psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

20 aralık itibariyle duygudurumum eski haline döner gibi oldu ve ben de artık "bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?" sorusuna kocaman bir "evet" diyorum, korkularım var ama yine de :)20/12/2006

   Allaha şükür şu akşam itibariyle duygudurumum yenine geldi biraz. güvensizlik hissi yavaş yavaş ruhumu terkediyor, yerini neye bırakacağını bilmiyorum.

    1 haftadır evde yatıyorum bunalımdan kırılmış bi şekilde. bir de ebru gündeşin kasedini aldım geçenlerde. onu dinliyorum gün boyu. "bir daha bu yolları aynı hevesle yürür müyüm?" diye soruyor ya o orda ben de soruyorum kendime ve diyorum ki: kocaman bir "evet"... ya bazen şaşıyorum şu yaşıma kadar yaşadıklarıma. aslında dışarıdan bakanlar için hiç bir şey yok. yani yaşadıklarımı bilmeyenlere göre hiç bir şey yok. güllük gülistanlık bir ömür gibi. Allaha şükür, Allah bugünümüzü aratmasın yine de. bakıyorum da minicik tanecik bir olayı yıllarca utanç gibi gören ben (bana bu öğretilmişti ama diyorum kendimi savunmak için, öğrenmek zorunda değildim ama genetik olarak da utanmaya pek bi yatkınlık var, annemin hayatını dinleyince nasıl da benzerlikler buldum) ve bu yüzden de bu "tanecik" için elinden geleni yapan ben. ama var ya bu benim ZAFERim. evet bu benim zaferim. kesinlikle bu benim zaferim. bu benim zaferim. inat ettim kendimi bu bunalıma ben sürükledim. ve şuna kesinlikle inanıyorum:bu yaşadıklarım benim iyileştiğimin bir göstergesi mi yoksa. evet değişimin (ayşe gülşah hocanın dediği gibi bir değişim değil tabi :)) bir göstergesi. bu iyimserlik değil, gerçekleri görmezden gelme değil, bu GERÇEK. içinden çıkarıp atmak, empoze edilmiş utancı... ya bu kadar laf çeviriyorum ama gerçekten de bu konuştuklarım benden başkası için sadece bir "tanecik". ama artık bana göre de bir "tanecik". ben harikayım ya, gerçekten harikayım. (ilaçların etkisi mi bu yoksa böle :))

     bugün evde yastıkları yumuruklarken kendi kendime şunu dedim: yıllarca "sanmış" olabilirsin. ama artık hayat seni bekliyor. yaşadıklarından öğrenmeyi seç ve yürü. Allaha şükür ki bugünlere geldik, aydınlıklara çıktık. ne çok dua etmiştim bunun için. sabretmek gerekmiş. işte bunu da yaşadıkça anlıyosun var ya. demek ki herşeyin geçici olduğunu bilip çözüm arıycan(sabretmek derken bunu kastetmiştim). daha duralım tetikte her an gelen korkulara karşı.

    dün akşam yatakta uzanırken dedim ki (sanırım dündü) benim bişiler yapmam lazım bu hastalık için, obsesyon mobsesyon beni gıcık eder böle yatakta yat duygudurumunun düzelmesini bekle falan filan.

     insan bazen çaresiz mi hissediyor kendini ya da haksızlığa uğramış gibi mi ya da paçavra gibi mi, bu neden oluyor? biraz önce yan taraftaki adama sigaraya dikkat etmesini söyledim, deli gibi buraya doluyor tüm duman, tabi adam Allahın ayısı (ne kadar kabayım) nasıl dikkat edebilirmişmiş? iyi soru. içmeyebilirsin örneğin aptal. abuk subuk adamlarla uğraşıyoz tabi zaman zaman. dediğim laf da gırtlağımda tıkandı. olum sen sigara içen çüş biraz klavyenin tuşlarını kırcan. :) :) :) oh ne güzelllllllllllllllllllll. sen de görme. :))))

    bugün napim napim demiştim dün gece aklıma gelen fikri uygulamaya koydum. kitap ayracı yapıyorum kartonlardan, elişi kağıtlarından ve kırmızı naylonlardan. daha 3 tane yaptım ama bu iyi fikir oldu benim için. ilerisi için :).

    daha demin bir arkadaşıma "farkındamısın ne zamandır görüşmüyoruz"dedim."evet ankaraya gelince görüşürüz" dedi ve hemen "hoşçakal" dedi  ya ben mi çok alınganım... ve şu anda meşgul şekilde msnde... bilmiyorum... geçmişin duygusal yükünü de boşalttım diye düşünüyorum artık amma (çünkü bu yük adamı alıngan yapıyormuş)...

   saplantısal düşünce obsesyonundan tut her nevi obsesyon mevcuttur. ama bunlar ben de doğduğumdan beri varrrrrrrrrrr. bilmiyorum hoca duygudurum bozukluğumu bunlara bağladı. ama bunlar bence bir SONUÇ :). genetik yanı da bu sefer çok ciddi boyutta aslında. beni en iyi annem anlar. :)

Yorum Yap

Entry 1032 of 1097
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa

bedava chat sohbet batak okey tavla