REHBERTÜRK

FEYİL

Posted by memduhsolmaz
04:00, 19/8/2008 .. Link

FEYİL

 

Bu dünya, hızlı giden vasıtaya biniştir,

Ömrümüz, bir yağmur gibi, sessizce diniştir,

İyi amel ile gitmek, sağ salim iniştir,

Sevin yaratanı, yaratandan ötürü.

 

Niçin görmeyiz sıra sıra duran dağları,

Tarih unutmaz hiç, zulüm la geçen çağları,

Sevilip, sevelim, oluşsun sevgi bağları,

Sevin yaratılanı, yaratandan ötürü.

 

Ne yaratılmış ise, vardır onun hikmeti,

Yüce rabbim verir bizlere, pek çok nimeti,

Kin, öfkeden uzak dur, tanıma nedameti,

Sevin yaratılanı, yaratandan ötürü.

 

Güzel bir gülüş, eve giren güneş gibidir,

Ömrümüz, ya yedidir, yâda yetmiş yedidir,

Yetmişinde, yükünü almış kervan gibidir,

Sevin yaratılanı, yaratandan ötürü.

 

Ölüm bir gerçek, dünya kimseye baki değil,

Tevazu ol sen, kültürel bencilliğe eğil,

Kimseye karşı, taşımayalım kötü feyil,

Sevin yaratılanı, yaratandan ötürü.

 



HAYAT OTOBÜSÜ

Posted by memduhsolmaz
03:42, 19/8/2008 .. Link

HAYAT OTOBÜSÜ

 

Asil, bilge kişi doğruyu sever, iş görür

İtfaiyeciler, yangını söndürür is görür,

Uzun yol giden şoförler, daime sis görür,

Devrilmeden gitmek ister HAYAT OTOBÜSÜ..

 

Tembel kuş, yem aramak için gidip eşinmez,

Karakteri sağlam olanlar, asla şişinmez,

Yarını düşünmeyen, yarın hiç düşünmez,

Çok fazla surat istemez HAYAT OTOBÜSÜ..

 

Körleri rehber sanma, rehberini iyi seç,

Paslanma sakın, ne rüzgar ek, ne fırtına biç,

Kötü çevreden kaç, uçurumdan yavaşça geç,

Çarpılmaktan pek hoşlanmaz HAYAT OTOBÜSÜ..

 

Seherde uyanıp, tarlada tohumları saç,

Şu âlemde kimi tok gezer, kimisi de aç,

Sabırlı uyanık ol, her zaman beladan kaç,

Çarpmadan götürseler der, HAYAT OTOBÜSÜ..

 

Bazen uykusuz, bazen mutsuz çıkar yoluna,

Zeki olan, rağbet etmez cimrinin balına,

Dürüst, tedbirli ol, güç gelsin senin koluna,

İnfilak etmekten korkar, HAYAT OTOBÜSÜ..

 

Yıkanan saçı, bakım için taramak ister,

Hayat otobüsüne binmeye yürek ister,

Hayat otobüsü, ara sıra fren ister,

Karambola gitmez asla HAYAT OTOBÜSÜ

ŞİRİNCE

Posted by memduhsolmaz
07:24, 9/8/2008 .. Link

HER YÖNÜYLE

GÜZELDİR ŞİRİNCE

 

 

Bülbül dağına yaslanmış bir köydür şirince,

Şirince’de; meltem rüzgarı eser serince,

Gözleme ile köy yemekleri yiyince,

Seyret mehtabı, pek fazla düşünme derince,

Zeytin, Şarabı ile meşurdur şirince…

 

Sevinsin komşular, sen ağlayarak gelince,

Olgun insan olmak, hatalarını silince,

Efendilik; ancak bilgiye hizmet edince,

Ağlasın komşular, vefat edipte gidince,

Çilek ve şarabı ile meşhurdur Şirince…

 

Yapmak mamure, sevgi duvarını örünce,

Gülmek, neşe ilaçtır, tebessümle gülünce,

İnsanoğlu çok şey öğrenir, gezip görünce,

Sevmek ve sevilmek güzeldir, ancak sevince,

Üzümü, şarabı ile meşhurdur Şirince…

 

Bilgi havuzun dolsun senin araştır,

Havuza her gün şeker koy tatlansın karıştır,

Ey sevgili dostum sen, dargınları barıştır,

Konuş, tanış, iyi dostu, dostuna tanıştır,

Şeftali, şarabı ile meşhurdur, Şirince…

 

Turistlerin bir uğrak yeri olmuş Şirince,

Mutlu olursunuz siz, Şirinceye gidince,

Vişne, nar suyu, yayık ayranı içince

Köyün muhtarı, Levent bey efendi ve ince,

Tabiatı, her yönüyle güzeldir şirince…



SEZDİRME

Posted by memduhsolmaz
07:24, 9/8/2008 .. Link

SEZDİRME

 

 

Aradığın kimseyi bulabilmek zordur,

Aranan bir insan olmak, senin elinde,

Acı söz; ateş gibi, kalbi yakan kordur,

Kendini meth etme, dolaşsın dost dilinde.

 

Akıl çok kıymetli bir nimet, mihenk taşıdır,

Güzelleri gösteren, göz ile kaşıdır,

İnsanı üzen boş laf, tembelin aşıdır,

Bencilin çektikleri, akılsız başıdır.

 

Bin bahar görse de, otlar yeşermez taşta,

Akıl boş kafada değil, hoş kafa başta,

Kimi söz dinlemez, gezer yağmur, kar, kışda,

Tedbir almayan kişi, üzülür her yaşta.

 

Ömrünü, ele yele Kaptıranlar yatar,

Çalışkan olanlar, aşına şeker katar,

Ne hikmettir, kimi hemen gider laf çatar,

Fesat olan, arkadaşını ucuz satar.

 

İyi amel ve tedbir, yaşamın yarısı,,

Dostunu üzme sakın, yapma dil yarası,

Müsrif kimsenin, kalmaz hiç pulu parası,

Pek kısadır, yaşam ile kabir arası.

 

Az öz konuş, güçsüzü güçlüye ezdirme,

Ahmak kimseyi, arkadaş bilip gezdirme,

Halim o ki; dostunu canından bezdirme,

Sev, sevil, halini hiç kimseye sezdirme..



Posted by memduhsolmaz
07:23, 9/8/2008 .. Link

DEĞİRMEN

 

Gezmek, görmek güzeldir siz rehbersiz gezmeyin,

Selçuk Beleviden gidersiniz değirmene,

Hep kazman sallayıp ta, kendinizi ezmeyin,

Huzur isterseniz, uğrayın siz Değirmene…

 

Kimi sazcı, kimi Sözcü, kimi gitar men,

Kimi yazar, kimi çizer, kimisi de şiir men,

Dilleri, diden dile aktarandır, çevirmen,

Şirin bir tabiat harikasıdır, Değirmen…

 

Değirmen yeri, Kayalı dağına yaslanmış,

Kimi öfke ile, hayata küsüp paslanmış,

Kimileride; gençlik yıllarında yaşlanmış,

Gerçek şairdir, hayattan ders alıp uslanmış…

 

Keklik, sülün kanat çırpar, havada süzülür,

Vakit, nakit müsait ise gidip gezilir,

İnsanımız, bazen sevinir, bazen üzülür,

Ancak, bir çok hadise konuşmakla çözülür…

 

Tire’nin kızları güzel örer nakışına,

Asla aldırmayın, Baykuşların bakışına,

Gör dostum, Şair ustanın çivi çakışına,

Salın siz kendinizi, hayatın akışına…

 

Isparta’nın gül yağı, gül Tire’nin yağhanesi,

Meşhurdur, Şirince şarabı, şaraphanesi,

Ya sevinç ya üzüntü kişinin bahanesi,

Değirmende yenir, mezenin en şahanesi…

 

Çok kötü şeydir, insanın dostunu yermesi,

En iyi peşin satış, hoştur alıp vermesi,

Okul, şehir meydanında, yaparlar kermesi,

Serviste birincidir, Değirmenin karnesi

DEĞİRMEN

Posted by memduhsolmaz
07:22, 9/8/2008 .. Link

HER YÖNÜYLE

GÜZELDİR ŞİRİNCE

 

 

Bülbül dağına yaslanmış bir köydür şirince,

Şirince’de; meltem rüzgarı eser serince,

Gözleme ile köy yemekleri yiyince,

Seyret mehtabı, pek fazla düşünme derince,

Zeytin, Şarabı ile meşurdur şirince…

 

Sevinsin komşular, sen ağlayarak gelince,

Olgun insan olmak, hatalarını silince,

Efendilik; ancak bilgiye hizmet edince,

Ağlasın komşular, vefat edipte gidince,

Çilek ve şarabı ile meşhurdur Şirince…

 

Yapmak mamure, sevgi duvarını örünce,

Gülmek, neşe ilaçtır, tebessümle gülünce,

İnsanoğlu çok şey öğrenir, gezip görünce,

Sevmek ve sevilmek güzeldir, ancak sevince,

Üzümü, şarabı ile meşhurdur Şirince…

 

Bilgi havuzun dolsun senin araştır,

Havuza her gün şeker koy tatlansın karıştır,

Ey sevgili dostum sen, dargınları barıştır,

Konuş, tanış, iyi dostu, dostuna tanıştır,

Şeftali, şarabı ile meşhurdur, Şirince…

 

Turistlerin bir uğrak yeri olmuş Şirince,

Mutlu olursunuz siz, Şirinceye gidince,

Vişne, nar suyu, yayık ayranı içince

Köyün muhtarı, Levent bey efendi ve ince,

Tabiatı, her yönüyle güzeldir şirince…



AKMESCİT

Posted by memduhsolmaz
06:47, 9/8/2008 .. Link

AKMESCİT

 

Buralara bazen yağmur yağar, bazen dolu,

Kin ayrılığın, aklı ise, mutluluk yolu,

Akmescit’liler; çalışkan kimsenin sağ kolu,

Üzüm’ü doğası ile meşhurdur, AKMESCİT.

 

                   Dil ile düğümlenen söz, diş ile çözülmez,

                   Vakit ile nakit müsait değilse, gezilmez,

                   Hayat; azim, gayret, mücaledir, bezilmez,

                   İncir’i, pekmez’i ile meşhurdur, AKMESCİT…

 

Keklik, Sülün kanat çırpar, havada süzülür,

İnsanımız; bazen sevinir, bazen üzülür,

Çuval, torba iple bağlanıp, ağzı büzülür,

Kestanesi ile şirin bir köydür, AKMESCİT…

 

                   Bir kilometre söz yerine, bir metre iş yap,

                   Söz torbaya girmez, ancak iyi bilgiyi kap,

                   Körleri rehber sanma sen, onun yolundan sap,

                   Ceviz’i, Susam’ı ile meşhurdur, AKMESCİT…

 

Havuza her gün şeker koy tatlansın karıştır,

Ey sevgili dostum, sen dargınları barıştır,

Bilgi havuzun dolsun, durma araştır,

Kara üzüm pekmeziyle meşhurdur AKMESCİT…

 

                   Şair SOLMAZ derki; hep boşa kazma sallanmaz,

                   Hilekar kimse, hayatta kök atıp, dallanmaz,

                   Bir kenarı delik olan cepler, asla dolmaz,

                   Sevinçler; yüze söylenir, mektupla yollanmaz.

 

Çiftçilik; Eti’lerden kaldı bize, bidayet,

Seni emin bilenlere, yapma sen hıyanet,

Bu dünyadan eli boş gitmeyelim nihayet,

Tabiatı, her yönüyle güzeldir, AKMESCİT…

 

 



Posted by memduhsolmaz
04:35, 9/8/2008 .. Link


GÖNLÜ, AKILI BOL İNSAN OL

Posted by memduhsolmaz
09:52, 24/11/2007 .. Link

Faydalı olmayan, bahar ile yazdan,

Arseniğe dönüşen eğlence, sazdan,

Cahilin yaptığı, sohbet ile sözden,

Kaç dostum, gönlü, akılı bol insan ol.

 

Lokmayı yeme hiç, cimrinin elinden,

Asla kurtulamazsın, acı dilinden,

Kime faydası var ki; onun balından,

Kaç dostum, gönlü, akılı bol insan ol.

 

Kimi vezir, kimi rezil olur dilden,

Nimetleri Allah verir, sebep kuldan,

İnatçi kimseden kork, anlamaz halden,

Kaç dostum, gönlü, akılı bol insan ol.

 

Bazen sağ ele fayda olmaz sol elden,

Dere dibindeki ev, kurtulmaz selden,

Terli su içme, koru kendini yelden,

Kaç dostum, gönlü, akılı bol insan ol.

 

Vefa gelmez, hak hukuk geçen malından,

Bazan iğne yaparlar, kol damarından,

Körü rehber sananlar, dönmez yolundan,

Kaç dostum, gönlü,akılı bol insan ol.



AKILLI OLANA

Posted by memduhsolmaz
12:44, 29/7/2007 .. Link

 

Güvercinler havada takla atar,

Doğan da onları avına katar.

Güvercin, doğandan daima kaçar;

Doğan durmaz, kanatlarını açar.

 

Doğanın bir kanunudur bu düzen,

Hayırsız evlat babasını üzen.

Sabır temkindir, benim ekmek, soğan;

Ne güvercin olurum, ne de doğan.

 

Koru her daim hakkını verme ele,

Bırakma tedbiri düşme sen dile.

Bazı söz iş yapar, bazısı yakar;

Zeki ol, kapılma coşkun sele.

 

Hayat bize gerçekten karanlıktır,

Çoğu zaman engellerle doludur.

İstenmeyen yol her zaman ıssızdır;

En akılcı yol, hidayet yoludur.

 

Hakkın ve doğruluğun simgesi ol,

Şefkatle güzel ahlâka sahip ol.

İnsanın gönlüne neşe ile dol;

Akıllı olana huzur ve nimet bol.

 

Memduh SOLMAZ

 



SEVGİLİ ÖĞRETMENİM

Posted by memduhsolmaz
09:54, 4/6/2007 .. Link

Okuyup yazmayı bize öğreten sensin,

Sevgi, saygıyı bize öğreten bir cansın.

Hayatımıza yön veren taze bir kansın,

Sensiz hayat olmaz sevgili öğretmenim.

 

Kocamışa, ihtiyara hürmetimiz var,

Hep iyi önderlere ihtiyacımız var.

Her zaman baş tacımızsın sen öğretmenim;

Sensiz hayat olymaz sevgili öğretmenim.

 

Her sabah severek yediğimiz baldır,

Düzenli aile hayatı iyi hâldir.

Öğretmenimiz tutunacak sağlam daldır;

Sensiz hayat olmaz sevgili öğretmenim.

 

Ege, Akdeniz yörelerini gezeriz,

Biz öğretmenlerimizi çokça severiz.

Bir derdi var ise, biz bu derdi çekeriz;

Sensiz hayat olmaz, sevgili öğretmenim.

 

Sizden önce sizi de bir öğreten vardı,

Cehalet insanlık için kötü bir ardı.

Kuruldu cumhuriyet milletime kârdı;

Sensiz hayat olmaz sevgili öğretmenim.

Memduh SOLMAZ



EKSİLMESİN BOZDOĞAN İLÇESİNİN SEVGİSİ

Posted by memduhsolmaz
09:43, 4/6/2007 .. Link

Nazillide, kültür, sanat şöleni oluştu,

Herkes birbiriyle tanışıp da konuştu,

Nysa ören yerinin yolu biraz yokuştu,

Şairler, beş Mayıs’ta Nazilli’de buluştu.

 

Nazilli’den Yenipazar’a doğru gidildi,

Yörük Ali Efe kabri başında duruldu,

Milli Mücadele ruhu yeniden dirildi,

Şairlerimiz, güzel ilgi görüp sevildi.

 

Bozdoğan’da davul zurna ile karşılandık,

Yemek molası verip, sohbetle coşkulandık,

Daha sonra şiirler okuyup alkışlandık,

O gün hava biraz sıcaktı, gezip haşlandık.

 

Kemer barajından döndük Amasya köyüne,

Severek içtik, Mardan yaylasının suyunu,

Bakma dostum, kişinin endam ile boyuna,

Şairler pek kolay gelmez ayak oyununa.

 

Bozdoğan ilçesi Mardan dağına yaslanmış,

Gerçek şairdir, hayattan ders alıp uslanmış,

Kimi bıkıp, köşesine çekilip paslanmış,

Kimisinin aklı, daha genç iken yaşlanmış.

 

Yaşlılık kışa benzer, gençlik ise ilkbahar,

Gençlikte, ne kış mevsimi gör ne de son bahar,

Acelecilik pişmanlıktır, insanı yakar,

Ehil ve dürüst kimseler çok güzel iş yapar.

 

Yaz gelince biçilir ekinler, harman olur,

Yoğurt tuz su ile karışınca ayran olur,

Pehlivanlar güreşince, şenlik seyran olur,

İnsan güzel bir ilgi görünce, hayran olur.

 

Tevazu kimsenin aydın üstündür bilgisi,

Varsa kişinin, ahirete talep ilgisi,

Kalemden önce bitmezse kişinin silgisi

Eksilmesin Bozdoğan ilçesinin sevgisi.

 

Memduh SOLMAZ


MEMDUH SOLMAZ'IN ŞİİRLERİ

Posted by memduhsolmaz
10:00, 7/5/2007 .. Link
 

Leylek320.jpg

BU ÇİLELİ ÖMRÜM

Annemin, babamın yanında
Çokça sevilen bir paşayım.
Tenime ateş değse yanar;
Ben ateşe karşı maşayım.

Okudukça okuyup bilgi,
Havuzunda yüzüp aşayım.
Bilge kişi kolay pes etmez,
Aksi düşünceye şaşayım.

İnsan bekleyip de görmezse,
O ilgiden sonra hep şaşar.
Yağmur bol yağınca dereler;
Irmaklar ve nehirler taşar.

Ekinler boy alır, başaklar
Dolunca çiftçiler hep coşar.
Söz dinlemeyen ve hiçbir tedbir
Almayan bir kimse çok koşar.

Suçlu sanki benim karşımda,
Duran cansız dikili taştı.
Her ağladığımda gözümden,
Sel olup da akan bir yaştı.

Dilber yârimi hep gösteren
Maviş göz ve hilâl kaştı.
Bizim de böyle olmamıza,
Sebep olan akılsız baştı.

Kader hep bizleri bir sabır
Sınavından süzüp de geçti.
Yolumda bazen ben sabırı;
Bazen sabır beni yendi geçti.

Sabır tökezlemeyen bir binek,
Ama nedense beni seçti.
Benim de bu çileli ömrüm,
Daima hep böyle zor geçti.

Memduh SOLMAZ

      Kendisi şiirlerini; “Şiirlerimde genellikle doğayı, çalışmayı, doğruluğu, iyiliği, barışı, birlik ve beraberliği, millî duyguları yeğleyen konuları ele alıp işledim. Kısaca her sahaya cevap verebilecek 460 adet şiirim var.” diye tanımlıyor.
      Doğrusu da bu.
      Memduh Solmaz, kendi küçük dünyasına, kocaman bir şiir alemi sığdırmış. Bu alemde her şey var: Derenin seli, denizin mili, bayram, seyran… Ama daha çok öğütler, öğütler.
      Hayat öyküsüne baktığınızda, öğrenim durumunu da göreceksiniz. Solmaz’a göre, okuyamamış olması, onun gönlündeki en büyük kırıklık. Bu kırıklığı başkaları da çekmesin diye, gönlüne düştükçe, dili açıldıkça, dağda bayırda, düz yolda, şiirlerini söylemiş.
      Memduh Solmaz, halk şairi mi? Değil. Fakat halk şiirimizin özelliklerinden birkaçını kendi şiirlerinde uygulamış. Hece ölçüsü ve kafiye sistemi, düpedüz halk dili, bunlardan en belirgin olanları.
      Ancak Solmaz’ın şiirlerinde klasik kafiye örgüsünü göremezsiniz. Solmaz, duygu ve düşüncelerini anlatabilmek için, mısra sonlarında ses benzerliklerinden yararlanmayı düşünmüş. Hatta sizler de fark etmişsinizdir, o, kafiye anlayışı yönünden daha çok Servetifünunculara yakın. Nazmı nesre yaklaştırırken, sözünün bitmesinden ziyade aralarında ses benzerliği olan kelimelere dikkat etmiş. Gördüğüm kadarıyla Solmaz, şiir geleneğimizin pınarlarından su içmiş.
      O, sanki bir öğütçü. Fakat yaşadığı hayattan çıkardığı sonuçlar, mısra mısra şiirlerine sinmiş.
     
      Bilinmez bu hayat acı mı, tatlı mı?
      Biter bin yıllık yol, atın ilk adımı.
      Bencil, aksi kimse olur dağ adamı,
      Akılı kullanan insan çağ adamı.

      Bu dörtlükle ilgili olarak sadece “bin yıllık yol”a dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu söz öbeğinde “yılmamak” duygusunu siz de görmüşsünüzdür. Hüner, her işte ilk adımı atabilmekte. O adımı attığınızda, bin yıllık yolun bittiğini sayın. Yani zorluklar, kolaylaşır. Ya “dağ adamı” ile “çağ adamı” benzetmelerine ne dersiniz?
      Şiirinde yer yer, yerel ağzı da kullanan Solmaz, titiz bir çalışma ile ördüğü şiirini, cesaretle ortaya çıkarma çabasında.
      Bu kitap, o çabanın bir ürünü.
      Onun şiirleri daha çok öğüt ama, şiir.
     
      Kararıp geçeni asla küs sanma,
      Her söylenen tatlı söze hiç kanma.
      Dostu eksi puanı ile anma,
      Hataları tekrarlayıp da yanma.

      Memduh Solmaz’ı kutlarım.

      Oyhan Hasan BILDIRKİ



ÇEKİYOR

Posted by memduhsolmaz
05:52, 28/4/2007 .. Link

Düşmanlar; biz Türkleri öldü bitti sanmıştı,
Çanakkale’ye bu hevesle gelmişlerdi,
Anzaklar, İngilizlere inanıp kanmıştı,
Nihayet, savaş sonrası boyun eğmişlerdi.
 
Görün siz, Settülbahir ile Kilitbahir’i,
Pek çoktur, bu vatanın âlim ile zahiri,
Şehit olmaktı, askerlerimizin ahiri,
Mustafa Kemal di Türkün önderi, mahiri.
 
Düşmanlar; İngiliz, Fransız, İtalyan idi,
Çanakkale boğazı, Türkiye’nin kilidi,
Boğazlar cennet Türkiye’mizin can simidi,
Düşmana hiç vermedik, taviz ile kredi.
 
Çanakkale, biz Türk Milletinin  temelidir.
Vatanı işgal etmek, düşmanın emelidir,
Savaşlar; var veya yok olmanın sebebidir,
Vatan bize, emanet edildi demelidir.
 
Demelidir de yetmez, korumak gerekiyor,
Düşman; içimize fitne tohumu ekiyor,
Bayramlarda efeler oynayıp ta sekiyor,
Ne yazık, Milletimiz ikilikten çekiyor.
 
Memduh SOLMAZ



KOLAY

Posted by memduhsolmaz
10:18, 27/3/2007 .. Link

Asla taşıma, kötü keyif ile niyet,

Haya; iman ile akıl, güçlü bir kuvvet,

Bu güç ile, sırat-ı geçmek büyük nimet,

Bahş edilen nimetler, bize bir mürüvvet.

 

Bilgisiz kimsenin sesi çok, içi boştur,

Bar, eğlence yerlerinin içleri loştur,

Seherde uyanıp, durma rızk için koştur,

Güldürürken, düşündüren insan’lar hoştur.

 

İmanlı kimseler, endişeye kapılmaz,

Seni emin bilene, hiyanet yapılmaz,

Ana, baba, kendi öz evladın atılmaz,

Kör pazarlarında, tarak ayna satılmaz.

 

Bir gün, yürüyemezsin ayağın yüzünden,

Yitirme sakın dostunu, kötü sözünden,

Acı söz; ok gibidir bitersin hüzünden,

Kendini yargıla sen, değişme özünden.

 

Kavga çıkmışsa, vardır o işte bir olay,

Anadolu da; sevilir oynanır halay,

Çok kötü bir haslettir, sevilmez hiç alay,

Gerçek dost bulmak zordur, kaybetmek pek kolay  

 

Memduh SOLMAZ



SEYİT ONBAŞIM

Posted by memduhsolmaz
10:51, 22/3/2007 .. Link

İyi bilmemiz gerekir,dost değildi onlar,

Ne idi ki; bu savaşın sebebi geldiler,

Bilmiyorlardıki; akacaktı yere kanlar,

Ancak TÜRKü yenemeyeceğini bildiler.

 

Halkımız, gece cepheye mermi çekiyordu,

Arıburnu, Conkbayırı barut kokuyordu,

Bazı gece soğuk,yağmur şimşek çakıyordu,

Bu savaş, Türk’ün zaferi idi, destanlaştı.

 

Türk askerini yoktu; TÜRKTen başka meth eden,

Mehmetcik vardı orda,üç kıtayı fetheden,

Mustafa Kemal idi askerleri sevk eden,

Bu savaş, Türk’ün zaferi idi, destanlaştı.

 

Baharda heryer Sümbül, Lale olur allanır,

Yiğit; ancak yirmisinde Askere yollanır,

Top memisi ile, yer yerinde oynar sallanır,

Bu savaş, Türk’ün zaferi idi, destanlaştı.

 

Düşman askeri, sayıca bizden fazla çoktu,

Çanakkale savaşında, kan sel olup aktı,

Savaşı  kaybettiler, fakat pek çok can yaktı,

Bu savaş, Türk’ün zaferi idi, destanlaştı.

 

İngiliz askerleri, domuz eti yemişti,

Mehmetçik bazı gün, ekmek bile yememişti,

Hamilton, Çanakkaleye geçilmez demişti,

Bu savaş, Türk’ün zaferi idi, destanlaştı.

 

Bozulmasın hiç benim tarhana, burgur aşım,

Şehitler demez asla, kaldı benim yoldaşım,

ALLAH rahmet eylesin sana, SEYİT ONBAŞIM

Bu savaş, Türk’ün zaferi idi, destanlaştı.

 

Memduh SOLMAZ



YENİ ÇAĞ

Posted by memduhsolmaz
11:26, 20/3/2007 .. Link

Çocukluğum, ana babam'a naz oldu,

Babamın nasihatı bana haz oldu,

Gençliğim; iyi geçti ömrüm yaz oldu,

Köyde, dar çevrede kazancım az oldu.

 

Askerden sonra hayat bana iş oldu

Azimle çalıştım, yılmadım aş oldu,

Çalışırken elbiselerim is oldu,

Giyinip gezdim ben, elbisem süs oldu.

 

Odunlar ocakta yanıpta köz oldu,

İlk sosyal faaliyetimden söz oldu,

Yıllar geçti, bu işimizde göz oldu

Babam vefat etti, o yılım güz oldu.

 

Kardeş kini, öfkesi bende ar oldu,

Fesatlıktan çok, sevgim  özde var oldu,

Bu tutum devam etti gitti, kar oldu,

Sabır temkin bana daima yar oldu.

 

Bazı günlerim acı geçti, gam oldu,

Çalıştığım yer bazen çatı dam oldu,

Öfkeyi sabırla yendim ben, gem oldu,

Azimli yaşantım, çevremde nam oldu.

 

Baba sevgisi, ayağıma bağ oldu,

Art niyetli kardeş, yolumda dağ oldu,

Kültür; adeta çevremde bir ağ oldu,

Kültür; bende, çevremde yeni çağ oldu.

 

                                           Memduh SOLMAZ



İNCİR, GERMENCİK’E SEMBOL

Posted by memduhsolmaz
09:25, 21/11/2006 .. Link

Vatan uğrunda şehit düşüp yatanı,

İnciri sev, koru, sevindir Ata’nı.

Severiz biz inciri yiyip yutanı,

Yeşil Germencik, incirin öz vatanı.

 

Aydın’lının umudu incirdir bence,

İncir geçim kaynağı ihtiyar, gence.

Havası ile fiyatı iyidir gidince,

Şükür ederiz Allah’a ömrümüzce.

 

Gülüyor incirciler incir olunca,

Zevk alırız sepet incirle dolunca,

Hasat sonu güzel bir düğün yapınca,

Selvi boylu gelini, siz kolda görün.

 

Söz namustur, kişi tutarsa ahdini,

Çalışkan insan boş geçirmez vaktini.

Yalancı olanlar bilmez hiç haddini,

Namuslu insan şeref verir ceddine.

 

Başta saç kalmadı, boşuna tarama

Cennet burası, koşup huzur arama.

İncir iyileştirir benim yaramı,

Çevrenle iyi geçin, yeme haramı.

 

Yarışları kazanan bizim düldüldür,

Oyuk dağını şenlendiren bülbüldür.

Sevilen çiçek nergis ile sümbüldür,

İncir, yeşil Germencik’e semboldür.

Memduh SOLMAZ



HALİMİZ PERİŞAN

Posted by memduhsolmaz
09:24, 21/11/2006 .. Link

Bizler dar gelirli, küçük memurlarız,

Bize verilen ücretlerle her daim avunduk.

Her krizde denge unsuru diye savunduk,

Sesimizi duyuramadık, halimiz perişan.

 

Bize esnaf ve zanaatkâr dediler,  

Yeri hep sabit olanlar vergi ödediler.

Ödedik vergimizi, hadi işinize dediler;

Sesimizi duyuramadık, halimiz perişan.

 

Kiminin elinde keseri, havyası, metresi

Biz işçilerin toz duman içinde kalır setresi,

İşsizlik hep artıyor, hayat bizi hep tartıyor;

Bağırdık, çağırdık ama sözümüz, ifademiz perişan.

 

Köylü, çiftçi milletin efendisi denildik,

Üretip sattık ama, enflasyona yenildik.

Biz hiçbir zaman sesimizi duyuramadık,

Biz çiftçilerin, köylülerin hali perişan.

 

Ara sıra bize misafir gelir yemekli,

Çoğumuz Bağkur, Sigorta’dan emekli.

Emeklimin en geç bir haftada biter parası,

Dul, yetim, biz emeklilerin hali perişan.

Memduh SOLMAZ



DURMUŞ ALİ EFE

Posted by memduhsolmaz
09:19, 21/11/2006 .. Link

Düşman askerleri iki tabur olmuş,

Yalkı dereden düşer Tire yoluna.

Amacı yok etmekti, acımasızca;

Öldürüp girecekti Türk’ün kanına.

 

Düşman askerinin yolu kesilmişti,

Çoktan Durmuş Ali Efe tarafından.

Efenin kızanları basar tetiğe,

Yağdırırlar kurşunları her yanından.

 

Eğrek harbidir bu çarpışmanın adı,

Kalmadı o gün düşmanda ağız tadı.

Çıkarcılar olmuştu sanki bir cadı;

Anarım ben efemi, bırakmam yadı.

 

Akar Yalkı dere suyu kıpkırmızı,

Acele haber gider Tire’ye, Aydın’a,

Adeta bir ok gibi, yıldırım hızı;

Halkın dilinde destan oldu bu sızı.

 

Yiğit efe tedbiri almıştı çoktan,

Altı köy halkını boşaltmıştı hepten.

Geçti karşıya İtalya bölgesine;

Sessizce iki karakol arasından.

 

Aklını kullanan çekmez zilleti,

Zarar varsa vardır o işin hilleti.

Vatana göz dikene vurduk silleti,

Esarete boyun eğmez Türk milleti.

 

Yedi eylülde efe yaptı bayramı,

Güzel oyun oynadı, içti ayranı.

Bir çok insan vardı, efenin hayranı;

Yağlı kurşun vurdu Türk’ü kayıranı.

 

Cesurdu, yiğitti Durmuş Ali Efe,

Gün geldi ayrıldı bizden, obasından

Cenazesi kaldırıldı Erbeyli’de,

Yiğit efeye bir tören düzenlendi;

İl Jandarma Alay Komutanlığı’ndan.

Memduh SOLMAZ



{ Önceki Sayfa } { Page 1 of 4 } { Sonraki Sayfa }

Hakkımda

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Fotoğraf Albümüm

Linkler


Kategoriler


Son Yazılar

Türk Arama Motoru
Rehberturk.info

Arkadaşlarım memduhsolmaz
turkarama

bedava chat sohbet batak okey tavla