13/8/2008 - VÂKİ OLAN SURESİ
Âyın, Kâf, Sîn. Olacak olan şey olunca. Olacak olan şeyi yalanlayacak yok. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Bu Kur'an uydurma değil, Rabbin sözleridir. Ve vâki oldu ki; O, doğruldu, doğruldu. Yaklaştı, yaklaştı. Aralarında iki yay kadar; hattâ ondan da kısa mesafe oldu . Allah, kuluna ne vahyettiyse işte o anda vahyetti. Kıyamet saati mutlaka gelecektir. O, göz açıp kapamadan da kısa süre içinde gerçekleşecektir. O gün dağlar, atılmış pamuğa benzer. Gök gül gibi kızarır, yağ gibi erir, hamile kadınlar çocuğunu düşürür. Çocukların bile saçları ağarır. Allah, kime peygamberlik vereceğini gayet iyi bilir. Kur'anı duydukları vakit “ O, da bizim gibi bir insan. Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor “ dediler. Melek de indirsek iş belliydi . Onlar yine inanmazlardı. Daha öncekiler de böyle söylemişlerdi. Kalpleri ne kadar da birbirine benzedi. (Rabbinin rahmetini onlar mı pay edecekler? Rabbin, rahmetini dilediğini tahsis eder.) Allah dilediğini gerçekleştirir. O, gücü her şeye yetendir. Bilir misin illiyn nedir? Yazılmış kitabe, basılı kitap. İyilerin defteri illiyndedir. Onlar cennete gireceklerdir. Bilir misin sicciyn nedir? Yazılı kitabe, basılmış kitap. Kötülerin defteri sicciyndedir. Onlar cehenneme gireceklerdir. İkinci sûr'a üflenince saf saf sıralandırılırlar. Sağ taraf ehli, hele o sağ taraf ehli. Onlar cennetlere girecekler ve ebedi olarak orada kalacaklardır. Naim cennetleri onlar içindir. Uzamış gölgeliklerde, pınar başlarındadırlar. Orada her diledikleri ellerinin altındadır. Ne güzel yurttur o. İnanan ve iyi işler işleyenler cennetlere girecekler ve ebedî olarak orada kalacaklardır. Âdin cennetleri onlar içindir. Ne güzel yurttur orası. Sol taraf ehli, hele o sol taraf ehli. Onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridirler. Varacakları yer cehennemdir. Orada derileri yanıp eridikçe yeniden deri bitirilir. Yiyecekleri zakkum kökü, baş içitleri kanlı irinli sudur. Orada ne bir serinlik, ne bir hoşluk duyarlar. Ne kötü barınaktır o. Zâlimlerin sonucu işte budur. Kim ki inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Firdevs cennetleri onlar içindir. Ne güzel yurttur orası. Orada her diledikleri ellerinin altında olacaktır. Allah kimin çekinmede olduğunu gayet iyi bilir. O, gücü her şeye yetendir. Âyetlerimizden yüz çevirenler için çok acı bir azap vardır. Her kim zerre kadar bir iyilik yaparsa karşılığını görecektir. Faydası kendinedir. Her kim zerre kadar bir kötülük, şer iş yaparsa karşılığını görecektir. Zararı kendinedir. İşler dönüp, Allah'a varır. O, herkesin ne yaptığını gayet iyi bilir. (Allah'ın emrine itaat eden kadın ve erkeklere 'cennet kapılarından dilediğinize girin' denilecektir). Bu, Kur'an; ona ancak temiz olanlar el sürer. Âd kavmine Hûd'u gönderdik. Hûd'un kardeşi Âd'ı da Semud kavmine peygamber olarak gönderdik. Âd ve Semûd kavimleri de peygamberleri yalanladılar ve helâk edildiler. Semud kavmine peygamberleri; “işte şu gördüğünüz dişi deve Rabbin bir işâretidir. Şu yemi, şu da içeceği suyudur. Sakın ona dokunmayın”dedi. Onlar ise dişi deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Emrimiz gelip çattığında şiddetli esen rüzgârla helâk edildiler. Tek bir sayha bir tek ses onlara yetti. Sanki daha önce hiç yaşamamışlardı. Evlerinde yüzükoyun yere kapanık bir halde ölü bulundular. Bak da gör. Nasılmış azabım ve korkutuşlarım? Halâ ders almazlar mı? Allah kimseye kıl kadar zulmetmez. Onlar ise ancak kendilerine zulmederler. Halâ akletmezler mi? De ki: Bana düşen görev ancak bildirmedir. Biz bu Kur'anı sen zahmete uğrayasın diye indirmedik. Her şeyi en iyi bilen yalnızca Allah'tır. O, gücü her şeye yetendir. Allah kimseye hardal tozu kadar bile zulmetmez. Onlar ise ancak kendilerine zulmederler. Ayetlerimiz kendilerine bildirildiğinde hemen inkâra yeltenirler. Onlar ayetlerimizden bile bile yüz çevirirler. İnananlara gülüp geçerler. İşte o kimseler gafillerin ta kendileridirler. Onlar için çok acı bir azap vardır. Eyüp'ü de an. Hanımına seksen sopa vuracağına dair yemin etmişti de ona, “eline seksen tane buğday demeti al. Sapıyla bir kerede hanımına vur. Yeminini bozma” buyurduk. Eyüp “Rabbim” dedi. “Şeytan beni yordu ve bana üzüntü verdi”. Eyüp'e ailesini ve arkadaşlarını geri verdik ve bir mislini de ona bağışladık. İyilerin sonucu işte budur. İpliğini eğirdikten sonra söken kadına benzemeyin. Allah'a içten inanın ve O'na yalvarın, yakarın. Her şeyi yaratan yalnızca Allah'tır. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Gerçek Allah'tan gelir. (De ki: Gaybın anahtarları elimdedir demiyorum, arşın hazineleri de benim yanımdadır demiyorum) Gökyüzü nasıl da direksiz durmada. Gözlerini çevir de bir bak. Bir kere daha, bir daha bak. Gökyüzünde bir çatlak görebilir misin? Gözlerin aradığını bulamaz ve o, yorgun olarak sana geri döner. Ağaçlar kalem, denizler mürekkep olsa onlar tükenir, Rabbin sözleri tükenmezdi. Senin hakkında 'o, herkesi dinleyen bir kulaktır' dediler. De ki: 'O, sizin için iyi bir kulaktır.''Kendilerine; Haydi gelin. Siz de Allah'a inanın ve O'nun bildirdiklerine uyun' denildiğinde 'Biz de o beyinsizler! gibi mi inanalım?' derler. İyi bilin ki; asıl beyinsiz kendileridir fakat farkında değillerdir” âyetlerimizden şüphe içindeler ve büyük yanılgıdalar. Onlar inançsız kişilerdir. Gerçeği akletmezler.” Onları uyarsan da birdir, uyarmasan da. Onların kulakları, gözleri ve kalpleri mühürlüdür. Gerçeği görseler yine de inanmazlar. Âyetlerimizden yüz çevirenler hüsrâna uğrayacaklardır. O kimseler için çok acı bir âzâp vardır. Onlardır ki; âyetlerimizden habersizdirler. Allah ise âzabı en şiddetli olandır. O, hesâbı tez görür. İnkârcıların varacakları yer cehennemdir. Onlar âyetlerimizi alaya alırlar, inananlara gülüp geçerlerdi. Allah da onlarla alay eder de farkına varamazlar. Âyetlerimizi yalan sayandan daha zâlim kim vardır? Zâlimler ise asla kurtuluşa erdirilmeyeceklerdir. Onlar için çok acı bir âzap vardır. Allah, işlediklerinizden haberi olandır. Allah irâdesi ile hükmeder. O, dilediğini gerçekleştirir. Allah'tan sakının. O, işlediklerinizden haberi olandır. Kim ki Allah'a ve O'nun âyetlerine inanır, sabreder ve secde ederse işte en büyük ongunluk ve kurtuluş budur. Cennetler o kimseler içindir. Orada daha önce ne bir cin, ne de bir insan eli dokunan tertemiz eşler vardır. Renk renk içitler sunulur onlara ibrikler, taslar ve kadehlerde. Etraflarında saçılmış inciler gibi gençler pervane gibi dolaşırlar. Ne sersemlik, ne de sarhoşluk veren şaraptan içerler. Ne güzel yurttur o. Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Namaz kılın. Zekât verin. Yere serilmiş yoksula yardım edin. Allah her şeye gücü yetendir. Karanlıklarda ve aydınlıklarda ne varsa O, bilir. Eğer biz bu Kur'anı bir dağın üzerine indirseydik, dağ Allah korkusundan paramparça olur yere yıkılırdı. Bu kutsal Kur'andır. Allah tarafından gerçekle gelendir. Allah herkesin ne yaptığını gayet iyi bilir. Onlar Allah'ı kandırdıklarını sanırlar. Oysa kendilerini kandırırlar da farkına varamazlar. İnkârcıların zararı ancak kendilerinedir. Onlar azabımız neymiş yakında görecek ve bileceklerdir. Kimmiş yalancı yakında iyice anlayacaklardır.
Allah'tan çekinin. O, kendisinden korkanlarla berâberdir.

|