masalımsı
günlerden bir gün, hem de güneşli bir gün, kızın biri deniz kenarında yürüyüşe çıkmış. denizin kokusu ve dalgaların sesi onu mutlu ediyormuş. güle oynaya yürürken karşıdan ağır ağır bir çocuğun geldiğini görmüş. çocuk bir yürümüş, kız iki yürümüş, böylece ağır aksak yaklaşmışlar ve birbirlerini yakından görür olmuşlar. ve durmuşlar! öylece durmuşlar yüz yüze, ikisinde de kenara çekilme fikri bile oluşmadan. oradan geçen bir baloncu, onların bu halini görüp mutlu olmuş. uzun zamandır böylesine bir tabloya şahit olmamıştım, bunu alırsanız çok memnun olurum diyip, bir balon vermiş kıza. kız balonu tutmuş ama, aklı beş karış havada olduğundan o anın heyecanıyla, uçmaya başlamış balonu ile birlikte. çocuk ise bakakalmış ona, ama ağır hareketlerinden sıyrılıp bianda kızın elini tutuvermiş. biryandan ise yanlarındaki kayığın halatına tutunuyormuş. konuşmadan, tanışmadan, öylece durmuşlar denizin kenarında. muzur martılar bile kıyamamış gelip balonu patlatmaya ve gözleriyle fotoğraflayıp bu anı, gitmişler başka diyarlara anlatmaya..
Posted on 13/7/2007 at 03:16 PM
|