İntifada

Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Gene dene. Gene yenil. Daha iyi yenil.
Samuel Beckett
Arapçada “ayaklanma” anlamına gelen İntifada, taslarından başka hiçbir silahı olmayan bir avuç Filistin’linin dünyanın en teçhizatlı ordularından birine karşı verdiği mücadelenin adıdır. Üstelik bu mücadelede karşı taraf atılan taşlara kurşunlarla, roketlerle ve füzelerle cevap vermektedir. Hatta çoğu zaman kendisine tas atmayanlara bile silahlarını doğrultmaktan çekinmemekte, onlarca çocuğu acımasızca katledebilmektedir.
İntifada hareketi dünya siyaset sahnesinin gündemine 1987 yılında geldi. 1987 yılında 6 Filistinli çocuğun İsrail askerleri tarafından öldürülmesine tepki olarak Filistinli gençler İntifada hareketini başlattılar. Hareket 1993 yılına kadar sürdü. İsrail ordusunun Filistinli gençlere verdiği karşılık çok sert oldu ve ‘şiddet şiddeti doğurur’ prensibi gereği Ortadoğu bir kez daha karıştı. Bu dönem boyunca İsrail askerleri tarafından kolları kırılarak dövülen, başları parçalanan çocuklar tüm dünyanın dikkatini bu bölgeye çekmişti. Filistin halkı, basta çocuklar olmak üzere, en gencinden en yaşlısına kadar işgalci İsrail askerlerinin şiddetine ve baskısına ellerindeki taslarla cevap verdiler. İsrail askerleri ise bu ilk intifada hareketinde silah kullanmaktan çok dövme, kol kırma, kemik kırma, silah dipçikleri ile karin ve basları ezme gibi yöntemlere başvurdular. 1989 yılında yani İntifada’nın ikinci yılında 13 bin Filistinli çocuk İsrail hapishanelerinde tutuklu olarak bulunuyordu.
Kuşkusuz her ne gerekçe ile olursa olsun şiddete başvurmak asla bir çözüm değildir. Ancak İntifada’nın yaşandığı topraklarda göz önünde bulundurulması gereken önemli bazı gerçekler vardır. Öncelikli olarak, burada bulunan İsrail askerleri BM kararları ile teyit edildiği gibi, işgalci kuvvetlerdir ve uluslararası kanunlara göre bu topraklardan geri çekilmesi gerekir. Buna rağmen İsrail kendisinin bu topraklardaki varlığına tepki gösterilmemesini talep ediyorsa, bunun yolu insanları katletmek olmamalıdır. Tüm sağduyulu insanların hemfikir olduğu gibi, Filistinlilerin şiddete başvurması kadar İsrail askerlerinin bu insanları öldürmeyi göze alması da yanlıştır. Her ülkenin kendisini savunma ve koruma hakki vardır, ancak Filistin’de yaşananlar savunma hakki sinirinin çoktan aşıldığını göstermektedir.
Filistin halkının dünyanın en gelişmiş ordularından birine karşı tasla ve sapanla yürüttüğü İntifada hareketi, tüm dünyanın dikkatini bu bölgeye toplamayı başardı. Özellikle de İsrail askerlerinin okul yaşındaki çocukları acımasızca katlettiğini delillendiren görüntüler, işgal devletinin terör politikasını bir kez daha ortaya koydu. Bu süreç, Oslo görüşmelerine kadar devam etti ve İsrail anlaşma masasına oturdu. Bu görüşmelerle ilk defa Arafat İsrail tarafından resmi muhatap olarak kabul edildi.
Yapılan bu görüşmelerin ve imzalanan Oslo Antlaşması’nın Filistinliler açısından taşıdığı çok yüksektir. Ancak su ana kadar görünen odur ki, İsrail devleti’nin sözde ‘barış’ adına attığı her adim, Filistinlilere daha büyük sıkıntı ve acı olarak dönmektedir. Barış adına yapılan tüm görüşmeler bir şekilde İsrail tarafından sabote edilmekte ya da İsrail lehine çevrilmektedir.
İlk intifada hareketinin barış görüşmeleri ile neticelenmesinin ardından, Filistin topraklarında barış ve huzur için sabırlı bir bekleyiş başlamıştı. Ancak bu bekleyiş, 2000 yılının eylül ayında “kasap” lakabıyla tanınan Ariel Şaron’un yüzlerce İsrail askeri ile birlikte Mescidi Aksa’ya düzenlediği porovakatif ziyarete kadar sürdü. Bu provokatif ziyaret Aksa Antifadası olarak adlandırılan İkinci İntifada hareketinin fitilini ateşledi.
Aksa İntifadası’nın başladığı eylül 2000 den aralık 2001 tarihine kadar geçen süre içinde hayatini kaybeden Filistinlilerin sayısı 936 kişi olmuştur. (Filistin sağlık örgütü’nün verdiği rakamlar).90 İsrail birlikleri bu çatışmalar boyunca, okuldan çıkıp evlerine gitmekte olan Filistinli çocuklar da dahil olmak üzere pek çok sivili helikopterlerle bombardımana tutmuştur.
İsrail askerleri Filistinli çocuklara karşı silahlarını, etkisiz hale getirmek için değil, öldürmek veya sakat bırakmak için kullanmaktadır. Filistin ticaret bakan yardımcısı Süleyman Ebu Kars bir röportajda, Filistinlilerin İntifada hakkındaki duygularını söyle dile getirmektedir:
bu İntifada Siyonist İsrail’in mukaddesatımıza ve Filistin halkına karşı uyguladığı zulüm ve provoke sonucu doğmuştur. Filistin halkının mukaddesatına olan bağlılığından dolayı -ki bunların başında müslümanların ilk kıblesi, ikinci mescidleri ve üçüncü haremeyni şerifi olan Mescid-i Aksa gelmektedir- İsrail zulüm yapmıştır.
Nüfusunun %70 i gençlerden oluşan Filistin’de çocuklar da 1948deki işgal ile birlikte göçü, sürgünü, gözaltıları, hapis ve katliamları yaşadılar. Kendi topraklarında ikinci sınıf insan muamelesi gördüler. Çok zor şartlar altında hayatta kalmayı öğrendiler. Aksa İntifadası’nda da hayatini kaybedenlerin %29unu 16 yasin altındaki çocuklar oluşturuyor. Yaralıların ise %60i 18 yasin altında. Çatışmaların yoğun olarak sürdüğü bölgelerde her gün en az 5 çocuk ölüyor ve 10un üzerinde çocuk da yaralanıyor.
Sivilleri ve çocukları hedef alan İsrail askerleri okullarının bahçesinde oynayan çocukların üzerine ateş açmaktan bile çekinmemektedir. Filistinli çocuklar, İsrail tarafından ilan edilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle zaten yılın büyük kısmı okula gidememektedir. Okula gittikleri günlerde ise İsrail askerlerinin saldırısına maruz kalmaktadırlar. Bu saldırılardan birisi de 15 Mart 2001 günü gerçekleşmiştir. El-Halil’de bulunan İbrahimi ilköğretim okulu öğrencileri, ders arasında okullarının bahçesinde oyun oynarken İsrail askerleri tarafından üzerlerine ateş açılmıştır. Altı öğrencinin ciddi şekilde yaralandığı bu olay Filistin topraklarında yaşanan zulmün ne ilk ne de son örneğidir.
Aksa İntifadası’nda yaşanan insanlık dişi manzaraları gazeteci-yazar Ruth Anderson, the Paletsine Chronicle’da söyle aktarmaktadır:
Hiç kimse yeni evli bir Filistinlinin sadece protesto için sokağa çıkıp şehit olarak esini dul bıraktığını duymadı bile. Kim Filistinli gençlerin barbarca katledilmeden önce kollarının ya da kafataslarının parçalandığından haberdar? Ya da hangi amerikan vatandaşı, sekiz yaşındaki küçük Filistinlinin İsrailli askerler tarafından kurşunlanarak öldürüldüğünü biliyor? Yahudi yerleşimcilerin ellerindeki çeşitli silahları nereden temin ettiğini ve barak hükümeti tarafından cesaretlendirilerek, Filistin köylerini basıp, tarlaları yerle bir ettiğini, Filistinli sivilleri katlettiğini kim anlatıyor?
Filistinli bebeklerin evlerinde uyurken hava bombardımanı sırasında öldüğünü ya da güvenli bir yere götürülmeye çalışılırken İsrail askerleri tarafından kursun yağmuruna tutulduğunu bilen var mı? herkes çok iyi biliyor ki bebekler tas atamaz. Herkes bunu biliyor, sadece İsrailliler ve Amerikalılar nedense bilmiyor!
Yorum Yap
{ Önceki Sayfa } { Sayfa 28 / 77 } { Sonraki Sayfa }
|
Hakkımda
Linkler
ausözlük kudusyolu vekfecr filistanbul vahdet kuran nesli filistinetkinlik
Kategoriler
Son Yazılar
Allah'ın Varlığına Kur'an'ın Bakışı 1/a-2 Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/b Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/c Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/a Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/b Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/a Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/b Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/c Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/a Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/b Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/a Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/b Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 7 Süveyda Hitabım Süveyda'ya Süveyda'nın Ölümü Yeniden Süveyda Tess of the d'urbervilles Charles Louis deSecondat Montesquieu John LOCKE Kitaplardaki Aşk, Dünyadaki Aşka Benzemez Tan Sezai Karakoç ve Batı Söyle Ne Deyim Sana Kavuşmak Amerika Tarihi Ayet ve Hadislerde İslam İntifada Din Kitlelerin Afyonu Mudur? Sür Düdüğü ve Kıyamet Öss Sınavını Geçip YÖK'ün Rezilliğine Takılmak A Tale of Two Cities Antonius and Cleopatra 12. Gece Oliver Twist Pride and Prejudice Eba Akil (r.a) Medea 24 Ağustos Hz. Muhammed(s.a.v) Allah'ın Varlığını Kanıtlamak Tesettür Aşıklar Ahiretin Varlığının Kanıtları Allah mı? Tanrı mı? İslam Mevlana ve Secde Sünnetullah Nedir? Şeyh Ahmed Yasin Peygamber Efendimizin Evlilikleri ve İftira Cumhuriyet Döneminde Başörtüsü Düşmanlığı Zaman O Gidiyorum, Gitmeliyim Aklımdasın Halet-i Aşk Şaşakalmak Uyku Ben ve Filistin Korku Laiklik Tartışması Saki Küskün İslamda Siyahi Beyaz Farki İslamda Kadının Şahitliği İslam ve Dört kadınla Evlenmek Şarkılar ve Ona Özel Son Söz ve Sen Filistin Geç Kalmasaydım Yolcuya Veda Nedir Aşk Biz Ben Var mısın? Gözyaşı Üç Ok
Arkadaşlarım
|