinden ayrılması.Aslında laiklik protestanlık dininin dünyaya bir armağanıdır.Katolikler dinin devletin her kademesinde yeri olması gerektiği tezini savunurken buna karşı çıkan 'rasyonalist ideoloji' sahipleri zamanla güç kazanmış ve dini ev ve mabedlere sıkıştırmıştır.İşte bu düzlemde din devlet ilişkisi zamanla kopmuş, din bireysel bir aktivite haline sokulmuştur.

 

Gel gelelim en mühim soruya.İslam böyle bir düzeni kabul edebilir mi?Cevabını vermeden Laiklik ve islamın temel ve ana cümlelerine.

Laiklikte kural koyucu akıldır. Ancak islamda kural sadece ve sadece allah(c.c) tarafından konulur.Peygamberler bile böyle bir izne muhattap değildirler. Bunu kuranda geçen 'Ey peygamber, niçin Allah'ın sana helal kıldığı şeyi,eşlerinin, hayrı için kendine haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.(66/1) ayeti bunu en güzel şekilde göstermektedir.Yani hakimiyet kayıtsız şartsız allahındır düsturu.Zaten 'rab' eğiten,terbiye eden yöneten demek değil midir?

Bu iki açıklamadan sonra biz tekrar laiklik kavramı üzerinde duralım.

1)Laiklik insanın aklının ve dilinin önce dini sonra metafiziksel denetimden kurtarılması ve ona uygun devlet kanun koyması demektir. Bu açıklamanın sahibi hollandalı teolog cornelis van peursen.
2)İnsanın bakışlarının dünya ötesinden bu dünyaya ve zamana çevrilmesidir.harvey cox.
3)Hayatın sadece siyasal ve toplumsal yanlarını değil kaçınılmaz olarak kültürel yönünü de kapsar çünkü o kültürel entegrasyon sembollerinin dini olarak belirlenmesinden kurtulmasıdır.
4)Kısaca diyebiliriz ki laiklik devletin hiç bir kutsal tarafından yönetilmemesidir. Yani insan aklı herşeyin önüne geçer onun makul dediği şeyler kanun olarak yazılır.

 

Allah(c.c) bizleri ve herşeyi yaratandır.Ne var ne yok hepsinin sahibidir.İnsanoğlu akıl sahibi varlıktır. Bu aklı doğruyu bulmak için kullanır.Şimdi sormak gerekir bizim aklımızı bilen o akıldan daha çok şey biliyor olması gerekmez mi?bir robot yapan mucit robotun  hareket kapasitesini robottan daha iyi bilmesi gerekmez mi?

 

Allah(c.c) kainatı yarattı. Öyle bir düzen ki hiçbir eksiklik yoktur 'O, biri diğeriyle 'tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman (olan Allah)ın yaratmasında hiçbir 'çelişki ve uygunsuzluk’ (tefavüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun?Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.(mülk 3-4)

Dünyamızın içinde karmaşa olmaması ve kainatın düzeninin bozulmaması için onun kanunlarına uymak gerekir.İşte bu kanunları gösteren bir el kitabı(kullanma klavuu) verilmiştir bize.Bu kitap tamamen Allah(c.c) sözüdür.Yani kelimetullah.Onda hiçbir noksanlık ya da mantıksızlık bulunmaz.Çünkü yazarı her türlü eksik sıfatlardan münezzeh (beri)tir.Allah(c.c) herşeyi bilendir."Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır.'40/7)ilmi çağlarla ya da mekanla sınırlı değildir. Böyle bir varlık mı daha iyi kanun koyar yoksa insan mı?Ki o herşeyi layıkıyla bilendir. Hiç kuşkusuz kanun yazanların en hayırlısıdır.Malesef insan Yaradanının bu özelliğini unutur ve eline kalem alır onun kanunlarından hoşuna gitmeyenin üstünü çizer ya da düzeltme yapar.Yazılan yeni kanunlar Allah'ın(c.c)(haşa) kavrayamadığı ya da yalnış yaptığı şeyleri düzeltmek için yazılmıştır.(başörtüsünün zulum olduğunu söylemeleri gibi. bu yüzden okullara o mukaddesatla girilemez.Ne de olsa orası Allah'ın karaşımadağı alanlardan(!)kısaca bu insanlar diyor ki 'Allah'ım kabul sen bizi yarattın.Ama senin düdüğün artık burada sökmüyor.Aklımın enstrümanları daha hoş geliyor.senin aklın 14 asır öncesindeki gibi(haşa).

 

Kısacası laiklik tipik firavunculuktur.Firavun ben sizin rabbinizim uyun, kanunlarıma diyordu.(ilk laik ramses olmasın?) Ama o  ben sizi yarattım demiyordu.Rab diyordu. Yani kanun koyucu.Bir hükmü kaldırım birisini koyuyordu aklınca.Bir gün öyle bir kişi çıkıyordu ki karşısına diz bağları çözülüyordu.İşte o islamı simgeleyen hz. Musa(a.s) idi.Bakıyordu ki kurtulamayacağım düzenbazlığa müracaat edip sihirbazlarını çağırıyordu.Laikliğin büyüsü ise bütün dinlere aynı mesafede olmak,onlara saygı göstermek,dünyevileşmek,rasyonalizm,şehvetti.Büyücüler seriyordu tüm marifetlerini ta ki hz. İsa(a.s) asasını yere atana kadar. Sonra batıl zail oldu misali çıt yok.Asa Allah'ın hükmü demekti o yüzden hep haklı çıkacaktı.O zaman laikliğin adı konulmamıştı ama özellikleri aynıydı.Günümüzde firavunculuk oyunu hala devam ediyor ama adı değişmiş.

 

İnsanın halife olması
İnsan Allah(c.c) tarafından dünyaya halife olarak gönderilmiş varlıktır.Gayesi hakkı bulup ona uymak.Ona göre hükmetmek ya da hükmolunmak,hak üzre yaşamak.Allah(c.c) insanı bir hiç için yaratmadı. 've ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.(51/56)insanoğluna her istediğini yapma hakkı verilmedi.Yasak ve emirlerini haber verdi bize.sonra dedi ki hani bana söz vermiştiniz. Ben sizin Rabbiniz değil miyim?eğer sözününde durmazsanız azabımı bekleyin dedi.Bize gerçekleri anlamamız için kitap verdi,peygamberler gönderdi.Sırf bizi hakk yola çağırmak için.

 

İnsan Allah'ın(c.c) hüküm koymadığı konularda onun kanunlarına uygun işler yapabilir ancak. Onun koyduğu kanunlara ters olmadığı sürece sorun olmaz.aslen biz dünyaya onun yarattığı evrenin kahyalığını yapmaya geldik.Onu meşru şekilde,tahrip etmeden,kaos ortamından uzak tutmak şekilde kollamak bizim üzerimize bir mesuliyettir.Eğer mal sahibi size sizin yapmanız onu en iyi biçimde teslim etmektir.O size demişse ki iki kez sula tarlayı size düşen onu yapmaktır. çünkü su da sizin değil tarla da hortum da.O birşey söylüyorsa senden daha iyi bildiğindendir.Çünkü o onun tarlası.Onun sana gösterdiği gübre markasıyla gösterdiği miktarda kullanmalısın.Sonra sorunlar ortaya çıkar.İşte Allah(c.c)la insan arasındaki ilşki de buna benzer.

 

Allah(c.c) insalara emir ve yasaklarını bildirmiştir. kuran tam bir anayasa metnidir. İçerisinde siyasi,iktisadi, askeri,felsefi ekonomik,toplumsal her türlü temel bilgi vardır.O her yönüyle mükemmel bir kitaptır. Çünkü yazarının ilimler üstü ilmi vardır. İnsan aklı dün ak dediğine sonraki gün kara diyor. Ancak bunu yazan akıl hiçbir ikileme düşmez.İnsan aklının mükemmele ulaşması diye bir durum yoktur. Allah(c.c) böyle eksikliklerden beridir.

Onun hükmünün girmediği delik yoktur. Böyleyken kalkıp ben laiklik isterim demek pek akıllıca olmasa gerek.Hem de aklını ön plana çıkarmış bir insan iken.Akıl bu durumu nasıl kabul edebilir.Rasyonalizm gerçekten uygulansa laiklik yine yolda kalıyor.

 

Son olarak laiklik dinsizlik değildir. insan dinsiz olamaz.Ancak laiklik devletin dinsizliğidir.İslam fıkhına göre devlet de insan gibidir.Onlarına ömrü vardır. Eğer biz mantıklı olanın en doğruyu seçmek olduğunu iddia ediyorsak devlet düzeninin laiklik olmaması gerektiğini kabul etmemiz gerekir.Çünkü din sadece fikir alanında var olamaz.İslam toplumsal bir dindir.Sadece camide ve ya evde yaşanmaz.Kamusal alana bile camiye girdiği kadar rahat girer.Aksi Allah(c.c) kamusal alana karışmaz demektir.Varın gerisini siz düşünün.


Yorum Yap

{ Önceki Sayfa } { Sayfa 63 / 79 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

Linkler

ausözlük
kudusyolu
vekfecr
filistanbul
vahdet
kuran nesli
filistinetkinlik

Kategoriler


Son Yazılar

Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/a
Allah'ın Varlığına Kur'an'ın Bakışı 1/a-2
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/c
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/c
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 6
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 7
Süveyda
Hitabım Süveyda'ya
Süveyda'nın Ölümü
Yeniden Süveyda
Tess of the d'urbervilles
Charles Louis deSecondat Montesquieu
John LOCKE
Kitaplardaki Aşk, Dünyadaki Aşka Benzemez
Tan
Sezai Karakoç ve Batı
Söyle Ne Deyim
Sana Kavuşmak
Amerika Tarihi
Ayet ve Hadislerde İslam
İntifada
Din Kitlelerin Afyonu Mudur?
Sür Düdüğü ve Kıyamet
Öss Sınavını Geçip YÖK'ün Rezilliğine Takılmak
A Tale of Two Cities
Antonius and Cleopatra
12. Gece
Oliver Twist
Pride and Prejudice
Eba Akil (r.a)
Medea
24 Ağustos
Hz. Muhammed(s.a.v)
Allah'ın Varlığını Kanıtlamak
Tesettür
Aşıklar
Ahiretin Varlığının Kanıtları
Allah mı? Tanrı mı?
İslam
Mevlana ve Secde
Sünnetullah Nedir?
Şeyh Ahmed Yasin
Peygamber Efendimizin Evlilikleri ve İftira
Cumhuriyet Döneminde Başörtüsü Düşmanlığı
Zaman
O
Gidiyorum, Gitmeliyim
Aklımdasın
Halet-i Aşk
Şaşakalmak
Uyku
Ben ve Filistin
Korku
Laiklik Tartışması
Saki
Küskün
İslamda Siyahi Beyaz Farki
İslamda Kadının Şahitliği
İslam ve Dört kadınla Evlenmek
Şarkılar ve Ona Özel
Son Söz ve Sen
Filistin
Geç Kalmasaydım
Yolcuya Veda
Nedir Aşk
Biz
Ben
Var mısın?
Gözyaşı
Üç Ok

Arkadaşlarım