| ||
| ||
ölümle ilgili şükredebileceğim ne var?
1) hayır kesinlikle hayır, o her an yanımda ve beni korkutuyor, rahat ettirmiyor, şükür filan etmiyorum 2) hayııııııııııııııır, o çok yakında ve çok tehlikeli, hayır, hayır, hayır 3) sandığım kadar kötü olmama ihtimali var mı acaba, şefkatli olma ihtimali? 4) geçen gün aslında şunu farketmiştim, ölümün zıddı yaşam değil, doğummuş. ölümün içinde de yaşam var gibi gelmişti bir an. hmm, çok bilgece mi oldu acaba? kendimi mi kandırıyorum? 5) ufff, onun ne olduğunu tam olarak bilmiyorum, pek onun içine girmesem daha iyi olacak gibi, şükür mükür bi kenarda kalsın 6) belki de hiç sandığım gibi bir şey değildir 7) ufff ya insanı çok korkutan bir şey, tabutlar, mezarlar, uffff 8) ayyy, hayır ya hiç ona doğru bakmak istemiyorum .... | ||
| Yorum Yap |
| |||
| tabiiki ölüme de şükredilmeli.????
Neden mi ?Düşünsenize bir trafik kazası geçiriyorsunuz kolunuz bacağınız kırılmış beyniniz patlamış organlarınız dışarıya fırlamış ve siz bu halde hala yaşamaya devam ediyorsunuz. Ölüm olmazsa yenilenme doğum olmaz.Ölemeyen insanlar dünyada başka insanların yaşamasına izin vermezler.Tabiiki onlarda ölmeyeceği için sürekli bitmeyen bir kavga olur. Öyle büyük bir enerji patlamaları yaşanır ki güneşteki patlamalar yanında az kalır. İnsanlar daha iyi yaşamak için doğumlara izin vermezler. Dolayısıyla ölümün durduğu anda doğumda durur .Ölümün olmaması canlıların bitmek tükenmek bilmeyen enerji üretmelerine sebep olur.Enerjinin yok olması mümkün değildir Ölüm, yalnızca enerjinin kontrolü yada enerjinin değişimidir. Güneşteki enerji patlamalarının daha fazlasını düşündüğümde acaba ''cehennem ateşi bu mu ?''diyorum.Ama ben bunun cevabını şu anda bilmiyorum. Sonuç canlı soyu tükenir.'' İyiki ölüm var ''cümlesiyle başlarsanız bu soruyu daha iyi yanıtlarsınız. Ancak bu cümleyi de dozunda söylemek gerekir. Bir kere.Yalnızca bu sorunun mantığını kavrayabilmek için. Yoksa biz insanlar yine kolayı seçer yaşamaktansa ölmeyi tercih ederiz. Tabiiki kıldan ince kılıçtan keskindir bu köprü.Ama yürümesini bilen için geniş bir yol olur da yürümeye doyamazsınız.Belki yürümezsiniz bile o köprüde. Öyle geçirirlerki ne ölüm aklınızda olur o zaman ,ne doğum. Sizin için ölümsüzlüktür işte o an . Belki de ölüme bile şükretme olgunluğunu göstermektir Cennette yaşamak. Çünkü böyle düşündüğümde ölümden korkmuyorum. | |||
| Posted by canan süleymanoğlu | |||
| |||
| tabiiki ölüme de şükredilmeli.????
Neden mi ?Düşünsenize bir trafik kazası geçiriyorsunuz kolunuz bacağınız kırılmış beyniniz patlamış organlarınız dışarıya fırlamış ve siz bu halde hala yaşamaya devam ediyorsunuz. Ölüm olmazsa yenilenme doğum olmaz.Ölemeyen insanlar dünyada başka insanların yaşamasına izin vermezler.Tabiiki onlarda ölmeyeceği için sürekli bitmeyen bir kavga olur. Öyle büyük bir enerji patlamaları yaşanır ki güneşteki patlamalar yanında az kalır. İnsanlar daha iyi yaşamak için doğumlara izin vermezler. Dolayısıyla ölümün durduğu anda doğumda durur .Ölümün olmaması canlıların bitmek tükenmek bilmeyen enerji üretmelerine sebep olur.Enerjinin yok olması mümkün değildir Ölüm, yalnızca enerjinin kontrolü yada enerjinin değişimidir. Güneşteki enerji patlamalarının daha fazlasını düşündüğümde acaba ''cehennem ateşi bu mu ?''diyorum.Ama ben bunun cevabını şu anda bilmiyorum. Sonuç canlı soyu tükenir.'' İyiki ölüm var ''cümlesiyle başlarsanız bu soruyu daha iyi yanıtlarsınız. Ancak bu cümleyi de dozunda söylemek gerekir. Bir kere.Yalnızca bu sorunun mantığını kavrayabilmek için. Yoksa biz insanlar yine kolayı seçer yaşamaktansa ölmeyi tercih ederiz. Tabiiki kıldan ince kılıçtan keskindir bu köprü.Ama yürümesini bilen için geniş bir yol olur da yürümeye doyamazsınız.Belki yürümezsiniz bile o köprüde. Öyle geçirirlerki ne ölüm aklınızda olur o zaman ,ne doğum. Sizin için ölümsüzlüktür işte o an . Belki de ölüme bile şükretme olgunluğunu göstermektir Cennette yaşamak. Çünkü böyle düşündüğümde ölümden korkmuyorum. | |||
| Posted by canan süleymanoğlu | |||
| Entry 80 of 1168 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |