Lailahe illallah,muhammed resulullah

Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/a

20:23, 30/5/2008 .. 1 yorum .. Link

Bu konuyu 7 madde üzerinde açıklamak lazım.

1. Büyük kudretin, ilim eseri olan insanın yaratılışı. Vücut yapısı, organlar ve fonksiyonları, metabolizma, hücreler (hem de kaç tane var bilinmeyen hücreler) bir rastlantıyla açıklanamaz. Hangi rastlantı bu kadar şeyi yerli yerine koyar?

(Ey insanlar!) Biz sizi dayanıksız bir sudan yaratmadık mı? İşte o suyu, sağlam bir yere yerleştirdik. Belli bir süreye kadar. Biz buna güç yetirmişizdir. Ve bizim gücümüz ne büyüktür! O gün (hakikatleri) yalan sayanların vay haline! (Murselat 20-24)

Yorum;

Bu gezi, insan yavrusunun gelişme evrelerini izleyen uzun ve şaşırtıcı bir gezidir. Fakat bu sahnede sayılı birkaç fırça darbesi ile özetleniyor. Basit bir su damlacığı ana rahmindeki korunaklı bir yuvaya akıtılıyor ve belirli bir sürenin sonuna kadar orada kalıyor. Bu yaratılma eyleminin evrelerinde görülen bariz ve duyarlı plân ise her şeyi plânının kapsamına alan yüce hikmeti düşündürecek, kutsal ve güzel bir yapıcılığı kanıtlayan su değerlendirme cümlesinde dile getiriliyor.

"Biz o su damlacığının gelişmesini aşamalı bir plana bağladık. Biz ne güzel plân yaparız: '

Hiç bir şeyi kapsam-dışı bırakmayan bu plânı bildiğimiz o tehdit izliyor:

"O gün inkârcıların vay haline!"

Arkasından yeryüzünde bir geziye çıkarılıyoruz. Bu gezi sırasında yüce Allah'ın bu gezegende insanın yaşamasını düzenleyen planını, yeryüzünün bu hayatı mümkün kılacak şartlarla donatıldığı gerçeğini gözlüyoruz. İnsanın yaratılışı bir düzen içinde olmuştur. Ve göründüğü gibi kolay değil. Aşamalar var. Ve aşamalardan sonra var oluyor insan. Ki bu aşamalar hep aynıdır. İlk doğan insan da aynı şekilde doğdu son insan da öyle doğacak. Bu kadar düzen bir düzensizlik ya da boşluk tarafından var edilemez. Bir hükümdar olmadan bu işler olmaz.

Bir nutfeden (spermadan) yarattı da ona şekil verdi. Sonra ona yolu kolaylaştırdı. Sonra onun canını aldı ve kabre soktu. Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir. (abese 19-22)

Yorum;(Seyyid Kutup)

Hiçbir değeri olmayan bu şeyden ve hiçbir ağırlığı bulunmayan, dayanağı olmayan bu asıldan yarattı. Fakat onun yaratıcısı ona biçim verdi. Güzelce her şeyini düzenledi. Sağlam bir yapı olarak onu takdir buyurdu. Kendi bağışından ona bir değer, bir kıymet kazandırdı. Böylece o eli ayağı düzgün bir yaratık oldu. Şerefli bir varlık konumuna geldi. Bu alçak aslından onu yüksek makama çıkardı. Yeryüzünü içindeki tüm varlıklarla onun emrine verdi.

"Sonra ona yolu kolaylaştırmıştır."

Hayat yolunun veya hidayet yolunun imkanlarını önüne serdi. Bünyesine yerleştirdiği özellikler ve yeteneklerle yaşamını kolaylaştırdı. Hem hayat sürecini hem de hidayet yolunu önüne yaydı. Yolculuk sona erene kadar. Her canlının ister istemez ve çaresiz olarak gelip dayanacağı, varacağı sona yetişene kadar.

"Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu."

Demek ki onun en sondaki durumu, en baştaki durumu gibidir. Dilediğinde onu hayata çıkaran ve dilediğinde hayatını sona erdirenin elindedir her şey. İşte bu kudret eli onun son sığınağını yeryüzünün bağrında hazırlamıştır. Bunun için bir ikram ve bir korumadır. Çünkü onun kendi halinde çürümesini ve kırılıp un ufak olmasını yasa haline getirmemiştir. Onun fıtratını ölüsünü saklamayı ve kabre koyma arzusunu yerleştirmiştir. İşte bu da yüce Allah'ın ona yönelik planı ve takdirinin bir parçası idi. İnsan Allah'ın dilediği zaman gelip çatıncaya kadar toprağın bağrında kalacaktır. Allah'ın emri gelince tekrar onu hayata döndürecek ve yapmak istediğini yapacaktır.

"Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir."

Yüce Rabbinin adını, Yaratıp düzene koyan, Takdir edip yol gösteren,(Topraktan) yeşil otu çıkaran, Sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tespih (ve takdis) et.(ala 1-5)

"O, insanı bir kan pıhtısından yarattı". Evet, Allah insanı, bu donmuş ve rahime yapışan bir damlacık kandan yarattı. İşte bu son derece sade ve küçük kaynaktan yaratılmıştır insanoğlu. Bu bir damlacık kan pıhtısı da Yaratıcının gücünü göstermekle birlikte ondan da öte O'nun keremini, ihsanını gösterir. Çünkü onun lütfu ile bu kan pıhtısı öğretilebilen ve buna dayalı olarak da, öğrenen insan seviyesine yükselmiştir. "Oku Rabbin en büyük kerem sahibidir. O insana kalemle yazmayı öğretti, insana bilmediğini öğretti."Gerçekten insanın doğuşu ile vardığı son durum arasında son derece büyük bir aşamadır bu. Ama Allah'ın her şeye gücü yeter. İkramı çoktur. Zaten bu yüzden o baş döndürücü aşamayı gerçekleştirmiştir.

Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.(alak 1-2)

Yorum;

Yani tekrar insan yaratılışına baksın. Ve düşünsün bu kadar karmaşık bir varlığın kendiliğinden var olması nasıl bir açıklamadır. Eğer kendisi var ediyorsa o zaman ölümünü de engelleyebilir. Peki, nice aciz? Hem kendisi var etseydi hep en güzel şekilde en yakışıklı şekilde var ederdi. Ama böyle olmuyor. Rastlantı ise insanın varoluşuyla alakalı bile değil. Hatta yanından dahi geçmemiştir.


Yerin bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ı tespih ve takdis ederim. (Yasin 36)

Kısa bir yorum;

Burada günlük olaylardan örnek veriliyor sonra deniyor ki bu kadar olay görüyorsunuz da çok güvendiğiniz aklınızı niye kullanmıyorsunuz? İnsanın doğması için kadın ver erkek gerekir, hayvanlarda da durum aynıdır. Hatta bitkilerde bile. Yani canlı cansız varlıkların devamı için eksi ve artı zıt iki kutup olmalı. Kainatta bu kadar düzenli bir sistem olması aklı başında herkesin kabul edeceği şeydir. Bu kadar düzeni bir araya getiren şeyin tesadüf olması nasıl akla uygun olur?

 


Yorum Yap

s.a.

13:47, 17/4/2008 .. Posted by Anonymous
Selamun Aleykum kardeş. Bu yorumun yeri burası değil ama yazacak başka yer bulamadım :) blogunu çok beğendiğimi söylemek istiyorum. Allah razı olsun. İnşaallh çalışmalarının devamını bekleriz. Benim de bir blogum var. Seni orda bağlantılarım'a ekledim. Tekrar Allah razı olsun. http://mawera11.blogcu.com -- mawera11@windowslive.com

{ Önceki Sayfa } { Sayfa 1 / 79 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

Linkler

ausözlük
kudusyolu
vekfecr
filistanbul
vahdet
kuran nesli
filistinetkinlik

Kategoriler


Son Yazılar

Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/a
Allah'ın Varlığına Kur'an'ın Bakışı 1/a-2
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 1/c
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 2/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 3/c
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 4/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/a
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 5/b
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 6
Allah’ın Varlığına Kuran’ın Bakışı 7
Süveyda
Hitabım Süveyda'ya
Süveyda'nın Ölümü
Yeniden Süveyda
Tess of the d'urbervilles
Charles Louis deSecondat Montesquieu
John LOCKE
Kitaplardaki Aşk, Dünyadaki Aşka Benzemez
Tan
Sezai Karakoç ve Batı
Söyle Ne Deyim
Sana Kavuşmak
Amerika Tarihi
Ayet ve Hadislerde İslam
İntifada
Din Kitlelerin Afyonu Mudur?
Sür Düdüğü ve Kıyamet
Öss Sınavını Geçip YÖK'ün Rezilliğine Takılmak
A Tale of Two Cities
Antonius and Cleopatra
12. Gece
Oliver Twist
Pride and Prejudice
Eba Akil (r.a)
Medea
24 Ağustos
Hz. Muhammed(s.a.v)
Allah'ın Varlığını Kanıtlamak
Tesettür
Aşıklar
Ahiretin Varlığının Kanıtları
Allah mı? Tanrı mı?
İslam
Mevlana ve Secde
Sünnetullah Nedir?
Şeyh Ahmed Yasin
Peygamber Efendimizin Evlilikleri ve İftira
Cumhuriyet Döneminde Başörtüsü Düşmanlığı
Zaman
O
Gidiyorum, Gitmeliyim
Aklımdasın
Halet-i Aşk
Şaşakalmak
Uyku
Ben ve Filistin
Korku
Laiklik Tartışması
Saki
Küskün
İslamda Siyahi Beyaz Farki
İslamda Kadının Şahitliği
İslam ve Dört kadınla Evlenmek
Şarkılar ve Ona Özel
Son Söz ve Sen
Filistin
Geç Kalmasaydım
Yolcuya Veda
Nedir Aşk
Biz
Ben
Var mısın?
Gözyaşı
Üç Ok

Arkadaşlarım