Serkan CAGİN | |
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN - BİRGÜN ANLARSINUykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya, Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar ne yastık. Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık. Onun unutamadığın hayali, Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine. Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu. Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin. Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için, Vurursun başını soğuk taş duvarlara. Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın. Duyarsın, Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin. Niçin yaratıldığını. Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini. Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini. Boşuna geçip giden günlerine yanarsın. Dolar gözlerin, için burkulur. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların. Sevilen gözlerin erişilmezliğini. O hiç beklenmeyen saat geldi mi? Düşer saçların önüne, ama bembeyaz. Uzanır, gökyüzüne ellerin. Ama çaresiz, Ama yorgun, Ama bitkin. Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın. Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı. Sevmek ne imiş bir gün anlarsın. Bir gün anlarsın hayal kurmayı; Beklemeyi, ümit etmeyi. Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi. Lanet edersin yaşadığına... Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın. O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden. Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın. VICTOR HUGO - AĞLAMAK İÇIN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI?Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı? Atilla İLHAN- adım sonbaharnasıl iş buher yanına çiçek yağmış erik ağacının ışık içinde yüzüyor neresinden baksan gözlerin kamaşır oysa ben akşam olmuşum yapraklarım dökülüyor usul usul adım sonbahar Gassan SATARİLK SEVDALI MECBURİYETİlk sarılıştır bu Böylesine mahcup Böylesine coşkun İlk bakıştır bu Güzelliğe vurgun Güzelliğe hasret Bırak şaşırsın gözlerim Erisin gül yüzünün güzelliğinde Bırak gözlerim şaşırsın gülümsemenin büyüsünde Şaşırma şaşkınlığıma Bırak çocuk olsun yüreğim Heyecanlara atsın kendini Bırak dudaklar söylesin güzelliğini Çok güzelsin diye haykırsın bu dil Mahcup ilk bakışını katsın kendine bu yürek İlktir bu Bir sarılışın büyüsünde aşka düşmek İlktir bu Elele tutuşmanın heyecanında delice sevişmek İlktir bu Bir busenin kanatlarında uçmak haz denizine Şaşırma şaşkınlığıma Güzelliğe hep heyecanlanırım ben Çoktur çocuklaşmadı bu yüreğim Çoktur atmadı kendini bir deli düşün içine Bırak sevdalı bir mahcubiyet olsun seninde yaşadığın Bırak ellerin titresin biraz da Bırak anlama nelerin yaşandığını Bak sadece bana sevgiyle Bak bana neşeyle Bırak bu yürek kanatlandırsın sevda sözcüklerini Bırak biraz da kendim için seveyim seni Bırak bencilce olsun biraz da Güzelliğini yudum yudum içeyim Şaşırma şaşkınlığıma Çölde bir seraptır yaşadığım Bir avuç susun sen dudaklarıma Bir busenin yüreğinde diner sussuzluğum Şaşırma şaşkınlığıma Bir kor zindandır geldiğim Gözlerim ışığa uzak Bırak biraz kamaşsın gözlerim güzelliğinden Bir ışık halesine düşmüş olsun bakışlarım Bırak şaşırsın gözlerim Lal oldu dilim yıllardır yalnızlığımın içinde Bir gökkuşağını sarar kollarım Bırak dilim konuşsun Bırak yaşadığı güzellikleri söylesin Şaşırma şaşkınlığıma Uzun zamandır sevmemişti yüreğim böylesine Bırak tadını alsın ayışığına sarılmanın güzelliğini Bırak yakamozlarını gözlerinin doldurayım bakışlarıma Şaşırma şaşkınlığıma Sevmelerin sarhoşluğudur bu Gözlerim kapanır şimdi Dalarım hayallerine Bırak çocuklaşsın yüreğim Nazlı bir ceylan yavrususun biliyorum Su başında ürkek Nazenin Sevmelere nazlı bir kuş yüreğidir taşıdığın biliyorum Ürkek Ve kanatlanmaya hazır Biliyorum ilk olacak bu İlktir kanatların özgürce boşluğa atacak kendini İlktir bir başka dünyanın rüyalarına atacaksın kendini Şaşkınsın biliyorum Coşkun bir şaşkınlıktır yaşadığın Ama sen yine bırak beni Bırak doyasıya yudumlayayım güzelliğini Bırak doyasıya yaşayayım sevdanı Veysel GÜLTAŞSEN
Bedenimde rüzgâr şiirimsin
Damarımda kan ırmağımsın
Sevide sırılsıklam yağmurumsun
Bilincimde ışık güneşimsin
Gizlimde saklı sevdamsın
Tutsaklığımda ezgi türkümsün
Toprakta tohum sancımsın
Özümde can kadınımsın. Muammer ERKULYÜREĞİNDE YER VARMI?
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni? Gassan SATARKAYIP DOSTLUKDüştük bir yalan düşün pesine Dil yalan söyler El yalan söyler Ellerimizle kazdığımız yalnızlık kuyusuna atmışız yüreği Bir gerçek dost ararız Kaçmışız gerçek dost olmaktan bir başkasına Kapatmışız kulaklarımızı dertlerine insanların Bizi dinleyecek gerçek dost ararız Duvarlar örmüşüz etrafımıza Dikenli teller koymuşuz bir dost sesine Kendimize küsmüşüz Kendimize kırgın Kendimizi dinlemez olmuşuz Bizi dinleyecek gerçek bir dost ararız Öldürmüşüz tabiatı Unutmuşuz çiçekle konuşmayı Unutmuşuz bir köpeği sevmeyi Gömmüşüz yeşilliği beton binaların mezarlığına Gerçek bir dost ararız Güvenmeyi aldatılmak saymışız İnanmayı saflığa yormuşuz Paylaşmayı aptallıkla anlamlandırmışız Sonra gerçek bir dost aramışız Yenik düşmüş sevgi Yenik düşmüş dostluk Kendi yaratımımız olmuş yalnızlık Kendimizi kendi ellerimizle atmışız bir derin kuyuya Sonra gerçek bir dost aramışız Bir uçan balonun içine atmışız dostluğu Yükseldikçe göklere Uzaklaştıkça bizden Ah çekmişiz arkasından Atmışız yüreğimizden dostluğu Ahlarla vahlarla gerçek bir dost ararız. Gassan SATARZamana İnat SevdaZaman bizim oyuncagimızdır Gunler buyumeyen ciragimiz Seneler viz gelir bize Biz sevdanin savascilari Asirlardan dem almis ickimiz Hic bir seye gec kalmadik Zamanlar gerimizde kaldi sadece Yagmur yagardi eskiden Dalardik sevdaya Islanmaktan korkmazdik Belki islanmak icin duslerdik yagmuru Degismedi hic bir sey Zaman dedigin tek disi kalmis canavar Degisirken kendisi Degistiremiyor sevdanin adini Kaybettigimizi sandigimiz anda Umut yeserirdi icimizde Anlardik ki zamana odunc vermisiz sevdayi Zamanin koynunda buyusun hasretimiz Daha buyuk bir hasretten Daha buyuk sevdalar yesersin diye Dun gunes sevdamiz icin dogardi Yine sevdalara doguyor Karanlik sandigimiz sevdasizligin diger adi Gunesi goremedigimiz anlar Donerdik yureklerimizin derinine Korkunun prangasinda bulurduk gunesi Vurarak sevdanin kilicini ustune Kirardik zincirin halkalarini Hurriyetin kollarinda yukselirdi Once yureklerimizden dogardi gunes Sonra aydinlanirdi dunya Sonra aydinlanirdi evren Sonra aydinlanirdi tanri... Gassan SATARSen düşüyorsun aklımaGece usulca girmiş odama Aslında sana yazmak aklımda yok Cama iki damla vurdu Uzaklarda gök gürledi Düşüncelerime yağmur düştü Aklıma sen geldin Nasıl yağmur yağıyor şaşarsın Bardaktan boşanırcasına Geceyi hep yağmurlu sevmişimdir Yağmurun sesinde sevişmeleri de öyle Yağmurla seni andım dedim ya Aslında her bahanede sana koşuyor düşüncelerim Bir yıldız kaymasın Güneş doğmasın nazlı Sen aklıma düşüyorsun Ne bileyim Bir çiçek görsem Ya da bir çocuk gülümsemesi Nazlı hayalin düşüyor yüreğime Sesini duymak için yarattığım bahanelere benziyor Yazarken ara sıra duraklıyorum Nerde kaldığımı unutuyorum Sana dalıyorum Garip bir şey bu Seni yazarken sana dalmak Sanki senden başka bir sen daha var Bir yanda yaşadığım kadınım Bir yanda da Yalnızlığımda büyüttüğüm sen Hayallerime seni koyuyorum Hayallerde daha güzel sevgililer yaratılır Bir sana bir şey ekleyemiyorum Senden güzel bir başka sen yok Yağmur yağmaya devam ediyor Bende senli aşklar üretiyorum hala Seninle gece daha güzel Daha aydınlık Gece gülümsüyor sanki Bin yıldızla gece Bin gülümsemeye açmış gibi Uykuya dalmanın tam zamanıdır Taze bir çiçek gibi açtın düşlerimde Seni düşlerime taşımanın zamanıdır İyi uykular kadınım İyi uykular bebeğim Ben sana gidiyorum Mehmet GÖDENGİDİŞİN
Hangi gündü adını unuttum ayrılığın, Can DÜNDARBAHAR GELME ÜSTÜME!
Serkan ÇAGINAYRILIK
Ayrılık zor be gülüm Her insan hata yapar Hata biz insanlara mahsustur Affet bir tanem affet Ve ne olursun dön Bu acıya bu yürek dayanmaz DAYANAMAZ
ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece Celal KABADAYISevgiler ayrılıklarla büyürsevgiler ayrılıklarla büyür dayanmak zordur yaşamak ağır tarih yine yalnızlıklarla yazılır bir şiirdir ayrılık, kanatır dizeleri bir güldür büyür yaprak yaprak saplanır derinlere, sızlatır dikenleri hem kahrolur hem katlanır yürek gözlerde ince bir hüzün perdesi insan hep ayrılmaklı bakar başka kollarda uyusa da sevilen seven hep o eski uykulara dalar saf bir aşk kalır anılardan artan acılarla azalmadan sevgiler ayrılıklarla büyür Özdemir ASAFLAVİNİA Sana gitme demeyeceğim. Sana gitme demeyeceğim Atilla İLHANAYRILIK SEVDAYA DAHİL
Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın En görkemli saatinde yıldız alacasının Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan Onu çok arıyorum onu çok arıyorum Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları Bir yerlere yıldırım düşüyorum Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş Tedirgin gülümser Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte Yansımalar tutmuş bütün sahili Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil Çünkü ayrılanlar hala sevgili Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık Hava ağır toprak ağır yaprak ağır Su tozları yağıyor üstümüze Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı Karanlık çöktü denize Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek AŞKIMIZ Ümit Yaşar OĞUZCANBİR GÜN ANLARSIN
Can YÜCELHERŞEY SENDE GÜZELYerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi, Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.. İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin... Necati CUMALIAŞK YAŞAYANLAR İÇİNDİRAğladığını istemem ben ölürsem. NELLSHoşçakal aşkım Yolun gülle, Yüreğin sevgiyle dolsun..! Bak... Nerelerden nerelere geldik... Şimdi biz bittik... Bir de başlangıcımız vardı Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz. Sor yağmurları kendine Kışları da sor. Baharları bana bırak Senden tek yadigar olarak. Adı belli, sonu belli idik. Soğuk bir mart akşamı idi Beni son kez öpüp gidişin. O an sadece yanımdan Karanlığa karışmıştı yansıman. Şimdi Yüreğimden git diyorsun Olur birtanem giderim . Yollar böyle uzun Aşk’lar böylesine vurgunken Giderim, son kez gözlerine bakamadan Giderim, son kez sarılamadan Uykusuz sabahlayarak. Pişman değilim Sevdim seni. Delice sevildim. Hayat seni yaşamamı istedi Yaşadım.. Ama keşke Yüreğinden giderken Ölüm beklemese başucumda. Yine de Yolun gülle, Yüreğin sevgiyle dolsun..! Sana en kötü sözüm bu olsun..! { Önceki Sayfa } { Page 1 of 3 } { Sonraki Sayfa } |
HakkımdaProfilim Arşiv Arkadaşlarım Fotoğraf Albümüm LinklerTAXI SÜRGIDIKLA GÜLSÜN HERŞEYİN ÜZERİNE İSMİNİ YAZ BU KADIN NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR YARDIM ETMEYİN TAROT FALINIZA BAKIN KategorilerSon YazılarÜMİT YAŞAR OĞUZCAN - BİRGÜN ANLARSINVICTOR HUGO - AĞLAMAK İÇIN GÖZDEN YAŞ MI AKMALI? Atilla İLHAN- adım sonbahar Gassan SATAR Veysel GÜLTAŞ Arkadaşlarım sevcag86 |