Allah Yoluna Davet Et

8/6/2008 - HİKÂYELER SÛRESİ


Tâ- Sîn – Mîm


Allah'ın âyetleri işte bunlardır. Vahiyler kaynağındandır bu bilgiler.


Bir kâhin bir çocuğun doğacağını, güneş gibi parlayacağını ve Firavun'un saltanatını söndüreceğini söyledi. Bunun üzerine Firavun, yeni doğan erkek çocukların hepsini öldürtüyor, kızları ise sağ bırakıyordu.


Mûsa'nın annesine, çocuğu bir sepetin içerisine koyup suya bırakmasını ilhâm ettik. Çocuğunu suya bırakınca annesinin kalbi boşalıverdi. Onları tekrar kavuşturacağımızı söylemeseydik, neredeyse onu unutacaktı.


Firavun'un hanımı çocuğu buldu. Firavun'a “Onu öldürme,belki bize bir faydası dokunur” dedi.

Musa'yı sarayda büyüttük. Onlar işin farkında değildi.


Musa şehre indi. Birbirleriyle kavga eden iki kişi gördü. Biri kendi tarafından arkadaşı idi ve Musa'dan yardım istedi. Musa diğerine bir yumruk atınca adam ölüverdi. Musa pişman oldu ve “Rabbim, bu şeytan işidir” dedi.


Musa kendisinden yardım isteyen arkadaşı ile yine karşılaştı. Adam yine birisiyle kavga ediyordu. Musa'dan yardım isteyince Musa ona ”Sen besbelli, azgının birisin” dedi ve oradan uzaklaştı.


Mûsâ şehirden ayrıldı. Yolda giderken, hayvanlarını sulayan iki kız gördü. Onlara “Bu işi niçin siz yapıyorsunuz?” dedi. Kızlar, “Bizim babamız çok yaşlıdır” dediler. Musa onların hayvanlarını suladı, yorulunca gölgelik bir ağaç altına çekildi ve “Rabbim bana vereceğin her rızka ve iyiliğe muhtacım” dedi. Musa'yı bahçede çalışması için babalarının yanına götürdüler. Kızlardan biri babasına “O, iyi biridir. Onu ücretli tut” dedi.


İki kızdan biri utanarak Mûsa'nın yanına geldi ve “bize yardım ettiğin için babamız sana ücretini ödemek istiyor” dedi. Yaşlı adam Musa'ya, “bahçemde sekiz sene çalışman şartı ile kızlarımdan birini sana nikâhlarım. O da senin bileceğin iş” dedi. Musa onun bu teklifini kabul etti “Bu seninle benim aramdadır. Rabbim, buna tanıktır”dedi.


Mûsâ bahçede sekiz sene çalışma süresini doldurunca ailesini yanına aldı ve yola çıktı. Tur Dağı tarafında yanan bir ateş gördü. Ailesine “siz gidin. Ben yanan bir ateş görüyorum, ya oradan size bir kor getiririm ya da yol soracak birine rastlarım” dedi. Mûsâ ateşin yanına vardığında peygamberlerdendi. Allah ona “Ey Mûsâ Kutsal Tûva Vâdisindesin. Ayakkabılarını çıkar” diye nîdâ etti. Allah ona, “Ey Musa elindeki asayı yere at” diye seslendi. Musa asasını yere attığında kocaman bir yılan oluverdi. Ona sakın korkma ey Musa diye nidâ edildi.”Elini koynuna sok” Musa elini koynuna sokup çıkardığında eli parıl parıl bembeyaz göründü. Ona delillerle Firavun'a git, denildi.


Musa asasını attığında kocaman bir yılan oluverdi. Ellerini koynuna sokup çıkardığında bir hastalık olmaksızın eli, bakanlara parıl parıl bembeyaz göründü. Firavun “Bu bir büyüdür” dedi. Emir vererek bütün büyücülerin sarayda toplanmasını istedi.


Musa büyücülere “haydi siz, atacağınızı atın” dedi. Onlar önce sen atacağını at dediler. Musa “önce siz atın” dedi. Onların yere attığı ipleri ve değnekleri Musa'nın üzerine doğru geliyormuş gibi olunca Musa korktu. Allah ona “Ey Musa sakın korkma! Sen de elindeki asayı yere bırak”diye nida etti. Musa asasını attığında kocaman bir yılan oldu ve onların düzmece şeylerini bir anda yutuverdi.

Büyücülerin hepsi birden secdeye kapandılar ve “Rabbimizi tenzih ederiz.” dediler.


Firavun onlara” Sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim” dedi. Büyücüler Firavun'a “Bize istediğini yapabilirsin. Biz Musa'nın Rabbine inandık” dediler. Firavun ve soyu ise onu inkar ettiler.


Musa'ya kullarımı al, yola çıkın diye vahyettik. Firavun ve soyunu sulara boğduk.


Daha önce de peygamberler gönderildi. Onları yalanladılar ve helak edildiler. Bunda akledenler için dersler vardır.


Bunlar Musa'ya dair haberlerdir ki sana vahyetmedeyiz.


Lût'u da kavmine gönderdik. Emrimiz gelip çatınca tekbir çığlık, bir sayha onlara yetti. Lut'u ve ailesini kurtardık. Yalnız karısı müstesna. O kurtulamadı, geride kalanlarla birlikteydi.


Bunlar daha öncekilere ait haberlerdir ki sana bildirmedeyiz. İyi âkıbet ise Allah'tan korkanların olacaktır. Halâ ders almazlar mı?


Emrimiz gelip çattığında Nuh, bir kenarda duran oğluna “Oğlum” dedi. “Gel! Sen de gemiye bin de kurtul”.Oğlu, “Ben bir tepeye çıkar kurtulurum” dedi. Sular geldi ve oğlanı boğdu. Nuh oğluna çok üzüldü. “Rabbim, dedi. O, benim ailemdendi”.Allah “Ey Nuh! Üzülme artık o, senin ailenden biri değil. Çünkü onu sana tamamiyle yabancı kıldık.


Sular çekildi. Gemi Cudi Dağı'na oturdu.”Ey Nuh” denildi. “Sen ve berâberindekiler selâmet ile ve bereketle karaya inin. Sizi bu yerde zeytin ağaçları ve ekmekle rızıklandıracağız.”


İşte bu sana vahyettiklerimiz daha öncekilere ait haberlerdir. Halâ ibret almazlar mı?Onlar ise gerçeği akletmezler. Eğer inansalardı bu haklarına hayırlı olurdu. Onlar büyük yanılgıda ve aldanış içindeler. Allah ise hesabı tez görür. O, her hâlinizden haberdardır.


İnanıp da iyi işler işleyenler cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır. Ne güzel yurttur cennet. Orada renk renk içitler vardır. Ve her diledikleri ellerinin altındadır.


Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır? O, hükmünde tektir ve O'nun gücü her şeye yeter.


Kim ki inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Onlar için cennetler vardır ve her diledikleri ellerinin altında olacaktır. Orada sonu misk kokan içitler vardır. Bir şey dileyen bundan dilesin.


Allah'ın âzabı inanmayanların üzerinedir. Onlar cehenneme gidiklerinde “Rabbimiz” diyeceklerdir. “Ne olur bizi tekrar dünyaya dönder de doğru yolu bulalım” fakat onların bu dilekleri asla kabul edilmeyecektir. Onlara “Vaktiyle elçilerimiz delillerle geldiler. Niçin onlardan yüz çevirdiniz?” denilecektir. Onlara orada sadece, “Tadın bakalım acı âzabımızı” denilir. Ne feci yerdir cehennem. İnkârcıların sonucu işte budur. Orada derileri yanıp eridikçe yeniden deri bitirilir. Üzerlerine sarı deveye benzeyen alevler atılır. Baş yiyecekleri zakkum kökü, içitleri kanlı irinli sudur.


Allah'tan sakının.


Rabbin “Cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım” sözü gerçekleşecektir.

Âzabımız neymiş onlar yakında iyice bilip anlayacaklardır. Kimmiş yalancı yakında görecek ve bileceklerdir.


De ki: Bekleyin bakalım, bizde beklemedeyiz. Allah'ın âyetlerini hiçe sayandan daha zâlim kim vardır?


Dünyayı gezin, dolaşın. Yalanlayanların sonucu ne imiş görün.


Bu Kur'an uydurma değil, Rabbin sözüdür. Ona ancak temiz olanlar el sürer.


Dünyâ metâdır. Bir oyun ve oyalanma yeridir. Her can, ölümü tadacaktır. Kim ki inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Cennetler o kişileredir. Ne güzel yurttur orası.


Allah'ı bırakıp ta başka birini kendinize hakem mi sandınız? Kıyamet ansızın başınıza gelecektir. O, göz açıp kapamadan da kısa süre içinde gerçekleşecektir. Ne büyük gündür o gün. Kimsenin kimseye bir faydası dokunmayacağı o günden korkun. O günü yalanlayanların vay hallerine.


Allah vadinden asla dönmez. O, gücü her şeye yetendir.


<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kuran'a Dair Gerçek Bilgiler

Recent Posts

YUNUS SÛRESİ
VÂKİ OLAN SURESİ
Başlıksız
YUSUF SÛRESİ
MAĞARADA UYUYANLAR SÛRESİ
HİKÂYELER SÛRESİ
LÛT SÛRESİ
SEBELİLER SÛRESİ
GANİMETLER SÛRESİ
CENNET İLE CEHENNEM ARASINDAKİ DUVARDAN BAHSEDEN SÛRE
HAYVANLARDAN BAHİS GEÇEN SURE
ZİYAFET SOFRASI SÛRESİ
İMRAN SOYU SÛRESİ
İMRAN SOYU SURESİ
İNANANLAR SÛRESİ
KUR'AN (Türkçe)
KUR'AN (Türkçe)
KUR'AN'DA ZULÜM KAVRAMI
FİTNE ADAM ÖLDÜRMEKTEN BETERDİR.
CENNETTE DERECELER VARDIR
KİBİRLENMEYİN. ALLAH, KİBİRLENENLERİ SEVMEZ.
Atasözü
ALLAH, SABREDENLERLE BERABERDİR
ALLAH, RİYÂKÂRLARIN CEZASINI VERECEKTİR
KIYAMET GÜNÜ HAKKINDA
DİNDE SABIR, SEBÂT VEYA GAFLET
BİRİKTİRDİKLERİ ALTIN VE GÜMÜŞLERLE ALINLARI, SIRTLARI VE YANLARI DAĞLANIR
KÂFİRLER SÛRESİ (Kâfirun Sûresi)
ALLAH'A İMAN
ALLAH'A İMAN

Friends

onursargin

batak oyna batak