psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

selam onur, bugün senle konuşmak istiyorum.29/4/2008

selam onur, bugün senle konuşmak istiyorum.

evet, tabi buna çok memnun olurum. evet, evet, hadi, bekliyorum, konuş benle.

 

ne dememi bekliyorsun ki böyle aciz bir varlık edasıyla "konuş benle" derken?

ne biliyim zaman zaman kendimi aciz, zavallı bir varlıkmışım gibi hissediyorum.

 

bak sen de diyorsun: "hissediyorum". elbette böyle bir varlık değilsin. hiç bir varlık aciz değil. hem aciz ne demek ki? her varlık bir sürü yetenekle kuşanmış durumda. içine bak ve ortaya çıkar. kendini bil, kendinin farkında ol.

neyse bunları boşver de bu günlerdeki huzursuzluklarım için bir şeyler söyler misin, bana yol gösterir misin, bir şeyler önerir misin onları söyle.

 

hahahaha :). kızgın gibisin.

evet kızgınım. artık sıkıldım. sürekli huzur dolu, güven dolu, doyum dolu olmak istiyorum. sürekli.

 

aslında içinde sürekli bu dediğin gibi olan bir yer var. ama o yerden ayrıldığında, o yeri dinlemeyip başka yollara saptığında şıp hoşuna gitmeyen hislerle yüzyüze geliyorsun.

eee tamam, geç bunları.

 

hahahaha :). hala kızgın gibisin. oysa şu anda tıpkı benim gibi neşe dolu olabilirdin.

tamam geç bunları.

 

tamam tamam kızma daha fazla. iyice köşeye sıkışmanı istemem. dediğine geliyorum.

oh şükür.

 

ne dedin sen?

oh şükür dedim.

 

ne güzel bir söz kullandın öyle: şükür. her işin içinde bu noktayı bulduğunda tıpkı biraz önce olduğu gibi rahatlayacaksın. oh diyeceksin. oh şükür!

peki bana şunu söyler misin: şu anda ne yapabilirim? kendimi huzur dolu, güven dolu hissetmek istiyorum.

 

zaten öylesin. öyle hisseden bir tarafın var içinde. iyice dön bi baksana.

offf ama ben bu dediklerini hep bi yerlerde okuyorum zaten. bana daha elle tutulur gözle görülür bir şeyler söylesene.

 

karşındaki bilgisayara bak o zaman.

tamam bakıyorum ne olmuş?

 

sence o kendini nasıl hissediyordur şu anda?

ne biliyim kendinden emin bir duruşu var.

 

sana rağmen öyle, değil mi? yani karşısında anksiyetik biri var ama o öyle, yani kendinden emin.

eh evet, pek sallamıyor gibi beni.

 

geçen toplantıda bir şey söylemiştin hatırlar mısın? "... rağmen kendini güven dolu hissdebilir miydin?" diye. hatırladın mı?

evet hatırladım.

 

yani sen kendi içindeki o huzur dolu tarafına dikkatini verebilirsin her zaman. yani sen her daim seçim gücüne saipsin. o parça olabilirsin, o kısmında konaklayıp orada kalabilirsin.

bu dediğin hep kolay mı ki sanki? hep orda kalmak, merkezde.

 

ben sana merkezde diye bir şey söylemedim, nerden duyduysan bırak onu. içine bak, kendine bak.

eeee, tamam, geç bunları. nasıl huzurlu olucam, güven dolu olucam ona gel sen.

 

ben ordayım, oraya sen gel bence :).

offf, hadi ama bana yardımcı olsana biraz, sen benim içim değil misin, içrehberim değil misin? içimde rehber vardı hani?

 

ben burdayım ama burası için mi bilmiyorum.

evet tamam, geç, geç, geç bunları. ben nasıl güven dolu olucam. huzur dolu olucam yaaaa. yeteeeer.

 

sen birilerine kızgın gibisin.

evet kızgınım. n'olcak?

 

hiiiç, bi bak istersen o hislerine. ne zaman kesicen o bıçak gibi keskin hislerin köklerini artık? hı, ne zaman vazgeçeceksin o hisleri büyütmekten?

ya ne biliyim, aslında bu konuda çalışıyorum bayadır. ama bunun huzurla ne alakası var.

 

şöyle bir alakası var canım benim. yaklaşık 1 saattir sürekli uyarılmış, tetikte bir zihin durumunda olmaktan şikayetçiydin ya...

eee

 

düşün bakalım insan kızgın olduğunda nasıl olur?

nasıl olur?

 

düşün.

çok güçlü hisseder kendini, çok güçlü ve dünyanın tek hakimi kendisiymiş gibi ve...

 

ve ne?

feci halde dikkatini toplamış

 

evet.

yani uyarılmış durumda, tetikte.

 

yaaaa :).

yani ne demek istiyorsun?

 

şunu demek istiyorum: kızgınlıklarının içine gir ve artık vazgeç kızgınlık biriktirmekten, beslemekten. bir dolu kızgınlığın var, hem de yoğun şekilde.

...

Yorum Yap

Entry 132 of 1016
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa
ultrapolyanna
grubuna katılmak için