| ||
| ||
suçluluk duymak zorunda değilsin.
utanmak zorunda değilsin.
endişelenmek zorunda değilsin.
bunları hissetmeye İHTİYACIN YOK. ben sana söyliyim bunlar seni KORUMAZ :) seni olumlu düşünmek korur. sen ta derinlerinde bu hislere GÜVENCE isteğin için (nevrotik bir kendini koruma) tutunuyorsun. bu durumun farkındasın ya da değilsin. farkında değilsen olabilirsin.
bu duyguların özünde KÖTÜlük yok. ama dediğim şu; bunları tercih etmek zorunda değilsin. SEÇme özgürlüğün var. kullan bu özgürlüğünü. bunun için kendine izin ver. SEÇ artık bişeyleri.
bu "kötü" duyguları hissediyor olabilirsin tabi. OLABİLİR. insanız. herkes hisseder. hissetmiştir. hissedebilir.
seç derken slayt değiştirir gibi başka bir duyguya geç diyorum. "kötü" duyguları "kötü" olarak yargıla demiyorum. onlarla 2 saat otur kavgaya tutuş demiyorum. "kötü" duyguların doğası bu. hem ben suçluluk ve utanç duygumu da artık çok seviyorum. hatta endişe duygumu da sevmeye başladım. çünkü bana gelişebileceğim yerleri işaret ediyorlar. bu nasıl bir fikir sence? gelişebileceğin yerler tam da oralar. :) sen de utanç ve suçluluk duygunu sevmeyi, onlarla dost olmayı seçebilirsin. ne ilginçtir ki onlarla dost olduktan bi süre sonra pek ortalarda gözükmüyorlar. :)
başka bir slayta geçerken önceki slayta küfreder misin, onu aşağılar mısın, bununla zaman kaybeder misin? elbette HAYIR. eee o zaman sunumunda "kötü" slaytlar olabilir, bırak olsun, sen "iyi"lere geç. bas tuşa. "iyi" düşünceler düşün. kendini "iyi" hissettirecek şeyler yap. kendini "iyi" hissedersin. OLANI yok saymana gerek yok. olan "kötü" duygularını yok saymana gerek yok. buna İHTİYACIN da yok zaten. diğer bi zaten de şu; OLANI yok sayarak o aradığın HUZURA ulaşamazsın. huzur KABULdür. olanı kabuldür. olan her neyse. olanda herhangi bir "hata" yoktur. olan olduğu gibi mükemmeldir.
hiç bir duygun "kötü" değil. sen onlara "kötü" desen de. onlar sadece oldukları gibi. bugün suçluluk ya da utanç duygunla ilgilen biraz. ilgilendiğinde kaybolduklarını göreceksin. çünkü duygular böyledir. odaklanıldığında buhar olur uçarlar. onlar senin dostun. her ne duygu olursa olsun. "iyi" ya da "kötü".
şimdi hoş bir örnek: diyelim ki sen insan değilsin, utanç duygususun. evet sen bir utanç duygususun şimdilik. ve insanlar senden (seni hissetmekten) kaçıyorlar, köşe bucak. ne üzücü olurdu senin için bi düşünsene. halbuki sen sadece olduğun gibiydin. öylece. insanlar seni yanlış anladılar. onlara "kötülük" yaptığını sandılar. halbuki seni sadece onlar seçmişti düşünceleriyle, seni onlar çağırmıştı. evine misafir çağırdığında onu ağırlamaz mısın? yok mu sayarsın? eve bile girmez misin yoksa? yoksa onunla ilgilenir ve sonra da uğurlar mısın? güzel de bi haberim var. duyguların misafirliği kısacık sürüyor. :) dışarılarda dolaşacağına gir eve, misafirperverliğini göster. hem misafirlerin çıkış kapısını bulamayabilir bazen, kapı yerine pencereden çıkar, bırak onu bazen duvarları parçalar öyle çıkar. misafirden misafire değişiyor tabi. :)
bi yapboz düşünsene. hangi parça hangi parçadan daha az ya da çok önemlidir. duygular da işte böyle. gelmek istediğim noktayı anlayabiliyor musun? "iyi" ya da "kötü" diye etiketlesek de onlar sadece oldukları gibiler. öylece. misafirlerini güzel ağırla. tüm dikkatini onlara ver. ve sonra onları uğurla. | ||
| Yorum Yap |
| Entry 588 of 1098 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |