psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

bir soru sordum kendime dün gece.23/1/2008

dün gece kitaplarımın arasından "sağlıkta yeni ufuklar, insanı bütünüyle iyileştirmek / dr.christine page" adlı kitaba uzandım. rastgele sayfaları karıştırırken "hastalığın anlamı" adlı bölümde bir soru dikkatimi çekti.

 

bu hastalığın sana vermek istediği mesaj ne olabilir?

 

okuduğum kitaplarda, yazılarda hep kendimize sormamız için sorular listesi olur ama ben hep es geçerim. sadece soruları okurum ama kendime sormam. gerçi sedona yöntemiyle tanıştığımdan bu yana artık gün boyu kendime soru sorup duruyorum, çok iyi geliyor.

 

neyse gelelim dün geceye. bu sefer durdum ve o soruyu kendime sordum. gözlerimin uzağı net görememesini "hastalık" olarak tanımladım ve kendime dedim: bu hastalığın bana vermek istediği mesaj nedir? 

 

iyice içime odaklandım. mantıklı zihnimden çok uzaktaydım. ve içimden gelen ses biraz kızgın ve biraz da sevgi dolu bir şekilde şöyle dedi: işte bazı şeyleri görmek istemezsen, bir sürü şeyi de göremez hale gelirsin.

 

gerçekten de böyle olmuştu. hoşlanmadığım, kendimce güvenli bulmadığım, bana acı veren şeyleri görmeyi reddetmiş ve sırf bu yüzden gözlerimin netliğini bozmuştum (bu cümlelerde herhangi bir şekilde kendimi suçlamıyorum, sadece süreci değerlendiriyorum). görmek istemediğim şeylerle beraber görmekten haz duyacağım şeyler de bulanıklaşmıştı. daracık bir görüş alanı içerisinde aklımca kendime güvenli bir ortam yaratmıştım.

 

oysaki neyi görmekten sakınıyoruz ki? her şey içimizde. içimizden kaçamayız. o hep bizimle. onunla savaşmak yerine dost olmayı tercih edebiliriz. böylece kaçmamıza gerek kalmaz. sevgi ve kabul tek ilaç. 

Yorum Yap

Entry 466 of 1168
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa

batak oyna