Türkçe Kur'an ve Temel Kavramları

23/11/2008 - DÜNYA METADIR. BİR OYUN VE OYALANMA YERİDİR


Allahü Tealâ'nın 'Kıyamet günü birinci sûr'a üflenince gök yağ gibi erir, gül gibi kızarır, dağlar atılmış pamuğa benzer.'ayetinde bildirdiği üzere yer ve göğün başka bir yer ve gökle değişmesi olayına uygun olarak, inananlar için örneğin,evlat sevgisi gibi kalp gönül işleri de başka bir sevgiyle daha faziletli, temiz, latif, üstün duyularla değişip güzelleşeceği kesindir. Bir hadis-i şerif'te Hz. Peygamber (s.a.v) cennette kişinin eşine sarılması bir dünya ömrü kadardır buyurmuştur.

İnsanın dünya için yaratılışı özü itibariyle balçıktan ve ölümlü olup, duyuları da ona göre tasarlanmıştır. Üstelik Dünya lezzetleri karışık ve bulanıktır. Hastalık, ölüm, kaza, bela, dert, musibet, korku, üzüntü, kaygı, tasadan asla uzak değildir. Cennet ehli ise yaratılış cevheri bakımından dünyadaki yaradılış hamurundan çok daha üstün ve ebedi olması nedeniyle duyuları da cennet hayatına göre olması muhaldir. Çünkü cennet kaliteli zarif, temiz, kibar saf, günahsız ve latif duyuların lezzetlenme madenidir.

Bu dünya ölümlüdür. Geçici olan bir yere özen gösterilmemiş fazla hayır takdir edilmemiştir. Karışık ve bulanıktır. Dünyanın aslında metadan ibaret olması gibi ona uygun olarak kalp gönül işleri de dünya yaratılışına uygun olarak takdir edilmiştir.


'Kantar kantar altına, gümüşlere, nişanlı atlara, evlatlara düşkünlük; dünya hayatının metalarıdır'. Ayet-i celilesi gözardı edilmek suretiyle hızla ilerleyen teknoloji nedense bazılarının başını döndürmeye devam etmektedir.


Dünya ve bizi kuşatan olayları açıklama imkanını veren şey bilimlerdir. Bilimin gerçekleşmesi için akıl, ilim, irade,kuvvet, hareket ve ham madde gerekmektedir. Allahü Tealâ'nın yarattığı ham madde yani eşyanın hakikati denen madde olmasaydı zerrece buluş da gerçekleşmezdi. Allahü Teala'nın usulü şöyledir ki, her şeyi sebeplerle yaratmaktadır. Böylece madde alemine ve sosyal hayata düzen vermektedir. Sebepsiz yaratsaydı alemdeki bu nizam, bu düzen olmazdı. Mikroplar hastalığa, bulutlar yağmura, güneş hayata, katalizörler birçok kimya reaksiyonlarının hızlanmasına ve hayvanlar, bitkisel maddelerin et,süt,bal haline gelmelerine, yapraklar organik maddelerin sentezine sebep oldukları gibi, insanlar da uçak, otomobil, ilaç, elektrik motorlarının ve daha nice şeylerin yapılmasına sebep olmaktadırlar.


Allahü Tealâ yoktan var eden yaratan, şekil verendir. Meselâ bir mühendis, bina yapmak isteyince, önce lazım olan tuğla, çimento, demir,kereste,arsa,odaların adedi,büyüklüklerini takdir ve tayin eder,keşf eder,plan hazırlar. Halk,(meydana getirme)bu demektir. Sonra mimar bu plana göre binayı yapar,bir nizama göre olgunlaşmış bilgisiyle temiz ve düzgün bir şekilde birbirinden farklı niteliklerde meydana getirir. Allahü Tealâ'nın her işinde eşi,ortağı yoktur. Maddesi ve elemanı yokken var etmek ve maddesi elemanı var iken,başka bir varlığa çevirmek de yaratmaktır. Meselâ (insan bir damla meni ve kan pıhtısından; cinni ateş alevinden yaratıldı). Yerler, gökler, bugün bildiğimiz yüz üç basit cisim(eleman)yok idi. Bunların hepsini sonradan var etti.


Elemanları,oksitleri,asitleri,bazları,tuzları birbirleri ile

birleştirerek,parçalayarak milyonlarla uzvi (organik) ve inorganik cisimler meydana getirmekte,yani yaratmaktadır. Allahü Tealâ'nın âdeti şöyledir ki:her şeyi bir sebep,bir vasıta ile yaratmaktadır. Sebepleri yapan,var eden,bunlarda aktiflik,tesir kuvveti yaratan da O'dur. Cisimlerin fizik ve kimya özellikleri,fizik,kimya,biyoloji olayları,reaksiyonları,O'nun yarattığı sebeplerdir. Elektrik ısı,mekanik,ışık ve kimya enerjilerini ve tepkimeleri hâsıl eden çeşitli kuvvet şekillerini sebep olarak yaratmıştır. Bu sebepleri,cisimleri yaratmasına vasıta kıldığı gibi,insan aklını,insan gücünü de,kendi yaratmasına vasıta kılmıştır. Mesela kömürün,beş yüz derecede üstüne yani tutuşma sıcaklığına kadar ısınarak yanma olayının başlamasına,kibritin alevi sebep olmakta ise de, kömürün oksitlenmesini, yanmasını yaratan O'dur. Kibrit yanma olayının yaratıcısı değildir. Çünkü kibritin yapısını,özelliklerini,alevi,ısı enerjisini, karbon atomlarının oksijene ilgisini, olayın ekzoterm olup, kömürü ısıtıp kımızı şua (ışıma) yaymasını yaratan hep O'dur. Bunun gibi:


Tuz asidi içinde, çinko eriyip, çinko klorür adında yeni özellikte bir bileşik cisim meydana geliyor. Bu iyon şebekesini çinko atomları ve asit molekülleri yarattı denilemez. Çünkü, çinko klorür denilen iyon şebekesindeki, çinko ve klorür iyonlarının atomlardan meydana gelişindeki elektron mubâdelesinde ve bunun sebeplerinde, iyonlar arasındaki çekme ve itme kuvvetlerinde, çinko ve asit Bir şey yapmadığı gibi, çinkoyu asidin içine atan kişi de, bu işinden başka, bir şey yapmamıştır. Çinko klorürün meydana gelmesinde, insan seyirci kalmış, iyon şebekesini hâsıl eden tepkimeyi, özellikleri, kuvvetleri, Allahü Tealâ yaratmıştır. Demek ki insanın aklı ve gücü de, diğer tabiat kuvvetleri(doğa olayları) gibi Allahü Tealâ'nın önce yaratmış olduğu(eşyanın hakikati olan) maddeler, elemanlar,özellikler, kuvvetler, enerjiler arasındaki şartları, dengeleri değiştirerek, yeni bir dengenin,bir ahengin, bir sistemin yaratılmasına bir sebep, bir vâsıtadan başka bir şey değildir. Şu halde Arşimed, bir kanun yaratmamış, daha önce var olan özellikler arasındaki bir bağlantıyı görebilmiştir. Bunun gibii phonograph, megaphon, elektrik ampulü gibi aletleri ilk defa bulan Thomas Edison bunları yaratmamış, yapmamış, yapılmasına sebep olmuştur. Bunları yaratan Allah Tealâ'dır. Edison'un bunları yaratması şöyle dursun, mevcut maddeleri bir araya toplayıp, yeni aletlerin yaratılmasına sebep olurken, elinin, ayağının, gözünün, diğer duygularının, çeşitli hücrelerinin, kalbinin, ciğer,böbrek ve daha nice organlarının işlemesinden ve kullandığı maddelerin, aletlerin yapısından, içlerindeki atom, proton kuvvetlerinden haberi bile yoktu. Ne kendinin ne de kullandığı şeylerin birçok inceliklerinden haberi olmayan bir vasıtaya, bir sebebe yaratıcı denilir mi? Yaratıcı bunların en ufağını, en incesini, her şeyi bilen, hepsini gerçekleştirendir ki, bu da ancak Allahü Tealâ'dır.

Üniversiteden Birkaç diploması bulunan, yeni literatürleri okuyup, çok tecrübesi olan,zeki ve akıllı bir fen adamı iyi anlar ki, insan, bütün işlerinde, bütün buluşlarında, bir vasıtadan, bir sebepten başka bir şey değildir. Her olayı, her reaksiyonu, her hareketi yapan, her kanunu idare eden yalnız Allahü Tealâ'dır.'Her şeyi idare eden yalnızca Allahtır'.


İnsan gücünü, tabii kuvvetlerden ayıran biricik şerefli pay, düşünceli, şuurlu olarak vasıta olmasıdır. Allahü Teala insanlara bu şerefli payı ikram ederek, diğer mahluklardan ayırdığını, onu böylece başka mahluklardan üstün yarattığını (yeryüzünün halifeleri) bildirmektedir.


Yaratıcı Yalnız Allahü Tealâ'dır. Allahtan başkasına, her ne maksatla olursa olsun, yaratıcı demek küfür(şer) olur. Hareketi ve işi de insan yaratıyor diyen de böyledir. Çünkü bütün bu sebeplere kuvvet tesir veren,insanlara akıl ve irade veren Allahü Tealâ'dır.


Allahü Tealâ, bir şeyi yaratmasına, başka şeyleri sebep yapmıştır. Bir şeyin yaratılmasını isteyen, onun yaratılmasına sebep şeyleri elde etmelidir. Bir şeyin yaratılmasına sebep olan şeyler arasında insan gücü de varsa, yaratılan şeye (Sun'i cisim) veya (Artifisiel) denir. Meselâ kok kömürü, turyağı sun'i maddedirler. Maddenin yaratılmasına yarayan sebepler arasında insan gücü bulunmazsa, böyle yaratılan maddeye (tabi'i cisim)veya (naturel)denir. Doğal maddenin meydana gelmesine insan gücü karışmazsa da, bunun kullanılacak hale sokulmasına, insan gücü de sebep olmaktadır. Taşkömürü, tereyağı tabii maddedirler. Tabii maddeler için tabiat yarattı demek ve sun'i maddeler veya olaylar için de insan yarattı demek, başka sebeplere de yaratıcı demek gibi, cahilce, saçma bir söz olur.


Meselâ, balı arı yarattı veya ışığı elektrik yarattı demek gibi olur.

Oysa, her şeyi yaratan yalnızca Allahtır.


Fen ilerledikçe insanlar birçok şeyden haberdar olmaya başladılar. Aristo' şunları diyor özetle:doğa canlı bir bütündür ve çeşitli biçimlere bürünerek, gelişir. Bu gelişmelerdeki işin ucu Allah'a yönelmiştir. Varlıklar, gelişme basamakları içinde, Allah'a yaklaştıkça yetkinlik kazanır. Yani gökyüzü, yer yüzüne göre daha yetkin bir varlıktır.


Hava ve ateş gökyüzüne, toprak ve su merkeze doğru yönelir.


Beden bir madde, ruh da onun formudur. Bedenin gelişmesini ve belli bir şekil almasını sağlayan onun amacı durumundaki ruhtur... Sonuç : Allahü Tealâ'nın Vâki Olan Suresi :'Olacak olan şey olunca; olacak olan şeyi yalanlayacak yok' Dünyada gitgide tekamüle eren bilgi ve teknolojik gelişmeler ve çeşitli olaylarla dünya insanı nasıl bir takım etkinliklerle yüz yüze geliyor, gerçekleşen olayları olduğu gibi kabul etmek zorunda kalıyor ise aynen öyle sadece bir ecel ile tüm gizlilikler ortadan kalkacak “Onlar akıbetleri neymiş yakında görecek ve bileceklerdir ,yakında iyice anlayacaklardır.” tıpkı zamanla ve bir uyum içerisinde gelişen bu dünyanın bu gelişmeleri bilinmeyen şeylerin hep yakın zaman aralıkları içinde kimsenin reddedemeyeceği,yalanlayamayacağı bir şekilde muazzam bir uyum ve doğallık ile ki o tekamüle safha safha gidiş çoğunlukla insan ömrü aralığı 50-80-100 yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde nasıl gerçekleşiyorsa daha önce bilinmeyen şeylerin açıkça bilinir duruma gelmesi olayların bilinmeyen ama gerçekte var olan taraflarının bir bir açığa çıkması Allah (C.C.)' ın verdiği müjdeler ve tehlikeler (acı azap)da aynen gerçekleşecek ,herkes tarafından iyice anlaşılır,görülür,bilinir hâle gelecektir. Allah'ın verdiği bildiriye göre yakında! Yani bir insan ömrü aralığı kadar...Tek bir sayha....Ölüm...!








<- Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kuran'a Dair Gerçek Bilgiler

«  January 2009  »
MonTueWedThuFriSatSun
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

Recent Posts

ZÂLİMLER ASLA KURTULUŞA ERDİRİLMEYECEKLERDİR
GAFLETLE KUR'AN OKUYANLARIN DURUMU
İMAN İKİ KANATLI KUŞTUR
İKİNDİ VAKTİ SÛRESİNE DAİR
DÜNYA METADIR. BİR OYUN VE OYALANMA YERİDİR
TOPTAN ALLAH'IN İPİNE SARILIN
BUYURDUK Kİ: “BİR KISMINIZ BİR KISMINIZA DÜŞMAN OLARAK İNİN YERYÜZÜNE”
ALLAH'I ANIN Kİ KURTULUŞA ERESİNİZ
İÇİNİZDE ‘İNANDIK’ DEYİP TE İNANMAYANLAR VARDIR.
ALLAH ÂDEM'İ BALÇIKTAN YARATTI VE ONA RUHUNDAN ÜFLEDİ
KENDİLERİNE BİR FAYDA DOKUNDUĞUNDA HEMEN SEVİNİRLER, BAŞLARINA BİR DERT GELDİĞİNDE HEMEN ÜZÜLÜRLER.
NAS SÛRESİ
TAN YERİ AYDINLIĞI SÛRESİ (Felâk Sûresi)
İÇTENLİK SÛRESİ
KURUSUN SÛRESİ
YARDIM, ZAFER SÛRESİ
KÂFİRLER SÛRESİ
KEVSER SÛRESİ
MÂUN SÛRESİ
FİL SÛRESİ
İKİNDİ VAKTİ SÛRESİ
KADİR SÛRESİ
HURMA VE ZEYTİN SÛRESİ
KUM YIĞINI SÛRESİ
KOŞAN ATLAR SURESİ
HABER SÛRESİ
GERÇEK SÛRESİ
DENENMİŞ SÛRESİ
CİN SÛRESİ
GÖNDERİLENLER SÛRESİ
SIRALANANLAR SÛRESİ
YUNUS SÛRESİ
VÂKİ OLAN SURESİ
YUSUF SÛRESİ
MAĞARADA UYUYANLAR SÛRESİ
HİKÂYELER SÛRESİ
LÛT SÛRESİ
SEBELİLER SÛRESİ
GANİMETLER SÛRESİ
CENNET İLE CEHENNEM ARASINDAKİ DUVARDAN BAHSEDEN SÛRE
HAYVANLARDAN BAHİS GEÇEN SURE
ZİYAFET SOFRASI SÛRESİ
İMRAN SOYU SÛRESİ
İNANANLAR SÛRESİ
KUR'AN (Türkçe)
KUR'AN (Türkçe)
KUR'AN'DA ZULÜM KAVRAMI
FİTNE ADAM ÖLDÜRMEKTEN BETERDİR.
CENNETTE DERECELER VARDIR
KİBİRLENMEYİN. ALLAH, KİBİRLENENLERİ SEVMEZ.
Atasözü
ALLAH, SABREDENLERLE BERABERDİR
ALLAH, RİYÂKÂRLARIN CEZASINI VERECEKTİR
KIYAMET GÜNÜ HAKKINDA
DİNDE SABIR, SEBÂT VEYA GAFLET
BİRİKTİRDİKLERİ ALTIN VE GÜMÜŞLERLE ALINLARI, SIRTLARI VE YANLARI DAĞLANIR
KÂFİRLER SÛRESİ (Kâfirun Sûresi)
ALLAH'A İMAN
ALLAH'A İMAN
'ALLAH EVLÂT EDİNDİ' DEDİLER.HÂŞÂ ALLAH,EVLÂT EDİNMEKTEN MÜNEZZEHTİR VE O ÇOK YÜCEDİR
KAN İLE GAİTA ARASINDAKİ SÜTÜ ÇIKARIRIZ HALÂ DERS ALMAZLAR MI?
ALLAH'TAN SAKININ
ALLAH YOLUNDA ÖLDÜRÜLENLERE 'ÖLÜLER' DEMEYİN
HER KİM ZERRE KADAR BİR İYİLİK İŞLERSE, KARŞILIĞININ AYNISINI GÖRECEKTİR. HER KİM DE ZERRE KADAR BİR KÖTÜLÜK, ŞER İŞLERSE KARŞILIĞININ AYNISINI GÖRECEKTİR
KISA NAMAZ SÛRELERİ
KUR'ANDA NESH VE MENSUH
SURE’NİN ANLAMI
VAHİY GERÇEĞİ
KUR'AN'I ANLAMAYI ENGELLEYEN HER ŞEYDEN UZAKLAŞMAK
Yeni Yıl Kutlamaları
ALLAH’IN AYETLERİNİ DEĞERSİZ ŞEYLERLE DEĞİŞMEYİN.
HER KİM ZERRE KADAR BİR İYİLİK İŞLERSE KARŞILIĞINI GÖRECEKTİR. FAYDASI KENDİNEDİR.HER KİM DE ZERRE KADAR BİR KÖTÜLÜK, ŞER İŞLERSE KARŞILIĞINI GÖRECEKTİR. ZARARI KENDİNEDİR.
KUR'AN'DAN KOPAN KAVRAMLAR
İNANANLAR:'BİZ PEYGAMBERLER ARASINDA BİR FARK GÜTMEYİZ'DEMELİDİR
BİZ NİCE ZALİM KAVMİ HELAK ETTİK.HALÂ AKLETMEZLER Mİ?
HER ŞEY DE BİR İŞARET VARDIR
KUR'AN'I BİR DAĞIN ÜZERİNE İNDİRSEYDİK DAĞ ALLAH KORKUSUNDAN PARAMPARÇA OLUR, YERE YIKILIRDI
HER ŞEY ALLAH'I TESBİH EDER FAKAT SİZ FARKINA VARAMAZSINIZ
KURAN AYETLERİNDEN BAZILARI
O GÜN, KIYAMET UZUVLARI ALEYHLERİNDE TANIKLIK EDECEKTİR
ALLAH SEVGİSİ
SOSYAL ADALET SOSYALİZM KAPİTALİZM
İSLÂM VE BOZULMUŞ SAİR İNANIŞLAR
KUR'AN AHLÂKI
ALLAH'IN İZNİ OLMADAN YAPRAK BİLE KIMILDAMAZ
ALLAH'IN ÇİZDİĞİ SINIRLARI AŞANLAR ZALİMLERDİR.

Friends

onursargin

batak oyna