psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

panik, endişe, dehşet, korku, çıldırmak, kontrolü kaybetmek2/4/2008

dünden itibaren psikiyatri ve çocuk ruh sağlığı stajına başlamış bulunmaktayım. dün izmitte olduğumdan staja bugün teşrif edebildim. teşrif ettim ettim güzel de...

 

saat 1400'te psikiyatri servisindeki sınıfta ders başladı. ders: duygulanım bozuklukları (depresyon, mani, bipolar, distimi, hipomani) duygulardan, düşüncelerden, inançlardan, zihinden, bilinçaltından, bilinçli zihinden hiç mi hiç bahsedilmeden gayet tıbbi (!) bir ders anlatıldı. aralarda girip birkaç soru sordum duygularla ilgili ama nafile.

 

neyse...

 

dersin sonlarına doğru bir anda panik duygusu kapladı her yanımı. bir anda. aniden. yerimden kalkıcaktım nerdeyse. kalkıp saçmasalak hareketler yapacakmışım gibi geldi. çıldıracakmışım gibi bir endişe, panik, dehşet. bunların karışımı bir şey. ortaya karışık. kontrolümü kaybedecekmişim gibi oldu. (buna benzer bir deneyimi daha öncelerden yaşamıştım ama artık bitti sanıyordum. hani o kadar üzerimizde çalışıyoruz. bilinçaltı boşala boşala bi hal oldu, ama bitmemiş işte.) neyse yaklaşık 15-20 sn kadar sürdü. ve azalma-artma dönemleri oldu. bu sefer tabi biraz daha deneyimli ve bilgiliyim ya hemen sedona yönteminin sorularını sordum. şu anda ne hissediyorum? şu anda ne hissediyorum? tabi yoğun bir duygu var ortamda. kontrol etmek ne mümkün. kontrol etmek de pek mantıklı değil ya zaten. yaşa! yaşa! yaşa!

 

yaşadığım paniği elimden geldiğince gözlemledim ama içine girmemek ne mümkün? duygu beni esir aldı ve esir aldığı anda da kalp çarpıntısı olarak vuku buldu.

 

bu yaşadığım deneyim aslında panik atak denen şeyin ucundan azıcık olanı :). panik atak, zamanında tümüyle yaşanmadan bastırılmış, çözümlenmemiş endişe, dehşet, korku ve paniğin "hiç sebep yokken" bir anda bilinçaltından yüzeye çıkıp infilak etmesidir. yani vakti zamanında ifade olmamış, serbest kalmamış DUYGULARIN ŞİMDİ İFADE BULMASIDIR.

 

geçmişimin duygusal yükünü boşaltmaya başlayalı baya zaman oldu. ve baya da temizledim aslında. sıkı sıkı tutunduğum duyguları serbest bıraktım elimden geldiğince. günlük olarak EFT, sedona yöntemi gibi yöntemlerle çalışıyor ve bilinçaltımda gömülü kalmış duygu yüklerimi oradan çıkarıp evrene savuruyorum. bu yoğun çalışmalarımdan ötürü bugünkü kısa süreli yoğun panik duygusu deneyimini hiç beklemiyordum. ama demek ki hala yoğun yüklerim varmış.

 

bugün dersten geldim ve hemen yoğun bir şekilde çalışmaya başladım. konu belliydi: panik. geçmişimde paniği hissettiğim anları biliyordum. kendisine karşı büyük bir öfke taşıdığım bir insan vardı. onunla her karşılaşmamızda kendimi kaybederdim adeta. donakalırdım. yerin dibine girerdim. yokolurdum. ortadan ikiye bölünürdüm. sırf onunla karşılaşmamak için neler yapmadım ki.

 

işin sonu yine aynı yere varıyor: utanca, yargıya.

 

neyin nesi bilmiyorum ama bu kişiyle ilgili olarak ne çok duygusal yüküm varmış. PES!

serbest bıraka bıraka bitiremedim.

 

içimde nasıl bir enerji vardı da bu kişiyi yarattım. içimde nasıl bir enerji vardı da bu kişiyle bu deneyimleri yarattım. sorumluluğumu alıyorum. tek çözüm yolunun bu olduğunu biliyorum.

 

içimi değiştirmeye niyet ettim bir kere, artık geri dönüşü yok. ve adım adım da değiştiriyorum.

altın renkli sünger önceden emdiği siyah, katran gibi suyu içinden söküp atmaya niyetli. kendi doğal rengine, altına dönmeye niyetli.

Yorum Yap

Entry 180 of 1016
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
ultrapolyanna
grubuna katılmak için