Toprak renkli bir kovboy kasabasinda gozlerini acmisti hayata. Vahsi Batinin hizli kovboylari civar topraklarda at kostururken, kasabada da bir o kadar eglence vardi. Her daim kosturmaca, kah korkak, kah umursamaz ruh halleri.
Kasaba onun ic dünyasi, en dipteki kendi hayali. Orada huzurlu, istedigi gibi ucabilecegi, kesfedebilecegi bir hayat var. Disarisi ise karisik. Ne zaman merakina yenik dusup de uzansa o sinirdan, dikenli teller kanatiyor avuclarini.
Icerisi guvenli, ama cok sessiz. Bazen sesinin yankisini duyuyor, bazen de sinirdan gecenlerin seslerini getiriyor ona ruzgar.
Ve bir gun kasabasinin disindan duymak istiyor kendi yankilarini, benim duydugum kadar berrak midir diye merak ediyor. Fakat disarisi avuclarini acitir diye korkup, iste bu yazida buluyor kendini.