Her doğan gün, insana yeni bir yaşama sevinci verirken her yeni kitap da yazarıyla birlikte okuyucusunu yepyeni dünyalara taşır. Bu dünya, ancak yazarının maharetiyle yaşanılası bir yer olur. Bestami Yazgan da her yeni eseriyle okuyucusuna yepyeni mutluluk dünyaları sunabilen bir şair.
Timaş Yayınları’ndan Nisan 2008’de çıkan “Anne Sen Melek misin?” Bestami Yazgan’ın 52. kitabı. Bu, bir anne şiirleri güldestesi değil; şairin gönlünden dökülmüş şiir çiçeklerinden büyükçe bir demet. Kitap, sadece bu yönüyle bile edebiyatımızda farklı bir yere sahip.
Bestami Yazgan, Türk Çocuk Edebiyatı’nda “çocuğa görelik” ve “çocuk dili” kavramlarının içini hakkıyla dolduran bir şair. Muhtelif zamanlarda iki defa çocuk edebiyatı dalında yılın şairi seçilmesi de bunun en büyük kanıtı.
“Anne Sen Melek misin?” beş bölümden oluşuyor. Bunlarda çocuk gözüyle anne duygularından, anne özlemine; annelerin çocuklarını seven, koruyan, yuvadan uçuran hâllerinden, uzak diyarlardaki mağdur ve yetim çocukların anne ihtiyaçlarına kadar pek çok konuda yazılmış birbirinden güzel şiirler yer alıyor. Son bölümde ise ağaçların, çiçeklerin, hayvanların, bulutların, dünyanın, ay dedenin… annelik duygularına şahit oluyoruz.
Gelin sevgili annelerimize Bestami Yazgan’ın diliyle seslenelim:
“Yine bülbül şakıyor
Kime hasret çekiyor?
Her yanım gül kokuyor,
Beni mi andın anne?”
O zaman, bize canımız kadar tanıdık bir sesin şöyle dediğini duyar gibi oluruz:
“Dalımda tomurcuğum,
Biricik yavrucuğum,
Canım sen, özüm sensin.
Pınarlar gibi duru,
İki gözümün nuru,
Kınalı kuzum sensin.
Kaderime çizilmiş
Ve alnıma yazılmış,
En güzel yazım sensin.”