Lailahe illallah,muhammed resulullah

Charles Louis deSecondat Montesquieu

11:56, 17/11/2007 .. 0 yorum .. Link

Fransız politik düşünür.

1689’da doğdu. Ölümünden (1755) iki buçuk asır sonra bile tartışılan sosyolog düşünür. Karmakarışık beyin yapısı vardır. Bir şeyi kanıtlamak istediği anda buna örnek bulabilir. Ancak saçma sapan örnekler de vermiyor değildir arada. Mesela Japonya’da alakalı olmayan şeylerden bahseder. Bazen masallara başvurur. Neredeyse Gulliver’den örnek verecektir. Ancak sosyolojinin bilimselleşmesinin öncüsü olmuştur.

Genellikle var olan değil de var olması gereken yasaları incelerdi. Asosyal bir yapısı vardı. Kütüphanesinden dışarı pek çıkmazdı. Montaigne onun en iyi arkadaşları arasındaydı. Milletleri sadece kitaplardan öğreniyordu. Doğulular ona göre canları meyve çekince ağacı kesip meyvelerini yiyen kişilerdi. Ona göre yasalar görecelidir ve toplumdan topluma değişir. Yerel yasalarla sorunların daha iyi çözüleceğini düşünmüştür. İnsan tabiatı kanunların temeli olmalıdır. Adalet ve özgürlük değişmez ‘iyi’dir.  Ona göre bazı kötülüklere insan alışmışsa ortadan kaldırılmamalıdır. Kanunlar sanki alışkanlık üzerine kuruluyordur ona göre. Yani alışılmışlık terk edilmemelidir. Özgür insanın hata yapma özgürlüğü de vardır demektir.  Despotluk onun baş düşmanıydı. Ancak görüşlerini uygulayabileceği tek sistem despotizm’di.  İnsandan çok toplum üzerine çalışıyordu.

Değişmez kurallar var mıdır diye çok düşünmüştür.  Ona göre toplum tabii ve biyolojik organizmadır. Amaçlarını bilirler ama neden öyle olduğunu pek kavrayamazlar. Toplumun değişmesinin sebebini doğayla nedenlendiriyordu.  Ona göre tabiat insanın doğrularını değiştirmektedir. Ancak toplumun gelişmesi çok yavaş olur ve olmalıdır. Ona göre kesin doğru bir yönetim biçimi yoktur. Mevcut topluma en iyi giydirilen yönetim vardır. Aynı yönetim biçimi faklı toplumda sorun çıkarabilir. Mühim olan yönetim değil yönetimin iyi yürümesidir.

Onun cumhuriyet anlayışı ‘fazilet’ e dayanmaktadır. Yani ahlaki özelliklerle halk yönetiliyorsa bu cumhuriyettir.  Ancak ona göre artık bunun dönemi değildir. Çünkü insanlar ahlaktan kopmuşlardır.  Ona göre doğa çok önemlidir. Örnek olarak Hindistan’ı vermektedir. İneklerin kutsal sayılmasının sebebi dini değil orada otların az olması ve et ihtiyacının fazla olmasıdır. İnsanlar daha fazla inek bakamıyorlar. Ve eğer et yemek isterseler inekler yetişmeye devam edemez ve anında tükenir. Bunu engellemek için eskiden böyle bir kanun alınmış daha sonra bu dini bir görev haline dönüşmüştür.

Hırsızı yakalamak için başka hırsız tutulmalı demiş ve hayatta bir güçlüyü yok etmek için başka bir güçlü olmalı mantığını ortaya atmıştır. Birçok kehanette bulunmuştur. Barutun keşfiyle kanlı savaşların artacağını söylemiştir. İnsanlar sadece özgürce yaptıkları şeyleri güzel yaparlar. Tam bir özgür düşünce taraftarıydı.  Hicve başvuruları çok dehşet vericidir. Mesela bakın Amerika’nın keşfi sonrası olan olaylarda Avrupalıları nasıl hicvediyor;

‘Amerika halklarının soyunun kurutmuş olan Avrupa insanı için Afrikalı halkları köleleştirmek bir zorunluluk olmuştu. Böyle yapmasalardı o koskoca tarlaları nasıl tarıma açacaklardı. Şeker tarımını siyah adamlar yapmasaydı şeker bu kadar tatlı olur muydu? Yine bu siyah ve düz burunlu insanlara nasıl olur da şefkat duyulsun ki? Çünkü onların rengi insanlığın rengiyle aynı değil. Hem Avrupalılar onları Asyalıların yaptığı gibi hadım etmediler de zaten.  En eski tarihi olan Mısır’da renk çok önemli idi. Onlar kızıl saçlı insanları gördüğü yerde öldürüyorlardı. Yani farklı renkte insanlar ya ölmeli ya da köle olmalıdır. Bu durumda onları insan kabul etmek imkansızdır. ‘  Bu yazı defalarca okumaya değerdir. Düz mantık kuramı nasıl da boşmuş.

 


Yorum Yap

{ Önceki Sayfa } { Sayfa 21 / 79 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

Linkler

ausözlük
kudusyolu
vekfecr
filistanbul
vahdet
kuran nesli
filistinetkinlik

Kategoriler


Son Yazılar

Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/a
Allah'ın Varlığına Kur'an'ın Bakışı 1/a-2
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/c
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/c
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 6
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 7
Süveyda
Hitabım Süveyda'ya
Süveyda'nın Ölümü
Yeniden Süveyda
Tess of the d'urbervilles
Charles Louis deSecondat Montesquieu
John LOCKE
Kitaplardaki Aşk, Dünyadaki Aşka Benzemez
Tan
Sezai Karakoç ve Batı
Söyle Ne Deyim
Sana Kavuşmak
Amerika Tarihi
Ayet ve Hadislerde İslam
İntifada
Din Kitlelerin Afyonu Mudur?
Sür Düdüğü ve Kıyamet
Öss Sınavını Geçip YÖK'ün Rezilliğine Takılmak
A Tale of Two Cities
Antonius and Cleopatra
12. Gece
Oliver Twist
Pride and Prejudice
Eba Akil (r.a)
Medea
24 Ağustos
Hz. Muhammed(s.a.v)
Allah'ın Varlığını Kanıtlamak
Tesettür
Aşıklar
Ahiretin Varlığının Kanıtları
Allah mı? Tanrı mı?
İslam
Mevlana ve Secde
Sünnetullah Nedir?
Şeyh Ahmed Yasin
Peygamber Efendimizin Evlilikleri ve İftira
Cumhuriyet Döneminde Başörtüsü Düşmanlığı
Zaman
O
Gidiyorum, Gitmeliyim
Aklımdasın
Halet-i Aşk
Şaşakalmak
Uyku
Ben ve Filistin
Korku
Laiklik Tartışması
Saki
Küskün
İslamda Siyahi Beyaz Farki
İslamda Kadının Şahitliği
İslam ve Dört kadınla Evlenmek
Şarkılar ve Ona Özel
Son Söz ve Sen
Filistin
Geç Kalmasaydım
Yolcuya Veda
Nedir Aşk
Biz
Ben
Var mısın?
Gözyaşı
Üç Ok

Arkadaşlarım