31/12/2007 - Yeni Yıl Kutlamaları

İsa (a.s)' ın doğumu, tarihi ikiye bölmüş büyük bir olaydır. 2007 Yıl önce Allahü Tealâ'nın Kutsal Ruh aracılığı ile Meryem'e bir oğul müjdeletmesi ile insanların kurtuluşu için Dünyaya teşrif etmiş fakat zamanla insanlar dinlerini tahrif etmişler domuz eti, şarap, kumar, bazen zina hayatlarının normal bir parçası olmuş, böylelikle haramı kendilerine helal saymışlar ve secdeyi 'namazı' unutmuş, dinlerinden tamamen çıkarmışlar yine de kiliselere gidip dua etmekte, İncil'den pasajlar okuyup ilahiler dinlemektedirler. İsa (a.s) yeryüzünün ışığı ve Meryem'e bir kelimesidir. Babası olmadan dünyaya gelmiş bir nurdur, ışıktır. Her yıl Aralık ayında onun doğumu dünyanın her tarafında sevinç ve neş'e içinde kutlanmakta, bayram coşkusu içinde her yer ışıklarla aydınlatılarak çam ağaçları süslenmekte ve insanlar sevdiklerine çeşitli hediyeler göndermekte ve ziyafet sofraları hazırlamaktadırlar. Bazı İslam düşünürleri 'Müslümanlar, Hıristiyanlar gibi İsa'nın doğumunu kutlamamalıdır' derler. Oysa biz inananlar 'Peygamberler arasında bir fark gütmeyiz' demekle emrolunduk.
Allah'ın yeryüzüne göndermiş olduğu ışığın sevinciyle birlikte armağanlar ve ziyafetlerle kutlanan her yıl dönümü hele o ziyafet sofraları Kur'anın İsa (a.s) hakkındaki “ Ziyafet Sofrası Suresi” ni anımsatmakta ve Rabbe dair bu tür olaylar yüzünü gizleyip, hükmünü yürüten saklı bir melik gibi dileğini icra etmektedir.
|