| ||
| ||
Arkadaşlar merhaba, İki haftadır Lynne McTaggart’ın Niyetleri Gerçekleştirmek adlı kitabını okuyordum, bugün bitirdim. Kitaptaki niyet, uzaktan şifa, duygular, bilinç vb. konularda yapılmış deneyleri ve sonuçlarını okudukça kıpır kıpır oldum, bir an önce bu konularla ilgili bir deney yapmak ya da bir deneye katılmak istedim. Enerji psikolojisi konusunda uzman bir psikoloğa bu isteğimle ilgili bir e-posta attım ama on gündür bir cevap alamadım. E o zaman ne yapıyoruz? Deneyi kendimiz yapıyoruz J. Yapmak istediğim deneyin ayrıntılarına geçmeden, iki yıl önce iki arkadaşımla beraber yaptığımız başka bir deneyden bahsetmek istiyorum. Deney yine bu konularla ilgili. Deneyi, Masaru Emoto’nun bir kitabından öğrenmiştik. Deneyin orijinali Japon bir aileye ait. Önce 3 adet kavanoza (1,2 ve 3 numaralı) eşit miktarlarda pirinç lapası koyduk. Sonra her gün 1 numaralı kavanozun karşısına geçip “Seni seviyorum. Sana teşekkür ediyorum.”, 2 numaralı kavanozun karşısına geçip “Sen aptalın tekisin. Sen salaksın.” dedik. 3 numaralı kavanozla ise hiç mi hiç ilgilenmedik. Bu işlemi 15 gün boyunca sürdürdük ve gün gün kavanozları fotoğrafladık. 15 günün sonunda ne oldu peki? Sizce? En çok bozulma 3 numaralı, hiç ilgi göstermediğimiz kavanozdaki pirinç lapasında oldu. Ve bozulmaya da en erken başlayan bu kavanozdaki pirinç lapasıydı. 2 numaralı, kendisine çirkin sözler söylediğimiz kavanozdaki pirinç lapasındaki bozulma 3 numaralı kavanozdaki pirinç lapasına göre daha azdı. Ve en az bozulma 1 numaralı kavanozdaki pirinç lapasında oldu. Velhasıl kelam, karşımızdaki bir şeyle hiç ilgilenmemektense ona çirkin sözler söylemek daha iyiymiş ama elbette en güzeli sevgi dolu cümleler kurmakmış. Bu deney, sözlerimizin karşımızdaki şey üzerindeki etkisini göstermesi açısından basit fakat önemli bir deney oldu. Ağzımızdan çıkan sözlerden karşımızdaki şey bu kadar etkileniyorsa, kim bilir biz, kendimiz nasıl etkileniyoruz? Peki, ben ŞİMDİ ne yapmak istiyorum? Gelelim şimdi yapmak istediğim deneye: Bu sefer elimizde 2 kap olacak. Kapların içinde ise bir dilim ekmek. (Kabın ve ekmeğin ayrıntılarını daha sonra bildireceğim. Niyet göndermede spesifik olmak önemli olduğu için niyet cümlesinde bu ayrıntıları kullanabiliriz.) Bu sefer kapların karşısına geçip konuşmayacağız, sadece zihinden niyet yollayacağız. İki kap yurt odamda (Ankara) uzak bir köşede olacak. Hepimiz oraya niyetlerimizi göndereceğiz. Siz evinizden, ben de kaplardan uzak bir yerden göndereceğim niyetlerimi. (Yani deneyde sadece 2 ekmek dilimi olacak, onlar da benim yurt odamdakiler.)
Deney toplam 15 gün sürecek. Katılımcılar her gün istedikleri bir zamanda her biri 5’er dakika olmak üzere toplam 2 kez ekmeklere niyet gönderecekler. (Yani deney için günde 10 dakikadan toplam 150 dakika=2,5 saatinizi kullanmış olacaksınız.) Kapların yeri, niyet cümlesi, niyetin hangi sırayla kaplara gönderileceği, niyetin nasıl gönderileceği, deneyin ne zaman başlayacağı gibi ayrıntılar katılımcılara e-posta aracılığı ile ulaştırılacak. Katılımcılardan 15 günün sonunda her gün niyet gönderdikleri saatlerin dökümünü isteyeceğim. Deneye katılmak isteyenler sarginonur@hotmail.com (msn / e-posta) adresimden bana ulaşabilirler. İstediğim bilgiler: Sıkça kullanılan e-posta adresi, isim, soy isim, yaş, cinsiyet ve yaşanılan şehir. Şimdiden teşekkür ediyorum. Onur Sargın. Deneyle ilgili bilgiler için: www.blogosfer.com/onursargin Şu andaki katılımcı sayısı: 54 | ||
| Yorum Yap |
| Entry 75 of 1168 |
| Önceki Sayfa | Sonraki Sayfa |