| ||
| ||
bugün raftan bedeninizi dinleyin / debbie shapiro adlı kitabı çektim. sayfalar arasında dolanırken hastalığın dili adlı bölümde hastalığın belirtileri ile ilgili olarak kendimize bazı sorular sorabileceğimizden ve ilginç cevaplar alabileceğimizden bahsediyordu. biliyorsunuz ki sedona yöntemi / hale dwoskin ile tanıştığımdan bu yana sadece soruları okuyup geçmiyorum, oturup ciddi ciddi soruyor ve yanıtlarımı kağıda yazıyorum. ne kadar önemli katkıları oldu bu işlemin bana bir bilseniz. işte kitaptaki sorular ve benim cevaplarım:
sahip olduğunuz belirti size neler hissettiriyor? (bendeki belirti = bulanık görüş) tıkanıp kaldım buraya çaresizlik ilerleyemiyorum bu alanda güvendeyim ama bildik, tandık bir alan güvenlik duvarlarım var etrafta koruyorum kendimi acıdan yalnızlığın acısıyla yüzleşmek istemiyorum bir devinim yok, donukluk, kayıtsızlık, hissizlik donup kalmak hayatı dondurmak ilerlemesin hayat, hep böyle kalsın ölesiye korkuyorum sanki öte taraftan (uzaktan) beni koruyan bir buz kalıbı var arada darlık, sıkıntı soğuk, buz gibi çok sert acı istemiyorum kısıtlanmış, durduruluyorum olduğum yere çivilenmişim, durduruluyorum ileri gitmeme izin verilmiyor, durduruluyorum olduğum yerde çıldırıyorum burdan çok sıkıldım kıramıyorum etrafı (etraftaki kabuğu) çekilin önümden artık kapkatı, donuk hareket edemiyorum, yol alamıyorum korkuyorum, ilerde ne var? rahatça hareket etmek istiyorum direnç duvar deliniyor ve akıyorum hayır istemiyorum tanıdık, bildik değil
belirtinin görüldüğü bölge nasıl (hissediyor kendini)? (bendeki belirtinin görüldüğü bölge = göz) dokunamıyorsun, temas edemiyorsun buz gibi, elini yakıyor, uzaklaşıyorsun yok ediyor, acıtıyor her önüne geleni aslında korkuyor, korku dolu aklı sıra kendisine bi varlık alanı sağlayacak
belirtinin görüldüğü bölge ne renk? bir rengi olsaydı, ne renk olurdu? siyah karanlık güvensiz yokluk var orda
kendinizi bedeninizin sorun olan bölgesinin yerine koyun. bulanık gören bir göz olmak seni nasıl hissettirirdi? bulanık bir göz olsaydın kendini nasıl hissederdin? olduğum yere hapsolmuşum ileriye adım atamıyorum güvenli bir durumdayım ama donuk ve hissizim zerre kadar bile canlılık yok varlığım sönük kızmaya ve içine hapsolduğum etraftaki kabuğumu yıkmaya başlıyorum | ||
| Yorum Yap |
| Entry 302 of 1019 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |