| ||
| ||
korkmakta o kadar da haklıyım ki, yargılanmak kadar insana acı veren bişi olur mu ya. dolayısıyla acı verenden korkmak kadar doğal bişi olamaz. tabi burda bir nokta var ki şu: oturup sabah akşam bişeyden korkmak (ona dikkatini vermek) da onu karşına çıkarır. :) biz korkumuzu kabule, sevgiye dönüştürelim en iyisi. :) güzel bir söz koyalım şuraya kuraldisi.com'dan: En büyük mutluluk, hür düşünceli olmaktır. Anatole France yargılamaktan vazgeçiyorum. düşüncelerimi, duygularımı, davranışlarımı, OLANı...
benim yargılanma korkum var ben yargılanma korkumu kabul ediyorum ben yargılanma korkumu şu anda SEVGİye dönüştürmeye niyet ediyorum ben yargılanma korkumu şu anda SEVGİye dönüştürüyorum ben yargılanma korkumu SEViyorum
çok defa bahsettiğim gibi asıl korktuğumuz aslında zihnimize yargılayıcı düşüncelerin gelmesi. yıllardır edindiğimiz bu alışkanlık zaman zaman bedenlenerek zaman zaman da sadece düşünce düzeyinde karşımıza çıkıyor. bu tarz düşünceler bilinçaltımızda olduğundan karşımıza çıkması haliyle çok normal. ama karşımıza çıktığında ona inanmaya devam ederek üzerimizdeki kontrolünü devam ettirmesi, işte "sorun" tam da burda. neden bu bi "sorun"? düşünce-duygu döngüsü devam ediyor ve bu döngünün kırılması gecikmiş oluyor. tabi ilahi zamanlamaya güveniyoruZ. ama seçimlerimizin de bunun üzerindeki etkisini hatırlayalım. "tanrılar okulu" seni özlüyoruuuuuuuuuuuuuum. hayatımızın düşünce ve inançlarımızın yansıması olduğunu hatırlarsak ve de duygularımızın düşünce ve inançlarımızdan kaynaklandığını tekrar düşünürsek; kendimizi olduğumuz gibi kabul etmemizin önemini ve de "kendimi olduğum gibi kabul ediyorum" afirmasyonunun önemini daha iyi anlarız. :) sevgi ve acı.ikisi arasında bir seçim bu. yargı ve kabu. acı ve sevgi.
benim yalnız kalma korkum var ben yalnız kalma korkumu kabul ediyorum ben yalnız kalma korkumu şu anda SEVGİye dönüştürmeye niyet ediyorum ben yalnız kalma korkumu şu anda SEVGİye dönüştürüyorum ben yalnız kalma korkumu SEViyorum
yüzlerce kez dediğim gibi duygudurumumuz bulunduğumuz duruma göre değil, düşünce ve inançlarımıza göre belirlenir. (bulunduğumuz durum da) bilincim sevgi doluysa hangi durumda olursam olayım kendimi "iyi" hissederim. ben kendimi yargılamkatn vazgeçiyorum. ben olanı olduğu gibi kabul ediyorum.
benim çaresiz kalma korkum var ben çaresiz kalma korkumu kabul ediyorum ben çaresiz kalma korkumu şu anda SEVGİye dönüştürmeye niyet ediyorum ben çaresiz kalma korkumu şu anda SEVGİye dönüştürüyorum ben çaresiz kalma korkumu SEViyorum
"çaresizlik" sadece diğer korkular gibi benim yarattığım bir şey.
toparlarsak; üzerinde çalıştığım korkular şimdilik yargılanma, yalnız kalma, çaresiz kalma. bunlar ilk 3. bunlar üzerinde düşünmek gayet de iyi bi şekilde sonuç verebilir.
karanlık, ışığın olmadığı yerdir. buraları aydınlattığımızda ışığı daha güzel hissedebiliriz. korkular dağıldığında ışık daha çok PARILDAYACAK.
NOT:geçen günlerde korkularla ilgili bi çalışma yapıp bloga yazmıştım ama net bağlantısındaki bir hata yüzünden yayınlanmamış. üzüldüm. | ||
| Yorum Yap |
| Entry 788 of 1019 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |