Allah Yoluna Davet Et

3/5/2008 - ZİYAFET SOFRASI SÛRESİ

Ayın – Kâf – Sîn.

İşte Allah’ın âyetleri bunlardır. İyice anlamanız için âyetlerimizi böyle bildirmedeyiz.


İsa havarilerine ‘Allah yolunda yardımcılarım kimlerdir?’ diye sorunca, havariler “Allah yolunda yardımcıların biziz' dediler.


Havariler İsa’ya “Allah'a dua et de bizim için gökten bir sofra indirsin. Bu, bize hem bir delil olsun hem de Rabbin tanıklığımızı yazsın” dediler.


İsa “Rabbim, bize gökten bir sofra indir ve bizi onunla rızıklandır.” dedi.


Allah :“Sofrayı size indireceğim fakat kim inkâra saparsa onu cezalandıracağım” diye buyurdu.


Âyetlerimize inanan ve iyi işler işleyenler için altından ırmaklar akan köşkler vardır ve orada ebedi olarak kalacaklardır. İyilik eden ve iyi davrananların sonucu işte budur.


İnkârcıların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü duraktır orası. Allah vâdinden asla dönmez. O’nun sözü er-geç gerçekleşir. Halâ akletmezler mi?


Onlar “ Allah evlât edindi” dediler. Hâşa Allah evlât edinmekten münezzehtir ve O, çok yücedir.

Âzabımızın aniden üzerinize gelip çatmayacağından emin mi bulunuyorsunuz?


Allah’a iftira atandan daha zalim kim vardır?


Daha önce de peygamberler gönderildi. Onları inkâr ettiler ve helâk edildiler. Bir tek ses, tek bir sayha onlara yetti. Evlerinde boylu boyunca uzanmış ölü bulundular. Sanki daha önce hiç yaşamamışlardı. Nasılmış âzâbım ve korkutuşlarım. Halâ ders almazlar mı?

Allah iyi ve temiz kişileri korur ve sever. O, her şeyi en iyi işitir ve bilir.


De ki: Sizinle benim aramızda tanık olarak Allah yeter. Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. O, tektir.


Sizi yoktan var eden Allah’tır. Her şey Allah’ın dilemesi takdiri iledir. O, her çeşit yaratmayı bilir. Halâ düşünmezler mi?


Her kim zerre kadar bir iyilik işlerse karşılığını görecektir. Her kim de zerre kadar bir kötülük, şer işlerse karşılığını görecektir.


Onlar o kimselerdir ki; Allah’a ve O’nun âyetlerine içten inanırlar, namaz kılarlar, zekât verirler, yoksullara yardım ederler. Cennetler onlar içindir.


Onlar o kimselerdir ki; Âyetlerimizden yüz çevirirler, peygamberlerle alay ederler, inananlara gülüp geçerler. Cehennem o kimseleredir.


Allah’tan daha doğru sözlü kim vardır?


Allah’ı bırakıp da başka birini kendinize hakem mi sandınız? O gün herkese yaptıklarının karşılığı verilecektir.

Allah imanınızı zâyi edecek değildir. O, kalplerde olanı bilir.


Allah, herkesin ne yaptığını gâyet iyi bilir. O, işlediklerinizden aslâ gâfil değildir.
O gün hüküm yalnızca Allah’ındır.


Kadın ve erkeklere çalışmalarından bir pay vardır.


Ancak Allah'a tapın. O, her şeyden haberi olandır. Eğer inanırlarsa bu haklarında hayırlı olur.


Allah, iyilik eden, iyi davrananları sever. Adil olun. Allah adalet üzere davrananları sever.


Yola serilmiş yoksula yardım edin.


Allah kimseye zerre kadar zulmetmez.


Her kim zerre kadar bir iyilik yaparsa,karşılığını görecektir. Faydası kendinedir. Her kim zerre kadar bir kötülük, şer işlerse karşılığını görecektir. Zararı kendinedir.


Allah, işlediklerinizden habersiz değildir. Rabbiniz Allah, işte budur. O, hesabı tez olandır.


Allah hakkında, yalan uydurandan daha zâlim kim vardır?Onlar Âzabımız neymiş yakında görecek ve bileceklerdir.

İnanıp da iyi işler işleyenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır. Onlar koyu gölgeliklerde, pınar başlarındadır.


İnkâr edenlerin barınakları cehennem olacaktır. Oraya girdiklerinde 'Rabbimiz! diyeceklerdir. Ne olur tekrar dünyaya dönelim de doğru yolu bulalım'. Fakat onların bu dilekleri aslâ kabul edilmeyecektir. Onlara' Vaktiyle elçilerimiz delillerle geldiler. Niçin onlardan yüz çevirdiniz?' denilecektir. Onlara orada sâdece;'Tadın bakalım acı âzâbımızı' denir.


Âkıbetleriniz neymiş yakında görecek ve bileceksiniz. Kimmiş yalancı yakında iyice anlayacaksınız.


Birbirinizi yurtlarından çıkarmayın. Allah yolunda, yurtlarından çıkarılanlara yardım edenler, iyilik edenler, iyi davrananlar, dinde sebât edenler, sabredenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır. Onlara dereceler vardır. Ne güzel yurttur cennet.


Birbirlerini yurtlarından çıkaranlar cehenneme girecekler ve ebedî olarak orada kalacaklardır. Ne kötü yerdir cehennem.


Ne güç gündür o gün, kıyamet. O gün ne anne babanın evladına ne de evladın anne babasına bir faydası dokunmayacaktır. O gün herkese işlediklerinin karşılığı verilecektir.

Kıyâmet günü Allah, aranızda adâletle hükmedecektir.


Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?


Şeytan sizin apaçık düşmanınızdır.


Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. O, her şeyden haberdardır. Allah kimseye hardal tozu kadar bile zulmetmez.


Onlar ise kendilerine ne bir fayda ve ne de bir zararı dokunan şeylere taptılar.


Musa kavminden Cumartesi günü yasağına uymayanlara hâkir maymunlar olun buyurduk.


Âyetlerimizden yüz çevirenler gâfildirler .Onların kulakları,gözleri ve kalpleri mühürlüdür. Gerçeği görseler yine de inanmazlar.


Onlardır ki; Allah'a ve O'nun ayetlerine inanırlar, namaz kılarlar, zekât verirler. Yoksullara yardım ederler. İşte o kimseler kurtuluşa erdirileceklerdir.


Onlardır ki; Âyetlerimizle alay ederler peygamberleri yalanlarlar, işte o kimselerin varacakları yer cehennemdir ve orada ebedi olarak kalacaklardır.


Allah vâdinden asla dönmez. O, hesabı tez görür. Gerçek işte budur. Eğer inanırsanız bu hakkınızda hayırlıdır. Fakat çoğu bunu bilmezler.


Allah'tan çekinin.


Kim ki inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Ayetlerimiz işte bunlardır .Doğru yol, işte budur.


Allah'ın gücü her şeye yeter ve O, âzabı en şiddetli olandır.


Rabbin, cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım sözü gerçekleşecektir. Allah'tan gereği gibi korkun.

Sana düşen görev, ancak bildirmedir.


İnkâr edenler için cehennem vardır. Onlar suçlarının cezasını çekeceklerdir.


Allah'ı bırakıp da başka birini kendinize hakem mi sandınız?

Allah yolunda canlarınızla mallarınızla savaşın.


âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır. Varacakları yer cehennemdir.

Onlar o kişilerdir ki ayetlerimizden gâfildirler. Fakat çoğu bunu bilmezler.


Onlar o kişilerdir ki âyetlerimizden yüz çevirirler. Onlar kör, sağır ve dilsizdirler. Gerçeği akletmezler.

Onlar göreceklerdir Allah'ın âzabının korkunçluğunu.


İnanan ve iyi işler işleyenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır.

İnkâr eden ve kötü, şer işler işleyenler ise cehenneme girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır.


Onlara 'Haydi gelin.Siz de Allah'a inanın ve O'nun bildirdiklerine uyun denildiğinde 'Biz, atalarımızın yolundan yürürüz derler. Ya ataları doğruyu anlamamış, doğruyu bulamamışlarsa ne olacak? Hiç düşünmezler mi?


Allah'ın elçisine 'Râina bizi gözet' demeyin. 'Unzurnâ bize bak' deyin.


O, işlediklerinizden haberi olandır.

Allah karanlıklarda ve aydınlıklarda ne varsa bilir. O, gücü her şeye yetendir.


Birbirinizi öldürmeyin.(Kim bir mümini öldürürse tüm insanları öldürmüş gibi olur. Kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur). *Bir inananın, bir inananı kasden öldürmesi olacak şey değildir. Hataen olursa o müstesnadır. *(Kim bir mümini yanlışlıkla, hata ile öldürürse ölenin ailesine diyet ödemesi gerekir. Ailesi bu diyeti bağışlarsa bu müstesnadır. Diyet ödeyecek durumda değilse, Allah'tan bağışlanma diler ve ard arda aralıksız altmış gün oruç tutar. Buna da gücü yetmezse bir yoksulu altmış gün, ya da altmış yoksulu bir gün doyuracak kadar fidye verir.)

Kıyamet günü Allah, aranızda adâletle hükmedecektir. O gün hüküm, yalnızca Allah'ındır. Âyetlerimizden yüz çevirenler gâfillerin ta kendileridirler. Onlar için çok acı bir azap vardır.


Sözlerinizi yerine getirin. Yeminlerinizi tutun. Yeminlerini tutamayanlar üç gün ard arda oruç tutar. Veya bir yoksulu on gün ya da on yoksulu bir gün doyuracak kadar fidye verir.

*Hürmetli aylara, dört ayaklı hayvanlardan size helâl kılınan kurbanlıklara ve gerdanlı kurbanlıklara ve Allah'ın rızasını aramak için Hac ibadetine (Kâbe'ye) gelenlere sakın saygısızlıkta bulunmayın. İhrama girdiğinizde helâl olan hayvanları avlamak da haramdır. İhramdan çıkınca avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram'a girmenizi önledikleri için bir topluma karşı duyduğunuz şiddetli öfke, sizi onlara saldırmaya sevk etmesin.* (Günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. İyilik ve takvâda yardımlaşın).(Aranızda selâmı yayın. Size selam verene aynısı ile veya daha iyisi ile mukabele edin.)
*Leş, kan, domuz eti, Allah adına değil ve putlar adına kesilen hayvanlarla, vurulup yüksek bir yerden düşüp ölmüş veya başka bir hayvanın boynuz darbeleriyle öldürülmüş veya bir hayvan tarafından parçalanmış hayvanların etini yemek haramdır. Meğer ki onlar ölmeden yetişip kesesiniz. (Taştan, tahtadan veya herhangi bir maddeden yapılmış veya asılmış putlar adına kesilen hayvanlar ile fal için çekilen oklarla rızık arayış ne kötüdür.) Bugün kâfirler, sizin dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Ancak benden korkun. onlardan korkmayın. İşte bugün size dininizi ikmal ettim, Size hoşnutlukla İslâm'ı verdim ve dininizi tamamladım.*
Domuz eti haramdır. Pis ve murdardır. Ancak darda kalan zaruret miktarını aşmayacak kadar bundan yerse günah olmaz.
*Sana soruyorlar bize helâl kılınan nedir? de ki: Size bütün iyi ve temiz şeyler helâl kılındı. Alıştırarak ve Allah'ın size öğrettiğini öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların derilerini de giyin. *Avlanırken de üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'tan korkun. *Allah hesabı tez görür.
*Size temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yemeği size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir. İnanan hür ve namuslu kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve namuslu kadınları, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve ve mihirlerini verdiğiniz takdirde nikâhlamak inanan erkeklere helâldir. *
Âyetlerimizi yalan sayandan daha zalim kim vardır? Onların işleri boşa çevrilir.
Namaz kılacağınız zaman yüzünüzü yıkayın, başınıza meshedin, ellerinizi dirseklerinize kadar, ayaklarınızı topuklarınıza kadar yıkayın.
(Ne söylediğinizi bilemeyecek kadar sarhoşken ve cünüp iseniz ve yolcu değilseniz, gusledinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolcu iseniz veya ayak yolundan gelmişseniz veya kadınlara yaklaşıp da su bulamadığınız takdirde temiz bir toprağa teyemmüm edin. Niyet ederek Ellerinizi toprağa vurun yüzünüzü ve ellerinizi dirseklerinize kadar meshedin.)
Allah temizlenenleri sever. (Hâlâ şükretmezler mi)
*Allah size güçlük istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.*
Şarap, kumar ve fal okları şeytan işi pisliklerdir.
(Size şunlarla evlenmek haram kılındı:,Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, babalarınızın evlendiği kadınlar, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz hanımlarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın hanımları, iki kız kardeşi de nikâhlamanız.)
Allah, gönüllerde saklı, gizli ne varsa bilir. (Allah'ın üzerinize olan nimetini anın) * ve "Duyduk ve kabul ettik" dediğiniz zaman ona vermiş olduğunuz sözü hatırlayın.*
Âdil olun. Allah, adaletle davrananları sever. (Bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi adaletsizliğe sevk etmesin). Allah işlediklerinizden haberi olandır. Yalnızca Allah'tan korkun. O, kendisinden korkanlarla beraberdir.
Allah'a inanan ve iyi işler işleyenler için cennetler vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Orada her diledikleri ellerinin altında olacaktır. Ne güzel yurttur orası.
İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar için cehennem vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Baş yiyecekleri zakkum kökü, baş içitleri kanlı irinli sudur. Ne kötü yerdir orası.
Allah'tan korkun ki kurtuluşa erin. O, iyi ve temiz kişileri sever ve korur. (Allah'ın üzerinize olan nimetini anın) * hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden çekmişti. * İnananlar yalnızca Allah'a güvenmelidir.
(Hani *İsrailoğullarından* söz almıştık. İçlerinden on iki güvenilir adam göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer siz namaz kılar, zekât verir, peygamberlere inanır, onlara kuvvetle yardım eder, Allah yolunda iyi işler yaparsanız cennetler sizedir. Fakat içinizden her kim inkâr ederse doğru yoldan sapıtmış olarak hüsrana uğrayanlardan olur. )
(Sözlerinden döndükleri için kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimeleri yerlerinden değiştirerek kendilerine bildirilen gerçeklerden nasip almayı unuttular.) *İçlerinden bir kısmı müstesnâ, onların daima yaptıkları bir hainliği haber alırsın. Yine de onları affet ve aldırış etme.*(Hükmümüze sabret. Cahillerden yüz çevir). Allah iyilik eden, iyi davrananları sever.
Onlardır ki ayetlerimizden yüz çevirmeye yeltenirler. O kimseler için çok acı bir azap vardır. *Onlardan "Biz hıristiyanlarız" diyenlerden de söz almıştık. Onlar da kendilerine bildirilen gerçeklerin bir kısmını unuttular. Bu nedenle kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin yerleştirdik. Allah onlara yakında nelere yeltendiklerini haber verecek.*
*Ey kitap ehli ! Resûlümüz size Kitabınızın gizlemekte olduğunuz birçok yerlerini size bildiriyor. birçok (kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve sarih kitap geldi.*
Allah sözlerinde değişme olmaz. İyice anlamanız için ayetlerimizi böyle açıkça bildirmedeyiz. Doğru yol işte budur.(Allah sizi karanlıklardan aydınlığa, zulûmattan nûra çıkarır.) Rabbiniz Allah işte budur.
Onlar “Allah evlât edindi” dediler. Hâşâ; Allah, evlât edinmekten münezzehtir ve O, çok yücedir. Allah dilerse sizi yok eder de yerinize başka bir kavim getirir. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Her şey Allah'ın dilemesi ve yaratması iledir. O, iradesi ile hükmeder. Allah'ın gücü her şeye yeter. *De ki: Allah, Meryem oğlu Mesîh'i de annesini de yeryüzündekilerin hepsini de yok etmeyi dilese O'na karşı her hangi bir şeye, kimse sahip çıkabilir mi?*
Her şeyi yaratan yalnızca Allah'tır. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Allah'ı bırakıp da başka birini kendinize hakem mi sandınız? O, dilediğini gerçekleştirir. *Yahudiler ve hıristiyanlar "Biz Allah'ın oğullarıyız ve sevgilileriyiz" dediler. De ki: Öyleyse niçin size günahlarınız sebebiyle azap ediyor? Allah, dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Sonunda dönüş de ancak O'nadır. *
*Ey kitap ehli! Bize bir müjdeci ve sakındırıcı gelmedi dememeniz için peygamberlerin arası kesildiği bir devirde size müjdeci ve sakındırıcı geldi.* Allah her şeye gücü yetendir. O, dilediğini gerçekleştirir.
*Hani Musa, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın. O'nun emri ile hükmetmeniz ve doğruyu yanlıştan ayırmanız için size içinizden peygamberler gönderdi ve âlemlerde hiç kimseye vermediğini size verdi.*
*Tevrat'ı doğrulayıcı olarak peygamberlerin izleri üzerine, ardından İsa'yı gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nûr bulunmak, önündeki Tevrat'ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil'i verdik.*
*İncil'e inananlar, Allah'ın onda bildirdiği ile hükmetsinler. Kim Allah'ın bildirdiği gerçek ile hükmetmezse işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.*
Bu Kur'an daha öncekileri tasdik eder. Birbirinizle tanışasınız diye sizi kavimler halinde yarattık. * Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet* * İyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. *(Allah ihtilafa düştükleri şeyler hakkında hükmünü verecektir. Sana gelen gerçeği bırakıp da onların heva ve heveslerine uyma.Yoksa onlar cahiliye devrinin idaresini mi arıyorlar?)
*Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından dahi seni saptırmamalarına dikkat et. *
Onlar Allah'ı gereği gibi bilemediler. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?
(Ey iman edenler! Birbirinizi bırakıp da başkalarını *yahudileri ve hıristiyanları* dost edinmeyin. Siz onların dinine girmedikçe sizi vurup öldürmek isterler.) *İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır.* Allah, zalim kavmi doğru yola iletecek değildir.
*Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah'tan korkun; eğer müminler iseniz. *
*Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah'tan korkun; eğer müminler iseniz. Namaz için ezan okunduğu zaman onu bir eğlence oyun sanıyorlar bu onların akılsız bir güruh olmalarındandır.*
*(Onlara) şöyle de: Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve daha önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış kimselersiniz. *Onların çoğunu günah işlemek, zulmetmek ve haram yemekte sürat yarışına girdiklerini görürsün. Ne kötüdür ettikleri*
*Hükümleri bilenler ve alimler onları suç olan sözleri söylemekten ve haram yemekten yasaklasalardı ya! İşledikleri ne kötüdür! *
Eğer inansalardı bu haklarında hayırlı olurdu. Fakat çoğu bunu bilmezler. * suçlarını bağışlardık ve onları da nimeti bol cennetlere alırdık.*
*Eğer onlar Tevrat'ın, İncil'in ve Rableri tarafından indirilen sair kitapların emirlerini tutsalardı hem başlarından hem ayaklarının altlarından nimetlere kavuşurlar rızıklanırlardı. İçlerinden mutedil olanlar da var fakat çoğu kötü işler yaparlar.*
Sana düşen görev ancak bildirmeden ibarettir.
İnanıp da iyi işler işleyenler için ne korku olacaktır ne de tasa. Onlar hiç üzülmeyeceklerdir.
Âyetlerimizden yüz çevirenler ise gafildirler. Onların kulakları, gözleri ve gönülleri mühürlüdür.
Yalnızca Allah'a tapın. O birdir. Onlar ise Allah evlat edindi dediler. Hâşâ; Allah evlat edinmekten münezzehtir ve O, çok yücedir. (Mesîh ancak bir resûldür. Annesi doğru bir kadındı. İsa annesiyle yemek yerdi.)
Allahınız tek Allah'tır. O, her şeyi en iyi işiten ve bilendir. Onlar ise kendilerine ne bir fayda ve ne de bir zararı dokunan şeylere taptılar.
İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar cehenneme girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır.
Allah azabı en şiddetli olandır. Ancak O'ndan korkun.
Onlara haydi gelin siz de Allah'a inanın ve onun bildirdiklerine uyun dense biz atalarımızın yolundan yürürüz derler. Ya ataları doğruyu anlayamamış, doğruyu bulamamışlarsa ne olacak hiç düşünmezler mi?
( Allah buyurdu ki: Doğruların doğruluğunu sormak için fayda verecek gündür. Ey mutmain olmuş nefs Allah senden sen de Allah'tan razı olarak cennetime gir.)Allah her şeyden haberdardır ve O, gücü her şeye yetendir.
Allah Âdem'i balçıktan yarattı ve ona ruhundan üfledi. Âdem'in bel kemiğinin birinden(eşi) Havva'yı yarattı. Hepiniz tek bir candan türediniz.
Ancak Allah'a tapın. (Anne ve babanıza, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, uzak ve yakın komşunuza, yere serilmiş yoksula ve elinizin altında bulunanlara iyi davranın. Sizler bir sürünün çobanı gibisiniz. Herkes elinin altında bulunanlardan sorumludur. Allah kimseyi takatinin yetmeyeceği bir yük yüklemek istemez.)
Âyetlerimizi inkâr edenler için çok acı bir azap vardır. Onlar kendi elleriyle yaptıkları uydurma şeylere taptılar.
Allah kimseye zerre kadar zulmetmez. Onlar ise ancak kendilerine zulmederler.
(Kendilerine Kitap'tan nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!)
Allah'a iftira atandan daha zâlim kim vardır? *Allah'a ortak koşan kimseler pek büyük bir iftira ve günah yüklenmiş olurlar. O, kendisine ortak koşanları affetmez; bundan başkasını ve dilediğinin günahını affeder.* (Allah dilediğini temize çıkarır)
Allah'ı bırakıp da başka birini kendinize hakem mi sandınız? Hala akletmezler mi?
Allah hakkında yalan uydurandan daha zâlim kim vardır? (teslis inancı yanlıştır. Bu onlara günah olarak yeter).
* Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve şeytana kanıp, inkâr edenlere: "Bunlar, Allah'a inananlardan daha doğru yoldadır" diyorlar! Bunlar, Allah'ın lânetlediği kimselerdir. *
Zâlimler ise asla kurtuluşa erdirilmeyeceklerdir. O gün onlar ne bir dost bulabileceklerdir ne de bir yardımcı. Onlar için çok acı bir azap vardır. Cehennem o kişileredir.
Âyetlerimizden yüz çevirenler için çok acı bir azap vardır. Melekler onların alınlarına, sırtlarına yanlarına vura vura canlarını alırlar.
Âyetlerimizi hiçe sayandan daha zalim kim vardır? Onlar cehenneme gireceklerdir. Orada derileri yanıp eridikçe yeniden deri bitirilir. Baş içitleri kanlı irinli sudur.
(Melekler kendilerine zulmeden kişilerin canlarını alırken: "Ne işde idiniz!" derler. Onlar: "Biz yeryüzünde çaresizdik" diye cevap verirler. Melekler de: "Allah'ın arzı geniş değil miydi?*Hicret etseydiniz ya!*" derler. İşte onların barınağı cehennemdir;ne kötü barınaktır orası.)
*Erkekler, kadınlar ve çocuklardan âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiç bir yol bulamayanlar müstesnadır.*
Allah'tan af dileyin. (Bir daha günaha dönmemek üzere tövbe edenlerin affedilmesi umulur).
*İman edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.*
*Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah'ındır.*
*Allah, size şöyle bildirmededir: Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geçinceye) kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri cehennemde bir araya getirecektir. *
Allah adı anılmayan meclislerde bulunanların hâli, ölmüş eşek başından kalkılıp gidilmiş gibidir.
Onlar o kişilerdir ki ayetlerimizi alaya alırlar. İnananlara gülüp geçerler. İşte onlar için çok acı bir azap vardır. Zâlimler asla kurtuluşa erdirilmeyeceklerdir.
*Onlar o kişilerdir ki namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, gösteriş için namaz kılarlar, Allah'ı da pek az hatıra getirirler.*
*Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Onlara hiç yardım edilmeyecektir.*
*Fakat, tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar başkadır. İşte bunlar inananlarla beraberdir ve Allah inananlara yakında büyük mükâfat verecektir.*
*Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin! Allah şükre karşılık veren ve her şeyi en iyi bilendir. *
Her kim bir iyilik işlerse karşılığının aynısını görecektir. Her kim de bir kötülük, şer işlerse karşılığının aynısını görecektir.
*Bir iyiliği açıklar veya gizlerseniz ya da bir kötülüğü affederseniz, Allah da ziyadesiyle affedici ve her şeye gücü yetendir.*
(Allah yolundan insanları alıkoyanlar doğru yoldan uzaklaşmışlardır.)
* Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve peygamberler arasında bir fark güdenler ve "Bir kısmına inanır fakat bir kısmına da inanmayız" diyenler yok mu; İşte gerçekten inkârcılar bunlardır. Ve inkârcılar için çok acı bir azap vardır.*
*Allah'a içten inanıp da peygamberler arasında bir fark gütmeyenlere gelince işte Allah onlara yakında mükâfatlarını verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir. *
(Hani onlar Musa'ya "Biz Allah'ı apaçık görmedikçe inanmayız" demişlerdi de gözlerinin önünde onları yıldırım çarpmıştı. )
Musa kavminden Cumartesi günü yasağını hiçe sayanlara hâkir maymunlar olun buyurduk.*Bir de, Yahudilerin yaptıkları zulümden ve çok kimseyi Allah yolundan , menetmelerinden dolayı kendilerine daha önce helâl kılınmış olan iyi ve temiz şeyleri onlara haram kıldık. *
*Yasak edildiği halde faiz almaları ve haksızlık yolları ile insanların mallarını yemeleri sebebiyle içlerinden inkâra sapan kimseler için çok acı bir azap vardır. *
Daha önce de peygamberler gönderildi. Onları inkar ettiler ve helak edildiler. Nasılmış azabım ve korkutmalarım?
(Fakat kendilerine ilim verilen bilgi sahipleri ve iman edenler, namazı kılanlar, zekâtı verenler; Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat vereceğiz.)
Îsa'yı ne öldürdüler ne de onu astılar. Onu diri olarak göğe kaldırdık. Biri ona benzetildi de onu astılar. Ellerinden ayaklarından çivilediler."Allah elçisi Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri yüzünden onları lânetledik. Kitap ehlinden her biri, ölümünden önce Îsa'ya muhakkak iman edecektir. Kıyamet gününde de o, onlara şahit olacaktır.*
Kıyamet alâmeti olarak ya Yecüc, Mecüc denilen iki cüce aranıza inecek veya Hazreti İsâ gökten yere inerek bin yıl saltanat sürecektir.
* Senden fetva isterler. De ki: Annesi ,babası ve çocuğu olmayan kimse eğer evli idiyse onun mirası hakkındaki hükmü Allah, şöyle açıklıyor: Eğer o kişi ölür de ve yalnızca tek kız kardeşi varsa, terekenin yarısı ona verilir. Kız kardeş ölüp çocuğu da olmazsa erkek kardeş ona vâris olur. *

<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kuran'a Dair Gerçek Bilgiler

Recent Posts

YUNUS SÛRESİ
VÂKİ OLAN SURESİ
Başlıksız
YUSUF SÛRESİ
MAĞARADA UYUYANLAR SÛRESİ
HİKÂYELER SÛRESİ
LÛT SÛRESİ
SEBELİLER SÛRESİ
GANİMETLER SÛRESİ
CENNET İLE CEHENNEM ARASINDAKİ DUVARDAN BAHSEDEN SÛRE
HAYVANLARDAN BAHİS GEÇEN SURE
ZİYAFET SOFRASI SÛRESİ
İMRAN SOYU SÛRESİ
İMRAN SOYU SURESİ
İNANANLAR SÛRESİ
KUR'AN (Türkçe)
KUR'AN (Türkçe)
KUR'AN'DA ZULÜM KAVRAMI
FİTNE ADAM ÖLDÜRMEKTEN BETERDİR.
CENNETTE DERECELER VARDIR
KİBİRLENMEYİN. ALLAH, KİBİRLENENLERİ SEVMEZ.
Atasözü
ALLAH, SABREDENLERLE BERABERDİR
ALLAH, RİYÂKÂRLARIN CEZASINI VERECEKTİR
KIYAMET GÜNÜ HAKKINDA
DİNDE SABIR, SEBÂT VEYA GAFLET
BİRİKTİRDİKLERİ ALTIN VE GÜMÜŞLERLE ALINLARI, SIRTLARI VE YANLARI DAĞLANIR
KÂFİRLER SÛRESİ (Kâfirun Sûresi)
ALLAH'A İMAN
ALLAH'A İMAN

Friends

onursargin

bedava chat sohbet batak okey tavla