| ||
| ||
* kendime "seni seviyorum" derken ben neyi kastediyorum? seni herhangi bir şekilde "kötü" kabul etmiyorum. en olduğun gibisin. seçimlerin ve sonuçlarıyla. sen olduğun gibisin. seni birşey dediğinden ya da yaptığından ötürü "saf kötü" ilan etmiyorum. bunun yanısıra sen "iyi" de değilsin. kısaca sana etiket takmıyorum. sen olduğun gibisin. öylece. isim takmıyorum. takmak zorunda değilim. zorunda olduğum bir şey yok. kendimi kendi zihnimde yargılayan benmişim. kendimi "kötü" hissettiren benmişim. benim seçimlerimmiş. tabi sonu "kötü" olan seçimleri yaptığım için de kendimi "kötü" ilan etmiyorum. ben olduğum gibiyim. seni seviyorum onur. benim buna ihtiyacım var. kendi sevgime, kendi kabulüme ve kendi onayıma. benim asıl demem de şudur ki "yargı"nın hoşuma gitmediğini anladım.
*diyelim ki biri benim hakkımda "aaa ne yapmış onur" diye düşünüyor, ya sonra? öncelikle o kişinin bu şekilde düşündüğünü bilmem için bana söylemesi lazım. dikkat ederseniz onun o düşüncesi benim duygudurumumu etkilmiyor. şu karşıda bilgisayar başında oturan adam ne düşünüyor şu anda bilmiyorum. bilmem de gerekmez, çünkü beni ilgilendiren sadece kendi düşünce ve inançlarımdır. KENDİ ZİHNİMİZ İÇİNDE DÜŞÜNEN YALNIZ BİZİZ. ve de BİZİM DUYGUDURUMUMUZU YALNIZCA BİZİM DÜŞÜNCELERİMİZ VE İNANÇLARIMIZ BELİRLER. bu BÜYÜK bir GÜÇ! bu her duruma uygulanır. olay değil onun hakkındaki düşüncelerdir bizi duyguları yaşatan, bizi eleştiren değil bizim kendimiz hakkındaki düşüncelerimizdir bizi üzen. tabi o söylenenlerin o anda bizim düşüncelerimiz olabileceği olasılığı da var. diğer bir örnek de motivasyon kitaplarını okurken kendimizi iyi hissederiz çünkü orda yazılanlar bizim düşüncelerimiz olurlar. | ||
| Yorum Yap |
| Entry 827 of 1018 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |