psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

"mutlu değilim" diye başlarsın sonra...18/4/2007

mutlu değilim ya istediğim kadar, memnun değilim mutluluk seviyemden

   mutluluk bir duygu olduğu için doğası gereği zaten sürekli olmaz, o yüzden de aslında pek seviyesinden bahsetmek doğru olmayabilir. asıl memnun olmadığım mutluluk seviyem değil, duygudurumum. bir an mutlu olurum, sonraki bir an üzüntülü...vb. durum bu. sanırım asıl aranan huzur. yani üzüntü yaşamak da hoş gelebiliyor insana. yani huzura engel değil. huzur zaten bana göre tüm duyguların düşüncelerin rahatça ifade bulması demek. eğer ortada bir "depresiflik" mevcutsa bence orada bilinçaltında ilgi görmeyen, yaşanılmasından kaçınılan bir duygu var ki genelde "kötü" diye tabir edilen duygudur. asıl mesele düşüncelerime, duygularıma saygı göstermem. sadece bu, onların kendini ifade etmesine izin vermem. sadece bu.peki buna engel olan ne? bazı düşüncelerimin zihnimde belirginleşmesinden niye kaçıyorum? bazı duygularımı hissetmekten niye kaçıyorum? (bazı olayları hatırlamaktan niye kaçıyorum?)

"kötü" düşünceler ve duygulara odaklanmak, onların kendini ifade etmesine izin verirken "feci" oluyorum. hatta çoğu zamanda ben odaklanmayı seçmezsem o kaçıyo bu tarz anlardan.

   bu tarz "kötü" düşünce ve duygular benim diğer yarımı oluşturuyor. yarım insan TAM olamaz. o düşünceler de (ki onları ben etiketledim o şekilde, onlar sadece varlar ve oldukları gibiler, kendilerinin ifade bulmasını bekliyorlar) , duygular da BENe dahil. dikkatimi onlara vermem onların ifade olmalarını sağlayacak, sevgiye dönüşmeleri için ilk adım belki de en önemli adım olacaktır. olana bakmazsam nasıl olur da dönüştürebilirim. olanı kabul etmezsem nasıl dönüştürücem.

 

nil gün'ün tam da bu durum üzerine bir sözü vardı. hatırladığım kadarıyla şuna benziyordu: "mutlu bir hayatın sırrı çok basit, çünkü ortada sır yok, sadece bizim görmek istemediklerimiz var."

 

   peki bizim korktuğumuz nokta ne tam olarak? neden görmek istemiyoruz? bu düşünceleri, duyguları yaşarsak ne olur? niye endişeleniyoruz? (bu sorularla ilgili cevaplar aslında biraz biraz aklımda var ama 5dk sonra hastanede olsam iyi olur, hem de biraz daha düşüneyim bu konu üzerine...)

Yorum Yap

Entry 830 of 1019
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
ultrapolyanna
grubuna katılmak için