psiko-ruhsal blog Ana Sayfa | Profil | Arşiv | Arkadaşlarım

dr. richard gerber'den30/11/2008

 

*Eğer hakikaten holistik olacaksak; kişiye tümden bakmalı ve hastalığın fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal boyutlarını kapsayan terapileri düzenlemeliyiz.

 

*Vücudu yalnızca çoklu-boyutsal enerji sistemi olarak görüntülemeye başladığımızda Moleküler Biyoloji aracılığıyla ruhun kendini nasıl açıkça gösterdiğini ele almaya başlarız. Bu da eninde sonunda tamamen reenkarnasyon ve karma konusuna iniyor. Bu konu kavranması zor bir konu, özellikle de daha geniş bir tıp camiası için. Reenkarnasyon şöyle dursun, onların daha halen homeopati’ye inanma konusunda problemleri var.

 

*Keşfettiğim şey ise; evrendeki en kuvvetli tedavi gücünün sevgi, koşulsuz sevgi olduğudur.

 

*Yalnızca vücudu saptayarak değil; bireye hayatınının tamamen yeni bir anlayışa doğru ilerlemesine ve bilincinin ruhani bir varlık olarak gelişmesine yardımcı olup iyileştirmenin yeni seviyesine başlıyorsunuz.

 

(sufizm.gen.tr'den... çeviren: esin tezer)

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

duyurular29/11/2008

1

aralık sayısı Genç Gelişim dergisi çıktı

sayfa 70-71 de benim köşemi (psiko-ruhsal köşe) bulabilirsiniz

soyadım 2. kez yanlış yazılmış

sargın yerine sargı :)

geçen ay da aynı hata yapılmıştı

bu duruma kabul verebilir miyim?

belki :)

 

2

bu ayki Geo dergisinde kapak konusu

insan neden inanır

dinler, ritüeller, maneviyat: bilim inancın köklerine iniyor

ilginizi çekebilir

 

3

dün karanfilde, dost kitabevinde etkileyici bir kitapla karşılaştım

gizli enerji terapileri / dr. richard gerber

dharma yayınlarından

piyasaya yeni çıkmış olmalı

çünkü yeni gördüm :)

yazar bir tıp doktoru, holley

o kadar hacimli bir kitap ki kocaman

ve ücreti de 60 ytl kadar

ama şimdi dukkan.dharma.com.tr ye girdim

orada 33ytl ye satıyorlar

şimdi size diyecem ki

netten alın kitaplarınızı daha ucuz oluyor

ama ben bunu son zamanlarda hiç yapmıyorum :)

eskiden sabreder ve

istediğim tüm kitapları topluca ucuz ucuz netten alırdım

ama artık dost kitabevinde kitabı görünce

fazla para vermeyi göze alarak

şıp alıveriyorum

eski halime dönmek zorundayım, dönüyorum :)

60 ytl nerde, 33 ytl  nerde

dharma yayınlarından bahsetmişken

mistik hakikatler, bilimsel gerçekler / crystal love

kitabının da dikkatimi çektiğini belirteyim

bu kitap da dharma yayınlarının kendi sitesinde %45 indirimli

yok yok ben eski halime dönmek zorundayım

sabrı öğrenmek zorundayım

paramı böylece daha verimli ve anlamlı kullanmış olurum

ben para olsaydım bu şekilde kullanılmayı isterdim

yarı fiyatına almak varken

sabredemeyip iki katı para vermek gereksiz

fırsatları akıllıca değerlendiriyorum

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

geribildirimin, takdir etmenin önemi28/11/2008

bir ürün ortaya koyuyarsan

en hoşuna giden şey

olumlu ya da olumsuz bir geribildirim almaktır

 

takdir edilmek elbette kendini daha iyi hissettirir

ama sana verilen geribildirim olumsuz olsa bile

ortaya çıkardığın ürünün varlığından birilerinin haberdar olduğunu anlarsın

ve gizliden bir doyum alırsın

 

işte bu yüzden

ben de adını yazarak ya da yazmayarak

bloguma yorum yapmış tüm arkadaşlara/kişilere

buradan teşekkür ediyorum, takdirlerimi gönderiyorum

yazılarıma son yorum yapanlardan 

keysi ve mehmet inanç adları hatrımda kalmış

 

güzel bir bilgi ekleyelim bu yazının sonuna:

karşınızdaki kişi sizi takdir ederse

beyninizde dopamin salgılanması oluyormuş

ve dopaminle ilgili olarak, formsante 2007 mart sayısından bir alıntı:

"Nöroloji uzmanları, bu madde olmadan elimizi bile kıpırdatamayacağımıza dikkat çekiyor. Çünkü bu madde herhangi bir şeyi yapabilmemiz için bize motivasyon sağlıyor. Ayrıca aktiviteler sırasında kendimizi iyi hissetmemizde de önemli bir rol üstleniyor."

 

bu alıntıya rağmen ben hala şunu savunuyorum:

önce düşünce, duygu sonra madde

yani önce motivasyon/cesaret hissi sonra dopamin hormonu

dopamin hormonu sebep değil, sonuç!

içsel olarak cesaret hissini yarattığında

bu his ardından dopamin salınımına yol açacak yolu uyarıyor

ya da belkide direkt maddeye dönüşüyor

his, madde oluyor

kim bilir?

kim bilir?

candace pert bilir :)

ama candace pert'in kitapları daha türkçeye çevrilmedi

amazon.com'dan istetip okumadım ben de daha

okunulacak, öğrenilecek ne çok şey var

hayat seni seviyorum...

3 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

biraz TUS'tan bahsedelim28/11/2008

arkadaşlar gireceğim TUS sınavı önümüzdeki eylül ayında

yani dokuz buçuk ay sonra

 

peki bu süre zarfında hangi konulardan sorumluyuz?

tüm tıp konularından :)

 

temel = anatomi, histoloji-fizyoloji-embriyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji, patoloji, farmakoloji

klinik = dahiliye, pediatri, genel cerrahi, kadın doğum, küçük stajlar

 

toplam 11 başlık var

ve her bir başlığın konu kitabı, soru kitabı ve önceki yıllarda çıkmış TUS soruları kitabı var

etti mi size toplam 33 kitap :)

 

ama tabi 6 yıldır bu konuların içinde olduğunuz için

hiç okumamış gibi olmuyorsunuz kitapları

o yüzden biraz daha hızlı gidiyor, çabucak toparlanıveriyor

 

e bi de, insanın gerçekleştirmek istediği bir hayali olunca

ve de

kendini motive edicek yolları bilince

iş daha kolaylaşıyor

ama en önemli faktör ne biliyor musunuz?

severek yapacağın bir şey olması

 

aslında psikiyatri (kocaeli psikiyatri) beni 100de 100 tatmin edecek mi?

hayır (ama bunu evete çevirmek elbette benim elimde ve sorumluluğumda)

ilaç tedavisi, elektroşok tedavisi ne olacak?

ben insan doğasını öğrenmek istiyorum

duygularla, insanla ilgili daha çok şey öğrenmek istiyorum

psikiaytride psikoloji eğitimi çok fazla olmuyor

tüm bunlara rağmen yine de bugüne kadar öğrenmiş olduklarım var

bundan sonra öğreneceklerim var

bana başvuranlara bu uygulamaları yapabilirim

kimseye uygulamak zorunda olduğum bir şey yok!

hoşuma gideni alır, hoşuma gitmeyeni bırakırım

 

güzel şeyler yapabilirim

mesela diğer servislerle işbirliği içinde değişik çalışmalar yapabilriim

mesela yenidoğan servisiyle beraber

çocukların sırtının yenidoğan hemşiresi tarafından düzenli olarak sıvazlanmasının

çocukarın iyileşmelerine katkısı

bu sadece aklıma gelen bir örnek

zamanla daha niceleri düşer zihnimize

ruhuma şükür :)

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

şükrediyorum27/11/2008

bilgisayarımın varlığı için şükrediyorum

bilgisayarın tuşlarına basabilen parmaklarım için şükrediyorum

sağlıklı bir zihnim olduğu için şükrediyorum

gözlerimin varlığı için şükrediyorum

omuzlarımın varlığı için şükrediyorum

bedenimin varlığı için şükrediyorum

saçlarımın varlığı için şükrediyorum

ayaklarımın, dizlerimin varlığı için şükrediyorum

sırtımın varlığı için şükrediyorum

şükretmeyi bildiğim için şükrediyorum

kendimi şükretmeye, şükran duygusuna yönlendirdiğim için şükrediyorum

hayatın bana sunduğu para için şükrediyorum

arkadaşlarımın varlığı için şükrediyorum

kitapların varlığı için şükrediyorum

suyun varlığı için şükrediyorum

hayatımı her gün biraz daha zenginleştirmeye yönelik attığım adımlar için şükrediyorum

varlığım için, bu hayatı deneyimlediğim için şükrediyorum

şükretmenin önemini bildiğim için şükrediyorum

hayatın bana sunduğu her şeyin değerini bilmeye niyetlendiğim için şükrediyorum

okuduğum okulun değerini biliyorum, bunun için şükrediyorum

batı tıbbıyla barıştım, bunun için şükrediyorum

insana daha derin bir şekilde yaklaştığım için şükrediyorum

...

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

soru :)26/11/2008

Sana verilen bir hediyenin sırf kutusunu beğenmedin diye, içini açmaz mısın?

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

paylaşımmm25/11/2008

kendinle ilgili bir şeyi, biriyle paylaşırken 2 yaklaşım vardır:

 

1

yaptığımdan/yaşadığımdan suçluluk duyuyorum ve/veya utanıyorum

ve feci sıkıntı veriyor bana

acil birine anlatmam gerekiyor

ve böylece yaşadığım sıkıntıdan kurtulmak istiyorum

acizim, zavallıyım

umuyorum ki o kişi bana şefkat gösterir

buna muhtacım

 

2

kendimle barışığım, huzurluyum, keyifliyim

tam şu anda bu yaptığım/yaşadığım şeyle ilgili bir konu açıldı

ya da bana bir soru soruldu

ben de paylaşmayı uygun buldum

o kişinin anlattığım bu şeyle ilgili yorumu beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor

ben kendime sevgi ve kabul veriyorum

sadece paylaşmayı uygun gördüm

keyifle paylaştım

 

bir nolu yaklaşım içinde kendinizi bulursanız

bağımlı olduğunuzun farkına varın

ve kendi üzerinizde çalışın

kendinizi huzurlu ve keyifli hissetmek için

başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğünün hiçbir önemi olmadığını farkedin

 

sizin kendinizi nasıl hissettiğinizi

başkalarının değil, sizin kendi hakkınızdaki düşünceleriniz belirler

kendiniz hakkında olumlu düşünün

kendinizi iyi hissedin

"bilse ne der" düşüncesi yerine

"kendimle barışığım" "kendimi her halime kabul ediyorum" düşüncelerini düşünmeyi

SEÇebilirsiniz

aksi halde, başkaları sizin için olumlu düşünceler de beslese

siz kendi hakkınızda olumlu düşünceler düşünmezseniz

kendinizi iyi hissedemezsiniz

 

6 milyar kişi de sizinle ilgili olumlu düşünceler düşünse

siz olumsuz düşünüyorsanız eğer, kendiniz hakkında

kendinizi kötü hissedersiniz :)

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

bir alıntı24/11/2008

Sebebsiz Mutluluk / Marci Shimoff & Carol Kline / sayfa 225

 

    

 

Ruhaniyet ve sağlık arasında bağ üzerinde dünyanın en ünlü uzmanlarından biri olan tıp doktoru Larry Dossey, Şifalı Sözler kitabında Oregon'daki Spindrift Organization of Salem bünyesinde gerçekleştirilen; duaların tohum filizleri ve maya kültürleri gibi basit biyolojik sistemler üzerindeki etkisini saptamaya yönelik deneylere yer verir. Yinelenen araştırmalar göstermiştir ki kendilerine dua edilen tohumlar, aynı tohumun dua edilmeyenine göre çok daha hızlı filizlenmiştir. Dua aynı zamanda verimlilik hususunda da önemli bir etkendir. Spindrift'in en önemli bulgularından biri de "yönlendirilmemiş" yani sadece Tanrı'nın iradesinin gerçekleşmesi ya da hayırlı olanın olması gibi duaların, belirli bir sonucu hedefleyen "yönlendirilmiş" dualara kıyasla çok daha etkili olduğudur.

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

Sezaryen mi normal doğum mu? Sağlıksız bir anne-bebek ilişkisi mi, sağlıklı bir anne-bebek ilişkisi mi?23/11/2008

Dişi koyun epidural anestezi altında doğum yaptığında kuzusuyla ilgilenmemektedir.

 

Yengeç yiyen makaklar ve resus maymunları sezaryenle doğum yaptıktan sonra yavrularıyla ilgilenmemektedir.

 

Bu cümleler, piyasaya daha yeni çıkan Sezaryen / Dr. Michel Odent adlı kitaptan.

 

Bu cümleler gibi daha bir sürü gerçek ve acı cümleleri bu kitapta bulabilirsin.

 

Etrafında doğum yapmaya hazırlanan bir gebe varsa bu kitabı ona hediye edebilirsin.

 

Sen bir gebeysen bu kitabı hemen okuyabilirsin.

 

Yeni ve önemli bilgiler öğrenmek istiyorsan bu kitabı okuyabilirsin.

 

Etrafındaki insanları bilgilendirmek ve bilinçlerndirmek istiyorsan bu kitabı okuyabilirsin.

 

Kim bilir bu kitaptaki bilgiler sayesinde kaç insanın hayatında fark yaratacaksın.

 

 

  Normal doğuma evet de!

 

  Sağlıklı anne-bebek ilişkisine evet de!

 

  Sağlıklı nesillere evet de!

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

Yeni Nesil Doktorluk23/11/2008

Yeni Nesil Doktorluk

 

Doktor: Merhaba, hoş geldiniz. Buyrun böyle oturabilirsiniz.

 

Hasta: Merhaba.

 

D: Adınız nedir? Kaç yaşındasınız?

 

H: Ali Öndegider. 43 yaşındayım.

 

D: Ne şikayetiniz vardı?

 

H: Doktor bey, 3 gündür yoğun baş ağrılarım var. Özellikle akşamları feci halde oluyor. İşten eve döner dönmez kendimi yatağa zor atıyorum. Hatta şu anda biraz ağrıyor gibi.

 

D: Peki. O zaman şimdi şu dediğimi tekrar eder misiniz?

 

H: ???!!!??? Ne????!!!???

 

D: 3 gündür, özellikle akşamüstleri başımı ağrıtıyorum.

 

H: ???!!!???

 

D: Tekrar eder misiniz?

 

H: 3 gündür özellikle akşamüstleri başımı ağrıtıyorum.

 

D: Biraz daha yüksek sesle.

 

H: Sesini biraz yükseltir. 3 gündür özellikle akşamüstleri başımı ağrıtıyorum.

 

D: Daha, daha, daha yüksek sesle…

 

H: Tüm gücüyle bağırıyordur. 3 gündür özellikle akşamüstleri başımı ağrıtıyorum. 3 gündür özellikle akşam üstleri ba… Ali Bey susmuş ve gözlerini yere dikmiştir… Elleri yumruk halinde dizlerinin üzerinde durmakta ve derin derin nefesler almaktadır…

 

Sessizlik…

 

D: Ali Bey aklınıza bir şey mi geldi? Paylaşmak ister misiniz?

 

H: Evet doktor bey. Geçtiğimiz günlerde eşimle yaşadığımız tartışma geldi aklıma. Nasıl da kızdırmıştı beni, nasıl da öfkelenmiştim.

 

D: Ne olmuştu peki tam olarak?

 

H: Hiçbir şey, hiçbir şey olmamıştı. Sesi iyice yükselmiştir… Kucağında çocuk vardı, adamakıllı konuşamadık bile. O tartışmadan bu yana da yüz yüze bakmıyoruz. Onu görünce ettiğimiz kavgayı hatırlıyorum, öfkeleniyorum. Ama kucağında çocukla dolaşıyor hep. Çocuğun yanında da içimden geldiği gibi konuşamıyorum.

 

D: Bu bahsettiğin tartışma tam olarak ne zaman olmuştu?

 

H: Geçtiğimiz hafta. Dokuz on gün oldu galiba.

 

D: Ne zamandır baş ağrıları yaşıyorsun peki?

 

H: Demiştim ya, 3 gündür. Özellikle işten dönünce oluyor. Eve geliyorum, dosdoğru yatağa giriyorum.

 

D: Biraz önceki cümleye geri dönelim mi? 3 gündür özellikle akşamüstleri başımı ağrıtıyorum çünkü…

 

H: Çünkü mü?

 

D: 3 gündür özellikle akşamüstleri başımı ağrıtıyorum çünkü…

 

H: 3 gündür özellikle akşamüstleri başımı ağrıtıyorum çünkü… Çünkü… Çünkü… Ali Bey gittikçe daha derin nefesler almakta ve yumruklarını dizlerine vurmaktadır… Çünkü karımın suratını görmüyorum böylece, kendimi direkt yatağa atıyorum ve biraz olsun rahat ediyorum! Görmek istemiyorum onun yüzünü! Yumruklarını dizlerine daha sert vurmaktadır...

 

Sessizlik…

 

D:Ali Bey peki tam karşınızda şu anda eşiniz oturuyor olsaydı, tam karşınızdaki sandalyede, ona ne derdiniz?

 

H: “Sana çok kızgınım Ayşe,” derdim.

 

D: Tamam söyleyin o zaman.

 

H: Sana çok kızgınım Ayşe! İçinden geldiği gibi bir sürü şey söylüyorsun bana, sonra da çocuğu kucağına alıp kaçıyorsun benden!.. Ali Bey yaklaşık 10 dakika boyunca içinden geldiği gibi konuşur, konuşur ve konuşur…

 

10 dakika sonra…

 

D: Ali Bey şu anda nasıl hissediyorsunuz kendinizi?

 

H: Daha iyiyim. Biraz rahatladım, iyi geldi… Teşekkür ederim.

 

D: Güzel, sevindim.

 

H: Başımdaki ağrı da geçti.

 

D: Çok güzel. Ali Bey şimdi size bir kitap yazıyorum. Bu kitabı en kısa zamanda okumanızı istiyorum.

 

Rp /  Duyguların Simyası - Nil Gün   D: 1(bir) B    S: 2x25 sayfa   Dr. Onur Sargın

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

Duyuru23/11/2008

2. Parapsikoloji Konferansı

 
Bilyay Vakfı ve MTİA ev sahipliğiyle...
 

Ruhsallığın Bilimi (Science of Spirituality)

 
23-24 Mayıs 2009
Cumartesi-Pazar
Harbiye Askeri Müze
 
Ayrıntılı bilgi için: http://ipc-istanbul.org/
0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

mutluyuuuuuuuuuuuuuuum çünkü...23/11/2008

1

artık yurt odamda net bağlantısı var

ve de

kendi bilgisayarımdan 7/24 nete bağlanabiliyorum

kendi masamda

kendi sandalyemde

ve kendi minderime sırtımı dayamış şekilde

ohhh be

teşekkürler hacettepe yurtları, her odaya net bağlantısı çektiğiniz için

hayatım gittikçe daha da, daha da, daha da güzelleşiyor

kolaylaşıyor

keyifli hale geliyor

zenginleşiyor

teşekkürler

 

2

arkadaşlar

dün

itibariyle

ilk workshopumu yapmış bulunmaktayım

Psiko-ruhsal Oturum 1 / Lisa'nın Öyküsü - Kendini ve Başkalarını Takdir Etme

Nilgün Çalık arkadaşımla beraber yönettik workshopu

hayırlı, uğurlu olsun

geribildirimler gayet güzel oldu

mutluyum

mutluyum

kendimle gurur duyuyorum

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

2 site23/11/2008

www.hitklip.com  (videoklip)

www.heryerdemuzik.net (müzik haberleri)

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

biricik dostun21/11/2008

yanıbaşında

çok yakınında

harika bir dostun var

farkında mısın?

 

düşüncelerinin içinde kaybolduğunu hissettiğinde

donup kaldığında

kendini sıkışmış hissettiğinde

başvurabileceğin bir dostun var

yanıbaşında

 

farkında mısın?

 

o dostun: nefesin

 

 

her an ona başvurabilirsin

başın sıkıştığında ya da sıkışmadığında

dedim ya her an

her an ona başvurabilirsin

 

o, sana destek olmaya HER AN hazır

peki, ondan destek görmeye sen hazır mısın?

 

dostunun kıymetini bil

dikkatini ona ver

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

ıssız adam'ın unutulmayanı21/11/2008

anlamazdın / ayla algan

 

sevilirken bilmedin mi

ben söylerken gülmedin mi

falımızda hasret var

ayrılık var

demedim mi

 

anlamazdın anlamazdın

kadere de inanmazdın

hani sen

acı veren kalpsizlerden olamazdın

dilerim ki

mutlu ol sevgilim

ben olmasam bile

hayat gülsün sana

günahın boynunda

ağlayan bir çift göz bıraktın arkanda

 

kalbim bomboş kaldı sanma

acılar geçer zamanla

aşka tövbe demem ben

görürsün sevince yeniden

 

dinlemek için: http://video.google.com/videosearch?q=ayla+algan+&emb=0#q=%C4%B1ss%C4%B1z%20adam&emb=0 

 

ki mutlak dinleyin

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

duyurular20/11/2008

1) arkadaşlar

27-28-29-30 kasım (perşembe-cuma-cumartesi-pazar) tarihlerinde

askeri müze harbiye kültür sitesinde

11:00-20:00 arası

naturel 2008

ruh-beden-zihin festivali var

giriş ücreti:15 ytl

ayrıntılı festival programı için

festivaistanbul.com lütfen

 

2) ideefixe.com da

18 kasım-24 aralık tarihleri arasında

6. sanal kitap fuarı var

güzel indirimler var, mutlaka uğrayın

ben tahsin yücel setini gözüme kestirdim

ben de olan kitaplarını da arkadaşlarıma hediye ederim :)

bir de kuraldışı yayınlarını

indirim, kuraldışının kendi sitesinden daha çok

ganj kitapda %50 indirim var

sitede dolaştıkça yeni yeni fırsatlar görüyorum

ama hepsini yazamam di mi? :)

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

harika bir soru16/11/2008

dün gece nefes ve renklerle çalışırken

bir anda harika bir soru keşfettim:

 

NEYE DÖNÜŞEBİLİR?

 

kalbimin üzerinde bir sıkıntı, ağırlık, tıkanıklık vardı

zihnime düşen bu soruyu hemen

kalbimin üzerindeki o ağırlığa/sıkıntıya/tıkanıklığa sordum

o şey neye dönüşebilir?

daha soruyu sorar sormaz

nane ağzı ferahlatır ya aynen öyle bir his

orada vuku buldu

çok hoştu

 

sen de hoşuna gitmeyen ya da giden herhangi bir

düşünce, his, duyum, kişi, olay vs için

bu soruyu kullanabilirsin

neye dönüşebilir?

 

her zaman dönüşülebilecek daha güzel bir şey vardır

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

bir site16/11/2008

www.candacepert.com

 

yayınevlerinden bir rica: candace pert'in kitapları türkçeye kazandırılsın lütfen!

 

Candace PertEverything You Need to Know to Feel Go(o)dMolecules of Emotion: The Science Behind Mind-Body MedicineYour Body Is Your Subconscious Mind

 

Tanınmış nörolog Dr. Candace Pert’e göre “... zeka sadece beyinde değil bütün vücuda dağılmış hücrelerde yer alır... Duygular da dahil olmak üzere zihinsel süreçlerin vücuttan geleneksel olarak ayrı tutulması artık geçerli değildir.(integralgelisim.com'dan)

0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

yazmadan edemeyeceğim / ıssız adam15/11/2008

arkadaşlar bu sıralar gösterimde ISSIZ ADAM diye bir film var

feciiiiiii

pissssssss

(ben "feci" veya "pis" kelimesini kendisinden çoook etkilendiğim şeyler için kullanırım)

 

evvelki akşam, gece mi demeli yoksa

birkaç arkadaş beraberce izledik filmi, sinemada

 

çağan ırmak yönetmen ve senaristti

cemal hünal (alper) ve melis birkan (ada) başrollerdeydi

filmin başlarında adanın rolüne bir türlü kendimi veremedim

o role bir türlü kendimi kaptıramadım

sanki oyun yaptığı belli oluyormuş gibi geliyordu

ama filmin devamında bu durum böyle sürmedi

tüm roller beni içine çekti, çekti, çekti

veeeee

tüm o roller

film en son KARESİNDE

GÜM diye kalbimi deşti

kendimi kaybettim

ne yapacağımı şaşırdım

bir iki dakika daha devam etseydi film

salya sümük bir hale bürünebilirdim

o kadar üzüldüm, o kadar üzüldüm ki...

 

 

bugün yerinde bir seçim yapın

ve bu filmi seyredin

 

izledikten sonra konuşalım devamını...

1 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

"Yaşam aksiyonu sever."14/11/2008
Psiko-ruhsal Oturum 1
 
Lisa'nın Öyküsü - Kendini ve Başkalarını Takdir Etme
 
Yönetenler: Onur Sargın ve  Psikolojik Danışman Nilgün Çalık
 
22 Kasım 2008 Cumartesi
 
Saat: 15:30
 
Yer: Uygar Görme Engelliler Derneği - Halk Eğitim Salonu
 
Katılımcı Sayısı: 14 +2
0 Yorum | Yorum Yap | Kalıcı Link

Page 1 of 59
Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa

batak oyna