bayramın 3. günündeyim (sanırım). pamukovadayım amcamlarda. şu anda da yeğenle (yasin) cafe + netcafe tarzı bi yerdeyiz. adı da gayet böğ: mekan. (sahibi okumasın :) ) bişiler yazayım diyorum da şu blog'a ne yazayım bilmiyorum. zihnime öyle hemencecik şıp diye bir şey gelmedi daha. hııı dur dur geldi. benim "düşüncelerimi değiştirme" çabalarım :)
her şey "düşünce gücüyle tedavi" adlı kitabı 2.kez okumamla başladı. anladım ki işin sırrı düşünceleri değiştirmekte. tabi bunun nasıl nelere yol açacağı ile ilgili teorilerim mevcut. ama inşallah bunları psikiyatrist olunca açıcam, daha doğrusu biraz pişsin. (buraya bir parantez lazım ciddi ciddi... ben "çoçuk, nöroloji, psikiyatri" arasında gidip geliyorum diye konuşuyorum ama asıl istediğimi belirledim. gün yüzüne çıktı artık. PSİKİYATRİ. hadi hayırlı olsun.) korkuyorum, endişeleniyorum, kaygılanıyorum ama biliyorum ki güvendeyim. nerde kalmıştık, hı benim düşüncelerimi değiştirme sürecimde... şimdi de elimde "iyi hissetmek" adlı kitap var. bu kitap dr. david burns'un. veee bilişsel terapiden bahsediyor. yani yine "düşünceleri değiştirmek"ten. ilk kısımlarını okudum vee aynı şeylerden bahsettiğini anladım, tabii ki de bir psikiyatrın yazdığı belli oluyor: pek bi sistematik. adam insanları ikna etmek için "düşüncelerin gücü" ne baya bi çaba sarf etmiş ama ben zaten buna inanıyorum. düşüncelerle beyin kimyasının değiştiğini sölüyooo ve benden alkış alıyooooo. durum zaten bu. tam burda işte enerji denen şey devreye giriyor. burdan sonraki düşünceler için "çekim yasası" adlı kitabı okuduktan sonra düşüneceğim. o kitabı da okusam iyi olur. du bakalım. evet ya benden iyi bir psikiyatrist olur. hem de bilişsel terapist ve daha nice uçuk fikir :). korkuyorum, endişeleniyorum, kaygılanıyorum ama biliyorum ki güvendeyim. işte böyleeeeeeee.... tabi tüm bu macera doğumumla başladı :). neyin neden ve nasıl olduğunu bilemem, işin iç yüzünü Allah bilir. bu bir rahatlık aslında, sadece çabalamak.
amcaoğlu beni çağırdı...ben kalkıyorum...masa dolu ben yokum :)
|