| ||
| ||
anladık ki her şey düşüncelerde, her şey senin eserin (bilniçli ya da bilnçsiz), her şey senin düşüncelerinle meydana getirildi. düşüncelerinle oluşturduğun enerjiler benzer enerjileri hayatına çekti. e o zaman "düşüncelerine bak", "hislerine bak" veee düzenlemeyi de düşüncelerinin üzerinde yap ki hislerin değişsin, yaşadıkların değişsin, davranışların değişsin, sen değiş. iyi hissettiren düşünceyi seç, hakettiğin düşünceyi seç. soru 1: seni en çok "rahatsız" eden ne? en çok zihnini meşgul eden ne? cevap 1: geçmişde yaşadığım bir olaydan utanç duymam ve insanlar duyarsa ne der diye kaygılanmam. bu cümleye dikkatlice bakalım biraz. yaşadığın bu duygu (utanç) senin bir düşüncenden kaynaklanıyor. "insanlar duyarsa ne der?" . bu da şunu ortaya koyuyo ki onaylanmama korkun var. bunun yanısıra sevilmeme, dışlanma, ayıplanma korkusu falan ve filan. hıı bi de yalnız kalma korkusu. KORKULARININ FARKINDA OL. bu düşünceler pek ruhu rahatlatacak şeyler değil. bu düşünceler bilincinde ve bilinçaltında varlığını sürdürdüğü sürece rahat olman biraz şüpheli, hatta tam olarak imkaansız. o zaman sıradaki iş bu düşünceleri olumlularıyla değiştirmen ve hakettiğin, senin doğal halin olan huzur haline kavuşman. otomatik düşünceler: ben utanılacak bir şey yaptım. insanlar duyarsa ne der. beni ayıplarlar. kimse beni sevmez. benle dalga geçerler. ben de yalnız kalırım. ben çok ayıp bir şey yaptım. insanların beni onaylaması mümkün değil. ve beni insanlar onaylamazlarsa tamamiyle ben bir hiçim. mutlaka birileri tarafından onaylanmam gerekiyor. eyvah, insanlar duyarsa ne derler, beni ayıplarlar. ölsem daha iyi yaaaaa. mantıklı cevap: bu hayatta utanılacak bir şey olamaz. utanmak varlığını yok saymak, varlığını yok etmek demek. utanmak gayet SAÇMA bir tepki. hayatını insanların onayına göre yaşamayı seçmek ise ayrı bir SAÇMAlık. tamamiyle bir rahatsızlık, endişe hali. ama seçebileceğin başka bir şey var: kendi kendini onaylaman ve yoluna devam etmen. tam bu cümleden sonra zihnim yine birşeyler söylüyor, bir dinleyelim bakalım: "senin kendini kendin onaylaman saçma, seni mutlaka birileri onaylamalı. böyle saçma saçma kendi kendini onaylaman hiçbir işe yaramaz. boşa uğraşıyorsun. sen mutlu olamayacaksın. utan ölene kadar utan." bu zihin kaydım beni pek iyi hissettirmiyor açıkçası. demekki duygularımın rehberliğinde anlıyorum ki bu düşüncelerde doğal halime uygun olmayan bir şeyler var. ya da bunu bırakalım ben kendimi iyi hissettirecek bir düşünceyi seçiyorum. ben seçimimde özgürüm. düşünceni seçmek çok büyük bir rahatlık ve özgürlük, bunun farkında ol!
"ben kendimi onaylıyorum ben kendimi kendim onaylıyorum beni başkalarının onaylamasına ihtiyacım yok ben kendimi onaylıyorum" kalpten pembe ışıklar, esneme ve gözyaşları :)
"benim onaylanmama korkum var ben onaylanmama korkumu kabul ediyorum ben onaylanmama korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ediyorum ben onaylanmama korkumu seviyorum" kalpten pembe ışıklar, esneme ve gözyaşları :)
işte basamak basamak "iyi hissetmek" te benim basamaklarımdan biri, bu basamağı tam olarak hallettiğimde kendime soracağım soru yine aynı olacak: beni en çok rahatsız eden ne? | ||
| Yorum Yap |
| Entry 905 of 1019 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |