3/5/2008 - ZİYAFET SOFRASI SÛRESİ
Ayın
– Kâf – Sîn.
İşte Allah’ın âyetleri bunlardır.
İyice anlamanız için âyetlerimizi böyle
bildirmedeyiz.
İsa havarilerine ‘Allah yolunda
yardımcılarım kimlerdir?’ diye sorunca, havariler “Allah
yolunda yardımcıların biziz' dediler.
Havariler İsa’ya “Allah'a dua et de
bizim için gökten bir sofra indirsin. Bu, bize hem bir
delil olsun hem de Rabbin tanıklığımızı yazsın” dediler.
İsa “Rabbim, bize gökten bir sofra
indir ve bizi onunla rızıklandır.” dedi.
Allah :“Sofrayı size indireceğim fakat
kim inkâra saparsa onu cezalandıracağım” diye buyurdu.
Âyetlerimize inanan ve iyi işler
işleyenler için altından ırmaklar akan köşkler vardır
ve orada ebedi olarak kalacaklardır. İyilik eden ve iyi
davrananların sonucu işte budur.
İnkârcıların varacakları yer
cehennemdir. Ne kötü duraktır orası. Allah vâdinden
asla dönmez. O’nun sözü er-geç gerçekleşir.
Halâ akletmezler mi?
Onlar “ Allah evlât edindi”
dediler. Hâşa Allah evlât edinmekten münezzehtir ve
O, çok yücedir.
Âzabımızın aniden üzerinize
gelip çatmayacağından emin mi bulunuyorsunuz?
Allah’a iftira atandan daha zalim kim
vardır?
Daha önce de peygamberler gönderildi.
Onları inkâr ettiler ve helâk edildiler. Bir tek ses,
tek bir sayha onlara yetti. Evlerinde boylu boyunca uzanmış ölü
bulundular. Sanki daha önce hiç yaşamamışlardı.
Nasılmış âzâbım ve korkutuşlarım. Halâ ders
almazlar mı?
Allah iyi ve temiz kişileri korur ve sever.
O, her şeyi en iyi işitir ve bilir.
De ki: Sizinle benim aramızda tanık olarak
Allah yeter. Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. O,
tektir.
Sizi yoktan var eden Allah’tır. Her şey
Allah’ın dilemesi takdiri iledir. O, her çeşit yaratmayı
bilir. Halâ düşünmezler mi?
Her kim zerre kadar bir iyilik işlerse
karşılığını görecektir. Her kim de zerre kadar bir
kötülük, şer işlerse karşılığını görecektir.
Onlar o kimselerdir ki; Allah’a ve O’nun
âyetlerine içten inanırlar, namaz kılarlar, zekât
verirler, yoksullara yardım ederler. Cennetler onlar içindir.
Onlar o kimselerdir ki; Âyetlerimizden
yüz çevirirler, peygamberlerle alay ederler, inananlara
gülüp geçerler. Cehennem o kimseleredir.
Allah’tan daha doğru sözlü kim
vardır?
Allah’ı bırakıp da başka birini
kendinize hakem mi sandınız? O gün herkese yaptıklarının
karşılığı verilecektir.
Allah imanınızı zâyi edecek
değildir. O, kalplerde olanı bilir.
Allah, herkesin ne yaptığını gâyet
iyi bilir. O, işlediklerinizden aslâ gâfil değildir. O
gün hüküm yalnızca Allah’ındır.
Kadın ve erkeklere çalışmalarından
bir pay vardır.
Ancak Allah'a tapın. O, her
şeyden haberi olandır. Eğer inanırlarsa bu haklarında hayırlı
olur.
Allah, iyilik eden, iyi
davrananları sever. Adil olun. Allah adalet üzere davrananları
sever.
Yola serilmiş yoksula yardım
edin.
Allah kimseye zerre kadar
zulmetmez.
Her kim zerre kadar bir
iyilik yaparsa,karşılığını görecektir. Faydası
kendinedir. Her kim zerre kadar bir kötülük, şer
işlerse karşılığını görecektir. Zararı kendinedir.
Allah, işlediklerinizden
habersiz değildir. Rabbiniz Allah, işte budur. O, hesabı tez
olandır.
Allah hakkında, yalan uydurandan daha
zâlim kim vardır?Onlar
Âzabımız neymiş yakında görecek ve bileceklerdir.
İnanıp da iyi işler
işleyenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada
kalacaklardır. Onlar koyu gölgeliklerde, pınar başlarındadır.
İnkâr edenlerin
barınakları cehennem olacaktır. Oraya girdiklerinde 'Rabbimiz!
diyeceklerdir. Ne olur tekrar dünyaya dönelim de doğru
yolu bulalım'. Fakat onların bu dilekleri aslâ kabul
edilmeyecektir. Onlara' Vaktiyle elçilerimiz delillerle
geldiler. Niçin onlardan yüz çevirdiniz?'
denilecektir.
Onlara orada sâdece;'Tadın bakalım acı âzâbımızı'
denir.
Âkıbetleriniz
neymiş yakında görecek ve bileceksiniz. Kimmiş yalancı
yakında iyice anlayacaksınız.
Birbirinizi yurtlarından
çıkarmayın. Allah yolunda, yurtlarından çıkarılanlara
yardım edenler, iyilik edenler, iyi davrananlar, dinde sebât
edenler, sabredenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada
kalacaklardır. Onlara dereceler vardır. Ne güzel yurttur
cennet.
Birbirlerini yurtlarından
çıkaranlar cehenneme girecekler ve ebedî olarak orada
kalacaklardır. Ne kötü yerdir cehennem.
Ne güç gündür
o gün, kıyamet. O gün ne anne babanın evladına ne de
evladın anne babasına bir faydası dokunmayacaktır. O gün
herkese işlediklerinin karşılığı verilecektir.
Kıyâmet günü
Allah, aranızda adâletle hükmedecektir.
Allah'tan daha doğru sözlü kim
vardır?
Şeytan sizin apaçık
düşmanınızdır.
Göklerde ve yerde ne
varsa Allah'ındır. O, her şeyden haberdardır. Allah kimseye
hardal tozu kadar bile zulmetmez.
Onlar ise kendilerine ne bir fayda ve ne
de bir zararı dokunan şeylere taptılar.
Musa kavminden Cumartesi günü
yasağına uymayanlara hâkir maymunlar olun buyurduk.
Âyetlerimizden yüz
çevirenler gâfildirler .Onların kulakları,gözleri
ve kalpleri mühürlüdür. Gerçeği görseler
yine de inanmazlar.
Onlardır ki; Allah'a ve O'nun
ayetlerine inanırlar, namaz kılarlar, zekât verirler.
Yoksullara yardım ederler. İşte o kimseler kurtuluşa
erdirileceklerdir.
Onlardır ki; Âyetlerimizle
alay ederler peygamberleri yalanlarlar, işte o kimselerin
varacakları yer cehennemdir ve orada ebedi olarak kalacaklardır.
Allah vâdinden asla
dönmez. O, hesabı tez görür. Gerçek işte
budur. Eğer inanırsanız bu hakkınızda hayırlıdır. Fakat çoğu
bunu bilmezler.
Allah'tan çekinin.
Kim ki inanır, sabreder ve
secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur.
Ayetlerimiz işte bunlardır .Doğru yol, işte budur.
Allah'ın gücü her
şeye yeter ve O, âzabı en şiddetli olandır.
Rabbin, cehennemi cinler ve
insanlarla dolduracağım sözü gerçekleşecektir.
Allah'tan gereği gibi korkun.
Sana düşen görev,
ancak bildirmedir.
İnkâr edenler için
cehennem vardır. Onlar suçlarının cezasını çekeceklerdir.
Allah'ı bırakıp da başka
birini kendinize hakem mi sandınız?
Allah yolunda canlarınızla
mallarınızla savaşın.
âyetlerimizi
yalanlayanlara gelince, işte onlar hüsrana uğrayacaklardır.
Varacakları yer cehennemdir.
Onlar o kişilerdir ki
ayetlerimizden gâfildirler. Fakat çoğu bunu bilmezler.
Onlar o kişilerdir ki
âyetlerimizden yüz çevirirler. Onlar kör,
sağır ve dilsizdirler. Gerçeği akletmezler.
Onlar
göreceklerdir Allah'ın âzabının korkunçluğunu.
İnanan ve iyi işler
işleyenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada
kalacaklardır.
İnkâr eden ve kötü,
şer işler işleyenler ise cehenneme girecekler ve ebedi olarak
orada kalacaklardır.
Onlara 'Haydi gelin.Siz de
Allah'a inanın ve O'nun bildirdiklerine uyun denildiğinde 'Biz,
atalarımızın yolundan yürürüz derler. Ya ataları
doğruyu anlamamış, doğruyu bulamamışlarsa ne olacak? Hiç
düşünmezler mi?
Allah'ın elçisine
'Râina bizi gözet' demeyin. 'Unzurnâ bize bak'
deyin.
O, işlediklerinizden haberi
olandır.
Allah karanlıklarda ve
aydınlıklarda ne varsa bilir. O, gücü her şeye yetendir.
Birbirinizi
öldürmeyin.(Kim bir mümini öldürürse
tüm insanları öldürmüş gibi olur. Kim
bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi
olur). *Bir inananın, bir inananı
kasden öldürmesi olacak şey değildir. Hataen olursa o
müstesnadır. *(Kim bir mümini yanlışlıkla, hata ile
öldürürse ölenin ailesine diyet ödemesi
gerekir. Ailesi bu diyeti bağışlarsa bu müstesnadır. Diyet
ödeyecek durumda değilse, Allah'tan bağışlanma diler ve ard
arda aralıksız altmış gün oruç tutar. Buna da gücü
yetmezse bir yoksulu altmış gün, ya da altmış yoksulu bir
gün doyuracak kadar fidye verir.)
Kıyamet günü
Allah, aranızda adâletle hükmedecektir. O gün hüküm,
yalnızca Allah'ındır. Âyetlerimizden yüz çevirenler
gâfillerin ta kendileridirler. Onlar için çok acı
bir azap vardır.
Sözlerinizi
yerine getirin. Yeminlerinizi tutun. Yeminlerini tutamayanlar üç
gün ard arda oruç tutar. Veya bir yoksulu on gün ya
da on yoksulu bir gün doyuracak kadar fidye verir.
*Hürmetli
aylara, dört ayaklı hayvanlardan size helâl kılınan
kurbanlıklara ve gerdanlı kurbanlıklara ve Allah'ın rızasını
aramak için Hac ibadetine (Kâbe'ye) gelenlere sakın
saygısızlıkta bulunmayın. İhrama girdiğinizde helâl olan
hayvanları avlamak da haramdır. İhramdan çıkınca
avlanabilirsiniz. Mescid-i Haram'a girmenizi önledikleri için
bir topluma karşı duyduğunuz şiddetli öfke, sizi onlara
saldırmaya sevk etmesin.* (Günahta ve düşmanlıkta
yardımlaşmayın. İyilik ve takvâda yardımlaşın).(Aranızda
selâmı yayın. Size selam verene aynısı ile veya daha iyisi
ile mukabele edin.)
*Leş,
kan, domuz eti, Allah adına değil ve putlar adına kesilen
hayvanlarla, vurulup yüksek bir yerden düşüp ölmüş
veya başka bir hayvanın boynuz darbeleriyle öldürülmüş
veya bir hayvan tarafından parçalanmış hayvanların etini
yemek haramdır. Meğer ki onlar ölmeden yetişip kesesiniz.
(Taştan, tahtadan veya herhangi bir maddeden yapılmış veya
asılmış putlar adına kesilen hayvanlar ile fal için
çekilen oklarla rızık arayış ne kötüdür.)
Bugün kâfirler,
sizin dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Ancak
benden korkun. onlardan korkmayın. İşte bugün size dininizi
ikmal ettim, Size hoşnutlukla İslâm'ı verdim ve dininizi
tamamladım.*
Domuz
eti haramdır. Pis ve murdardır. Ancak darda kalan zaruret miktarını
aşmayacak kadar bundan yerse günah olmaz.
*Sana
soruyorlar bize helâl kılınan nedir? de ki: Size bütün
iyi ve temiz şeyler helâl kılındı. Alıştırarak ve
Allah'ın size öğrettiğini öğreterek yetiştirdiğiniz
avcı hayvanların derilerini de giyin. *Avlanırken de üzerine
Allah'ın adını anın (besmele çekin). Allah'tan korkun.
*Allah hesabı tez görür.
*Size
temiz ve iyi şeyler helâl kılınmıştır. Kendilerine kitap
verilenlerin (yahudi, hıristiyan vb. nin) yemeği size helâl,
sizin yemeğiniz de onlara helâldir. İnanan hür ve
namuslu kadınlar ve sizden önce kitap verilenlerin hür ve
namuslu kadınları, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın ve ve
mihirlerini verdiğiniz takdirde nikâhlamak inanan erkeklere
helâldir. *
Âyetlerimizi
yalan sayandan daha zalim kim vardır? Onların işleri boşa
çevrilir.
Namaz
kılacağınız zaman yüzünüzü yıkayın,
başınıza meshedin, ellerinizi dirseklerinize kadar, ayaklarınızı
topuklarınıza kadar yıkayın.
(Ne
söylediğinizi bilemeyecek kadar sarhoşken ve cünüp
iseniz ve yolcu değilseniz, gusledinceye kadar namaza yaklaşmayın.
Eğer hasta veya yolcu iseniz veya ayak yolundan gelmişseniz veya
kadınlara yaklaşıp da su bulamadığınız takdirde temiz bir
toprağa teyemmüm edin. Niyet ederek Ellerinizi toprağa vurun
yüzünüzü ve ellerinizi dirseklerinize kadar
meshedin.)
Allah
temizlenenleri sever. (Hâlâ şükretmezler mi)
*Allah
size güçlük istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve
üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.*
Şarap,
kumar ve fal okları şeytan işi pisliklerdir.
(Size
şunlarla evlenmek haram kılındı:,Analarınız, kızlarınız, kız
kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları,
kız kardeş kızları, babalarınızın evlendiği kadınlar, sizi
emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz,
hanımlarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz
hanımlarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız,
-eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size
bir günah yoktur- öz oğullarınızın hanımları, iki kız
kardeşi de nikâhlamanız.)
Allah,
gönüllerde saklı, gizli ne varsa bilir. (Allah'ın
üzerinize olan nimetini anın) * ve "Duyduk ve kabul ettik"
dediğiniz zaman ona vermiş olduğunuz sözü hatırlayın.*
Âdil
olun. Allah, adaletle davrananları sever. (Bir topluluğa olan
kininiz, sakın sizi adaletsizliğe sevk etmesin). Allah
işlediklerinizden haberi olandır. Yalnızca Allah'tan korkun. O,
kendisinden korkanlarla beraberdir.
Allah'a
inanan ve iyi işler işleyenler için cennetler vardır. Onlar
orada ebedî olarak kalacaklardır. Orada her diledikleri
ellerinin altında olacaktır. Ne güzel yurttur orası.
İnkâr
eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar için
cehennem vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Baş
yiyecekleri zakkum kökü, baş içitleri kanlı irinli
sudur. Ne kötü yerdir orası.
Allah'tan
korkun ki kurtuluşa erin. O, iyi ve temiz kişileri sever ve korur.
(Allah'ın üzerinize olan nimetini anın) * hani bir topluluk
size el uzatmaya yeltenmişti de Allah, onların ellerini sizden
çekmişti. * İnananlar yalnızca Allah'a güvenmelidir.
(Hani
*İsrailoğullarından* söz almıştık. İçlerinden on
iki güvenilir adam göndermiştik. Allah onlara şöyle
demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer siz namaz kılar, zekât
verir, peygamberlere inanır, onlara kuvvetle yardım eder, Allah
yolunda iyi işler yaparsanız cennetler sizedir. Fakat içinizden
her kim inkâr ederse doğru yoldan sapıtmış olarak hüsrana
uğrayanlardan olur. )
(Sözlerinden
döndükleri için kalplerini katılaştırdık. Onlar
kelimeleri yerlerinden değiştirerek kendilerine bildirilen
gerçeklerden nasip almayı unuttular.) *İçlerinden bir
kısmı müstesnâ, onların daima yaptıkları bir hainliği
haber alırsın. Yine de onları affet ve aldırış
etme.*(Hükmümüze sabret. Cahillerden yüz çevir).
Allah iyilik eden, iyi davrananları sever.
Onlardır
ki ayetlerimizden yüz çevirmeye yeltenirler. O kimseler
için çok acı bir azap vardır. *Onlardan "Biz
hıristiyanlarız" diyenlerden de söz almıştık. Onlar da
kendilerine bildirilen gerçeklerin bir kısmını unuttular.
Bu nedenle kıyamete kadar aralarına düşmanlık ve kin
yerleştirdik. Allah onlara yakında nelere yeltendiklerini haber
verecek.*
*Ey
kitap ehli ! Resûlümüz size Kitabınızın gizlemekte
olduğunuz birçok yerlerini size bildiriyor. birçok
(kusurunuzu) da affediyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve
sarih kitap geldi.*
Allah
sözlerinde değişme olmaz. İyice anlamanız için
ayetlerimizi böyle açıkça bildirmedeyiz. Doğru
yol işte budur.(Allah sizi karanlıklardan aydınlığa, zulûmattan
nûra çıkarır.) Rabbiniz Allah işte budur.
Onlar
“Allah evlât edindi” dediler. Hâşâ; Allah,
evlât edinmekten münezzehtir ve O, çok yücedir.
Allah dilerse sizi yok eder de yerinize başka bir kavim getirir.
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Her şey Allah'ın dilemesi
ve yaratması iledir. O, iradesi ile hükmeder. Allah'ın gücü
her şeye yeter. *De ki: Allah, Meryem oğlu Mesîh'i de
annesini de yeryüzündekilerin hepsini de yok etmeyi dilese
O'na karşı her hangi bir şeye, kimse sahip çıkabilir mi?*
Her
şeyi yaratan yalnızca Allah'tır. Göklerde ve yerde ne varsa
O'nundur. Allah'ı bırakıp da başka birini kendinize hakem mi
sandınız? O, dilediğini gerçekleştirir. *Yahudiler ve
hıristiyanlar "Biz Allah'ın oğullarıyız ve sevgilileriyiz"
dediler. De ki: Öyleyse niçin size günahlarınız
sebebiyle azap ediyor? Allah, dilediğini bağışlar, dilediğine
azap eder. Sonunda dönüş de ancak O'nadır. *
*Ey
kitap ehli! Bize bir müjdeci ve sakındırıcı gelmedi
dememeniz için peygamberlerin arası kesildiği bir devirde
size müjdeci ve sakındırıcı geldi.* Allah her şeye gücü
yetendir. O, dilediğini gerçekleştirir.
*Hani
Musa, kavmine şöyle demişti: Ey kavmim! Allah'ın üzerinize
olan nimetini anın. O'nun emri ile hükmetmeniz ve doğruyu
yanlıştan ayırmanız için size içinizden
peygamberler gönderdi ve âlemlerde hiç kimseye
vermediğini size verdi.*
*Tevrat'ı
doğrulayıcı olarak peygamberlerin izleri üzerine, ardından
İsa'yı gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve
nûr bulunmak, önündeki Tevrat'ı tasdik etmek,
sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil'i
verdik.*
*İncil'e
inananlar, Allah'ın onda bildirdiği ile hükmetsinler. Kim
Allah'ın bildirdiği gerçek ile hükmetmezse işte onlar
hüsrana uğrayacaklardır.*
Bu
Kur'an daha öncekileri tasdik eder. Birbirinizle tanışasınız
diye sizi kavimler halinde yarattık. * Artık aralarında Allah'ın
indirdiği ile hükmet* * İyi işlerde birbirinizle yarışın.
Hepinizin dönüşü Allah'adır. *(Allah ihtilafa
düştükleri şeyler hakkında hükmünü
verecektir. Sana gelen gerçeği bırakıp da onların heva ve
heveslerine uyma.Yoksa onlar cahiliye devrinin idaresini mi
arıyorlar?)
*Aralarında
Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların arzularına uyma.
Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından dahi
seni saptırmamalarına dikkat et. *
Onlar
Allah'ı gereği gibi bilemediler. Allah'tan daha doğru sözlü
kim vardır?
(Ey
iman edenler! Birbirinizi bırakıp da başkalarını *yahudileri ve
hıristiyanları* dost edinmeyin. Siz onların dinine girmedikçe
sizi vurup öldürmek isterler.) *İçinizden onları
dost tutanlar, onlardandır.* Allah, zalim kavmi doğru yola iletecek
değildir.
*Ey
iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden
dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost
edinmeyin. Allah'tan korkun; eğer müminler iseniz. *
*Ey
iman edenler! Sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden
dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost
edinmeyin. Allah'tan korkun; eğer müminler iseniz. Namaz için
ezan okunduğu zaman onu bir eğlence oyun sanıyorlar bu onların
akılsız bir güruh olmalarındandır.*
*(Onlara)
şöyle de: Ey kitap ehli! Yalnızca Allah'a, bize indirilene ve
daha önce indirilene inandığımız için mi bizden
hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmış
kimselersiniz. *Onların çoğunu günah işlemek,
zulmetmek ve haram yemekte sürat yarışına girdiklerini
görürsün. Ne kötüdür ettikleri*
*Hükümleri
bilenler ve alimler onları suç olan sözleri söylemekten
ve haram yemekten yasaklasalardı ya! İşledikleri ne kötüdür!
*
Eğer
inansalardı bu haklarında hayırlı olurdu. Fakat çoğu
bunu bilmezler. * suçlarını bağışlardık ve onları da
nimeti bol cennetlere alırdık.*
*Eğer
onlar Tevrat'ın, İncil'in ve Rableri tarafından indirilen sair
kitapların emirlerini tutsalardı hem başlarından hem ayaklarının
altlarından nimetlere kavuşurlar rızıklanırlardı. İçlerinden
mutedil olanlar da var fakat çoğu kötü işler
yaparlar.*
Sana
düşen görev ancak bildirmeden ibarettir.
İnanıp
da iyi işler işleyenler için ne korku olacaktır ne de tasa.
Onlar hiç üzülmeyeceklerdir.
Âyetlerimizden
yüz çevirenler ise gafildirler. Onların kulakları,
gözleri ve gönülleri mühürlüdür.
Yalnızca
Allah'a tapın. O birdir. Onlar ise Allah evlat edindi dediler. Hâşâ;
Allah evlat edinmekten münezzehtir ve O, çok yücedir.
(Mesîh ancak bir resûldür. Annesi doğru bir
kadındı. İsa annesiyle yemek yerdi.)
Allahınız
tek Allah'tır. O, her şeyi en iyi işiten ve bilendir. Onlar ise
kendilerine ne bir fayda ve ne de bir zararı dokunan şeylere
taptılar.
İnkâr
eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar cehenneme
girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır.
Allah
azabı en şiddetli olandır. Ancak O'ndan korkun.
Onlara
haydi gelin siz de Allah'a inanın ve onun bildirdiklerine uyun dense
biz atalarımızın yolundan yürürüz derler. Ya
ataları doğruyu anlayamamış, doğruyu bulamamışlarsa ne olacak
hiç düşünmezler mi?
(
Allah buyurdu ki: Doğruların doğruluğunu sormak için fayda
verecek gündür. Ey mutmain olmuş nefs Allah senden sen de
Allah'tan razı olarak cennetime gir.)Allah her şeyden haberdardır
ve O, gücü her şeye yetendir.
Allah
Âdem'i balçıktan yarattı ve ona ruhundan üfledi.
Âdem'in bel kemiğinin birinden(eşi) Havva'yı yarattı.
Hepiniz tek bir candan türediniz.
Ancak
Allah'a tapın. (Anne ve babanıza, akrabaya, yetimlere, yoksullara,
yolda kalmışlara, uzak ve yakın komşunuza, yere serilmiş yoksula
ve elinizin altında bulunanlara iyi davranın. Sizler bir sürünün
çobanı gibisiniz. Herkes elinin altında bulunanlardan
sorumludur. Allah kimseyi takatinin yetmeyeceği bir yük
yüklemek istemez.)
Âyetlerimizi
inkâr edenler için çok acı bir azap vardır.
Onlar kendi elleriyle yaptıkları uydurma şeylere taptılar.
Allah
kimseye zerre kadar zulmetmez. Onlar ise ancak kendilerine
zulmederler.
(Kendilerine
Kitap'tan nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar
ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!)
Allah'a
iftira atandan daha zâlim kim vardır? *Allah'a ortak koşan
kimseler pek büyük bir iftira ve günah yüklenmiş
olurlar. O, kendisine ortak koşanları affetmez; bundan başkasını
ve dilediğinin günahını affeder.* (Allah dilediğini temize
çıkarır)
Allah'ı
bırakıp da başka birini kendinize hakem mi sandınız? Hala
akletmezler mi?
Allah
hakkında yalan uydurandan daha zâlim kim vardır? (teslis
inancı yanlıştır. Bu onlara günah olarak yeter).
*
Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve
şeytana kanıp, inkâr edenlere: "Bunlar, Allah'a
inananlardan daha doğru yoldadır" diyorlar! Bunlar, Allah'ın
lânetlediği kimselerdir. *
Zâlimler
ise asla kurtuluşa erdirilmeyeceklerdir. O gün onlar ne bir
dost bulabileceklerdir ne de bir yardımcı. Onlar için çok
acı bir azap vardır. Cehennem o kişileredir.
Âyetlerimizden
yüz çevirenler için çok acı bir azap
vardır. Melekler onların alınlarına, sırtlarına yanlarına vura
vura canlarını alırlar.
Âyetlerimizi
hiçe sayandan daha zalim kim vardır? Onlar cehenneme
gireceklerdir. Orada derileri yanıp eridikçe yeniden deri
bitirilir. Baş içitleri kanlı irinli sudur.
(Melekler
kendilerine zulmeden kişilerin canlarını alırken: "Ne işde
idiniz!" derler. Onlar: "Biz yeryüzünde
çaresizdik" diye cevap verirler. Melekler de: "Allah'ın
arzı geniş değil miydi?*Hicret etseydiniz ya!*" derler. İşte
onların barınağı cehennemdir;ne kötü barınaktır
orası.)
*Erkekler,
kadınlar ve çocuklardan âciz olup hiçbir çareye
gücü yetmeyenler, hiç bir yol bulamayanlar
müstesnadır.*
Allah'tan
af dileyin. (Bir daha günaha dönmemek üzere tövbe
edenlerin affedilmesi umulur).
*İman
edip sonra inkâr edenleri, sonra yine iman edip tekrar inkâr
edenleri, sonra da inkârlarını arttıranları Allah ne
bağışlayacak, ne de onları doğru yola iletecektir.*
*Müminleri
bırakıp da kâfirleri dost edinenler, onların yanında izzet
(güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün
izzet yalnızca Allah'ındır.*
*Allah,
size şöyle bildirmededir: Allah'ın âyetlerinin inkâr
edildiğini yahut onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, onlar
bundan başka bir söze dalıncaya (konuya geçinceye)
kadar kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi
olursunuz. Elbette Allah, münafıkları ve kâfirleri
cehennemde bir araya getirecektir. *
Allah
adı anılmayan meclislerde bulunanların hâli, ölmüş
eşek başından kalkılıp gidilmiş gibidir.
Onlar
o kişilerdir ki ayetlerimizi alaya alırlar. İnananlara gülüp
geçerler. İşte onlar için çok acı bir azap
vardır. Zâlimler asla kurtuluşa erdirilmeyeceklerdir.
*Onlar
o kişilerdir ki namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar,
gösteriş için namaz kılarlar, Allah'ı da pek az hatıra
getirirler.*
*Şüphe
yok ki münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar. Onlara
hiç yardım edilmeyecektir.*
*Fakat,
tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı
sarılıp dinlerini (ibadetlerini) yalnız onun için yapanlar
başkadır. İşte bunlar inananlarla beraberdir ve Allah inananlara
yakında büyük mükâfat verecektir.*
*Eğer
siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin!
Allah şükre karşılık veren ve her şeyi en iyi bilendir. *
Her
kim bir iyilik işlerse karşılığının aynısını görecektir.
Her kim de bir kötülük, şer işlerse karşılığının
aynısını görecektir.
*Bir
iyiliği açıklar veya gizlerseniz ya da bir kötülüğü
affederseniz, Allah da ziyadesiyle affedici ve her şeye gücü
yetendir.*
(Allah
yolundan insanları alıkoyanlar doğru yoldan uzaklaşmışlardır.)
*
Allah'ı ve peygamberlerini inkâr edenler ve peygamberler
arasında bir fark güdenler ve "Bir kısmına inanır fakat
bir kısmına da inanmayız" diyenler yok mu; İşte gerçekten
inkârcılar bunlardır. Ve inkârcılar için çok
acı bir azap vardır.*
*Allah'a
içten inanıp da peygamberler arasında bir fark gütmeyenlere
gelince işte Allah onlara yakında mükâfatlarını
verecektir. Allah çok bağışlayıcı ve esirgeyicidir. *
(Hani
onlar Musa'ya "Biz Allah'ı apaçık görmedikçe
inanmayız" demişlerdi de gözlerinin önünde
onları yıldırım çarpmıştı. )
Musa
kavminden Cumartesi günü yasağını hiçe sayanlara
hâkir maymunlar olun buyurduk.*Bir de, Yahudilerin yaptıkları
zulümden ve çok kimseyi Allah yolundan , menetmelerinden
dolayı kendilerine daha önce helâl kılınmış olan iyi
ve temiz şeyleri onlara haram kıldık. *
*Yasak
edildiği halde faiz almaları ve haksızlık yolları ile insanların
mallarını yemeleri sebebiyle içlerinden inkâra sapan
kimseler için çok acı bir azap vardır. *
Daha
önce de peygamberler gönderildi. Onları inkar ettiler ve
helak edildiler. Nasılmış azabım ve korkutmalarım?
(Fakat
kendilerine ilim verilen bilgi sahipleri ve iman edenler, namazı
kılanlar, zekâtı verenler; Allah'a ve ahiret gününe
inananlar var ya; işte onlara pek yakında büyük mükâfat
vereceğiz.)
Îsa'yı
ne öldürdüler ne de onu astılar. Onu diri olarak göğe
kaldırdık. Biri ona benzetildi de onu astılar. Ellerinden
ayaklarından çivilediler."Allah elçisi Meryem
oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri yüzünden
onları lânetledik. Kitap ehlinden her biri, ölümünden
önce Îsa'ya muhakkak iman edecektir. Kıyamet gününde
de o, onlara şahit olacaktır.*
Kıyamet
alâmeti olarak ya Yecüc, Mecüc denilen iki cüce
aranıza inecek veya Hazreti İsâ gökten yere inerek bin
yıl saltanat sürecektir.
*
Senden fetva isterler. De ki: Annesi ,babası ve çocuğu
olmayan kimse eğer evli idiyse onun mirası hakkındaki hükmü
Allah, şöyle açıklıyor: Eğer o kişi ölür
de ve yalnızca tek kız kardeşi varsa, terekenin yarısı ona
verilir. Kız kardeş ölüp çocuğu da olmazsa erkek
kardeş ona vâris olur. *
|