psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

nil gün'den MUHTEŞEM saptamalar29/4/2007

***Biz niye kilo alıyoruz? Çünkü hepimizde had safhada stres var. Her insanın henüz yüzleşmediği acıları var. Bizse, bunları sağaltmak yerine yemek yiyoruz, içki içiyoruz, işkolik oluyoruz… Yemek bağımlılığıyla alkolizm arasında hiçbir fark yok. Seks bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı, aslında bütün bağımlılıklar acıları susturmak için oluşur. İnsanın bedenle ilişkisi çok önemlidir ve biz bedenimizle, sezgilerimizle, duygularımızla ilişkimizi yitirmiş durumdayız. Günümüzün stresli koşullarında artık canımızın ne istediğini bile bilmiyoruz. Önümüze gelen bizi tahrik ediyor sadece. Ben gözümü kapatıp canım ne istiyor diye düşünürüm. O anda istediğim şey gözümde canlanır. Acı mı istiyorum, tatlı mı, ekşi mi, yumuşak mı, kıtır mı; beden neye ihtiyacı olduğunu bilir.

 

***bedenimizle savaşıyoruz. Savaşın olduğu yerde huzur olmaz. Bedenini seveceksin, aynaya çıplak bakıp, teşekkür ederim, sağlıklıyım diyeceksin. Birisi sana teşekkür ettiğinde nasıl mutlu oluyorsun, beden de mutlu olur, onun da bilinci var. Beden sana dost olmaya başladığında, senin isteğin doğrultusunda yardımcı oluyor.

 

***İnsan cinsel, sosyal, psikolojik doyumsuzluk nedeniyle ve geçmişte yaşanan acıları bastırmak için haz yiyecekleri tüketir. Herkes acısını başka yollarla bastırıyor, bazıları anti-depresan alıyor bazıları, alkol, bazıları işkolik oluyor. Yiyecek bunlardan bir tanesi, hem sosyal olarak kabul edilebilir, hem kolay ulaşılabilir. Ama kilo insana nedense çok utanç veriyor. Yıllar önce bir gazeteye alkolizm ve uyuşturucuyla ilgili bir dizi yaptığımda alkoliklerle de, narkotiklerle de rahat konuştum ama ne yazık ki iş oburlara geldi, problem çıktı. Alkoliği sokakta görsen bilemezsin ama kiloyu zaten görüyorsun. Haz yiyeceklerinin temelinde rafine karbonhidrat, yağ ve şeker var. Bunların hepsi bağımlılık yapıyor. Reklamlarda gördüğümüz her türlü gıda bağımlılık yapar, özellikle de kola.

Araştırmalara göre yaşamdaki doyum hissinin yalnızca yüz 15’ini insanların mesleki durumu sağlıyor. Geri kalan yüzde 85, kendini saygı duymaktan, barışık olmaktan, kendi yaşam ideallerini gerçekleştirme azminden geliyor. Bunun temelinde özsaygı duygusu var. Özsaygı duygusu olmadan kilo versen bile kendini geçici olarak güzel hissedersin, ama sonra geçer. Birçok kadın kilolarından dolayı sevgili bulamadığını, kocasıyla mutlu olamadığını sanıyor. Kadın bu içsel bakış açısıyla kilo verse de mutlu olamayacak ve artık o bahane ortadan kalkacak. Hiçbir insan gizli bir çıkarı olmadan kilolu kalmaz. Bilinçli olarak değil elbette ama bilinçaltı olarak. Cinsellikle barışık olamamak ya da erkeklerden korkmak bunun sebebi olabilir.

 

***Benliğimizi ifade etmekten korkarız, çocukluğumuzda kendimiz olduğumuzda cezalandırıldığımız, anne babamızın istediği doğrultuda maskeli davrandığımızda ödüllendirildiğimiz için...Cesaret, korkunun olmaması değil, korkuya rağmen adım atabilme becerisidir.

 

***İnanın, istediğiniz şey önünüze altın tepsiye sunulsaydı, ondan zevk almazdınız.

 

***Sevginin bedensel hissedişi olan cinselliği kötü, ayıp, günah olarak nitelendiren bireyler ve toplumlar geri kalmaya ve mutsuzluğa mahkum eder.

 

***Yaşamı duygularla deneyimleriz. Çoğumuz, belki de hiçbirimiz sağlıklı ve ideal bir aile ortamında büyümedik. Ama suçu geçmişimize yüklemekle gelişemeyiz. Yaşamın içindeki olaylara gösterdiğimiz tepkilerin sorumluluğunu üstlenerek değişim gücünü kendimizde bulabiliriz. Bu da duyguların dilini ve mesajlarını anlamakla, kendimizi geçmişten özgür kılmakla mümkün. Yanlış bir hayat yaşadığımızın farkına vararak mutsuzluğumuzun nedenini anlamak hangi kabustan daha kötü olabilir. Her insanın temel amacı mutlu olmaktır. Azize de, fahişe de, bilge de, katil de mutlu olmak ister. Mutlu olmayan kişi de yaşama öfke duyar. Oysa mutlu yaşamın sırrı çok basit. Çünkü ortada sır yok. Yalnızca bizim görmek istemediklerimiz var. Geçmişin gölgelerinde kaybolmak da, yaşam ışığını yakalamak da bizim elimizde. Yeter ki, içsel özgürlüğe kavuşmak için duygusal çöplüğümüzü temizleme cesareti gösterelim.

Yorum Yap

Entry 815 of 1049
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
ultrapolyanna
grubuna katılmak için