psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

sabah sabah 2 röportaj4/2/2008

1

 

bir tıp doktoru (bu beni kesinlikle yüreklendiriyor) olan sn. Bülent Uran'la yapılmış olan şu röportajı okumanızı yürekten isterim. soruları ona kim sormuş bilmiyorum ama verdiği cevaplar çok doyurucu. "hastalık" dediğimiz şeyi nasıl da güzel açıklamış. hem çok yalın hem çok özlü.

 

http://www.medikal-hipnoz.com/yazılar/roportaj.htm

 

kendisini şu an itibariyle idollerim arasına koymuş bulunmaktayım. internet sitesinden fotoğrafını kopyalayıp word'e yapıştırdım. en kısa zamanda çıktısını alıp idoller defterime yapıştırayım. peki, idoller defterimde kimler var? kimler yok ki? bir kere en başta sizin de tahmin edeceğiniz üzere, Nil Gün var. sonra kimler var? mesela, Christine Page var. hep kadın oldu biraz da erkek söyleyelim. Bert Hellinger var. David Burns var. idoller defterimdeki tüm isimleri, açıklamalarıyla beraber bir ara buraya da yazayım. bunu yapmak hoşuma gidiyor. bu isimlerle vakit geçirmek güzel.

 

2

 

sabahın bu vaktinde değinmek istediğim bir şey daha var. bu değinmek istediğim şey aslında dün geceden kalma. bilgisayar başında oturmaktan yorulmuş bir haldeydim ve bir de şıp diye de tuvaletim geldi (en önemlisi buydu :) ), ben de kalkmak zorunda kaldım. ama aklım hep bu kitapta ve bu röportajda kaldı. gelelim bu kitap ve bu röportaja.

 

kitap şu: Batı Tıbbı Sağlığınızın Altını Nasıl Oyar / Shane Ellison

 

kitabı ilk olarak geçenlerde dost kitabevinde gördüm. adeta kitaba çekildim :). kitabı gördüğüme çok sevindim ama daha odamda okunmayı bekleyen onlarca kitap olduğu için durdum, kendimi durdurdum. ama bugün yarın dayanamam yine alırım :). zaten ŞIP diye okuyuveriyorum. insan hoşlandığı şeyin içinde kayboluyor. bunu biliyorum. bir de ders çalışırken düşünüyorum da kendimi ahhhh. neyse bu çok az vaktimi alan bir şey oluyor zaten. yok ki türkiye de psikoterapi okulu. ÖSS'den sonra kazanırdık ne güzel, insanı keşfederdik. her yönüyle. olsun belki ben açarım, kim bilir? Öz'üm ne dersin? gerçi o zamanlar bu bilinçte miydik? değildik. e her şey adım adım, zamanla tabi.

 

neyse biz kitaba ve yazarıyla yapılan röportaja geri gelelim. kitap ikinci kez dün çıktı karşıma. mynet posta kutuma iyibilgi.com'dan gelen e-mail sayesinde. şu anda daha röportajı ben de okumadım. durun bi okuyayım.

 

evet okudum, harika saptamalar var. siz de bu röportaja bir göz atsanız iyi olur.

 

http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=52505

 

satır aralarına dikkat. özellikle hastalığa yaklaşımda, kökene değil belirtilere yönelik bir tedavi uygulandığından bahsetmiş bir yerde. bir örnek verelim buna: çeşme açık, her yeri su basmış. sen gidip çeşmeyi kapatmıyorsun. etraftaki suyu havluyla silip duruyorsun. eee her havlu para demek. bu para da bana değil, havluyu üretene gidiyor.

Yorum Yap

Entry 291 of 1021
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
ultrapolyanna
grubuna katılmak için