KÜÇÜK EV YAYINEVİNDEN 22 KİTAP
Küçük Ev Yayınları yayınladığı yirmi iki çocuk kitabıyla yayın dünyamıza katıldı.
Küçük Ev, çocuk edebiyatı alanındaki eserleriyle tanınan Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Kitapları Yayın Danışma Kurulu Başkanı ve Çocuk Edebiyatçıları Birliği yönetim kurulu üyesi Üzeyir Gündüz’ün kurucusu ve yayın danışmanı olduğu bir yayınevi.
Küçük Ev Yayınevi, Üzeyir Gündüz’ün 4-8 yaş çocuklarında sıkça görülen sorunları konu alan, Emoş ile Memoş dizisi (on kitap) ile Masal Masal Maniki dizisini yayınladı. Dizi, Küskün Bulut, Yağmur Gözlü çocuk, Ahmak Köyün Akıl Küpleri, Horoz Paşa, Kibar Canavar, Yirmi beş santimlik Kahraman, Şişko Timsah, Ormana Bırakılan Kız, Balon Kafalı Memidik, Çoban kızı ile Kurt Prens adlı on kitaptan oluşmuş.
Gözleme dayalı, minik espriler içeren kısa on bir öyküden oluşan iki kitap Tombulu Tonguç I, II ise Şeyma Yüksel’e ait. 48 sayfalık kitapların asıl hedef kitlesi okul öncesi çocukları. Tombili Tonguç, okumayı yeni söken çocukların da severek okuyacakları bir okuma kitabı.
Yayınevinin çocuklara yönelik kitaplarıyla çocuk edebiyatımıza güzel, şirin ürünler kazandıracağına inanıyoruz.
Küçük Ev Yayınlarının adresi: GMK Bulvarı Onur İş Hanı Kat:5 No. 104 Kızılay/Ankara, Tlf.:0312 418 0148, Faks:0312 4180154. e-posta:info@kucukevyayin.com
Sevgi Tomurcukları/Rıfkı Kaymaz
Özellikle çocuklara yönelik şiirleriyle tanınan Rıfkı Kaymaz’ın yeni kitabı Sevgi Tomurcukları, Milli Eğitim Bakanlığı çocuk kitapları serisinden yayınlandı.
Sevgi Tomurcukları, çocuklara yönelik otuz sekiz şiirden oluşmuş.
“Evimizin çiçekleri /Mini mini çocuklarız/ Fıkır fıkır neşe dolu/ Mini mini çocuklarız”dörtlüğüyle başlıyor ilk şiir: Mini Mini Çocuklarız.
Çocuklar sevgi dünyamıza akan bir pınardır: “Pınar gibi coşarız/ Başarıya koşarız/Bilgiyle yoğrularak/ Mutluluğu yaşarız.” (Pınar Gibi)
Çocuk, ailenin en güzel gülü. Anneciğime, Anneciğim Seninle, Babacığım Seninle, Nineciğim, Annemi Seviyorum, Akşam Sofrasında, Kardeşim, Söz Verdim şiirleri aile mutluluğunu, birlikte olmayı, paylaşmayı, sevgiyle yoğrulmayı dile getiren şiirler.
Güzel Kuşum, Boncuk, Arı, Kelebek, Göçmen Kuşlar, çocuk dünyamızı süsleyen canlıları konu ediniyor.
Çocuk, ses benzerliklerine, ölçüye dayalı şiirleri daha bir sever. Onu daha kolay ezberler, ritimle söyler. Kaymaz’ın şiirleri çoklukla ölçülü ve kafiyeli şiirler. Dil sade, çocuğun kelime dağarcığını oluşturan kelimelerden kurulmuş.
Sevgi Tomurcukları’nda yer alan şiirlerde şiirsel anlatım yanında, eğitim de önemsenmiş. Mısralarda; sevgi, iyilik, doğruluk gibi insanî temel değerler mısralara sindirilmiş.
Masallar, çocukluk dünyamızı, çocuk yanımızı nasıl da süsler, hayal dünyamızı doyurur! Çocuk, nasıl da masalı sever!
Masal Penceresinden, masal dünyasını yansıtıyor: “Dünya bir başka güzel/Masal penceresinden/ Doğruya koş, canlan yücel/ Masal penceresinden.”
“Koşun göğe denize/ Kötülük gelsin dize/ İşte bir dünya size/ Masal penceresinden.”
Çocuklara yönelik metinlerde insan dışındaki varlıklar da konuşur. Fabl türü, teşhis ve intak sanatlarıyla çocuk şiirinde önemli bir yer tutar. Bir Kalemin Dileği’nde kalem dile gelir: “İsteğim hep iyi şeyler yazmak/Bir içli mektup, bir güzel şiir/Varsın bir cümle/ Bir dört mısra olsun/ İyilikte, güzellikte/Benin de imzam olsun.”
Ağaç konuşur: “Koruyun sulayın/Sevgiyle bakın bize/Gövdemiz dalımız meyvemiz/Armağan hepinize.” (Konuşan Ağaç)
Didaktik yönü önde bir şiir: Doğru Ol!
“Doğru söz ruha dalar/Doğruyla toplum güler/İnsan yalınla solar/Doğru söyle doğru ol!”
Sevgi Tomurcukları manzum dille atasözleriyle (dokuz dörtlükle) noktalanıyor:
“Her şeyin bir vakti, saati varmış,
Her çiçek zamanla açar, solarmış.
Her iş zamanında, doğru, güzeldir,
“Vakitsiz açan gül çabuk solar”mış.”
Sevgi Tomurcukları çocukların zevkle okuyacakları bir şiir kitabı.
(Sevgi Tomurcukları, Rıfkı Kaymaz, Milli Eğitim Yayınları, Ankara 2006)
Çocuk Edebiyatçıları: Nurdan Damla
DAMLA, Nurdan
Çocuk edebiyatçısı.1963, Erzurum doğumlu. Anadolu
Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü
mezunu. Çalışmalarını Ankara’da
sürdürüyor. Şiirleri ve çocuk hikâyeleri
1978’den itibaren Yeni Asya gazetesi
ile Bizim Aile ve Can Kardeş dergilerinde
yer aldı. Tiyatro çalışmaları
çeşitli şehirlerde sahnelendi. Çocuk
Edebiyatçıları ve Sanatçıları Birliği üyesi.
ESERLERİ:
ÇOCUK KİTABI: Merve Sonsuzluk
Ülkesinde (1995), Dünya Yolcusu Murat
(1997), Laliş (hikâye seti, 1998).
ŞİİR: Erguvan Renkli Gönlüm
(2000).
Rıfkı Kaymaz'la Söyleşi
| Rıfkı Kaymaz: “Çocuk Edebiyatı Fıtrata Uygun" |
Murat SOYAK Rıfkı Kaymaz çocuk edebiyatına dâir eserleriyle tanınıyor. Yazarımızla hayatı, ilk edebî çalışmaları ve çocuk edebiyatı eksenli eserleri üzerinde konuştuk. Mülâkatı, özellikle çocuk edebiyatımıza yeni açılımlar sağlaması dileğiyle sunuyoruz:
SOYAK: Rıfkı Kaymaz bize kendisinden bahsetse; kısaca hayatınız…
KAYMAZ: 1950 Erzincan doğumluyum. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Çeşitli illerde edebiyat öğretmenliği, idarecilik yaptım. Kısa bir süre gazetecilik, memurluk, TBMM’de danışmanlık görevlerinde bulundum. Polis Akademisi Türk Dili Okutmanlığından emekli oldum. Emeklilik sonrası özel eğitim kurumlarında öğretmen ve idareci olarak çalıştım. Türkiye Yazarlar Birliği ve Çocuk Edebiyatçıları Birliği yönetim kurullarında görev aldım. Çıraklık okulları için Türkçe (Sırrı Er, Üzeyir Gündüz ile), İlköğretim Okulu 4. ve 5. sınıflar için Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarımız (Sırrı Er ve Mustafa Aşkar ile)ders kitabı olarak okutuldu.Yayınlanmış edebî eserlerim var. Bunlardan çocuklara yönelik olanlarının isimlerini vereyim: Sevginin Gülleri, Küçük Çeşmenin Tatlı Suyu, Bir Demet Şiir,Öykü Sepeti, Öykü Yağmuru, En Güzel Çocuk Şiirleri.
SOYAK: Çocukluk yıllarınıza gidelim isterseniz.Yaşadığınız çocukluğu anlatır mısınız?
KAYMAZ: Çocukluğum Erzincan’da geçti. Babam okumayı seven bir memurdu. Büyük ağabeyim şiir ve yazılar yazıyordu. Onları okuyordum, ezberliyordum. Yazmaya ilgim o yaşlarda başladı. Diğer ağabeyimin elleriyle yaptığı tel arabalarla, vinçlerle, oyuncaklarla oynadım. Gazoz kapakları, bilye, çelik çomak, sıkça oynadığımız oyunlardı. Ablamın merkeze yakın köyü, özellikle tatil günlerimizde bizim için eğlenmenin, gezmenin, oynamanın en güzel mekânıydı. Fırsat buldukça ağaçlara, tepelere tırmanır, dut döker, kayısı toplar, yarar, kuruturduk. Babam, bahçemizdeki arı kovanlarına özenle bakardı. Arıların bahçemizdeki ağaçlara bir üzüm salkımı halinde oğul vermelerini, babamın dalı silkeleyerek onları yeni bir kovana almasını mutlulukla seyrederdik. Başımıza geçirdiğimiz tel başlıkla, kovanlarına bin bir renkli çiçek taşıyan arıları uzun uzun izlemekten doyumsuz bir zevk alırdık. Bahçeli evimiz; meyve ağaçları, arılar, kümesteki tavuklar ile çocukluğumuzu doyasıya yaşadığımız doğal bir çevre idi bize.
SOYAK: Çocuklar için edebiyat ya da çocuk edebiyatı dendiğinde neler söylersiniz?
KAYMAZ: Çocuk Edebiyatı kavramından, çocuklara yönelik olarak ortaya konulan edebiyatı anlıyorum. Çocuk duyarlığını edebî bir biçimde yansıtan, onların kişisel, ruhsal özelliklerini, kelime dağarcıklarını göz önünde bulunduran bir edebiyat. Çocuk; temizlik, sevgi, safiyet ve fıtratı hatırlatır. Çocuk edebiyatı alanında doktora yapmış Zeki Gürel (Yard. Doç. Dr.) buradan yola çıkarak çocuk edebiyatının “fıtrata uygun edebiyat” olması gerektiğini ifade eder. Çocukların fıtratına (ruh, beden vs. yapısına) uygun bir edebiyat. Çocuk edebiyatı yaratılışa uygun edebiyattır. Büyükler için ortaya konan edebiyatta olduğu gibi, çocuk edebiyatında da anlatım elbette edebî olacaktır. Edebî zevk ve kaygı taşımayan bir anlatımı, edebiyatla ilişkilendirmek mümkün değil.
SOYAK: Çocuklar için yazılacak şiirlerde özellikle olması gereken(ler) nelerdir?
 KAYMAZ: Çocuk şiiri, biraz önce de belirttiğim gibi, “şiir”in çocuklar için yazılanıdır. Bu iki şiir arasındaki temel fark, çocuk şiirinin çocuklara yönelik bir özellik taşımasıdır.Çocuk duyarlığı, dil zevki, kelime dağarcığı, ruhsal yön, çevre, ilgi alanı vb. çocuk şiirinde öne çıkar. Ninni ve masalla büyüyen çocuk, ritme, ahenge, sese ilgi duyar. Söz oyunları, benzerlikleri, tekerlemeler, kafiye, şiiri müziğe yaklaştırır. Çocuk, şiirle, sesle kendisini ve çevresini (tabiatı, eşyayı vb.) tanır. Çocuk, şiir, oyun ve müzik, çocuk dünyasında bir arada, iç içedir. Edebî bir zevkle sunulan ilginç buluşlar, çocukta merak duygusunu sorulara dönüştürür. Tasvirler ona yaşadığı dünyayı tanıtır. Çocuk edebiyatında işlenen konular, temalar da çocuğa uygun olmalıdır. Sevgi, iyilik gibi insanî değerler, kuru bir öğüt biçiminde değil, çocuğun ilgisini çekebilecek edebî bir dil ve anlatımla verilmelidir. Değerler, eşyalar, bitkiler, hayvanlar konuşturularak fabl türüyle de sunulabilir. Bu tür anlatım, çocukların hayal dünyasını zenginleştirir. Bitki, hayvan ve çevrenin özelliklerini, onların konuşmalarından yola çıkarak öğrenir, karşılaştırmalar yapar.
SOYAK: Kitap okuma alışkanlığı kazanmada yapılması gerekenler sizce nelerdir?
KAYMAZ: Kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için pek çok yol vardır. TV ve bilgisayarın alabildiğine yaygınlaştığı ve yanlış kullanıldığı günümüzde, kitap alışkanlığı kazandırmak kolay değil. Ödüllendirme, çocuklara bu yönde örnek olma çok önemli. Çocukların ilgiyle izlediği program veya dizilerde kitap öne çıkmalı, okuma önemsenmeli. Okullarda çocuk yazarlarıyla çocukları buluşturan etkinlikler yapılmalı. Çocuk Vakfı’nın ve Çocuk Edebiyatçılar Birliği’nin bu anlamda yaptığı çalışmaların ses getirdiğini biliyorum. Okuma alışkanlığının kazandırılmasında en etkin yol, çocuğun kendisine uygun, nitelikli bir kitapla tanıştırılmasıdır. Çocuk okuma zevkini tattığı an artık okumayı bırakmaz.
SOYAK: Çocukluk çağında kitap okuma çabanız ve okuduğunuz, unutmadığınız kitaplar hakkında bilgi verir misiniz?
KAYMAZ: Okumayı seven, haftalık ve aylık iki süreli yayına abone olan bir ailede büyüdüm. Bu açıdan kendimi şanslı buluyorum. O yıllar, kitap açısından fakir bir dönemdi. Biz de Ömer Seyfettin’i batıdan J. Werne, Cervantes gibi romancıları okuyorduk. Resimli romanlar yaygındı. O günleri bugünle karşılaştırıyorum. O zaman, kitap az fakat kıymetliydi, okunuyordu. Bugün kitap çok, ne yazık ki okuyan az. Çocukluk yıllarımda unutamadığım hikâye Ömer Seyfettin’in Kaşağı’sıydı.
SOYAK: Severek okuduğunuz yazarlar, şairler kimlerdir?
KAYMAZ: Mehmet Âkif , Necip Fazıl Kısakürek, Arif Nihat Asya, Sezai Karakoç, Yavuz Bülent Bakiler gibi yazarlar, edebiyata, şiire, yazmaya ilgi duymamda etkili isimler.
SOYAK: Günümüzde çocuklar için yapılan yayıncılık çalışmaları hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
KAYMAZ: Günümüzde çocuklar için yayınlanan yayınlar sayıca çok. Özellikle son yıllarda bu alanda önemli artış söz konusu. İçeriğiyle, görsel yönüyle, çok nitelikli yayınlar var. Ne var ki çocukların yaşını, ihtiyacını, dil, kelime dağarcığını, çocuk kitaplarında olması gereken fiziksel özellikleri dikkate almadan, yalnız ticarî kaygılarla ortaya konulan yayınlar da az değil.
SOYAK: Çocuklar için yazan edebiyatçılarımız hakkındaki değerlendirmeleriniz, görüşleriniz nelerdir?
 KAYMAZ: Çocuk yayınları için söylediklerimi çocuk edebiyatçıları için de tekrarlayabilirim. Çocuk edebiyatı kolay, ucuz bir iş değil. Seslendiği kitlenin dünyasını, çocuk duyarlığını, cümle kuruluşunu, yaş grubuna göre yazı puntosunu, çocuk yayınında olması gereken görsel, fiziksel unsurları dikkate alarak onu edebî bir dille kaleme alan çocuk edebiyatçılarını kutluyorum.
SOYAK: Bir çocukluk anınız ya da geçmiş günlerden bir gün…
KAYMAZ: Çocukluk yıllarımla ilgili genel bir değerlendirme yapayım. Ortaokul yıllarında her yaz tatilinde Erzincan’ın yerel bir el sanatı olan bakır el işlemeciliğinde çalıştım. Çırak olarak başladığım bakır işlemeciliğini halen sürdürmekteyim. Çalıştığım işyeri, benim ve arkadaşlarım için aynı zamanda “bir mektep”ti. Ustamızdan dinlediğimiz hikâyeler, kıssalar bizi hayata bağlamıştı. Bakır işleme çıraklığından önce bir terzi dükkanında hiçbir ücret almadan çıraklık da yapmıştım. Babam bir sanat öğrenmem adına beni terziye çırak olarak vermişti. Sabahın bereketi inancıyla, sabah namazı açılan işyerinin, toprak zeminini sular, süpürür, temizlerdim. Müşterilerin getirdiği palto, pantolon, gömlekleri dikiş yerlerinden sökerek, kumaşı ters çeviriyor, onları bir anlamda yeniliyorduk. O yıllar, hayatın maddî sıkıntılarını göğüsleyen, onu aşan, sevgi, saygı, vefa, sabır gibi değerlerle mutluluğu paylaşan güzel insanlarla birlikte bana hayatı tanıma fırsatı vermiş. Bunu şimdi çok daha iyi anlıyorum.
Rıfkı Kaymaz’ın Bir Şiiri:
AKŞAM SOFRASINDA
Her akşam sofrada beraber olur, Akşam yemeğini birlikte yeriz. Ve sonra açarak ellerimizi, “Çok şükür Ya Rabb’i!” “Çok şükür!” deriz.
Nasıl anlatayım bilmem sizlere, Bizim soframızda bin bereket var. Soframızda paylaşırız her şeyi, Babamın yorgunluğu birden azalır. Annemin sevgisi sofraya taşar.
Her pazar birlikte çıkarız babamla, Pazardan yiyecek şeyler alırız. Annem sevgiyle pişirir yemekleri, Öylesine tatlı, öylesine lezzetli ki, Bayılırız.
İsterim her yemek vaktinde yine, Her sofrada bir araya gelmeyi. Ne var ki babam işe gider erkenden, Ben kardeşimle okula. Annem bizleri yolcu eder her sabah, Unutmaz öpmeyi, gülümsemeyi.
Dilerim sonsuza değin mutluluk, Evimizde sevgi hiç eksilmesin. İsterim herkesin sofrası da, Bezenerek sevgiyle, Bizimkine benzesin.
-Bu söyleşi için teşekkür ederim.
Ben de teşekkür ederim.
muratsoyak@gmail.com
| www.sanatalemi.net'ten
Yeni bir çocuk dergisi :Somuncu Baba ÇOCUK
Somuncu Baba Dergisi, yeni bir Çocuk Dergisi ekiyle okuyucunun karşısına çıkıyor. Çocuklar için eğitici-eğlendirici bir dergi hazırlanmış. Kardeşliği, birliği, beraberliği, millî ve manevî duyguları pekiştiren masal, hikâye gibi özlü yazılara ve şiirlere yer bol bol verilmiş. Böylece Somuncu Baba Çocuk Dergisi, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sosyal, kültürel ve pedagojik bakımdan gelişiminize katkıda bulunacaktır. Ücretsiz olarak dergiyle birlikte verilen çocuk eki, gayet başarılı bir çalışma. 32 sayfadan oluşan derginin tamam renkli ve çok kaliteli bir tasarıma, baskıya haiz. Derginin Genel Yayın Yönetmeni İsmail Palakoğlu konu ile alakalı yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Çocuklarımızla olan iletişimimizi daha sıhhatli yürütebilmek, millî ve manevî değerlerimizi onların berrak zihinlerine doğru ve tatlı bir şekilde aktarabilmek için bir de "Çocuk Dergisi" köprüsü kurduk. 2007 yılı Ocak ayından itibaren dergimizle birlikte ücretsiz olarak, geleceğimizin teminatı gözümüzün nurları çocuklarımıza böyle bir hizmeti sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Biliyoruz ki; aydın, bilgili, başarılı, milletimize ve insanlığa hizmet etme sevdasını gönüllerinde taşıyacak olan gelecek nesillerin yetişmesine faydalı olmak Allah için yapılan bir hizmettir." Çocuk Dergisinde çocuk edebiyatı alanında önemli çalışmalar imza tan yazarların eserlerine yer verilmiş. Çocuk Edebiyatçıları Birliği Başkanı, Yrd. Doç. Dr. Zeki Gürel, Ahmet Efe, Üzeyir Gündüz, Bestami Yazgan, Hayati Otyakmaz, Rıfkı Kaymaz derginin yazarları arasında yer almışlar. Ayrıca çizimler konusunda yine tanınmış isimlerden Hasan Acar, Hamit Yüksek, Orhan Akcan, Çağrı Cebeci, Yaşar Özkan gibi çizerler çocuklara yönelik özel renklendirme ve çalışmalar yapmışlar. Özellikle çocukların ve gençlerin şiir ve yazılarına da bol bol yer verilen dergi, umarız uzun soluklu olur. Haydi Çocuklar sizler için açılmış yeni bir kültür kapısından hayal âlemine yolculuk yapın, hem öğrenin hem eğlenin...
(İlk sayı Ocak 2007)
{ Önceki Sayfa } { Page 2 of 36 } { Sonraki Sayfa }
|
Hakkımda
Linkler
benim spacesim güvenilir mp3 sitesi hakyolcusu.net dini100.com sorularla islamiyet
Kategoriler
Son Yazılar
Arkadaşlarım
damyeri aran rifki ahmetyozgat turktarihi
|