| ||
| ||
ben eşcinsel miyim? en kötü ihtimalle biseksüel olurum ayy şimdi bi erkeğe yeniden bi cinsel arzu hissedersem anama, babama, kardeşime, akraba çocuklarına cinsel bi hareket yapar mıyım tacize uğrar mıyım taciz eder miyim offf taciz ediliyormuşum gibi hissediyorum offf ilaç kullanmak istemiyorum korkuyorum ya panik yaşarsam intihar edermişim bir de bu kadar çalışma yapmış, yol almışken intihar ederim diye korkuyorum kendimi güvensiz hissediyorum boşlukta hissediyorum benim sonum nolucak ankaraya gitmek istemiyorum kemali görmek istemiyorum içim parçalanıyor incindim evlenecek miyim çocuğum olcak mı e ben nasıl seks yapıcam nasıl zevk alıcam kemal seni sikti sen orospusun sen de iboyu siktin insanlar duysa ne der utanıyorum offf sıkıntı gitmiyo içimden herkes mutlu bi ben mi mutsuzum offf okula gitmek istemiyorum sen utanılacak bir şey yaptın nefret ediyorum her şeyden kemal beni kullandı kendimi değersiz hissediyorum sikik ya uyuyamazsam ya kendimi çok kötü hissedersem aycanla seks yapmak ahhh, offff yunusu görmek istemiyorum, tankutu, şakiri, ismaili, ömeri, yasini offf kimseyi kimse güvenli değil güvende değilim ya delirirsem bi psikoz kaldı, onu da oluyim bari bak nil gün intihar etmiş, ben de mi etsem sinir krizi geçirir miyim ahhh zevk ahhh zevk, uçmak istiyorum psikiyatri servisine yatmaktan korkuyorum annem sever mi beni çıkabilecek miyim bu durumdan uffff, ya daha da kötü bi düşünce aklıma gelirse dur dur, daha kötü bi düşünce ayarlıyorum şimdi, bakalım yazabilecek misin buraya ilerde tanınan biri olursan burdan alıp karşına getirirler, hahahaha insanlar burda yazdıklarını görüp sana ne derler okulda görürlerse aycan maycan, üfff ne utanırsın ama, yerin dibine girersin nasıl korkuyorsun ama "yeni kayıt ekle" tuşuna basmaya dışlanacaksın, dışlanacaksın, ayıplanacaksın tek başına kalacaksın, yapayalnız ve acı içinde acı çekeceksin çoook çooook insanlar gözlerini senin üzerine dikecekler ve seni ayıplayacaklar bu seni paramparça edecek paramparça olacaksın yok olacaksın küfre sardın iyice, insanlar, blogunu okuyanlar soğuyacaklar senden, uzaklaşacaklar, sevilmeyeceksin, destek olmayacaklar sana "ben eşcinselim" diye bağırırmışım tam sınıfın ortasında
BAŞKA, başka ne kaldı!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
offff zihnim çok yordun beni, senin ağzına sıçiiiim | ||
| 1 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
Hayat isteklerimiz doğrultusunda değil, ihtiyaçlarımız doğrultusunda ilerliyor. | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
ben kaç "ben"im? içimde kaç tane "ben" var? acı çeken, sıkıntı hisseden, şizofren olmaktan korkan, delirmekten korkan bi "ben" var bunalan, "öffff yeter ya" diyen, "içinden çıkamıyorum" diyen, kendini sıkışmış hisseden bi "ben" var ne yapacağını bilemeyen bir "ben" var umutsuz olan bir "ben" var utanan korkan panik olan bir köşeye korku dolu bir şekilde sinmiş kontrolden çıkmaktan korkan intihar etmekten korkan sinir krizi geçirmekten korkan yok olmaktan korkan acı çekmekten korkan bi "ben" var
evet bu "ben"i iyi biliyorum
ama sanki
evet sanki
arkada en arkada
başka bişi daha var
sanki en arkada
başka bi "ben" daha var
tanımlanamayan kelimelere SIĞDIRILAMAYAN zihne bi numara büyük gelen bi "ben" | ||
| 1 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
duygular ancak tüketilerek bitiyor duygular ancak yaşanarak bitiyor acı ancak yaşanarak, hissedilerek sona eriyor bir şeyi arkanda bırakmak istiyorsan içinden geçmen gerekiyor bunları bilmek bilmek ve uygulamak
bunaltı, sıkıntı, utanç, korku, çaresizlik... içinizden geçiyorum duygularıma SAYGI duymayı SEÇiyorum her ne kadar hoşuma gitmese de buna mecburum başka yol olmadığını biliyorum
biraz önce kuraldisi.com da bir yazı okudum bir anne çocuğunu uyuşturucu bağımlılığından kurtarmak için çabalıyor beterin beteri var diye buna deniyor sanırım
ama yine de tüm bu acılara, sıkıntılara rağmen bir şey bizi ayakta tutuyor hayata bağlıyor burda DUR diyor ve yaşa
ve son zamanlarda bana ışık olan o söz yine aklıma geldi ve annenin o yazısının altına yazdım "Bir olay ne kadar uç örnek olursa olsun, ruhunuz ondan çok daha büyüktür" judith orloff
her şey iyidir! her şey iyiliğimedir! her şey benim en yüksek hayrım içindir!
bunlara inanmayı seçerek acının, sıkıntının, bunalmışlığın içinden geçmek. sanırım biraz daha kolay.
| ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
teşekkürler güzela, içtenlikle verdiğin desteğin için. | ||
| 1 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
bugün 3 te ikinci seansım vardı 3 buçuğu biraz geçerek girdim terapi odasına yine her zamanki gibi hiç zorlanmadan şıp duygular akmaya başladı yine bir süre kemal, kemalin ve arkadaşlarının bakışları gülümsemesi ıhhhh kalbim paramparça oluyor tabi bu arada
sonra daha gerilere gittim 45 dakika babama höykürdüm içimdeki çocuk PATLAMIŞTI onun hiç yanımda durmadığından yakındım hiç gözlerimin içine bakıp beni güvende hissettirmemişti içimdeki çocuk "bi yanımda dur be baba, bana kendimi güvende hissettir" diyordu haykırıyordu
güvensizlik hislerimin temelleri bir bir ortaya çıkıyordu böylece
bu tabi sülale boyu bişi babamın babası yetim büyümüş büyük ihtimal o babasına öfkeliydi, güven problemleri yaşıyordu bu duygularını (duygular enerjidir ve ifade edilmek ister) babama aktardı ve babam da bana aslında ortada ne babam var, ne babamın babası var, ne ben varım ne de başka bişi var sadece kendini ifade etmek isteyen enerji var
sonra bi 45 dkda anneme giydirdim ama nasıl bir öfke nasıl aman allahım neler diyorum anneme, ne küfürler içimdeki çocuk annesinden zamanında öyle sıkılmış ki öfff, ne PATLADI var ya annemin tüm işi gücü benmişim tüm işi gücü bana yemek yedirmekmiş öfkeden deliye dönmüşüm benle ilgilenince tatmin oluyormuş kendini bir işe yaramış hissediyormuş ama beni dikkate almıyormuş hiç ve ben sevgiyi hissedememişim ben sevildiğimi hissedememişim "bu sevgi değil, burda sevgi yok" diye bağırıp durdum
kendimi hiç değerli hissedememişim
değersizlik, güvensizlik ve tensel temas yoksunluğu... bilinçaltı KOMPÜLSİF BİR ŞEKİLDE ve NEVROTİKÇE bu ihtiyaçlarını karşılamak için cinsel taciz deneyimleri mi yaratmıştı? ne kadar acı verici olursa olsun zevk, güvenlik ve değerlilik vardı orda
tabi terapide olumsuz duygular çıkıyor hep çocukluğum yüzde yüz böyle geçmiş demek anlamına gelmiyor bu olanlar sadece bilinçaltımdaki olumsuz duygu yükleri (ne kadar varsa artık) dışarı çıkıyor anlamına geliyor
sonra bişi oldu annemin gözlerinden de ben çok rahatsız olmuşum çocukluğumda bu sefer zihne gelen görüntüde annemin bakışları peni paramparça ediyor (tıpkı kemalin bakışlarını beni paramparça ettiği gibi) bu ilginç bir bağlantı oldu
bilinçaltım açıldıkça açılıyor devamı sonraki seansa sanırım
bu seans tam tamına 2 saat 20 dk sürdü bağırma, ağlama, panik... hele bir panik yaşadım var ya, aman allahım! mahallede 2 yan komşumuzun evinin önü kemal ve arkadaşları geliyorlar karşıdan, batıcı gözleri ve gülümsemeleriyle ve ben onları gördüm uzaktan ve bir panik yaşadım o koltukta var ya AMAN ALLAHIM!
hmmm son olarak ilk seansta bahsetmediğim, eşcinsel hisler var (karşı cinse duyduğum cinsel isteğe EK OLARAK) tacize bağlı olarak ortaya çıkan eşcinsel hislerle de çalıştık zevk hisseden o çocuğu o zevkten vazgeçirdik kadınlarla sevişmek varken, cinsellikle ilgili öğrendiği İLK şeyi devam ettirmeye çalışmasına ne gerek vardı ki :) bu çok nevrotikçeydi, ama bunu bilinçaltı hep yapıyordu? taciz de olsa orada zevk, güvenlik ve değer verilme vardı ne kadar nevrotikçe olursa olsun bilinçaltının ihtiyaca bulduğu çözüm buydu :) ne kadar asgari olursa olsun! | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
ben yardım almaya karar verdim bu konuyu yine nilgünle konuştum o da sezgisel olarak beni bülent urana yönlendirdi bülent uran bir tıp doktoru - kadın doğum uzmanı 5-6 yıldır ise analitik hipnoterapiyle ilgilenmekte (nilgün bu cümleye tepki gösterdi. "adam analitik hipnoterapiyi yaşıyor resmen!" dedi, "ne ilgilenmesi!")
bugün 13:30 için randevu aldım gittim hipnoz koltuğuna oturmadan bir öngörüşme yaptık sonrasında hipnoz koltuğuna oturdum ve koltuğa daha oturur oturmaz bilinçaltımdan duygu yükleri sapır sapır dökülmeye başladı
kemale küfrediyorum kendime bağırıp, çağırıyorum
sonra kemalle yaşadığımız sahnelerden birine geldik bol sıkıntı, utanç, zevk vs. off bunların hepsini aslında ayrıntılı yazmak istiyorum ama uzar da uzar
veee bahstemek istediğim en önemli konu da şu: terapinin devamında doğum anıma gittim vakumla doğduğum o zor ana geri döndüm biri beni boynumdan çekiyordu kafam geriyo doğru gitti ve o kadar zor nefes alıyordum ki tüm bunları hipnoz koltuğunda tüm yoğunluğuyla yaşadım | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
dün gece nasıl bir haldeydim bolca güvensizlik ve tıkanıp kalmışlık o halime rağmen psikiyatri ödevimi hazırladım ve teslim ettim bugün bisikletin pedallarını çevirmeye devam ediyoum
dün gece nilgünle gülüyoruz nilgün diyorum, şu halime bi bak berbat bi ruh halindeyim ve psikiyatri hastası hazırlıyorum bir de ahhhh
perşembe-cumaya sınavım var adamakıllı çalışmadım daha sıkıntıdan ders çalışamıyorum EFT vb. uygulamayı sürdürüyorum sözlüde hocadan rica edicem bana duygulardan soru sorsun :) onları iyi anlatırım psikiaytride duygular ne gezsin! | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
dün nilgündeydim anlattık anlattık anlattık yaşadığım acı ve zorlu deneyimleri anlattım anlattım anlattım ve işin garibi GÜLDÜK zaman zaman :)
insan 23 yılda ne yaşar ki diyorum kendi kendime ne yaşayabilir ki diyorum 23 yılda ne yaşar bi insan? yaşadıklarım hafifti de ben mi abartıyordum çünkü annem babam "önüne daha ne zorluklar çıkacak" diyip duruyorlar hala zaman zaman
şu 5 senelik tıp fakültesi hayatımın son 3,5 senesi hep kendimle ilgilenmekle geçti tıptan çok psikolojiyle, ruhsallıkla, insan potansiyeliyle ilgilendim kimi zaman zorunluluktan dolayı ve çoğu zaman da büyük bir merak ve coşkudan dolayı evet belki normalüstü huzur duyguları yaşadım öğrendiğim teknikler vb. sayesinde ama inanıyorum ki normalüstü acılar da yaşadım
her şey iyidir! her şey iyiliğimedir! her şey benim en yüksek hayrım içindir! (sana yürekten inanmasam da seni buraya koymak istedim, çünkü zor zamanlarımda, ışığımın söndüğü vakitlerde sen bana ışık oldun.)
nil gün'ün bana dediği gibi hayat beni erken yaşımda bireysel gelişim yoluna mı davet etmişti?
ikinci sınıfın ikinci döneminin ilk günlerinde başlayan huzursuzluk duygularımla benim de içyolculuğum başlamış oldu. bu döneme kadar da psikoloji nedir bilmezdim? psikolojik sorun nedir bilmezdim? meğer şimdi dönüp geçmişime baktığımda hoşuma gitmeyen tüm şeyleri bastırmış olduğumu görüyorum.
üniversite döneminde geçmişin hortlamasının vakti gelmiş. üniversite dönemi geçmişin "beni iyileştir" diyerek günyüzüne çıkma vaktiymiş.
her çocuğun çocukluk döneminde yaşadığı cinsel oyunlar olabilirmiş. normalmiş. ama benim 11-12 yaşlarında cinsel oyunlar oynadığım kişi benden 2-3 yaş büyüktü. ve ben kendimden çooook utandım. ben yaptıklarımdan çooook utandım. ben varlığımdan çok utandım. bu utancı anlatabilmem mümkün değil. ben varlığımın "yanlış" olduğunu düşündüm. ben o kişiyle her karşılaşmamda adeta ölüyordum. paramparça oluyordum. yerin dibine giriyordum. onunla karşılaşmamak adına yapmadığım şey kalmamıştı. "arkadaşlarına söylemiş midir?" "anne-babam duyar mı?" "beni ya sevmezlerse?" "komşular ne der?" "ben çooook yanlış bir şey yaptım." vb. düşünceler zihnime sık sık uğramaya başlamışlardı.
utanç sürdü. ben unutmaya çalıştım. o sürdü. ben unutmaya çalıştım o sürdü...
o kişinin gözleri, yüzü, gülümsemesi her defasında beni paramparça ediyordu. sadece onunki de değil, yakın arkadaşlarıyla her karşılaşmamda yok oluyordum adeta.
içimdeki çocuk seni özgür bırakıyorum!
99'da deprem oldu. benim acizane düşüncem şuydu: "deprem oldu, bana acır ve artık kötü davranmaz belki, beni bakışlarıyla hareketleriyle utandırmaz belki."
okul servisini beklediğim durağın tam karşısından her sabah işe giderdi. ve ben her sabah ölürdüm! tam ortadan ikiye ayrılırdım.
ben kendimden utanmayı SEÇmiştim ve devamı gelmişti. hangi duyguları hissediyorsak, ona uygun olaylar yaratılmaya devam eder. çekim yasası her yaşta devrede. kendimi suçladığımdan değil, olan buydu.
tüm olanları bastırmışım. hatta bir keresinde utancımı tekrardan hatırladığımda şöye demiştim kendime: "bak onur. adliyede davalar 5 yılda bir düşer (babam adliyede çalışıyor). artık 5 yıl oldu unut sen de." başardım. unuttum ama bastırarak, içinden geçerek değil. yapabileceğimin en iyisiydi!
ben kendimden utanıyordum. ben varlığımdan utanıyordum.
bilinçaltım üniversite 2.sınıfa kadar bana izin verdi. bir patladı, pir patladı. neye uğradığımı şaşırdım. huzursuzluklar, uykusuzluklar,sıkıntı, bunaltı... annem bayıldı, babam ağladı... ahhh buna dayanamadım işte hiç. anne babaman düştüğü duruma. ama dayanıklıydılar.
ama geçmişimdeki travmatik anılar hemen hortlamadı. biraz beklediler beni.
geçmişimden anılar tekrardan bilinçüstüne çıktığında artık tamam dedim. "çocukluğuma mı inilecek, ne olursa olsun ama ben bu sıkıntıdan kurtulmak istiyorum". evet, hep filmlerde duyduğumuz çocukluğuna inelim espirisi GERÇEKti!
sıkıntıda olan o yaşlardaki onurdu. içimdeki çocuk çok bunalmıştı, korku doluydu, kendini güvende hissetmiyordu. yatağa sinmiş sadece korkmakla ve utanmakla meşguldü.
vakit geçmişine sahip çıkma vakti! vakit kendine sahip çıkma vakti!
kitaplardan, eğitimlerden öğrendiklerimi 3.5 yıldır uyguluyorum kendime. baya da bi yol katetim kendimce.
3.sınıfın yaz tatilinde louise hay'in düşünce gücüyle tedavi adlı kitabını 2.kez okuduğumda "hııııııı" dedim. o zaman jeton düştü benim. ben nasıl düşünürsem kendimi de öyle hissedecektim. duygularımı yaşadıklarım değil yaşadıklarım hakkındaki düşüncelerim belirliyordu. bunu anladığımda çok sevindim. başladım louise hay'in mucizeler yaratan alıştırmasını yapmaya. gün boyu aynalarda gözlerimin içine bakıp "ben kendimi onaylıyorum" demeye. sürekli, sürekli, sürekli ve sürekli.
ben kendimi onaylıyorum. ben kendimi onaylıyorum. ben kendimi onaylıyorum.
ama aynaya bakıp olumlama yaparken içsesim rahat durmuyordu. en büyük kozunu kullanıyordu bana karşı: "kemal seni sikti" haykırıyordu resmen. hala haykırıyor zaman zaman. dün işte nilgünle bu kelimeye GÜLDÜK: sikmek.
olumlamalarım sürdü. ta ki bir sonraki bilinçaltı blokaj gün yüzüne çıkana kadar. 4.sınıfın daha ilk stajının son 5 günüydü. berbat bir haldeydim. her yanım isteksizlik, huzursuzluk...vb. her yanım, her yanım, her yanım.
sonraki staj kadın doğumdu ve daha rahattı allahtan. ve ben yine dipteydim. bol dinsel takıntılı düşünceler, davranışlar, berbat bir duygu hali...
anlatacak çok şey var ama sonra yazarım yine.
asıl gelmek istediğim nokta şu. geçen sene (yani 4.sınıfta) ben bu haldeyken gittim eve. dedim artık ne olursa olsun ben bunu söyliycem. ağzımdan çıkmıyor, konuşamıyorum ama. yüzüm bembeyaz, dudaklarım bembeyaz ve büzülmüş durumda yatıyorum. annem babam bana ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar. kağıdı aldım ve yazdım, söyleyemedim:
"ben tacize uğradım"
hopppaaaa. nedir, ne değildir, kim, ne zaman?
"Kemal, orta okul döneminde, 11-12 yaşlarında"
annem beni alnımdan öptü. ve dedi ki: "bu muydu? bunların hepsini biz de yaşadık. bunlar normal şeyler"
ben: "nasıl yaaaa. ben yıllarca çoook utandım, öldüm, dirildim." dedim.
onlara göre ÇOK HAFİFti ama benim duygusal yaralarım GERÇEKti.
bizim tıp kitaplarının birinde (nelson-pediatri) çocukluk dönemi cinsel oyunlarının normal olduğu yazıyor. ama aynı yaş dönemi çocuklarında. farklı yaş dönemi çocuklarında olduğunda buna cinsel kötüye kullanım diyor. ve duygusal yaralara yol açıyor.
işte hikayemin bir kısmı bu. | ||
| 1 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
ışığım söndü sönmüştü ama şükür ki annem var babam var kardeşim var nida var nilgün var meryem var ben varım ben yalnız değilim ben güvendeyim
onur beni duyuyor musun? sen güvendesin... | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
ben her halimle değerliyim ben her halimle değerli olduğumu biliyorum ben her halimle değerli olduğuma inanıyorum ben her halimle değerli olduğumu kabul ediyorum ben her halimle değerli olduğum için kendimi takdir ediyorum ben her halimle değerli olduğum için şükrediyorum
meryem burdan da sana teşekkür ediyorum. kendimi 100de 100 paylaşabildiğim için. yargılanmadığım için. sevgi ve şefkatle karşılandığım için. yol göstericiliğin için. teşekkürler. teşekkürler. teşekkürler. | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
evinde pizza fırının olsaydı gidip birilerinden pizza isteyip durur muydun? pizza dilenciliği yapar mıydın?
sevgi ve kabul için de durum bu mu acaba? içimizde sınırsız sevgi var bir sevgi fırını var bizde, kendimizde, burda, şimdi, hemen
niye dışarılarda arayıp duruyoruz? niye? bu yararsız alışkanlık neden? | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
en son izmite gittiğimde babamın dediği bişi bugünlerde aklıma gelip duruyor ne niyetle dedi onu kendi bilir ama bende desteklenmiyorum, güvende değilim hissi oluştu offf ya offff
ben şimdi TUSa girmiyorum ya direkt pratisyen hekimliğe başlıycam ya ve beraberinde de almak istediğim eğitimleri alıcam ya zihin-beden tıbbıyla ilgilenmek istiyorum ya
babam tüm bunları bilmesine rağmen "gaziantepin bi ilçesine düşersin, belki fikirlerin değişir o zaman." şeklinde bir cümle kurdu sağolsun
yaaaaaaaaaaaaa destek istiyorum ya, sevgi istiyorum ya, güven istiyorum ya bu benim en doğal hakkım ya yaaaaaaaaaaaaa
"biz sana ne demiştik" cümlesini duymak istemiyorum ya istemiyorum istemiyorum "bizim dediğimize geldin" cümlesini hele ki hiç duymak istemiyorum tamam mı "yanlış" bir seçim yapsam da bana saygı duyun ya bu benim hayatım ya of ya of ya of ya of ya of ya bana izin verin ya, özgür bırakın ya bi yandan da desteğinizi hissettirin ya çok şey mi istiyorum yaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
tamam hep olumsuz şeyler söylemiyorsun kabul ama yine de bu cümlelerle bir insan (o insan oğlun oluyor) incinebiliyor işte gördüğün gibi kendini desteksiz hissedebiliyor ve güvensiz | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
etrafımdaki birkaç arkadaşa ne zamandır ağla(ya)madığımı söyler dururdum hep şöyle adamakıllı hiç ağla(ya)mamıştım ne zamandır ta ki bugüne kadar
saat 16:00 civarı çaresizlik hislerimin içinde debelenip duruyorken elime kağıdı, kalemi aldım içimden ne geliyorsa yazmaya koyuldum daha bir iki cümle yazmadan kağıda bir başladım ağlamaya ama ne ağlama hüngür hüngür nasıl değişik sesler çıkarıyorum salya sümük ağlıyorum resmen odada da allahtan kimse yok kapı açık, her an biri gelebilir ama ben artık duygularıma saygı duyduğumdan utanıcak filan değilim bu halimden geliştik bu konuda baya bi aferin bana aslında bu konuda pek de kaygılı olduğum bir zamanı hatırlamıyorum neyse kısacası o anda odaya bir kişi girseydi ona "beni bir süre yalnız bırakabilir misin" diyecek cesarete sahiptim
cam açıktı onu kapadım ama yan taraflardaki odalardan duyulmasın diye
yaşadığım sıkıntı dolu zamanlara ağladım acı çektiğim zamanlara ağladım çaresiz, aciz, zavallı zamanlarıma ağladım başkalarının yaşadığı acılar, sıkıntılar geldi aklıma onlara ağladım ağladım da ağladım işte
"niye bu kadar acı var" dedim "niye insan kendini yüzde yüz paylaşamıyor" dedim
| ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
utanmayı SEÇmezsem ne olur? o zaman acaba kendimi nasıl hissederim?
içsesimin bana ilk söylediği şey şu oluyor: güvenli olur mu ki?
nasıl yani ya! utanç duyarak kendimizi güvene mi alıyoruz. nasıl bir nevrotikliktir bu :). | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
Doğmamış çocuk hisleri olan, hatırlayabilen, bilinçli bir varlıktır... | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
İNANCINIZ, GERÇEĞİNİZDİR
Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu size ispatlamak üzere çalışmaya başlar.
Ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız yapmak üzere çözümler bulma konusunda size yardım etmek için çalışır.
Dr.David. J. Schwartz (evreninhediyesi.com'dan) | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
kalite kontrolden geçmiş psiko-ruhsal konulu kitaplar: 2) iyi hissetmek - david burns 3) düşünce gücüyle tedavi - louise hay 4) içimizdeki şaman, duyguların simyası - nil gün 5) tanrılar okulu - stefano elio d'anna 6) hastalık iyileşmeye giden yoldur - thorwald dethlefsen, ruediger dahlke 7) sağlıkta yeni ufuklar, insanı bütünüyle iyileştirmek - christine page 8) geçmişin hipnozunu bozmak - bülent uran 9) ustaca sevmek - don miguel ruiz 10) hayal mühendisliği - serge kahili king 11) çekim yasası - nil gün 12) duygular, öfke, kıskançlık ve korkuyu aşmak - osho 13) erkek, kışkırtılmış erkekliği kendini keşfetmek için kullanmak - osho 14) sır, sufizm üzerine konuşmalar - osho 15) aşk, özgürlük, tekbaşınalık - osho 17) tanrı ile sohbet 1 - neale donald walsch 18) provokatör mistik - osho 19) yardım etmenin düzenleri - bert hellinger 20) kabul etmenin özgürlüğü - bert hellinger 21) sezgilerle iyileşme, bedenin bilgeliğinde şifa bulmak - laura alden kamm 22) beden ile zihni dengelemek - osho 24) sevginin yerini yemek alınca - geneen roth 25) inancın biyolojisi - bruce lipton 26) martıları seven adam - osho 27) cesaret, tehlikeli yaşamanın coşkusu - osho 28) sen tanrısın - story waters | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| ||
"...Sorunlar daima hallolur. Çözümler daima vardır..." | ||
| 0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link |
| Page 1 of 46 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |